{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/510 <br>KARAR NO: 2024/1728<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/12/2021<br>NUMARASI: 2020/112 E. - 2021/1041 K.<br>DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı banka arasında imzalanan 25.02.2015 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında, İtalya'da bulunan ... ünvanlı üreticinin imal edeceği toplam fiyatı 2.000.000,00 EURO olan (1 adet 'Sıcak Eriyik Kaplama Hattı' ve 1 adet 'Solvent ve Su Bazlı Kaplama Hattı MODEL ...' olmak üzere) iki adet makinenin alınıp müvekkiline teslim edileceğini ve bu makinelerin ücretinin %30'unun peşin olarak (600.000,00 EURO) %70'inin akreditif açılarak (1.400.000,00 EURO) ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı banka tarafından dava dışı yabancı şirkete düzenlenen proforma faturalar doğrultusunda toplam 600.000 EURO ödeme yapıldığını ve bu miktarın hesaba bloke konulmak suretiyle müvekkilinden alındığını ancak, dava dışı şirket tarafından makineler teslim edilmediğini, davalı bankanın doğmamış alacağını teminat altına aldığını fakat dava dışı 3. kişiden doğmuş olan alacağını teminatsız bıraktığını,  sözleşmenin  imzalanmasından sonra geçen 1 yıllık süreçte makinelerin teslim edilmeyeceğinin anlaşıldığını, bu sebeple akreditifleri iptal ettirdiklerini, ayrıca makinelerin teslim edilmemesinden kaynaklı müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle müvekkilinden alınan 600.000 Euro'nun, şimdilik 1.000,00 TL fırsat maliyetinin ve şimdilik 1.000,00 TL mahrum kalınan karın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin finansal kiralama sözleşmesine konu malın üreticisi, satıcısı veya sağlayıcısı olmadığını, müvekkilinin sadece finansmanı sağladığını ve mevzuat gereği mülkiyeti edindiğini, malın teslim edilmemesinden dolayı müvekkilinin sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığını, satıcıdan kaynaklı nedenlerden dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkili bankanın edimlerini yerine getirdiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile, 600.000,00 Euro'nun 01/06/2016 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4a.maddesi gereğince davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi tarafından da talep edilmesine rağmen, karara esas alınan ve yetkinlikten uzak nitelikteki bilirkişi raporunda; cevap dilekçeisndeki itirazlar, finansal kiralama sözleşmesindeki hükümler ve ibraname, bankaca malın teslim yükümü olup olmadığı hususu ve teslim yükümü yok ise kiracıya mal teslimi yapılmadan ödeme yapılıp yapılamacağı hususlarının hiç bir şekilde incelenmediğini, Finansal kiralama yapan bankaların (Katılım ve Yatırım Bankaları) finansal kiralama yaparken kontrgaranti almadıklarını, böyle bir uygulama, teamül veya kural bulunmadığını, bankaların sadece finansal kiralama yapmak isteyen kendi müşterilerinden teminat aldıklarını, sözleşmeyi bu şartla yaptıklarını, bu nedenle raporda, kontgarantiye ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, sözleşme dışında böyle bir yükümlülük yüklenemeyeceğini,  bankalarca yapılan finansal kiralama işlemlerinde uzman ve yetkin, finansal kiralama sözleşmesi hükümlerine ve uygulamaya hakim yeni bir heyetin teşekkülünü  talep ettiklerini, Davacı şirket ile imzalananan \"finansal kiralama sözleşmesi\" gereği; müvekkili bankanın, sözleşme konusu mallara ilişkin teslim yükümlülüğü bulunmadığını, bankanın malı teslim yükümlülüğü bulunup bulunmadığı hususunda, hiç bir inceleme veyahut tespit yapılmadığını, Davacı şirket ile imzalanan Finansal Kiralama Sözleşmesinde, Bankanın; sadece malın finansmanını sağlayacağı, \"bankanın malı teslim yükümlülüğünün bulunmadığı\", malın, davacı tarafından teslim alınacağı ve malın teslim edilmemesinden Bankanın sorumlu olmayacağının açıkça kararlaştırıldığını, dolayısıyla davacı şirketin malın teslim edilmemesi nedeniyle oluşan 600.000 EUR zararından müvekkil bankanın sorumlu olmadığını, İlk derece mahkemesince itirazlara konu rapor talep edilirken, bilirkişiden, bankanın malı teslim yükümlülüğü yok ise finansmanı sağlanan malların kiracıya teslimi gerçekleşmeden satıcıya ödeme yapılıp yapılamayacağı hususunda da rapor hazırlaması istendiğini, ancak bankanın malın teslim yükümlüğü olup olmadığı hususunu incelemeyen bilirkişilerin, bu hususta da inceleme yapmadığını, kiralama sözleşmelerinde mal bedelinin bir kısmının teslimden önce peşinat olarak ödenmesinin, bankacılık/finansal kiralama uygulamasında gayet doğal bir durum olduğunu, Karara esas bilirkişi raporunda, bankanın; 6361 sayılı kanunun tüm şartlarına ve özellikle hususi olarak 25. maddesine uygun hareket ettiği, malın teslim edilmemesinde kusur ve ihmalinin bulunmadığı tespit edilmesine rağmen; bankaya bu tespitle çelişir şekilde kanunda ve sözleşmede öngörülmeyen bir yükümlülük yüklenmesinin (kontrgaranti) hukuka aykırı olduğunu, Yani bankanın; malın satıcısı veya imalatçı ile zamanında sözleşme yapmış, gerekli ödemeyi zamanında yapmış, akreditifleri zamanında açmış ve malın teslim edilmemesinde kusur ve ihmalinin bulunmadığı tespit edilmiş ise, hukuken ve mantıken bilirkişi tarafından, malın teslim edilmemesi nedeniyle kiralayandan talepte bulunulamayacağının belirtilmesi gerektiğini, 6361 sayılı kanunun 25.maddesinin somut olayda uygulanması gerektiğini, Bankanın; karara esas 14.06.2021 tarihli bilirkişi raporundaki söz konusu satım sözleşmesinden kaynaklı riskleri, üzerine almadığını, aksinin iddiasının, finansal kiralamanın mantığına ve davacı firma ile imzalanan sözleşmeye aykırı olacağını, bu risklerin sözleşmede açıkça belirtildiği üzere finansal kiracıda olduğunu, dolayısıyla bankanın, bu riskleri bertaraf etmek için satıcıdan teminat yada kontrgaranti alma yükümlülüğünün hiç bir surette olmadığını, Karara esas bilirkişi raporunda, davacı şirket ile davadan (4) yıl önce imzalanan \"fesih protokolünün\" de büyük bir inceleme eksikliği örneği olacak şekilde incelenmediğini, davacı şirket ile; finansal kiralamadan vazgeçmesi ve kendisinin talep etmesi üzerine, 02.06.2016 tarihli finansal kiralama sözleşmesi fesih protokolü imzalandığını, tarafların, karşılıklı olarak sözleşmeden dönmüş olup birbirlerini sözleşme hükümleri bakımından karşılıklı olarak \"ibra\"  ettiklerini, Basiretli hiç bir tacirin hukuka aykırı şekilde kendisinden alındığını düşündüğü, hele ki 600.000 EUR gibi yüksek bir meblağı dava etmek için 4 yıl beklemeyeceğini, davacının kötü niyetli olduğunu, Bilirkişi raporunda davacının hesap hareketlerinin incelenmediğini, mal bedelinin %30 una tekabül eden nakit teminatın nemalandırıldığı, davacının finansal kiralama hesabının krediden kapatıldığı, kullanılan kredinin uygun oranlarda olduğu,  ödeme planı gereği fesih protokolü imzalanana kadar geçen süre için bankaya ödenmesi gereken kira bedelleri olduğu, sözleşmenin tacirler arası fesih protokolü ile sona erdiği ve tarafların birbirlerini ibra ettikleri hususlarında hiç bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, mahkemece karara esas ve dayanak olan 14.06.2021 tarihli bilirkişi raporunun; eksik inceleme ile tesis edilmiş, itirazları karşılamayan, yetersiz ve hükme esas alınması hatalı bir rapor olduğunu, bu sebeple  itirazlar doğrultusunda, bankalar tarafından yapılan finansal kiralama işlemleri konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetiden yeniden inceleme yapılmak üzere istinaf incelemesi öncesinde yeni bir bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, Kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili bankaya karşı işbu dava konusuna ilişkin ilk talebin, arabuluculuk aşamasında geldiğini, yani bir temerrüt tarihi alınacaksa bu tarihin, arabuluculuk davet mektubunun bankaya tebliğ tarihi olduğunu, ödeme tarihinden itibaren faiz başlatılmasının hatalı olduğunu, Sözleşmenin 15.11.3 maddesine göre, kiracının, kiralayanın temsilcisi olarak veya başka bir sebeple satıcı ile yapılmış bulunan alım-satım sözleşmesini feshetmesi veya sözleşmeden dönmesi halinde; kiralayanın da bu sözleşmeyi feshedebilir veya sözleşmeden dönebileceğini, bu hallerde, kiralayan bu sözleşmeden ve kanundan doğan hakları saklı kalmak kaydı ile, satıcıya ödemiş olduğu satış bedelini ve diğer giderlerini kiracıdan talep etme hakkına sahip olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; taraflar arasında yapılmış finansal kiralama sözleşmesi gereği sözleşme konusu malların davacıya teslim edilmemesi nedeniyle, mallar için davacıdan sağlanan finansmanla dava dışı 3.kişiye peşin olarak ödenen bedelin, fırsat maliyetinin ve mahrum kalınan karın davalıdan tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır. Taraflar arasında yapılan finansal kiralama sözleşmesi kapsamında, davacının davalı bankadan; yurt dışında mukim ... firmasından temin edilecek olan; proforma fatura değeri 2.000.000,-€ bedelli (1 adet 'Sıcak Eriyik Kaplama Hattı' ve 1 adet 'Solvent Kaplama Hattı makineleri)  ile ilgili olarak finansal kiralama talebinde bulunduğu, sözleşme kapsamında; taraflar arasındaki anlaşmada ve proforma faturalar üzerine derç edilen ödeme şartlarına uygun olarak 600.000,-€ luk ödemenin gerçekleştirildiği ve 1.400.000,-€ bedelli  05.02.2016 vadeli gayrikabilirücu akreditiflerin açıldığı, ancak imalatçı İtalyan ... firması tarafından taahhüt edilen üretim malın tesliminin gerçekleştirilemediği görülmektedir.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 17.1 ve 17.2 maddelerine göre, kiralayanın eylem ve işlemlerinde mutad dikkati göstermekle yükümlü olduğu, kiralayanın ancak kendisine kusur atfedilen hallerde, kusuru oranında sorumlu olduğunun kararlaştırıldığı, diğer yandan 6361 sayılı kanunun 25.maddesinde, finansal kiralama konusu malın, kiralayanın malın imalatçısı veya satıcısı ile zamanında sözleşme yapmaması veya gerekli ödemeyi zamanında yerine getirmemesi veya kiralayanın kusur ve ihmalinden kaynaklanan diğer sebepler ile kiracıya teslim edilmemesi hâlinde 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 123, 125 ve 126 ncı madde hükümleri uygulanacağının belirtildiği, bu kapsamda, toplanan delillere ve yukarıda yapılan açıklamalara göre, davalının kiracının hak ve menfaatlerini korumak zorunda olduğu, üretici firmaya yapılan ödemeye karşılık herhangi bir teminat veya kontrgaranti alınmadığı, peşinatı davalıdan sağlanarak ödenen malın davacıya teslim edilmediğinin dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda davalının bu konudaki kendi kusurundan kaynaklı oluşan zarar nedeniyle davacı hesaplarından yaptığı 600.000 Euro tahsilatı davacıya iadesinin gerektiği kanaatine varıldığından 600.000 Euro'nun  ödemenin yapıldığı (temerrüt) tarihten itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2021 tarih ve 2020/112 E., 2021/1041 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 707.110,97 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 176.697,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 530.413,93 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d58a71d8a9fdce01","SID":"5049e157e9898ff5"}}