{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/145 <br>KARAR NO:2024/1647<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/05/2021<br>NUMARASI:2019/655 Esas 2021/505 Karar <br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:14/11/2024 <br>Davanın kısmen kabulü- reddine ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; müvekkili şirketin Mamak, Elmadağ ve Kırıkkale akaryakıt istasyonları ile ilgili olarak davalı şirket ile 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve otogaz  bayilik sözleşmesi ile protokolleri imzaladığını, diğer davalı ...’ın ise şirket yetkilisi olup, iki ayrı kefaletname ile şirket borçlarının toplamda 400.000-TL’si ile sınırlı olmak üzere müteselsil kefil olduğunu, davalının 15.10.2018 ve 22.10.2018 tarihli ihtarnameler ile her üç istasyona ilişkin bayilik sözleşmelerini haksız olarak feshettiğini, ayrıca davalı şirketin tek taraflı feshine rağmen Mamak akaryakıt istasyonunu tahliye etmeyerek işgalci konumuna düştüğünü, davalının Mamak istasyonu ile ilgili 186.131,83-TL, Kırıkkale istasyonu ile ilgili 55.646,54-TL ve Elmadağ istasyonu ile ilgili 186.529,70-TL olmak üzere toplam 428.308,07-TL cari hesap borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın icra takibine  itiraz ettiğini, sözleşmenin 24. maddesinde müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının münhasır delil olarak kabul edildiğini,akaryakıt  bayilik sözleşmesinin 21 ve otogaz bayilik sözleşmesinin 30. maddeleri gereğince müvekkilinin aylık %6 oranında temerrüt faizi talep edebileceğini belirterek, davalıların itirazının iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalılar vekili; sözleşmelerin davacının akaryakıt ikmal yükümlülüğünü yerine getirmemesi, sadakat borcuna aykırı davranması, sözleşmelerde öngörülen fiyatların üzerinde fiyatlarla satış yapması nedenleriyle haklı olarak feshedildiğini, müvekkilinin taleplerine rağmen davacının akaryakıt ikmal yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu durumun müvekkilince yetkili servis aracılığıyla tespit ettirilerek tutanak altına alındığını,11.06.2018 tarihli protokolün 3.2.2 maddesine göre davacının iskonto uygulaması gerekirken, iskonto yapılmadan yakıt ikmali gerçekleştirildiğini, bu nedenle müvekkili davacıdan alacaklı olup bu aşamada takas mahsup talep ettiklerini, davacının sözleşmelere aykırı davranışları nedeniyle müvekkilinin ilişkiye devam etme olanağının kalmadığını, müvekkili ...’ın sadece 11/06/2018 tarihli ve 01/03/2017 tarihli bayilik sözleşmeleri için kefil olduğunu, diğer sözleşmeler için sorumluluğu bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen münhasır bir delil sözleşmesi bulunmadığını, buna ilişkin sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğunu belirterek, davanın reddine, aksi halde takas mahsup definin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davacının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde; davacının davalıdan 428.308,07-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede ise davalının davacıdan 1.916,37-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, 2018 yılı başına kadar yanlar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, davalının davacıya 114.142,79-TL borçlu olduğu, davacı tarafın kayıtlarında bulunan 20.07.2018 tarihinde 114.595,69-TL, 01/08/2018 tarihinde 72.082,83-TL, 15/08/2018 tarihinde 15.600-TL olmak üzere toplam 202.278,52-TL'nin davalı kayıtlarında bulunmadığı, havalelerin dayanak belgeleri incelendiğinde, işbu havalelerin davalı ...'den değil, davalının grup şirketi olan ve davacı ile ticari ilişkisi bulunan dava dışı ...'dan geldiği, sehven işlenen kayıtların iptali neticesinde davacının defter kayıtlarına göre davalıdan 630.586,59-TL alacaklı olduğunun görüldüğü, incelenen davalı kayıtlarında, toplam 913.286,48-TL'lik ödeme ve faturaların davacı kayıtlarında yer almadığı, yine davacı kayıtlarında davalı alacağına işlenen 279.599-TL'lik ödemenin davalı kayıtlarında bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın davalı ile davalının grup şirketi ...'ın yaptığı ödemelerin taraflarca yanlış firmalara işlenmiş olmasından kaynaklandığının tespit edildiği, faturalar yönünden ise davalı tarafından davacıya 27/12/2018 tarihinde \"vade farkı+fiyat farkı+sigorta bedeli KDV iadesi\" açıklamalı 200.105,31-TL bedelli fatura düzenlenmiş olmakla birlikte, davacı tarafın 11/01/2019 tarihinde iade faturası düzenleyerek faturayı iade ettiği, fatura içeriklerine ilişkin davalı yanca ispat vasıtası sunulmadığı görülmekle, bu faturanın davalı alacağı olarak değerlendirilmediği, davacı kayıtlarında davalıdan olan alacak tutarı 630.586,59-TL olmakla birlikte, davalının yaptığı 565.747,40-TL ödeme mahsup edildiğinde davacının alacak miktarının 64.839,19-TL olarak tespit edildiği, davalı tarafça kayıtlarına 97.549,87-TL'lik ödeme işlenmiş ise de, bu tutarın davacı kayıtlarında yer almadığı, bu ödemeye dayanak belgenin davalı tarafça sunulmadığı, ödemenin yapıldığının ispatlanamadığı anlaşılmakla, neticeten davacının davalıdan alacak miktarının 64.839,19-TL olarak tespit edildiği, davalı ...'ın ise 06/03/2017 tarihli kefaletname ile davalı ile akdedilen sözleşmeler ve bu sözleşmelerin eki niteliğindeki protokol, sözleşme ve taahhütnameler nedeniyle doğan  borçlardan 250.000-TL'sine kadar, 11/06/2018 tarihli kefaletname ile  150.000-TL sine kadar  olan kısmına müteselsilen kefil olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davalıların takibe itirazlarının 64.839,19-TLsine itirazlarının iptaline takibin devamına, koşulları olmadığından tarafların icra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalılar vekili; 27.12.2018 tarihli faturanın müvekkilinin defter ve kayıtlarında yer aldığını, muavin defter kayıtlarının, davalı şirketin müvekkili şirkete haksız olarak kestiği muhtelif tarihlerdeki vade farkı faturalarının dökümü olduğunu, mahkemece, müvekkilince davacı tarafa yapılan 97.539,87-TL'lik ödemenin ispat edilemediğinin belirtildiğini, ancak 05.11.2021 tarihli dilekçe eklerinde ilgili ödemeye ait dekontun dosyaya sunulduğunu, buna rağmen delillerinin bilirkişiler ve mahkemece dikkate alınmadığını, sözleşme uyarınca davacının ... satış fiyatlarından %1,5 oranında iskontolu ürün tedarik etmesi gerekirken davacının iskonto uygulamadığı gibi zamlı fiyattan satış yaptığını, ancak ilk derece mahkemesince iskontoya ilişkin bir araştırma yapılmadığını, gerekçe olarak da ... fiyat listesinin temin edilemediğinin gösterildiğini, oysa ... fiyat listesinin 24.12.2019 tarihli cevaba cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu, bu nedenle mahkemece eksik inceleme yapıldığını, 15.02.2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında, müvekkilinin davacı kayıtlarında bulunmayan 97,549,87-TL'yi ödediğini ispatlaması halinde davacıdan alacaklı olacağının belirtildiğini, bu konudaki ödeme dekontlarının dosyaya ibraz edildiğini, sundukları deliller dikkate alınmadan davacı lehine kısmen kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı ile davalı arasında, davalının Mamak, Elmadağ ve Kırıkkale'de bulunan akaryakıt istasyonlarına ilişkin olarak 5 yıl süreli akaryakıt ve otogaz bayilik sözleşmeleri ile protokoller imzalandığı, sözleşmelerin davalı tarafça süresinden evvel tek taraflı  feshedildiği, davacı tarafça,Mamak istasyonu ile ilgili 186.131,83-TL, Kırıkkale istasyonu ile ilgili 55.646,54-TL ve Elmadağ istasyonu ile ilgili 186.529,70-TL olmak üzere toplam 428.308,07-TL cari hesap alacağının tahsili istemiyle davalılar aleyhine ilamsız  icra takibi başlatılmıştır. Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporlarında; davacının kendi defterlerine göre davalıdan Kırıkkale hesabında 55.646,54-TL, Elmadağ hesabında 186.529,70-TL ve Mamak hesabında 186.131,83-TL olmak üzere toplam 428.308,07-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise davacıdan 1.916,37-TL alacaklı olduğu, 2018 yılına kadar taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı ve davalının davacıya 114.142,79-TL borçlu olduğu, davacının kayıtlarında bulunan 20.07.2018 tarihli 14.595,69-TL, 01/08/2018 tarihli 72.082,83-TL ve 15/08/2018 tarihli 15.600-TL olmak üzere toplam 202.278,52-TL'nin davalı kayıtlarında bulunmadığı, havalelerin dayanak belgeleri incelendiğinde, işbu havalelerin davalı ...'den değil, davalının grup şirketi olan dava dışı ...'dan geldiği, dolayısıyla sehven işlenen bu ödeme kayıtlarının iptali neticesinde davacının kendi defter kayıtlarına göre davalıdan 630.586,59-TL alacaklı olduğunun görüldüğü, davalının kendi defterlerindeki 1.916,37-TL alacak kaydı ile birlikte taraflar arasındaki hesap ihtilafının 632.502,96-TL olduğu, davalı kayıtlarında davacı borcu olarak yer alan toplam 913.286,48-TL'lik ödeme ve faturaların davacının kayıtlarında yer almadığı, buna karşılık toplam 279.599-TL ödemenin davacı kayıtlarında davalı alacağına işlenmesine rağmen davalı kayıtlarında bulunmadığı, bu işlemlerin mahsubu sonucunda taraflar arasındaki ihtilaflı tutarın 633.687,48-TL olduğu, bu tutar ile taraf ticari defterleri arasında belirlenen 632.502,96-TL tutarı arasındaki 1.184,52-TL'lik farkın işlem çokluğu nedeniyle dayanağının tespit edilemediği, taraflar arasındaki cari hesap farkının tamamen davalı ile davalının grup şirketlerinden ...'ın yaptığı ödemelerin, taraflarca sehven yanlış firmalara işlenmiş olmasından kaynaklandığı, davalı tarafından davacıya hitaben düzenlenen 27/12/2018 tarihli \"vade farkı+fiyat farkı+sigorta bedeli KDV iadesi\" açıklamalı 200.105,31-TL bedelli faturaya karşılık davacı tarafça 11/01/2019 tarihli iade faturası düzenlenerek faturanın iade edildiği, davalının da bu faturayı 16.01.2019 tarihli ihtarname ile iade ettiği, fatura içeriğine ilişkin davalı tarafça ispat vasıtası sunulmadığı, davacının davalı alacağına yanlış işlediği ödemelerin düzeltilmesi sonucunda davacının takip tarihinde davalıdan 630.586,59-TL alacaklı bulunduğu, davalı kayıtlarında yer alıp davacıda bulunmayan 913.286,48-TL tutarlı işlemlerden 200.105,31-TL tutarlı faturanın dayanağının sunulmadığı, 06.08.2018 tarihli 56.957,90-TL'lik ödemenin davacı kayıtlarında 64.000-TL olarak yer aldığı ve gerçekte de 64.000-TL olduğu, 62.872,38-TL ödemenin 61.872,38-TL olup 1.000-TL fazla kayıt yapıldığı, 112.426-TL'lik ödemenin gerçekte 120.500-TL olduğu, bu tutarların mahsubu sonucunda davalı ödemeleri toplamının 663.297,27-TL olduğu, 565.747,40-TL davalı ödemesinin davacı kayıtlarına sehven ... alacağı olarak işlendiği, bu tutarın davalı alacağı olarak değerlendirilmesi gerektiği, 11.08.2018 ve 29.09.2018 tarihli toplam 97.549,87-TL davalı ödemesinin davacının ticari defter kayıtlarında bulunmadığı, bu ödemelere ilişkin olarak davacının mail adresinden davalıya gönderilen ödemelerin alındığına dair yazışma ibraz edildiği, ancak bu ödemelerin davacının ticari defter kayıtlarında yer almadığı, davacı kayıtlarında yer alıp davalı kayıtlarında bulunmayan toplam 279.599-TL ödemenin, açıklanan düzeltmeler sonucunda 222.641,10-TL olarak belirlendiği, sonuç olarak davacı kayıtlarında davalıdan olan 630.586,59-TL alacaktan davalının yaptığı toplam 565.747,40-TL ödemenin mahsubu sonucunda davacının bakiye alacak miktarının 64.839,19-TL olduğu, davalının 27.12.2018 tarihli 200.105,31-TL tutarlı faturasına konu vade farkı konusunda, davacının vade farkı faturalarının sözleşmede yer alan %6 oranının altında %3,5-4,5 oranlarında düzenlenmiş olup herhangi bir hesap hatası bulunmadığı, davalının sigorta bedeli KDV iadesi bakımından, davacının sigorta bedelini davalıya KDV dahil yansıtması sonucunda, davalının bu KDV'yi indirim konusu yapıp ödeyeceği KDV'den mahsup ettiğinden tekrar davacıya fatura etmesinin uygun olmadığı, fiyat farkına ilişkin olarak davalının sunmuş olduğu motorin ... depo fiyatlarının doğruluğu teyit edilemediğinden, ... depo çıkış fiyatlarının temin edilmesi halinde sözleşmeye uygun hesaplama yapılıp yapılmadığının değerlendirilebileceği görüşü bildirilmiştir.Davalının düzenlediği 27.12.2018 tarihli \"vade farkı iadesi, fiyat farkı iadesi, sigorta bedeli KDV iadesi\" açıklamalı 200.105,31-TL bedelli fatura davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp, davacı tarafça düzenlenen 11/01/2019 tarihli iade faturası ile davalıya iade edilmiş olup, fatura dayanaklarının davalı tarafça kanıtlanması gerekmektedir. Fatura içeriği vade farkına ilişkin olarak, taraflarca akdedilmiş olan  akaryakıt  bayilik sözleşmesinin 21 ve otogaz bayilik sözleşmesinin 30. maddelerinde, bayinin borçlarını ödemede temerrüde düşmesi halinde aylık %6 oranında faiz ödeneceği kabul edilmiştir.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da, davacının vade farkı faturalarının sözleşmede yer alan %6 oranının altında %3,5-4,5 oranlarında düzenlendiği, herhangi bir hesap hatası bulunmadığı tespit edilmiştir. Fatura içeriği sigorta bedeli KDV iadesi bakımından, davacının sigorta bedelini davalıya KDV dahil yansıtması sonucunda, davalının bu KDV'yi indirim konusu yapıp ödeyeceği KDV'den mahsup ettiği belirlenmiştir. Bu tesbite göre ,kdv indiriminden yararlandığından tekrar davacıya fatura etmesi  mükerrer yararlanma olacaktır.Akaryakıt bayilik sözleşmesinin 7. maddesinde, bayinin ürün bedelini teslim öncesi veya anında banka hesabına veya çek ya da bono ile ödeyeceği kararlaştırılmış olup, protokolün 3.2.2 maddesinde ise; bayinin aynı yıl içinde 600 metreküpe kadar peşin motorin alımlarını Kırıkkale ikmal noktalarından yapması halinde, ...'in oluşturduğu maliyetli fiyatı ile depo satış fiyatı arasındaki karın %1'i ...'e kalacak şekilde ürün ikmali yapılacağı, 600 metreküp üzeri peşin motorin alımlarında ise ...'in oluşturduğu maliyetli fiyatı üzerinden %1,5 iskonto ile ürün ikmali yapacağı, bayinin diğer depolardan alım yapması halinde ...'in belirlediği genel satış koşullarının geçerli olduğu, ekonomideki değişiklikler ve ... ve dağıtıcılar arası satış koşullarının değişmesi halinde bu şartların da değişeceği, vadeli ürün teslimatı için bayinin ilave teminat mektubu ve ipotek tesis etmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Davalı tarafça protokolde belirlenen %1,5 oranındaki iskontonun uygulanmadığı ileri sürülmüş olup, davalının 27.12.2018 tarihli faturasında bundan kaynaklanan fiyat farkı da yer almaktadır. Ancak taraflarca imzalanan protokolün 3.2.2 maddesinde, ekonomideki değişiklikler ve ... ve dağıtıcılar arası satış koşullarının değişmesi halinde bu şartların da değişeceği kabul edilmiş olup, ayrıca bayilik ilişkisinin devamı süresince davalı bayinin davacıya yönelik iskonto uygulanmasına dair bir talebi ya da ihtarı da bulunmamaktadır.Dolayısıyla davalının takas mahsup talebine konu ettiği 27.12.2018 tarihli fatura dayanağı kanıtlanamamış olup, fatura bedeli davacının tespit edilen alacağından mahsup edilemez. 97.539,87-TL ödeme belgesinin sunulduğu davalı vekili tarafından istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür.Bu ödeme davacının ticari defter kayıtlarında kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Davalı tarafça delil olarak dayanılan ve davacı tarafından e-posta ile davalıya gönderilen 11.08.2018 ve 29.09.2018 tarihli ödeme belgelerinde, ... adlı kişinin kredi kartı ile 87.549,87-TL ve 10.000-TL tutarında ödeme yapıldığı firma adının ... olarak yazılı olduğu görülmektedir. Ancak davalı tarafça dosyaya sunulan sanal pos altyapı sağlayıcısı firma yazısında, ödeme belgesinde yer alan referans numaraları ile kontrol edildiğinde ödemelerin davalıya ait olmadığı, ... referans numaralı ödemenin ..., ... referans numaralı ödemenin ise ..unvanlı firmalara ait olduğu, dekontlardaki bilgilerin sistemdeki bilgilerle uyuşmadığının tespit edildiği bildirilmiştir. Bu durumda söz konusu ödeme belgelerindeki tutarların davalı ödemesi olarak kabulü mümkün olmayıp, davalı tarafça da ödemenin yapıldığına dair başkaca delil ibraz edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında taraflar arasında birden fazla istasyon ile ilgili ticari ilişki bulunması nedeniyle ,taraflarca borç  ve alacak kayıtlarında  yapılan hatalar nedeniyle doğan mübayenetin giderildiği hesaplanan bakiye alacakdan mahsubu gereken bir ödeme bulunmadığı anlaşılmakla  belirlenen borç miktarı kadar itirazın kısmen iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 4.429,16-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.108-TL harcın mahsubu ile kalan 3.321,16‬-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 57,50-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2ae8476387f35e7f","SID":"f9e6ce349019038a"}}