{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/38 <br>KARAR NO: 2024/1486<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/09/2021<br>NUMARASI: 2021/206 Esas - 2021/632 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacılar ... Elektronik ve ... vekili; davacı ... Ltd. Şti. ile davalı banka arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak, bankanın doğmuş ve doğacak kredi ve sair alacaklarının 400.000-TL'ye kadar teminatı olmak üzere  mülkiyeti davacı ...'a ait taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, davacıların ipotekle ilgili bankaya olan borçlarını 29.09.2015 tarihinde ödeyerek davalı bankadan ipotekle ilgili borç kalmadığına dair 05.10.2015 tarihinde hesap kapatma ibranamesi aldıklarını, davalının borç ödenmesine rağmen ipoteği kaldırmayarak başka vesilelerle eline geçen, davacı ... Elektronik'in karşılıksız çıkan müşteri çeklerinden dolayı, davacılar aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatarak 277.853,59-TL'nin tahsilini talep ettiğini, davalının, zamanaşımına uğrayan bir alacağı tahsil etmek için borcu ödenerek ibra edilmiş ipotek hesabı üzerinden tahsile çalıştığını, davalı bankanın, asıl borçlulardan tahsil edemediği parayı, ipotek kapsamında olmamasına ve ipotek hesabı da kapatılmasına rağmen, ipotekden tahsil etmeye çalıştığını, bankanın takibe koyduğu çeklerin çek vasfını yitirerek zamanaşımına uğradığını belirterek, davacıların davalı bankaya ipotekle teminat altına alınan borçları olmadığının ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, davacı ...'a ait bağımsız bölüm üzerine konulan ipoteğin kaldırılması ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; ibraname olduğu iddia edilen yazının, davaya konu çeklerden veya ipotekten kaynaklanan alacaklar için düzenlenen bir ibraname olmayıp, davacı ... Elektronik'in ... ve ... no'lu kredi hesabına konu borcun ödendiğine dair bir belge olduğunu, yazıda ipoteğe konu borcun bittiği veya tüm borçların ödendiğine dair bir ifade bulunmadığını, yazının bu şirketin ödediği iki adet kredi ile ilgili makbuz hükmünde olduğunu, davaya konu ipotek üst sınır ipoteği olduğundan, borçluların doğmuş ve doğacak tüm borçlarını teminat altına aldığını, bu nedenle kredi borçlarından bazılarının ödenmesinin ipoteğe konu borcun tamamen ödendiği anlamına gelmeyeceğini, ipoteğin ... Elektronik şirketinin doğmuş ve doğacak her türlü asaleten ve kefaleten borçlarının teminatını teşkil etmek üzere ... tarafından verildiğini, müvekkilinin hamili, ... Elektronik şirketinin keşideci olduğu ... Demirciler Sitesi Şubesine ait ... no'lu ve 15.02.2015 keşide tarihli 40.000-TL bedelli ve ... Güneşli Kurumsal Şubesine ait ... no'lu ve 15.03.2015 keşide tarihli 35.000- TL bedelli çeklere ilişkin karşılıksız işlemi yaptırıldıktan sonra İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılmış ise de  tahsilat sağlanamadığını, yine müvekkili bankanın yetkili hamil ve davalı ... Elektronik şirketinin ise ciranta sıfatını haiz olduğu ... Sultanbeyli Şubesine ait ... no'lu ve 28.02.2015 keşide tarihli 50.000-TL bedelli ve .. Sultanbeyli Şubesine ait ... no'lu ve 30.03.2015 keşide tarihli 50.000-TL bedelli çeklere ilişkin de karşılıksız işlemi yaptırıldıktan sonra İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığı tahsilat sağlanamadığını, bunun üzerine bu 4 adet çek için İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılıp takibin kesinleştiğini, ipotek akıt tablosunda .. şirketinin kredi borçları ile birlikte sair bankacılık ve borç işlemlerinden dolayı doğmuş doğacak asaleten ve kefaleten borçlarının da teminat altına alındığını, müvekkilinin alacaklı olduğu çeklerden kaynaklanan alacağı tahsil edilmeden ipoteğin kaldırılamayacağını belirterek, davanın reddi ile davacılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece 11.03.2021 tarihli duruşmada, davacı ... Elektronik tarafından açılan davanın tefriki ile başka bir esasa kaydına karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı ... Elektronik tarafından açılmış ve 2019/641 esasta kayıtlı asıl davadan tefrik edilmiş olan işbu davada; 2019/641 esas sayılı dosyada ipotekli taşınmaz maliki tarafından açılan davanın kabulüne karar verildiği, davacı hakkında dört adet çekle ilgili olarak İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas ve ... esas sayılı dosyaları ile başlatılan icra takiplerinin kesinleştiği ve davalının takip tutarı kadar kesinleşen alacağı bulunduğu konusunda ihtilaf olmadığı, davacı tarafça, ipoteğin yalnız asıl borçlunun kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatı olarak tesis edildiği, kredi sözleşmesinden kaynaklı bir borç bulunmadığı ipotekle teminat altına alınmış bir borç bulunmadığının iddia edildiği, davalı tarafın ise davacının davalıya karşı olan borçlarının ipotek kapsamında olduğunu iddia ettiği, Yargıtay HGK'nın 2017/(19)11-948 esas 2020/933 karar sayılı emsal ilamı da dikkate alındığında, ipotek maliki ...'ın, davacı şirketin kullanacağı kredi için adına kayıtlı taşınmaz üzerine davalı lehine ipotek tesis edilmesini kabul ettiği, davacı şirketin kullandığı krediden kaynaklı borcunu ödediği, takip tarihi itibari ile kredi borcu kalmadığı, 16/06/2011 tarihli ipotek senedinin genel şartlar başlıklı 1. maddesinde, \"... Elektronik Şti.'nin tevdi ettiği ve ileride tevdi edeceği her türlü kredi taahhütnamelerine ve sözleşmelerine istinaden, ... şubelerince açılmış ve açılacak nakdi ve/veya gayrınakdi, TL ve/veya döviz veya yabancı para ölçüsü ile verilen ya da vergi, resim, harç ile fon istisnası uygulanan kredilerden doğmuş ve doğacak her türlü asalet ve kefalet kredi borçları (Anapara, faiz, komisyon, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi, Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu ve Sair vergi, Harç Kesintisi ve masraflar dahil) ile sair bankacılık ve borç işlemlerinden dolayı doğmuş ve doğacak asalet ve kefalet borçlarının ... teminatı olarak ...\" ifadelerine yer verildiği, yine 11. maddesinde, davacı şirketin kullandığı krediler ile kefaletinin söz konusu olduğu kredi borçlarının tamamı ödenmeden ipoteğin fekkinin istenemeyeceğinin kararlaştırıldığı, ipotek malikinin açıkça ... Elektronik şirketinin kullanacağı (asaleten ve kefil olarak) krediler için ipotek vermeyi kabul ettiği, ipotek malikinin ipotek senedine özel hüküm koyarak iradesinin sadece ... Elektronik şirketinin kullanacağı kredilere ve bu şirketle ilgili bankacılık işlemlerinden doğan borçlara ilişkin olduğunu açıkça beyan ettiği, ... Elektronik şirketinin davalı bankadan kullandığı kredilerden dolayı bankaya borcu bulunmadığı, dava dışı ... tarafından kullanılan krediler kapsamında davalı bankaya temlik edilen çekte keşideci/ciranta sıfatı bulunduğundan bahisle ipotek teminatı dahilinde olduğu gerekçe gösterilerek ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip yapılamayacağı, davalının karşılıksız  çekten kaynaklı alacağının ipotekle teminat altına alınmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; müvekkilinin ... Elektronik şirketinden alacaklı olup, bu borçlu aleyhine başlatılan takiplerin kesinleştiğini, borcun varlığının davacının da kabulünde olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu ve kesinleşmiş olan 4 adet çeke ilişkin İstanbul ... İcra Dairesinin ... ve ... esas sayılı dosyalarının bulunduğunu, takiplerde müvekkiline ödeme yapılmayıp, takiplerin halen derdest olduğunu, mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ancak itirazları üzerine düzenlenen bilirkişi raporunda, davacıların takip tarihi itibariyle borçlu olduklarının tespit edildiğini, yine müvekkilinin dava dışı ...'den de kredi alacağı bulunduğunun belirlendiğini, bu kişi tarafından müvekkiline ciro edilen çeklerin karşılıksız kaldığını, ipoteğin davacı ... şirketinin müvekkili bankaya olan tüm borçlarını kapsadığını, ipotek senedinin ilk maddesinde ... Elektronik firmasının kullanacağı krediler yanında bankacılık ve borç işlemlerinden dolayı doğmuş ve doğacak borçlarının da teminat altına alındığını, müvekkilinin alacaklı olduğu çeklerden kaynaklanan alacağını tahsil etmeden ipoteği kaldırmama hakkına sahip olduğunu, mahkemece bu maddenin hatalı yorumlandığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İpotek, kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin TMK'nun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir. Alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdünü yerine getirmezse, taşınmaz maliki ipoteğin kaldırılmasını dava yolu ile isteyebilir. Somut olayda; hakkındaki dava tefrik edilerek işbu esasa kaydedilen davacı ... Elektronik şirketinin davalı bankaya tevdi ettiği ve ileride tevdi edeceği her türlü kredi taahhütnamelerine ve sözleşmelerine istinaden bankaca açılmış ve açılacak kredilerden doğmuş ve doğacak her türlü asalet ve kefalet kredi borçları ile sair bankacılık ve borç işlemlerinden dolayı doğmuş ve doğacak asalet ve kefalet borçlarının, ayrıca herhangi bir şekilde bankaya karşı doğmuş ve doğacak ipotek verene ait asalet ve kefalet borçlarının teminatı olmak üzere diğer davacı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine davalı banka lehine 400.000-TL limitli olarak ipotek tesis edildiği, davalı banka  tarafından düzenlenen genel kredi sözleşmelerine istinaden davacı ... Elektronik şirketine krediler kullandırıldığı, bu arada davalı banka müşterisi dava dışı ...'e de krediler kullandırılarak bu kişi tarafından verilen çeklerin banka tarafından ciro ile teslim alındığı, ... tarafından kredi geri ödemesinin yapılmaması ve çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle bu çeklerden davacı ... Elektronik şirketinin keşidecisi olduğu ... Demirciler Sitesi Şubesine ait 15.02.2015 keşide tarihli 40.000-TL bedelli çek ile ... Güneşli Kurumsal Şubesine ait 15.03.2015 keşide tarihli 35.000- TL bedelli çeklerin İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında, yine davalı ... Elektronik şirketinin ciranta olduğu ... Sultanbeyli Şubesine ait 28.02.2015 keşide tarihli 50.000-TL bedelli ve ... Sultanbeyli Şubesine ait 30.03.2015 keşide tarihli 50.000-TL bedelli çeklerin İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takibe konulduğu, takiplerin kesinleştiği ancak tahsilat yapılamadığı, bunun üzerine davalı bankaca keşide edilen 27.10.2017 tarihli ihtarname ile çek bedellerinin ödenmesinin, aksi takdirde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılacağının her iki davacıya ihtar edildiği, yine ödeme yapılmaması üzerine de davacılar hakkında 13.09.2019 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı takibin kesinleştiği anlaşılmaktadır. HMK'nın 167. maddesinde; mahkemece, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verilebileceği, bu durumda mahkemenin, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam edeceği hüküm altına alınmış olup; HMK'nın 166/4. maddesinde ise; davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının var sayılacağı belirtilmiştir. Aralarında bağlantı bulunan davaların birlikte görülmesi ise hem usul ekonomisinin bir gereği, hem de çelişkili kararların çıkması ihtimaline karşı bir gerekliliktir. İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan, asıl alacağa bağlı sınırlı bir ayni haktır.   İpoteğin hüküm ve sonuç doğurabilmesi için, ipotekle güvence altına alınan bir alacağın bulunması, bu alacağın geçerli bir şekilde doğmuş ve sona ermemiş olması gerekmekte olup,  borcun ödenmesini teminat altına alan ipotek hakkının varlığı, teminat altına aldığı alacağın varlığına bağlıdır. Bu nedenle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde, asıl borçlu ile borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek veren üçüncü kişi arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunmaktadır. Eldeki davada da, davalı tarafça başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe ilişkin olarak, hem asıl borçlu ... Elektronik, hem de ipotek veren ... tarafından, söz konusu icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile ipoteğin fekki istemiyle birlikte dava açılmıştır. Yukarıda açıklanan hukuki düzenlemeler ve her iki davacının açtığı davanın sıkı bir şekilde birbiriyle bağlantılı olması, biri hakkında verilecek hükmün açıkça diğerini de etkileyecek olması sebepleriyle, davanın  ipotek veren ... ile asıl  borçlu ... Elektronik şirketi tarafından birlikte açılması yerinde olup, ilk derece mahkemesince her iki davacı bakımından dava birlikte görülerek bir karar verilmesi gerekirken, asıl borçlu aleyhine açılan işbu davanın tefrikine karar verilerek asıl borçlu ile ipotek veren aleyhine açılan davalar bakımından ayrı ayrı karara bağlanması doğru olmamıştır.Birlikte görülmesi gereken davanın tefrik edilerek ayrı ayrı karara bağlanması usule aykırı olduğundan davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin esası incelenmeden kararın kaldırılmasını gerektirmektedir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, her iki dava birleştirilerek karara bağlanmak üzere  dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/09/2021 Tarih 2021/206 Esas - 2021/632 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-5 gereği KALDIRILMASINA; \"Tefrik edilen dava birleştirilerek  yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" Davalı tarafından yatırılan 6.831-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01d3a46d1666a0d9","SID":"57f0e673e242cae6"}}