{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/337 Esas<br>KARAR NO: 2024/1712<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/11/2022<br>NUMARASI: 2020/405 Esas, 2022/199 Karar. <br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 06/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İnteraktif Harita Destekli Telekomünikasyon Alt Yapı Planlama Uygulaması isminde bir uygulama geliştirerek telif tescilini gerçekleştirdiğini,  müvekkilinin davalı tarafın bilgisayarlarına deneme sürümü olarak kurduğu uygulamayı, davalının lisans sözleşmesi yapmadan, lisans bedeli ödemeden uygulamayı ticari faaliyetlerinde kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, sözleşme yapmaya da yanaşmadığını, bu hususta delil tespiti yaptırdıklarını ileri sürerek, davaya konu uygulamasının FSEK kapsamında eser olduğunun, davacının FSEK kapsamında eser ve telif hakkı sahibi olduğunun tespitine, davalının halen izinsiz olarak bu uygulamayı kullandığının tespitine, telif haklarına yaptığı saldırının önlenmesine, ref'ine ve ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı ile iş sözleşmesi ve gizlilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 4.maddesi gereğince üzerinde çalışılan ... sözleşmesinin taslağı ve kaynak kodlarının davacıya teslim edildiğini, müvekkilinin projenin kısa bir süre içinde tamamlanmasına dair anlaşma yaptığını, ancak ilerleyen süreçte davacının projeyi bitirmesinin mümkün olmayacağının anlaşıldığını, davacının sürekli talep ettiği para miktarını arttırdığını, sürekli zorluk çıkarttığını, programın kaynak kodlarını teslim etmediğini,  gizlilik sözleşmesine aykırı olarak yazılımı Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda kendi adına tescil ettirdiğini savunarak,  davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacının istinafı üzerine verlen bu karar; Dairemizin  2017/6295 E- 2020/1864 K.sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; davaya konu edilen  \"İnteraktif Harita Destekli Telekominikasyon Altyapı Planlama Uygulaması (...) \"  isimli eserin hak sahipliğinin dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ve bilirkişi raporları ile davacıda olduğunun ve eser sahibinin davacı olduğunun tespit edildiği, davacının eser sahibi olarak FSEK kapsamında, mali ve manevi hakların sahibi olduğu, bu hakların dosya kapsamına göre, davalı tarafa devrine dair herhangi bir sözleşme veya düzenleme bulunmadığı taraflar arasındaki 15/05/202 tarihli sözleşme ve gizlilik anlaşması incelendiğinde, davaya konu eserin \"benzer  bir uygulama örneği verilen (kaynak kodları)  ile beraber  yazılın geliştirilmesi ve yazılımın temel ortamında kullanılabilir şekilde teslimi\" için verildiği, davalı tarafından geçerli bir hak ve sözleşmeye dayanmadan yapılan müdahale ve kullanımın davacının eser hakkından kaynaklanan maddi ve manevi haklarının ihlali niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile;  \"İnteraktif Harita Destekli Telekominikasyon Altyapı Planlama Uygulaması (Gpon Planner) \" nın FSEK kapsamında eser olduğunun ve eser sahibinin davacı olduğunun tespitine, davalı tarafından davacının Eser Telif Haklarının (maddi - manevi) ihlal edildiğinin tespitine, davalının davaya konu esere yönelik olarak davacının sahip olmuş olduğu eser haklarına yönelik ihlalde bulunduğunun tespitine, önlenmesine, tecavüzün ref' ine davalı tarafından davaya konu uygulamanın kullanımının her türlü ortamda yasaklanmasına, hükmün ilanına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasındaki savunma ve  beyanlarını tekrar ederek;  davacı yazılımcının vekaleten iş gördüğünü, bu nedenle ortaya çıkan yaratının hak sahibinin  de, bahse konu yazılım projesini davacıdan çok daha eski tarihlerde başlatmış olan müvekkili şirket olarak kabulü gerektiğini, bu durumun isteğe bağlı bir yazılım tescilin tesiri ile ortadan kaldırılabilecek nitelikte olmadığını, bilhakis daha güçlü bir hak kaynağı olarak ortada olduğunu, kaldı ki  taraflar arasındaki uyuşmazlığın Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerindeki hükümler ile sözleşme dikkate alınarak çözüme kavuşturulması ve Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davaya devam edilerek uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, İnteraktif Harita Destekli Telekomünikasyon Alt Yapı Planlama Uygulamasının eser sahibinin davacı olduğunun tespiti ve bu eserin davalı tarafça kullanılması suretiyle meydana geldiği iddia edilen tecavüzün önlenmesi, ref'i ve ortadan kaldırılması taleplerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne  karar verilmiştir. Karar davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamına ve denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporlarına göre, davaya konu eser niteliğindeki uygulamanın; eser sahibinin davacı olduğu,  davacının FSEK kapsamında, mali ve manevi hakların sahibi olduğu, bu hakların davalıya devrine dair herhangi bir sözleşme bulunmadığı; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalının eserin oluşmasında davacıya sağladığı imkanların, birlikte eser sahipliği sınırına ulaşmadığı, davalının eser üzerinde hak sahipliği iddiasını ispatlayamadığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının yerinde olduğu anlaşılmakla,  davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7- TL harcın davalıdan  alınarak, hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42a2a1c570d1b0a2","SID":"a0320f9826b75310"}}