{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2898 - 2024/2672<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t         T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2898<br>KARAR NO\t: 2024/2672<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...   <br>ÜYE\t: ...\t\t\t\t\t<br>ÜYE\t: ...         <br>KATİP\t: ...      <br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ... . Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br><br>DAVALI \t: 1- ... Anonim Şirketi  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALILAR\t: 2- ... -<br>\t3- ... <br>VEKİLİ \t: Av. <br><br>DAVA\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 07.11.2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 07.11.2024<br><br><br>... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın, müvekkilinin oğlu...in hakimiyetinde seyir halinde iken davalılardan ...'ın sürücüsü olduğu ...'a ait ... plakalı aracın geçiş önceliğine aykırı hareket etmesi sonucu taraflar arasında 08.11.2020 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucunda kaza tespit tutanağının araç sürücüleri tarafından tanzim edildiğini, tutanağa göre meydana gelen kazada ...'ın hakimiyetindeki aracın %100 kusurlu bulunduğunu, davacı  tarafa ait aracın somut olay sebebiyle ciddi hasara uğradığını ve hasarın giderilmesi için gerekli tamiratın gerçekleştiğini, aracın kazaya karışmadan önceki değerinin çok daha yüksek olduğunu, müvekkili tarafın kusuru olmadığı halde meydana gelen kaza sebebiyle değer kaybına uğradığını, davacı tarafın  dava konusu araçta meydana gelen değer kaybının tespiti amacıyla ...Sigorta Ekspertizlik Hizmetleri Ltd. Şti.'ne başvurulduğunu ve ilgili şirket tarafından tanzim edilen değer kaybı ekspertiz raporu'nda müvekkiline ait aracın kaza sonrası değerinde 15.000,00 TL düşüş meydana geldiğinin tespit edildiğini, değer kaybına ilişkin tazminat ilk olarak sigorta şirketinden talep edildiğini ancak sigorta şirketi tarafından davacı tarafa yalnızca 1.847,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın alacağı olan 13.153,00 TL tutarın davalı tarafça ödenmediğini, aynı zamanda müvekkilinin dava konusu kaza sebebiyle aracını kullanamamış olmasının ayrı bir alacak konusu oluşturduğunu aşikar olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile davalı tarafa ait ... plakalı aracın üzerine teminatsız  ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacının aracında meydana gelen 13.153,00 TL (Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) değer kaybı bedelinin, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere), araçtaki hasarların parça temini ve onarımının kaç iş günü süreceğinin ve emsal araçların günlük kira bedelinin şimdilik 100,00 TL olarak bilirkişi tarafından tespit edilmesi sonucu arttırılmak koşulu ile araç kullanamama bedelinin ise işleyen yasal faizi ile birlikte  davalı ... ve ...'dan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ISLAH : Davacı vekili ... e-imza tarihli dilekçesi ile dava değerini araç kullanamama bedeline ilişkin kısım yönünden 1.400,00 TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının sigorta şirketine başvurusu sonrası müvekkili sigorta şirketinin davacıya ilgili ve gerekli tüm ödemeleri yaptığının ekte sunmuş oldukları faturalar ve dekontlar ile sabit olduğunu, kusur oranının hakkaniyete uygun olarak hesaplanmadığını, bu nedenle kusur oranını kabul etmediklerini, alınan ekspertiz raporundaki kusur değerlendirmesi her ne kadar kaza tespit tutanağı esas alınarak hesaplamış ise de kaza tespit tutanağında da görüldüğü üzere herhangi bir ana yol- tali yol ayrımının olmadığını, davacı tarafından alınmış ekspertiz raporunda aracın değer kaybı bedeli hesaplanmış ise de işbu hesaplamanın gerçeğe aykırı olduğunu, araç değer kaybı hesaplamasında hasar gören aracın; hasar geçmişi ve niteliği, kilometresi marka ve model bilgisi, üretim yılı, trafiğe çıkış tarihi, pazar değeri gibi birçok kıstas belirlenerek hesaplama yapıldığını, söz konusu araçta da kullanılmışlık düzeyine bakıldığında bu kadar yüksek miktarda değer kaybı olmasının mümkün olmadığını, davacının ihtiyati tedbir talebinin tedbir şartları oluşmamış olduğundan reddinin gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin genel merkezi İstanbul olduğundan öncelikle yetkisizlik sebebiyle davanın usulden reddini, taleplerin haksız ve hukuki gerekçelerden uzak olması sebebiyle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulü ile; 13.153,00-TL değer kaybı tazminatının sigorta şirketi yönünden 07/01/2021 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 1.400,00 TL araç mahrumiyeti tazminatının 100,00-TL’sine kaza tarihinden itibaren, bakiye kısmına ise ıslah tarihi olan 04/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... A.Ş. vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; değer kaybı bedeli yönünden; bağımsız eksperlerce gerçekleştirilen incelemeler sonucunda aracın uğramış olduğu değer kaybının tespit edilerek müvekkili şirketçe davacı yana ilgili ödemenin gerçekleştirildiğini, işbu ödeme ile davacı yanın davaya konu kazaya ilişkin olarak talep ve hak edişlerinin karşılanmış olduğunu, davacının değer kaybı meydana geldiğini iddia ettiği araç üzerinde teminat dışı kalan hallerin mevcut olması sebebi ile başvurucunun taleplerinin reddinin gerektiğini, bu nedenle kanuna aykırı şekilde yapılan hesaplamaları kabul etmelerinin mümkün olmadığını, araç değer kaybı hesaplamasında hasar gören aracın; hasar geçmişi ve niteliği, kilometresi marka ve model bilgisi, üretim yılı, trafiğe çıkış tarihi, pazar değeri gibi birçok kıstas belirlenerek hesaplama yapılmasının gerektiğini, söz konusu araçta değer kaybına hükmedilmesinin mümkün olmadığını ayrıca aracın rayiç değerinin hesaplamasının aracın kullanılmış düzeyi ile birlikte değerlendirilerek hesaplanmasına ek olarak aracın hangi bölgelerinde hasar meydana geldiğinin tespit edilmesinin gerektiğini, aracın hasarlı bölgelerinin öncesinde hasar görüp görmediğinin tespiti yapılmadan değer kaybı hesaplaması yapılması hatalı sonuç vermekte olduğunu, davacının aracının hususi olması nedeniyle araç mahrumiyet bedelinden bahsedilemeyeceğini ayrıca HMK gereğince başvuru dilekçesinde talep edilen alacak kalemlerinin ispatının gerektiğini ancak araç mahrumiyetinden doğduğu iddia edilen zarara ilişkin fatura, dekont vb. hiçbir delil sunulmadığından bu talebin reddinin gerektiğini, hasara sebebiyet veren kazada müvekkilinin sigortalısı yönünden alınan ekspertiz raporundaki kusur değerlendirmesine esas alınan kaza tespit tutanağının hatalı olması nedeniyle buna bağlı düzenlenmiş olan ekspertiz raporunun hatalı olduğunu, davacının tazminat istemi ile müvekkili şirkete müracaat etmiş ve başvuru konusu hakkında hasar dosyası açıldığını, yapılan incelemelerde talebin teminat kapsamı dışında kaldığı tespit edildiğinden müvekkili şirketçe başvurunun reddedilmiş olup müvekkili şirketin temerrüt halinden ve faiz sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını bu nedenle müvekkilinin temerrüt halinden ve faiz sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve mahrum kalınan araç bedeline ilişkin tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Kararı, davalı ... A.Ş. vekili istinaf etmiştir.<br>Davalı ... A.Ş. vekilinin hükme esas alınan kusur oranıa ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Somut olayda, davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Yıl Mahallesi 27235 Sokak üzeri Kuzey Güney istikametine seyir halinde iken 27234 Sokak kavşağına geldiğinde aracının ön kısmı ile o esnada 27234 Sokak üzeri Batı Doğu istikametine seyreden dava dışı... idaresinde bulunan ... plakalı otomobilin sol yan kısmına çarpması sonucu iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.<br>Mevcut verilere göre; ... plakalı araç sürücüsü davalı sürücü ... kontrolsüz dört yönlü kavşağa giriş yapmadan önce mevcut hızını azaltıp, sağdan gelen motorlu araçları kontrol etmesi, kavşağa yaklaşan araç var ise durup geçiş hakkını verdikten sonra geçişini tamamlaması gerekirken mevcut hızı ile dikkatsiz ve tedbirsiz girdiği, yaptığı bu davranışı ile dikkat ve özen yükümlülüklerine uymayarak meydana gelen kazanın oluşumuna %100 kusur oranı sebebiyet sebebiyet verdiği, ... plakalı otomobil sürücüsü ise kavşağın içerisinde solundan gelen aracın sol yan kısmına çarpılmasına önleyebilecek imkanının bulunmadığından atfa kabil bir kusuru bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedene hükme esas alınan kusur raporu yerinde görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalı ... A.Ş. vekilinin hükmedilen değer kaybı tazminatının giderildiği ve yine yüksek olduğuna ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Davacının aracının değer kaybı Anayasa Mahkemesinin 2019/40 E.2020 740 K. 17.07.2020 tarihli kararı sonrasında verilen Yargıtay 17. Hukuk dairesinin 2016/14600 E. 2019/6626 K. sayılı “… Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınmaktadır. Hükme esas alınan raporlarda bu kritere göre hesaplama yapılmadığı anlaşılmakla, dosyadaki fotoğraflar, kaza tespit tutanağı ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine göre değer kaybının tespiti için yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir…” içtihatına uygun olarak piyasa değerine ilişkin yetkili bayi, galericiler ve internet 2.el araç satış sitelerinde yapılan araştırmalar sonrasında, aracın, marka ve modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, donanımı, aracın hasar aldığı bölgeler, geçmiş hasar kayıtları, vs değer kaybına etki edecek faktörler dikkate alınarak belirlenmiştir.<br> \tAnayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra genel şartlar ile ekindeki formüllere göre yapılan tazminat hesabının yasal dayanağı kalmamıştır. Bu durumda Yargıtay yerleşik içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra genel şartlar ile ekindeki formüllere göre yapılan tazminat hesabının yasal dayanağı kalmamıştır. Bu durumda Yargıtay yerleşik içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre; karar dayanak yapılan 30.03.2022 tarihli değer kaybı bilirkişi raporunun içeriğinden de anlaşılacağı üzeri; başvuranın aracının hasarsız haldeki ikinci el piyasa değeri ile aracın onarımından sonraki ikinci el piyasa değeri arasındaki fark nedeni ile araçta oluşan değer kaybının 14.375,00 TL olduğu (bakiye: 13.927,46 TL) belirlenmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişinin, başvuruna ait aracın değer kaybını, aracın marka ve modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, donanımı, aracın hasar aldığı bölgeler, geçmiş hasar kayıtları, vs değer kaybına etki edecek faktörler göz önüne alınarak hesaplamış olması, usul, yasa ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygundur. Bu şekilde hükme esas bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğundan davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf nedenlerin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davalı ... A.Ş. vekilinin hükmedilen ikame araç bedeline ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Keza, 2918 Sayılı KTK'nin 91-101.maddelerinde ... düzenlenmiştir. ..., motorlu bir aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitlerle sigortalamaktadır. Hasar veren aracın trafik sigortacısı,  işletenin 2918 sayılı KTK.nun 85/1. madde hükmünde yazılı hukuki sorumluluğunu aynı Kanun’nun 91/1. maddesi uyarınca üstlenmiş olup, gerek 85/1. madde hükmü, gerekse zorunlu trafik sigortası poliçesi genel şartları gereğince, ölüm veya cismani zararlar yanında bir şeyin zarara uğraması halinin teminat kapsamında olduğunu öngörmüş bulunmaktadır.<br> Dolayısıyla, aracın uğradığı hasar, değer kaybı ve çekici ücreti gibi giderler gerçek ve doğrudan zararlar olup teminat kapsamında kalırken, ikame araç gideri (araç mahrumiyetine bağlı kazanç kaybı) gibi dolaylı zararları teminat dışındadır. Dava konusu uyuşmazlıkta yazılı şekilde davacının ikame araç gideri (araç mahrumiyetine bağlı kazanç kaybı) ilişkin zararı yönünden  davalı ... Sigorta A.Ş.'nin zarardan sorumlu olmadığı, keza ilk derece mahkemesince de bu konuda davalı aleyhine hüküm kurulmadığından, bu konudaki istinaf başvurusu yersiz bulunmuştur.<br>Davalı ... A.Ş. vekilinin hükmedilen faiz başlangıç tarihne ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>  Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. <br>Davacının, dava açmadan önce davalı sigorta şirketine  09.11.2020 tarihinde bir başvuruda bulunduğu dikkate alındığında, ilk derece mahkemesi kararında yazılı şekilde, davalının lehine olacak biçimde 07.01.2021 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerinde görülmemekle, birlikte istinaf edenin sıfatı dikkate alındığında davalı tarafın istinafı haksız bulunuştur. <br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 994,11 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 256,16 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 737,95‬ TL harcın davalı ... A.Ş.'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 07.11.2024<br><br>       ...  \t\t\t     <br>      Başkan               Üye              Üye                     Katip 1<br><br><br><br><br><br><br><br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"608d9e570bafe788","SID":"98c8d6a0d65bc9a6"}}