{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/1062 <br>KARAR NO: 2024/1751<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 12/12/2023<br>NUMARASI: 2023/271 Esas - 2023/1018 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 16/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin  murisi ...'in  sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracıyla 31/12/2013 tarihinde Diyarbakır istikametinden Elazığ istikametine seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu ölümlü yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkillerinin murisi olan ...'in vefatı nedeni ile müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını belirterek 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 01/10/2018 tarihli ıslah dilekçesinde dava değerini toplam 89.560.90 TL arttırılmak suretiyle ıslahı ile toplam 90.560,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının belirtmiş olduğu aracın  kaza tarihi itibariyle müvekkili şirket  nezdinde sigortalı olmadığını, davanın ...na yöneltilmesi gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle uğradıkları gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini,  müvekkil şirketin sorumluluğunun  poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının davasının ispatı halinde müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti acısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"1-Davanın kabulüne, davacı ... için 125.000,00-TL, davacı ... için 125.000,00-TL olmak üzere toplam  250.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi  olan 12.06.2015 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı ... şirketinin teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalı ... A.Ş.'den alınarak ilgili davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müteveffanın aracın sürücüsü olduğunu, genel şartlar gereğince sürücünün kendi kusurundan kaynaklı vefat etmesi durumunda varislerin herhangi bir hakkı olmayıp taleplerinin teminat dışı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin bozmadan önce ki 2015/680 E. 2020/648 K. sayılı ilamında davanın kabulü yönünde hüküm tesis etmiş ve müvekkili şirketin 90.590,90 TL tazminat ödemeye mahkum ettiğini, bu kararın istinaf neticesinde bozulduğunu, davacı tarafın davasını bedel yönünden istinaf etmemiş olup sadece usuli itirazlarda bulunduğunu, bu nedenle de müvekkili lehine usuli müktesep hak oluştuğunu ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamı incelendiğinde tek bozma sebebi olarak ıslah dilekçesinin müvekkiline yönlendirilmemiş olmasının mahkemece göz ardı edilmesi olduğunu, bilirkişinin ilk derece mahkemesi ilamının üzerinde bir hesaplama yapmış olsa da mahkemenin müvekkili lehine oluşmuş olan usuli müktesep hakkını dikkate alması gerektiğini, yerel mahkemenin bozma kararının dışına çıkarak dosyada yeni bir rapor aldırdığını ve müvekkili şirket lehine oluşan usuli müktesep hakkı hiçe sayarak müvekkili aleyhine hüküm kurduğunu, davacı tarafın bozma öncesinde ki istinaf dilekçesi incelendiğinde tek istinaf sebeplerinin davanın tarfının değiştirilmesi gerektiği yönünde olduğunu, müvekkilinin davaya konu olay ile ilgili sorumluluğunun bulunmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 27/02/2023 tarih, 2021/2018 Esas ve 2023/326 Karar sayılı kararı ile \" ... Kaza ve poliçe tarihi itibariyle geçerli Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile Yargıtay HGK'nun içtihatları gereğince; Davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusur davacıya yansıtılamayacaktır. Dolayısıyla araç  sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olması  desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyecektir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/17669 E. ve 2017/919 K.sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142  E. ve 411 K.sayılı kararı, 22.2.2012 gün, 2011/17-787 E. ve 2012/92 K. sayılı kararı, 16.1.2013 gün 2013/17-1791  E. ve 2013/74 K. sayılı kararları).  Dosya kapsamından,  31/12/2013 tarihinde destek ...'in  yönetenindeki ... plakalı aracın karıştığı tek taraflı kazada destek ...'in vefat ettiği, davacıların bu vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulundukları anlaşılmıştır. Davacılar tarafından dava dilekçesinde ... nolu ZMMS poliçesi nedeni ile ... Sigorta A.Ş.'nin davalı olarak gösterildiği, davalı ... şirketinin cevap dilekçesi üzerine , davacılar vekili tarafından 22/02/2016 tarihli dilekçe ile HMK 124. madde gereğince taraf değişikliği talebinde bulunulduğu, mahkemece 23/02/2016 tarihli celsede \"1-Davacı vekilinin davalı sıfatındaki maddi hata talebinin kabulüne,2-Davalı ... A.Ş.'nin UYAP kaydındaki davalı sıfatının silinmesine, yerine ...'nın davalı olarak UYAP kaydına işlenmesine, (adresi 22/02/2016 tarihli dilekçede yazılı)\" ilişkin ara karar oluşturulduğu, ancak yargılma sırasında 05/12/2017 tarihli celsede \" 2-Davacı vekili davasını ... A.Ş'ye yöneltmiş olup mahkememizin 23/02/2016 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı gereğince ... A.Ş'nin Uyap'tan davalı sıfatının silinmesine karar verilmiş ise de; bu aşamada 23/02/2016 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararından sarfi nazar edilerek ...'nın davalı olarak Uyap'a kaydına ve dosyadaki mevcut delil durumuna husumetin esas karar ile birlikte karara bağlanmasına\" karar verildiği, 25/12/2018 tarihli celsede\" 1-... yazılan yazıya verilen cevapta dava konusu ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle sigortalı olduğu bildirildiğinden ve HMK  Madde 124'de belirtilen şartlar oluşmadığından davacı tarafın iradi taraf değişikliği talebinin reddine\" karar verilmiştir. Somut olayda; ... plakalı aracın 31/10/2013 tarihli satış işlemi ile ... adına tescilli olduğu, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen sigorta şirketine 25/07/2013-2014 tarihlerini kapsar ZMMS poliçesinin düzenlendiği, poliçenin düzenlenme tarihinin 25/07/2013 olduğu, sigortalı işletenin ... olduğu, öz konusu poliçenin işleten değişikliği nedeni ile feshedilmediği  anlaşılmıştır. KTK'nun 94. maddesinde öngörülen ve zorunlu olan işleten değişikliği bildirimini anılan Kanun maddesinde belirtilen 15 gün içinde davalı ... A.Ş’ye bildirmediği ve sigortanın dava konusu poliçeye ilişkin sigorta sözleşmesini fesh ettiğine ilişkin bir bilginin bulunmadığı, bu nedenle ... A.Ş’nin  ZMMS poliçesi kapsamındaki sorumluluğunun devam ettiği, davaya konu kazanın ise  söz konusu poliçenin geçerli olduğu süre içerisinde meydana geldiği, sonuç olarak kaza tarihinde ve saatinde davaya konu aracın sigortalı olduğu, dolayısıyla davalı ... Hesabının zarardan sorumlu olmayacağı ve ...na karşı husumet yöneltilemeyeceği anlaşılmıştır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/9336 E. ve 2022/1220 K.sayılı kararı). Ancak mahkemece davacılar vekili  tarafından sunulan ıslah dilekçesinde davalının ... olarak gösterildiği, davalı ... A.Ş. yönünden ıslah dilekçesi sunulmadığı gözetilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır....\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14/09/2021 tarih, 2021/2403 Esas 2021/4658 Karar sayılı bozma ilamında özetle; Mahkemece verilen ilk hüküm davacı tarafından temyiz edilmemiş, davalılardan ... Sigorta A.Ş.’nin temyiz istemi üzerine karar maluliyet yönünden eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle anılan davalı yararına bozulmuştur. Bozmadan sonra yürütülen yargılamada alınan 09/03/2020 tarihli aktüer raporunda; rapor tarihindeki güncel (2020) verilere göre hesaplama yapıldığı; mahkemenin bu raporda belirlenen miktar üzerinden hüküm tesis ettiği görülmektedir. Dairenin önceki bozma ilamı dikkate alındığında, mahkemenin anılan bu kabulü yerinde değildir. Şöyle ki ilk hükmün sadece, davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından temyiz edildiği, bozma ilamının kapsamında belirtilen yön dışında 01/12/2014 tarihli raporda hesaplamaya esas alınan veriler yönünden anılan davalı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. İlk hükmü temyiz etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artış esas alınarak, yeniden hesap yaptırılıp tazminatın belirlenmesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir.\" şeklinde karar verilmiştir.  Dosya kapsamında davacı tarafından mahkemece verilen ilk hüküm hesaplama yöntemi yada tazminat miktarı yönünden istinaf edilmediğinden tazminat miktarları bakımından davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle Daire kararımız sonrasında mahkemece  güncel verilere göre bilirkişi incelemesi yaptırılıp, talep artırım dilekçesine göre karar verilmesi doğru olmamıştır. Emsal Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere  dairemiz ilamının kapsamında belirtilen yön dışında ilk kararda hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamaya esas alınan veriler  ve tazminat miktarı yönünden davalı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek mahkemece ilk karar tarihindeki tazminat miktarına göre karar verilmesi gerekiğinden  davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın KISMEN KABULÜNE,  davacı ... için 45.080,05-TL, davacı ... için 45.480,85-TL olmak üzere toplam  90.560,90-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalı ... A.Ş.'den alınarak ilgili davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine,2-Alınması gerekli 6.186,22-TL harcın  27,70-TL peşin harç, 1.157,00TL ıslah harcı toplamından oluşan 1.184,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.001,51 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye irad kaydına,  3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 27,70-TL başvurma harcı, 27,70-TL peşin harç, 1.157,00-TL ıslah harcı toplamı olan 1.212,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 2.390,00-TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 865,75 T 'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 30.000,00-TL  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 30.000,00-TL  vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 200,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"120f8e60c645b194","SID":"0ae1352f534c05f2"}}