{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/626 Esas<br>KARAR NO: 2024/1711<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/01/2023<br>NUMARASI: 2021/788 Esas, 2023/53 Karar.<br>DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)<br>KARAR TARİHİ: 06/11/2024<br>DAVA TARİHİ: 06/12/2021<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı temlik veren ... A.Ş. ile davalı  arasında 06/02/2008 tarihinde Genel Faktoring Sözleşmesinin imzalandığı ve bu kapsamda davalıya faktoring işleminden kaynaklanan kredi kullandırıldığını,  kullandırılan kredinin geri ödemesinde güçlük yaşanması sonrasında dava dışı ... A.Ş. tarafından 22/05/2009 tarihinde Şişli ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını ve söz konusu icra takibinin davalı yönünden kesinleştiğini, söz konusu icra dosyasına konu alacağın, davacı şirket tarafından temlik alındığını, davacı şirketin, davalının kullanmış olduğu alacağın, aradan geçen yıllara rağmen tahsil edemediğini ileri sürerek, 110.063,67-TL asıl alack, 317.025,44-TL  işlemiş faiz olmak üzere  toplam 427.089,11-TL alacağın dava tarihinden itibaren %27 faizi oranı üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; davacı vekili 14/06/2022 tarihli ıslah dilekçesi toplam alacak miktarını  696.709,96.-TL'ye yükseltmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşamına uğradığını, davacının icra takibinde kambiyo senetlerine mahsus takip yolunu tercih ettiğini, söz konusu takibin icra mahkemesi kararıyla talik edildiğini, temerrüt için yapılmış bir işlemin olmadığını, geçmiş dönem için hesaplanan faizin ana paraya ilavesi yoluşla oluşan toplam tutarı üzerinden faiz talebinin haksız olduğunu, davacının dosyaya adi nitelikte bir temlik sözleşmesi sunduğunu, davacının işleme ilişkin delilleri arasında dayanak faturayı ibraz etmediğini, davalının borcunu muhtelif tarihlerde ve haricen ödediğini, bu nedenle icra takibine devam edilmediğini ve takipsiz bırakıldığını, aradan uzun yıllar geçtiği için davalının ödemelere ilişkin belgeleri bulmakta güçlük çektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın faktoring sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, dava dışı ... ile davalı arasında 500.000-TL limitli 06/02/2008 tarihli faktoring sözleşmesinin akdedildiği, bu kapsamda 99.830-TL'nin 16/07/2008 tarihinde davalının hesabına gönderildiği, davaya konu faktoring sözleşmesinin Davalı ve temlik eden ... şirketi arasında usul ve yasa hükümlerine uygun olarak yapıldığı, temlik sözleşmesinin de usulüne uygun olduğu, husumet konusu lehdarı davalı olan 28/11/2008 keşide tarihli 110.000-TL bedelli çekin 06/02/2008 tarihli sözleşme kapsamında davalı tarafça verilen çek bedelinin tahsil edilemediği, davalının çek bedelini ödediğine dair ispata yararar bir delili bulunmadığından, davacının çek bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etme hakkının bulunduğu,  çek bedelinin faizi ile birlikte 496.560,87-TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile;  tahsilde tekerrür oluşturmamak koşulu ile 110.030-TL si asıl alacak 386.530,87-TL işlemiş olan faiz olmak üzere toplam 496.560,87-TL nin davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine, asıl alacağa dava tarihiden itibaren %27 oranında faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kabulüne karar verilen asıl alacak yönünden istinaf taleplerinin bulunmadığını, ancak taraflar arasında akdedilen faktoring sözleşmesinin 22. maddesi uyarınca,  işlemiş gecikme faizi oranı faktoring ücret oranının 5 katı olan yıllık yaklaşık %110 olabilecek durumdayken, taleple bağlı kalınmak suretiyle %27 faiz oranında alacağın hesaplandığının açıklandığını, tahkikat aşaması sona ermeden  talep sonucundaki faiz oranını %48 olarak ıslah ettikleri halde, ıslah talebinin incelenmediğini ve gerekçeli kararda bu hususta hiçbir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde;  -Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, mahkemenin cevap dilekçesinden açık zamanaşımı defini görmediğini, zamanaşımı def'i hakkında hiçbir karar olmadığını, -Davacının davası ile mahkemenin gerekçesi arasında çelişki bulunduğunu, davacının  faktoring sözleşmesinden kaynaklanan asıl alacak için yani  temel ilişkiye dayalı alacak davası açtığını, mahkemenin ise, çek bedelinin tahsiline karar verdiğini, davanın çekin tahsiline ilişkin olması halinde, derdest takip bulunduğu ve zamanaşımına uğradığına dair mahkeme kararı bulunduğundan reddi gerektiğini, - Mahkemece,  asıl alacağa zamanaşımının uygulanmamasını duruşma esnasında sözlü olarak, icra takibinde en son 2012 yılında işlem yapılması olarak ifade edildiğini, ancak ancak, zapta ve karara bunun geçmediğini,  YİBK. T. 25.12.2019 E: 2019/1, K:2019/8 sayılı kararda kambiyo senedine dayalı takibin temel ilişkide temerrüde esas alınamayacağının sonuca bağlandığını, -İhtarname ile temerrüt oluşturulmadığını, temerrüt oluşturmaya yönelik başkaca bir işlemin de bulunmadığını, faktoring alacaklarının BK 117/2 kapsamında sayılan işlerden de olmadığını, alacağın zamanaşımına uğramadığı sonucuna ulaşılsa dahi, en erken dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini,  ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, faktoring sözleşmesinden doğan alacağın temlik alan alacaklı tarafından tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. Davalı vekili Uyap sitemi üzerinden gönderdiği 18/04/2023 tarihli dilekçesi ile istinaf talebinden feragat etmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf itirazının incelenmesinde; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının faktoring sözleşmesinin 22. maddesi uyarınca,  işlemiş gecikme faizi oranını  %27 olarak belirlediği,  işlemiş faiz hesabının da davacının belirlediği %27 üzerinden hesapladığı, davacının seçim yaptığı faiz oranınını sonradan değiştiremeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin feragat nedeniyle  REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE3-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7-TL harcın davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 4-Davalı tarafın feragat nedeniyle istinafı incelenmediğinden peşin yatırılan istinaf harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı yönünden kesin davalı yönünden HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fdd41a691f89bbe8","SID":"82b854553bf18922"}}