{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>                                          <br>ESAS NO\t: 2024/603 Esas<br>KARAR NO\t:  2024/892 Karar<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Yargılamanın Yenilenmesi)<br>DAVA TARİHİ\t: 09/02/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 08/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 11.10.2024<br><br>Davacı tarafından mahkememizde açılan Menfi Tespit (Yargılamanın Yenilenmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili yargılamanın yenilenmesine dair talep dilekçesinde özetle; \"Sayın Mahkemeniz, önüne gelen hukuki ihtilafın halli için 05.03.2024 tarihli duruşmada gerek olmasa da Hukuki Bilirkişiye başvurmaya karar vermiştir. 18.03.2024 tarihli ayrıntılı bilirkişi raporunda, Sayın bilirkişi açıkça talebimizi haklı görmüş BORÇ SÜKUT ETMİŞTİR diye belirtmiştir. Kısaca özetlemeye çalıştığımız yargılamalar sonucu, Sayın Mahkeme 21.05.2024 tarihinde bizzat kendisi bilirkişi raporuna ters davamızın sübut etmediğinden bahisle talep ettiği raporla çok çelişkili kesin nitelikli nihai kararını vermiştir. Mahkemelerin  AİHM ve AYM  kararlarına uygun gerçek adaletin tecellisine ilişkin kararlar vermesi asıldır. Sayın Mahkemenin Yargılamanın iadesine karar vermesi hakinde Davacı müvekkilin haklılığı ortaya çıkacaktır.\" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>Davalı vekili ise yargılamanın yenilenmesi talebine dair cevap dilekçesinde özetle: \"Davacı tarafça 29/05/2024 tarihli beyan dilekçesi ile henüz gerekçeli karar dahi yazılmadan yargılanmanın yenilenmesini talep etmiştir. Hak kaybına uğramamak adına beyanlarımızı sunuyoruz. Davacı yanca gözden kaçırılan husus şudur, icra dosyasına sunulan dilekçede feragatimiz şarta bağlanmıştır. Kayıtsız ve şartsız bir feragatten bahsedilemez. Tahsil ve feragat harçlarının borçlu tarafından ödenmesi gerektiği icra dosyasına sunulan dilekçemizde açıkça belirtilmiştir. Feragatin şarta bağlanmayacağı hukuken bilinen bir olgudur. Kaldı ki dosyaya harçlar borçlu tarafından yatırılmadığından icra dairesi feragat ve tahsil harçlarının müvekkilden ( icra dosyasının alacaklısı) tahsili amacı ile vergi dairesine müzekkere yazmış ve müvekkilden borçlunun ödemesi gereken harçlar cebri icra yolu ile tahsil edilmiştir. Yani borçlu feragatin vücut bulması için gereken şartı dahi yerine getirmemiştir. Yazılan müzekkere icra dosyasında mevcuttur. Kaldı ki yargılanmanın yenilenmesi sebepleri HMK md. 375'de tahdidi olarak sayılmıştır. Davacı yanın belirttiği minvalde bir yargılanmanın yenilenmesi sebebi yoktur.\" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>Dava dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;<br>Mahkememizce davacının yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine dosya incelenmiş, duruşma günü belirlenerek taraflara tebliğ edilmiştir.<br>6100 sayılı Kanun'un yargılamanın yenilenmesine ilişkin 375. Maddesi şu şekildedir:<br>\"MADDE 375- (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:<br>a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.<br>b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.<br>c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.<br>ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.<br>d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.<br>e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.<br>f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.<br>g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.<br>ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.<br>h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.<br>ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.<br>i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.[60]<br>(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.\"<br>Davacı yargılamanın yenilenmesi talebini Mahkeme kararının bilirkişi raporuna aykırı olmasına dayandırmakta olup, Mahkeme kararının bilirkişi raporuna aykırı olması 6100 sayılı Kanun'un 375. Maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden değildir. Ayrıca bilirkişi raporları 6100 sayılı Kanun uyarınca ihtiyari delillerden olup, kesin delil mahiyetinde de olmadığından Mahkemece bilirkişi raporuna aykırı karar verilmesi, bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması mümkündür.<br>Bu bağlamda davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin 6100 sayılı Kanun'un 375. Maddesinde sınırlı olarak sayılan koşullardan hiçbirini taşımadığı anlaşılmakla 6100 sayılı Kanun'un 379. Maddesinin 1. Fıkrasının (c) bendi uyarınca davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının koşullar oluşmayan yargılamanın yenilenmesi talebinin REDDİNE,<br>2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harcın tahsiline 427,60‬-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, <br><br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)<br>-Davalı tarafından  yatırılan gider avansından arta kalan miktarın davalı tarafa  İADESİNE, <br>4-Davalı tarafından sarf edilen tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 100,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>5-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve  devamı maddeleri gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen  anlatıldı. <br><br>Katip ...<br> ¸e-imza <br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imza  <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9f2e49cae07bdc1f","SID":"68ce5e28379104d1"}}