{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      T.C. KONYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ......<br><br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...... <br>KARAR NO\t: ......<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ......  (.........)<br>ÜYE\t\t: ......  (.........)<br>ÜYE\t\t: ......  (.........)<br>KATİP\t\t: ......  (.........)<br><br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 03/07/2024<br>NUMARASI\t: ......... Esas<br><br>DAVACI\t: .........    <br>VEKİLİ\t: Av. ...... <br>DAVALI\t: ......... SANAYİ TİC.LTD.ŞTİ. <br>VEKİLİ\t: Av. ...... <br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 01/11/2024<br>G. KARAR YAZIM TARİHİ \t: 07/11/2024<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaat ve taahhüt işleri yapan tacir, davalının ise restaurant işletmecisi olduğunu, davalının inşaat, imalat ve tefrişat işlerinin yapılması için 2.200.000,00 TL bedelli ser sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili tarafından sözleşmede belirtilen tüm işlerin yerine getirildiğini ve imalatların yapıldığını, akabinde 1.553.622,97 TL ve 646.377,02 TL tutarında iki adet fatura düzenlendiğini ve davalı tarafın ticari defterlerine kaydedildiğini, davalı tarafından 25/11/2023 tarihine kadar müvekkilinin 1.123.000,00 TL'ye yakın ödeme yaptığını, bakiye ödemenin yapılmadığını, dosyasının geldiği aşama nazara alınarak, müvekkilinin alacağının güvence altına alınabilmesi ve davalı şirketin mal kaçırmasının önlenebilmesi için 1.076.999,99 TL alacaklarının tahsili amacıyla borçlu şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. <br><br>İlk Derece Mahkemesinin 10/06/2024 tarihli ara kararında; \"...Somut olayda; dava dilekçesine  dayanak yapılan dekont, faturalar, bilirkişi raporu ve davacı vekilinin 05/06/2024 tarihli dilekçe ekinde yer alan davalının satış ilanları, HMK'nun 390. maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşulunu sağlayan belge niteliğindedir.<br>İİK'nun 257/1. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu nedeniyle ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmış iken, 2.bentte vadesi gelmemiş borçtan dolayı hangi hallerde ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmıştır.<br>Yaklaşık ispat koşulları gerçekleşmiş olup, dosyadaki belgelere göre bir miktar  alacağın doğduğunun kabulü ihtimal ve ispat dahilindedir. Bu nedenle,  ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir...\" 1-Davacı vekilinin; alacağın %15'i oranında (talep edilen 1.076.999,99  TL'nin %15'i ) nakit veya teminat mektubu karşılığında; İİK’nun 257. maddesindeki yasal koşullara uygun ihtiyati haciz talebinin KABULÜ  ile; dava konusu 1.076.999,99 TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ......... Ltd. Şti adına kayıtlı menkul, gayrimenkul mallarıyla, 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 2-10 günlük süre içerisinde teminatın yatırılmaması halinde ihtiyati haciz kararının KENDİLİĞİNDEN KALKMIŞ SAYILMASINA, karar verilmiştir.<br>Davalı vekili ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde özetle; *Söz konusu ihtiyati haciz kararının temel olarak 30.05.2024 tarihli bilirkişi raporuna dayandığını, ancak söz konusu bilirkişi raporu ciddi şekilde eksik bir incelemenin ürünü olup, davalı olarak savunmaları, sundukları belgeler hiç değerlendirilmeden, tamamen davacının beyanlarına dayanarak, tabiri caizse davacı yerine geçerek hazırlandığını, bu denli hatalı bir rapora dayanarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin müvekkili için ciddi şekilde mağdur edici olacağını, <br>*Öte yandan müvekkilinin mal kaçırması gibi bir durum da söz konusu olmadığını, müvekkiline ait işletmenin halen faal ve çalışan bir işletme olup, müvekkili şirketin mal varlığının da sadece bu işletme olmadığını, <br>*Mahkemece ihtiyati haciz kararında hükmedilen teminatın çok cüzi olduğunu belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesinin 02/07//2023 tarihli ara kararında; \"...Talep, \"ihtiyati hacze itiraz\" talebidir. <br>İİK'nun 265. maddesine göre ; \"Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.\"<br>Dosya kapsamı tarafların beyanları ve ileri sürdükleri deliller karşısında, İİK'nın 265/1  maddesindeki  nedenlere hasren inceleme yapılabileceği kuralı karşısında, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin  ileri sürdüğü iddia ve savunmaların, dosya içinde yer alan delillerin incelenmesi sonucu karşısında;  gelinen aşamada, alacağın varlığı hususunda mahkememizde yaklaşık kanaat oluşturmuş, ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar vermek gerekmiştir...\" gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine, karar verilmiştir. <br><br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; *Söz konusu ihtiyati haciz kararının temel olarak 30.05.2024 tarihli bilirkişi raporuna dayandığını, ancak söz konusu bilirkişi raporu ciddi şekilde eksik bir incelemenin ürünü olup, davalı olarak savunmaları, sundukları belgeler hiç değerlendirilmeden, tamamen davacının beyanlarına dayanarak, tabiri caizse davacı yerine geçerek hazırlandığını, bu denli hatalı bir rapora dayanarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin müvekkili için ciddi şekilde mağdur edici olacağını, <br>*Öte yandan müvekkilinin mal kaçırması gibi bir durum da söz konusu olmadığını, müvekkiline ait işletmenin halen faal ve çalışan bir işletme olup, müvekkili şirketin mal varlığının da sadece bu işletme olmadığını, <br>*Mahkemece ihtiyati haciz kararında hükmedilen teminatın çok cüzi olduğunu, yaklaşık ispatın sağlanmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin 02/07/2024 tarihli ara kararının kaldırılarak davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dairemizce yapılan inceleme sonucunda: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve inkar tazminatının tahsili; talep ise ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkindir. <br>İhtiyati haciz 6100 sayılı HMK'nın 406/2 maddesinde  geçici  hukuki  koruma olarak  kabul edilmiş, ihtiyati  haciz  şartları ve etkileri ise 2004 sayılı İİK'nın  257. maddesinde  düzenlenmiştir. <br>İİK'nın  257. maddesi \"rehinle  temin edilmemiş ve  vadesi  gelmiş  bir  para  borcunun alacaklısı, borçlunun  yedinde veya  üçüncü  şahısta olan  taşınır ve taşınmaz  mallarını  ve alacaklarıyla  diğer haklarını  ihtiyati  haciz ettirebilir. <br>Vadesi gelmemiş  borçtan  dolayı  yalnız aşağıdaki  hallerde  ihtiyati  haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayen  yerleşim  yeri  yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak  maksadı ile  mallarını   gizlemeğe,  kaçırmağa veya  kendisi kaçmağa hazırlanır yahut  kaçar  ya  da bu maksatla  alacaklının haklarını ihlâl eden  hileli işlemlerde  bulunursa ; <br>Bu suretle  ihtiyati  haciz  konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\" şeklindedir. <br>Gerek birinci, gerek ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir  para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz  talep eden kişinin talep konusu borcun  alacaklısı  sıfatına sahip olması gerekir.  \t<br>Maddenin birinci fıkrasına göre, ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak  vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için  ihtiyati  haciz istenebilmesinin  diğer  bir  şartı ise  alacak  rehin ile  temin edilmemiş olmalıdır. Rehinle temin edilmiş olan bir alacak teminata  haiz olduğu için  ihtiyati  hacize  gerek yoktur.  <br>Yukarıda  belirtilen  şartların  bulunması halinde, vadesi gelmiş  bir borcun  alacaklısı  başka  bir  şart aranmaksızın ihtiyati  haciz isteme  hakkına  sahiptir.<br>Somut olayda taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu sabit ise de taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi ihtiyati haciz talebine konu alacağın bakiye iş bedeline ilişkin olup iş bedelinin taraflar arasında uyuşmazlık konusu olduğu, davacı tarafça sunulan faturanın davalı tarafından kabul edilmediği, bu bağlamda  alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden yaklaşık ispat koşulu sağlanamadığı anlaşılmakla mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.<br>Açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz konulmasına dair verilen 10/06/2024 tarihli ara kararın ve ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen 02/07/2023 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında ara karar vermek üzere Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ......... Esas sayılı dosyasından ihtiyati haciz konulmasına dair verilen 10/06/2024 tarihli ara kararın ve ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen 02/07/2023 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA,<br>Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin REDDİNE,<br>Davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince davalıya iadesine, <br>Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, <br>İstinaf karar tebliği ve harç iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair; 6100 HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.01/11/2024   <br>\t\t\t\t<br>......<br>Başkan<br>.........<br>¸e-imzalıdır.<br> <br>......<br>Üye<br>.........<br>¸e-imzalıdır.<br> <br>......<br>Üye<br>.........<br>¸e-imzalıdır.<br> <br>......<br>Katip<br>.........<br>¸e-imzalıdır.<br> <br><br><br><br><br><br>¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸ <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b3ca0b4b7d940152","SID":"051aa15b5748774b"}}