{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t            \t\t\t\t\t\t<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/647 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2024/652<br><br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 28/12/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle;  Huzurda açılan menfi tespit davasının İİK.nun 89/3 maddesine istinaden açtıklarını, takibin kambiyo senetlerine dayanması nedeniyle asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2019/1500 Esas, 2019/4799 Karar sayılı ve 16.10.2019 tarihli kararı),  İİK 89/3. Maddesi gereğince müvekkili şirketin adresinin bulunduğu yer olan Antalya Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu tür davalarda arabuluculuk şartının aranmadığını, davalı takip alacaklısı ...'ün, müvekkili şirkete, dava dışı takip borçlusu ...’nin müvekkil şirketle yaptığı ticareti gerekçesiyle ... TL alacağı için, sırasıyla 89/1-2 haciz ihbarnamesi gönderdiğini, itirazlarını içerir dilekçelerin, nöbetçi İcra Müdürlükleri vasıtasıyla muhabere yoluyla yapılmayıp sehven ... vasıtasıyla yapılmış olduğunu, müvekkili şirketin takip borçlusu dava dışı ...’ne veya diğer takip borçlularına her hangi bir borcu bulunmadığını belirterek borcu olmadığının tespit edilmesine, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu 89/3'teki \"süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur.\" hükmü mucibince huzurdaki menfi tespit davası kesinleşinceye kadar icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının haksız ve kötüniyetli icra takibi yapmış olması nedeni ile dava değerinin % 20sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından söz konusu ihtarnamelere süresi içerisinde itiraz etmediğini, davacının davayı açmasında kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere tazminat ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>Dava hakkında mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, tarafların kararı istinaf etmemesi nedeniyle ... tarihinde kesinleşerek Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esasına kaydedildiği, Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ... Karar sayılı karşı görevsizlik kararı verilerek görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve yargı yeri olarak mahkememizin belirlenmesine karar verildiği,  dosyanın yeni esas numarası alarak mahkememizin ... Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.<br>Dava İİK'nın 89/3 maddesine göre 3.kişi tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı ... tarafından dava dışı borçlular ..., ... ve ... aleyhine ...-TL asıl alacak ...-TL  komisyon ...-TL çek tazminatı ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam  ...-TL  alacak üzerinden  örnek no:10 olan ödeme emri ile  ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe geçildiği, davacı şirkete 1.,2.ve 3.haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, 3.haciz ihbarnamesinin davacıya ... tarihinde tebliğ edildiği, davacının haciz ihbarnamelerine itiraz etmediği, ... tarihinde eldeki davayı açtığı ve açtığı davayı icra dairesine bildirdiği, bu haliyle eldeki davanın 2004 sayılı İİK'nın 89/3. maddesinde belirtilen hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>Davacı tarafın ve dava dışı borçlu şirketin defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, bu hususta dava dışı borçlu şirkete ticari defter ve kayıtlarını sunması için meşruhatlı tebligat yapılmış, ancak  dava dışı borçlu şirket defterlerini sunmamıştır.<br>Mali Müşavir bilirkişinin ... tarihli raporunda özetle; davacı şirketin dava dışı ...'ye mal satışı yapılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişkiye istinaden davacı şirketin ... tarihi itibariyle dava dışı ...'ye bir borcunun olmadığı aksine davacı şirketin bakiye ...-TL tutarında dava dışı ...'den alacağının olduğu, bu durumda davacı ...'ye 1.haciz ihbarnamesi gönderilme tarihi olan ... tarihinde, 2.haciz ihbarnamesi gönderilme tarihi olan ... tarihinde ve 3.haciz ihbarnamesi gönderilme tarihi olan ... tarihinde, davacının ibraz edilen 2020 yılı ticari defterlerine göre davacı şirketin dava dışı ... ne ticari ilişkiden kaynaklı bir borcunun olmadığını beyan etmiştir.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı alacaklı ... tarafından  dava dışı borçlular ..., ... ve ... aleyhine çek ödemelerine dayalı alacağının takip konusu yapıldığı, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden davacıya 89/1,89/2 ve son olarak 89/3 haciz ihbarnameleri gönderildiği ve davacının takip dosyasına borçlu olarak kaydedildiği, davacının takip alacaklısına karşı İİK'nun 89/3. maddesi kapsamında menfi tespit davası açtığı, davacının incelenen ve usulüne uygun tuttuğu anlaşılan defterlerinde davacı şirket ile borçlu ... arasında mal satışı yapılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve haciz ihbarnameleri gönderilme tarihleri itibariyle veya sonrasında davacı şirketin borçlu ...'ye bir borcunun olmadığının görüldüğü, dava dışı borçlu şirkete usulüne uygun yapılan meşruhatlı davetiyeye rağmen defterlerini sunmayarak HMK'nın 7251 S.K./23. madde ile değişik 222. maddesinin 3.fıkrası doğrultusunda davacının usulüne uygun tuttuğu defterlerdeki kayıtları kabul etmek gerektiği, böylelikle davacının dava dışı şirkete karşı herhangi bir borcu bulunmadığı, davacıya 89/1-2 haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı tarafın itirazlarını içerir dilekçeleri nöbetçi İcra Müdürlükleri vasıtasıyla muhabere yoluyla yapmayıp sehven ... vasıtasıyla yapmış olduğundan itirazların takip dosyasına ulaşmadığı, bu durumun davacı tarafın kabulünde olduğu, yargılama giderleri yönünden yapılan değerlendirmede davacının kendi ihmali davranışları ile İİK 89/1 ve 2 nolu ihbarnamelerine cevap vermediği, böylelikle davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davalının davanın açılmasında kusurunun bulunmadığı ve tarafların alacak verecek ilişkisini tam olarak bilebilecek durumda olmadığı anlaşılmakla, kötüniyet tazminatına hükmedilmemiş ve yargılama giderleri tümden davacı üzerinde bırakılmıştır. Aynı gerekçelerlerle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-Davanın KABULÜ ile,<br>Davacının İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden yürütülen icra takibinde, takip alacaklısı tarafından İİK 89/3 maddesi gereğince gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle davacı tarafın davalıya borçlu olmadığının tespitine,<br>Davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,<br>2-Alınması gerekli ...-TL maktu harçtan peşin alınan ...-TL harcın düşümü ile fazla alınan  ...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, <br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davacı kendi ihmali ile dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br>5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,  <br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin mazeretli yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.09/10/2024<br><br>Katip ...<br>(E-İmzalıdır) <br> <br> <br>Hakim ...<br>(E-İmzalıdır) <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cfbfc40b5dc50f3e","SID":"240d2afe8600208e"}}