{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO: 2022/626 <br>KARAR NO: 2024/1777<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 28/12/2021<br>NUMARASI: 2018/132 Esas - 2021/1018 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 17/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.12.2017 tarihinde ...'na yapılan başvuruya olumsuz cevap verildiğini, davalı şirketin 11.437,00 TL tazminat ödeyerek sorumluluğunun kalmadığını iddia ettiğini ancak tazminat miktarlarının yargılama ile alınacak bilirkişi raporları sonucunda belirlenebileceğini, ödenen tazminatın çok düşük olduğunu, sürücü ...'ın idaresindeki plakasız motosiklet ile müvekkilinin kullandığı plakasız motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, kaza sonucunda genel beden gücünde kayba uğradığını, malul duruma düştüğünü, halen çalışamadığını, kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığını,  tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere asgari 1.000,00-TL sürekli ve geçici ile göremezlik maddi tazminatının (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) 500,00-TL sürekli kalıcı iş gücü kaybı ve tedavi süresince çalışamayarak gelir kaybına uğraması nedeniyle 500,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddi gerektiğini, kuruma yapılan başvuru neticesinde 15 gün içerisinde cevap verilerek davacıya ödeme yapılarak herhangi bir sorumluluğun kalmadığını, zararın giderildiğini,  ibraname mukabilinde tespit edilen 11.437,00-TL tazminat tutarının 15.12.2017 tarihinde davacıya ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \" Davanın kabulü ile 5.203,96TL geçici iş göremezlik ile 57.378,84TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 62.582,80 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ek tazminat talebi için kuruma başvuru şartı yerine getirilmediğinden, davanın öncelikle, başvuru şartları yerine reddi  gerektiğini, kazaya karışan motosikletin, kaza tarihinde tescili bulunmadığından müvekkili şirketin  sorumluluğu olmadığını,  ... başvuru sahibine ibraname mukabilinde ödemede bulunarak kazadan kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplama yapıldığında ... tarafından yapılan ödeme yeterli olacağından Karayolları Trafik Kanunu’nın 111. maddesine göre davanın reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporu Sağlık Bakanlığı tarafından yetkili kılınmış sağlık kurum ve kuruluşlarının sağlık kurulları tarafından ve Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenmediğini, kişinin resmi ve yetkili bir hastaneden alacağı sağlık kurulu ve maluliyet oranın tespiti için tedavi sürecinin sona ermiş olması ve kişide bu kazadan dolayı sürekli bir hasara yol açmış olması gerektiğini, mevcut kaza ile ilgili bir rapor alınabilmesi kaza ile ilgili tedavinin sona ermiş olması ve sonrasında yetkili ve resmi kurumdan rapor alınması gerektiğini, 01/06/2015 tarihli trafik genel şartları gereği hesaplama yapılırken iskonto oranı (teknik faiz), %1,65-1.80 olarak dikkate alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından söz edebilmek için kişinin iyileşme süresine ilişkin dönemde aktif sigortalı çalışması ve iyileşme süresi boyunca mevcut işine devam edememesi gerektiğini, başvuru sahibinin başvurusu esnasında SGK ‘da aktif olarak çalışıp çalışmadığını, çalışıyor ise bir ödeme alıp almadığına yönelik herhangi bir belge ya da bilgi sunmadığını, bu sebeple geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi hatalı olduğunu, 13.09.2019 tarihli 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda ...’ın 21.08.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında Yönetmeliğe göre engellilik oranının belirlenemeyeceği ve iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği belirtildiğini, 25.08.2021 tarihli 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda ise ...’ın 21.08.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle %7,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği belirtildiğini, bu sebeple çelişki oluştuğunu ancak maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmediğini, Kuruma başvuru şartı gerçekleşmediğinden temerrüt oluşmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 21.08.2016 günü saat 20:50 sıralarında sürücü ... idaresindeki tescilsiz motosiklet ile Karakoyunlu istikametinden Iğdır istikametine doğru D080-06 devlet karayolu üzerinde ters istikamette seyir halindeyken olay yerine geldiğinde aracının ön kısımlarıyla, karşı yönde seyirle olay yerine gelen davacı sürücü ... idaresindeki tescilsiz motosikletin ön kısımlarıyla çarpışması sonucu davacının yaralanması nedeniyle davadan önce ödenen 11.437,00 TL tazminatın yeterli olmadığından bakiye maddi tazminatın karşı aracın sigortası bulunmadığından davalı ...'ndan talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece davalının tam kusurlu olduğunu tespit eden ATK kusur raporu ve kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Çalışma Gücü. Ve Meslekte Kazanma Gücü Yönetmeliğine göre davacının %7,2 maluliyet oranı ve 4 aya kadar iyileşme süresini belirleyen ATK maluliyet raporuna göre hesaplanan tazminat miktarlarına hükmedilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde  karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır.HMK'nın  357/1. maddesinde de  Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların  dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı  düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamından hükme esas alınan maluliyet  raporunun istinaf talep eden davalı vekiline  HMK 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile 15/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği halde davalı vekilinin süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde  maluliyet oranları bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden maluliyet raporuna ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.  Mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre davacının geçici ve sürekli iş göremezlik dönemindeki  maddi zarar toplamı hesaplanmış ve (5.203,96+ 37.898,26)= 43.102,22 TL olarak belirlenmiştir. Davalı tarafından davacıya davadan önce 11.437,00 TL ödeme yapılmıştır. Ancak davalı tarafından yapılan ödemenin davacının geçici ve sürekli sürekli iş göremezlik  dönemindeki maddi zararını karşılamadığı anlaşılmakla davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenerek günümüze kadar bilinen verilere göre belirlenen zarar tutarından tenzil edilerek belirlenen bakiye tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ya da ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararından sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı güncel kararında  TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği yönünde karar verilmiştir (Aynı yönde  14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı). Bu nedenle 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf talebi yerinde değildir. Bilirkişi heyetince kazaya karışan sürücülerin sevk ve idarelerindeki taşıtların tip onay sertifikalı, seri üretimi yapılan, motor ve şasi  numarasına haiz, tescil edilmesi ve ZMS  sigortası yaptırılması zorunlu (L3) kategorisinde, 50 cc üstünde motor hacimli, azami hızları 45 km/saat’in üzerinde, (A2) sınıfı sürücü belgesi ile kullanılması gereken motosiklet oldukları, elektrikli veya motorlu bisiklet (moped) olmadıkları tespit edilmiş olmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamında SGK dan gelen yazı cevabı ile davacıya kaza nedeniyle rücuya tabi ödeme yapılmadığı, aylık bağlanmadığı bildirilmiş olmasına, davacıya davalı tarafından davadan önce başvuru üzerine ödeme yapılmış olup yetersiz ödeme için yeniden başvuruda bulunulacağına dair düzenleme bulunmadığından başvuru şartının yerine getirilmemiş olduğuna ilişkin ve mahkemece zaten  dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmasına göre  faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 4.275,03 TL harçtan peşin alınan 1.086,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.188,28‬ TL harcın davalıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"592e7c96a6e55864","SID":"07d55fac530a41c3"}}