{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO: 2022/785 <br>KARAR NO: 2024/1780<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 28/12/2021<br>NUMARASI: 2021/155 Esas - 2021/963 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 17/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/07/2014 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ...'ın sevk ve  idaresindeki ... plakalı traktörün sol ön kısmından çarpışması  neticesinde ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonrası motosiklet sürücüsü ...'ın hayatını kaybettiğini, kazaya ilişkin olarak Burdur CBS'nca aldırılmış olan kusura ilişkin bilirkişi raporuna göre ... plakalı araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise herhangi bir kusuru bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, kazada müvekkilin desteği ... kusurlu ise de müvekkilinin destekten yoksun kalan üçüncü kişi olduğunu, müteveffanın kusurunun müvekkile yansıtılmaması gerektiğini, davalıya 15/12/2016 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunulduğunu, herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, müvekkilinin zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiğini, davanın bu nedenle reddi gerektiğini, 14/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı kanunun 4.maddesi gereğince 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 92.maddesinin birinci fıkrasında hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, bu kanun çerçevesinde hazırlanan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler bentlerinin eklendiğini, zarar tespit edilmesi gerektiğini, sayın mahkemenin iddia edildiği üzere dava konusu trafik kazasına sebebiyet veren her iki araç açısından kusur incelemesi yaptırılması gerektiğini, ...'nın sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, SGK'nun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi ve dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, temerrüt faizinin talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının davasının kabulü ile; 170.910,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 28/10/2016 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Kanun ve Yönetmelik gereğince Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası tanzim edilmeyen kusuruyla kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç sürücüsü olan müteveffa ...'dan dolayı davacı annesi için destekten yoksun kalma tazminatı talep edilemeyeceğini, Sigortacılık Kanunu'nun 14 / b maddesi uyarınca müvekkili Kurum, Zorunlu Trafik Sigortası bulunmayan araçlar nedeniyle yaptığı tazminat ödemeleri için, zarara sebebiyet veren ve Zorunlu Trafik Sigortası yaptırılmamış olan aracın işletenine, sürücüsüne ve diğer sorumlulara (ve bunların mirasçılarına) kusuru nispetinde rücu eder ve ödediği tazminatı masraflarıyla birlikte tahsil ettiğini, yargılamaya konu olayda başvuru sahipleri, Yargıtay kararlarında belirtilen üçüncü şahıs sıfatına haiz olmadığını, mahkemenin müvekkil aleyhine hükmedilecek bir tazminat var ise bu tazminat miktarının hesaplanmasında, 09.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren kanun doğrultusunda azami faiz oranı aşılmamak kaydıyla teknik faiz ve TRH-2010 yaşam tablosu uygulanması gerekeceğini, müteveffa ...'ın sevk ve idaresindeki araca ilişkin yeterli sürücü belgesi bulunmadığını, bu durum kaza tespit tutanağı ile tespit edildiğini, bu sebeple müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen davanın reddine dair hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 21/01/2021  tarih, 2018/4832 Esas ve 2021/72 Karar sayılı kararı ile \" ... Somut olayda davaya konu trafik kazası 27/07/2014 tarihinde gerçekleşmiştir. Karayolları Trafik Kanununun 92.maddesinde değişiklik yapan 6704 sayılı Kanun 26/04/2016 tarihinde, yeni Genel Şartlar ise 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla, kaza tarihi sözü geçen Genel Şartlar ve Kanun değişikliğinden öncedir. Bu durumda kazanın meydana geldiği tarihe göre 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu  ve Genel Şartlar'da yapılan değişikliklerin somut olaya uygulanması da mümkün bulunmadığından, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin, HGK kararlarıyla da örtüşen içtihatlarında da vurgulandığı üzere, araç işleteninin mirasçısı olarak değil, destek alacaklısı 3. kişi olarak başvuruda bulunulmasına göre destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi olanaklı bulunduğundan, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır...\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda davacının talep ettiği hak salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp destekten yoksun kalanın şahsından doğan asli ve bağımsız bir hak olup  davacıyı araç sürücüsü veya işletenin mirasçı olarak değil destek alacaklısı üçüncü kişi olarak değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Yargıtay 17. (kapatılan) ve  4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K., sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir.Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. Yine kazaya karışan araç sigortasız olup davacı vekili, ...na başvurusunu yaptıktan sonra yanıt verilmemesi üzerine dava açıldığına göre KTK'nın 97.madddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabulü ile başvuru tarihinden  itibaren  8 gün sonrasının faize başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinde  usul ve yasaya bir aykırılık  bulunmamaktadır. Her ne kadar dosya kapsamından davacı desteğinin yeterli ehliyet sahibi olmadığı halde motosiklet kullandığı anlaşılıyor ise de yetersiz ehliyet ile araç kullanma ve sürücü belgesiz motosiklet kullanma idari para cezasını gerektiren sürüş kusuru olup zararın artmasına yol açan müterafik kusur olarak nitelenemeyeceğinden müterafik kusura değinen istinaf talepleri de yerinde değildir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 11.674,91 TL harçtan peşin alınan 2.838,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.836,88 TL harcın davalıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4c65670dd7ef44b","SID":"ac8fac2c58c5fff1"}}