{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/625 Esas<br>KARAR NO: 2024/1705<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/09/2022<br>NUMARASI: 2020/650 Esas, 2022/656 Karar. <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/11/2024<br>DAVA TARİHİ: 17/02/2020<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili  aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı numaralı dosyası ile takip başlatıldığını, muhtara yapılan tebligat ile takibin kesinleştiğini, müvekkilinin davalıları tanımadığını ve senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, senetteki imzanın davacıya ait olmadığının tespiti ile icra takibinin iptalini, yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkilinin borç ilişkisine dayanarak almış olduğu senedi tahsil amacıyla takip başlattığını, davacı tarafın takipten haberdar olmasına rağmen borca ya da imzasına itiraz etmediğini, taşınmaz satış işlemlerinin başlatılması üzerine ve taşınmaz satışı için talimat gönderilmesi ile zaman kazanmak için dava açtığını, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini, %20 kötüniyet tazminatı talebinin reddini, davacının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; grafolog bilirkişiden alınan 21/02/2022 tarihli raporda, davaya konu takip dayanağı bononun ön yüzündeki borçluya atfedilen imzaların, davacının eli mahsulü olmadığı kanaatine vardığının bildirdirildiği, söz konusu bonoda davacı adına atılı olan imzanın davacının eli mahsulü olmadığı ve davacının bu bonodan dolayı sorumlu olamayacağı gerekçesiyle,  davanın kabulü ile, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine; tarafların ciro silsilesinde ard arda yer almadıkları, davalının senet metnindeki imzanın davacıya ait olmadığını bilerek kötüniyetle takip başlattığının ispat edilememesi nedeniyle kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; bilirkişi raporunda her ne kadar imzalar A harfi ile başlıyor olarak belirtilmişse de, daha çok K harfi gibi başladığını, raporun Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında grafoloji incelemelerinde olması gereken unsurlardan biri olan doğrultu unsurunun incelenmediğini,  mahkemece talepte de bulunmalarına  rağmen dosya Adli Tıp Kurumuna gönderilmek yerine eldeki elverişsiz veriler ile normal bir bilirkişiden rapor alındığını, ancak huzurdaki imza incelemesinin yapılması adına davacının yorulmuş imzalarının alınması gerektiğini ve özellikle eski tarihli kredi sözleşmelerinin celbi gerekirken bunların hiç biri dahi yapılmayarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunda davaya konu takip dayanağı senetteki atfedilen imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği,  raporda; davacının emsal imzalarının \"A\" harfi ile başladığının, senetteki inceleme konusu imzanın \"K\" harfi başladığı yönündeki tespitin yerinde olduğu,  raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu  anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE2-Davalıdan alınması gereken 10.246,50-TL harçtan, peşin alınan 2.561,62-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.684,88-TL harcın davalıdan alınarak,  hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine,  Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"58d12c5e33e11388","SID":"3974a920ead5e93d"}}