{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1135 - 2024/1744<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br>  <br>DOSYA NO\t: 2024/1135 <br>KARAR NO\t: 2024/1744<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: ... Esas<br>DAVACI\t: ...  -     <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ<br>\t\t <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 17/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:17/10/2024<br><br>... Asliye Ticaret mahkemesi ... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİALARIN ÖZETİ                                                                                                   :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkil ...'ın, ... Mah. 40. Sk. 1-C .../... Adresinde bulunan ...-Restaurant-Lokanta faaliyeti yürüttüğünü, işletmesine sigorta şirketiniz ile anlaşarak 03/12/2022 tarihinde ... poliçe numaralı iş yeri paket sigorta poliçesi yaptırdığını, 06/02/2023 tarihinde meydana gelen deprem felaketi nedeni ile sigortalı iş yerinde bulunan tüm eşyaların telef olduğunu, telef olan eşyaların, sigorta poliçesine istinaden sigorta tazminatlarının alınması için başvurduğunu, başvuru sonucu sigorta şirketinin,  müvekkiline poliçe teminat bedelinin yalnızca bir kısmını ödediğini, kalan kısmını ödemekten kaçındığını, 06/02/2023 tarihli deprem sonrası artçı   depremlerin  meydana gelmesi nedeni ile denizin taştığını, müvekkilinin sigorta şirketine ulaşması üzerine sigorta şirketince deniz taşması nedeni ile sigorta teminat bedelinin ödeneceğinin ifade edildiğini ancak ödemenin kısmi şekilde yapıldığını,  şehirde coğrafik anlamda yüksekte olmamaları nedeni ile zemin sıvılaşması, yer kayması gibi bir çok doğal afet  meydana geldiğini, tam ödeme yapılmaması nedeniyle maddi anlamda güçlükler yaşadıklarını, müvekkilinin sigorta şirketi elemanları ile görüştüğünü, poliçeyi yükselttikleri takdirde söz konusu teminatlardan yararlanacağını beyan etmeleri üzerine poliçelerinin teminat limitlerini yükselttiklerini, poliçe teminat limit yükseltme işlemi için sigorta şirketine ek ödeme yapıldığını, deprem neticesinde , söz konusu sigortalı işletme  içerisinde eşyaların büyük ölçüde hasar aldığını, müvekkili işletmesi  için çıkabilecek masrafın tespiti için sigorta firması tarafından gözlemlenmesi adına Türkiye Sigorta tarafından gönderilen experlerin iş yerini görerek zararının belirlenmesi için iletişime geçtiklerini, müvekkilinin ekspere tüm faturalarını sunduğunu ve hasar dosyasını oluşturduğunu, gelen eksper raporuna istinaden müvekkiline hem zayi olan dükkan ile alakalı hemde zayi olan dükkanda ki ürünlerle alakalı  bir ödeme yapılmadığını, ''maddi bir zarara rastlanmamıştır'' şeklinde talepleri reddedildiğini, müvekkilinin iletişimi sonrası sigorta şirketince herhangi bir karşılık verilmediği ve ödenmesi gereken tazminat tutarı olan  deprem kaynaklı ödeme  yapılması hususu poliçede belirlenmesine rağmen müvekkiline ödenmesi gereken poliçe tazminat bedeli ödenmediğini açıklanan nedenlerle davanın kabulünü; müvekkiline şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL 'nin  poliçe sigorta  bedeline ilişkin eksik kısmın hesaplanarak ödenmesini, davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallara ve banka hesaplarında bulunan paralara müvekkilinin alacağı oranda ihiyati haciz ,bunun kabul görmemesi halinde ihtiyatı tedbir konulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı sigortalı ile müvekkil arasında akdedilen ... numaralı poliçe ile aralarında bir TÜKETİCİ ilişkisi doğduğunu, işbu nedenle huzurdaki yargılama için görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri değil Tüketici Mahkemeleri' olduğunu, davanın GÖREVSİZLİK nedeniyle red edilmesi gerektiğini, bununla birlikte davacının talebi 88.949-TL olduğunu ancak davacı davasını belirsiz olarak ikame ettiğini, belirsiz alacak davası açmasında hukuki hiçbir menfaati olmadığı için taleplerin usulden reddi gerektiğini, söz konusu hasarın, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sonucu oluşan zemin salınımının etkisine bağlı olarak meydana gelmiş olduğu hususunda görüş ve kanaate varıldığını, sigorta bedeli, sigorta değerinden yüksek olduğu için aşkın sigorta söz konusu olduğunu, poliçe incelendiğinde; Deprem teminatının %100 sigorta bedeli üzerinden %80'inin sigortacı, %20'sinin ise sigortalının uhdesinde kalmak üzere müşterek olarak verilmiş olduğu görüldüğunu, deprem teminatı kapsamında meydana gelebilecek hasarlara ilişkin uygulanacak muafiyet oranı, sigortacının sorumlu olduğu kısım üzerinden %2 olarak belirlendiğini iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                        :<br>... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası 03/05/2024 tarihli ara kararı ile; İhtiyati haciz, alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, alacağın varlığına dair yaklaşık ispat mahiyetinde bir bilgi belge sunulmadığı, yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ    :<br>Davacı vekili istinaf talebi ile;ilk derece mahkemesince verilen ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların alacakların tahsilini imkansız hale getirmek maksadıyla taşınmaz ve taşınırlarını elden çıkarma olasılığı hayatın olağan akışında çok yüksek bir ihtimal olduğunu, davalıların dava sonucu hükmedilecek tazminatın ödememek için bir çok yola başvurabileceğini, bu nedenle davalıya ait taşınır ve taşınmaz mallara ihtiyati tedbir şerhi konulmasına” karar verilmesine ilişkin olarak ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesi gerektiğini, zira aksi halde davalı tarafça mahkemenizce hükmedilecek tazminatı ödememek için  mallar üzerinde hukuki işlem yapılarak müvekkilin  maddi /manevi tazminat hakkını zorlaştırmak veya imkansız hale getirmek amacıyla tasarrufta bulunacakları izahtan vareste iken, Mahkeme tarafından verilen bu kararın kaldırılması talebi ile ret kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER                                                                                                                     :<br>... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası 03/05/2024 tarihli ara karar sayılı dosyası<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE                                        :<br>Dava, tazminat davası niteliğinde olup, istinaf konusu uyuşmazlık davacının ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir.<br>Davacı vekili, müvekkiline ait iş yerindeki eşyaların davalı şirketince İşyeri Paket Sigorta Poliçesi kapsamında sigorta edildiği, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem sonucu eşyaların telef olması sebebiyle davalı sigorta şirketinin kısmi ödeme yaptığı belirtilerek bakiye zararın tazmini ile ihtiyati tedbir ve haciz kararı verilmesi talep edilmiştir.<br>Mahkemece, 03.05.2024 tarihli ara kararla, davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İşbu ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf incelemesi HMK'nun 355.maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.<br>2004 sayılı İİK'nun 257. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz hukuki himaye tedbirinin işlerlik kazanabilmesi için ortada bir para borcu bulunmalı, buna ek olarak yasada belirlenen diğer koşullar gerçekleşmelidir.<br>Bir başka hukuki himaye tedbiri olan ihtiyati tedbir ise genel olarak 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Değinilen madde kapsamında, “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” genel tanımına yer verilmiştir.<br>Her iki tanımdan da anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz kurumu para alacaklarına, ihtiyati tedbir kurumu ise dava konusuna ilişkin olarak güvence sağlamaktadır.<br>1-İhtiyati Haciz Talebi yönünden; 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır. 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterli olduğu gibi, borçlunun gerçek kişi veya tüzel kişi olması şeklinde bir ayrım da söz konusu değildir.<br> Somut olayda, davacı tarafın tazminat talebine konu alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, bu haliyle ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, bu nedenlerle  ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddine reddine dair ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.<br>2-İhtiyati Tedbir Talebi yönünden; İhtiyati tedbir kurumu genel olarak 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Değinilen madde kapsamında, “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” genel tanımına yer verilmiş olup, eldeki davanın konusunu ise sigorta poliçesi kapsamındaki bir miktar tazminat talebi oluşturmaktadır. Para alacakları, kanun koyucu tarafından  ihtiyati tedbirin özel bir hali olarak düzenlenen ihtiyati haciz talebine konu edilebilir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir,<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle, İlk Derece Mahkemesi'nce  verilen ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t\t      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince talep eden vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından BU KONUDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA<br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak  17/10/2024 tarihinde karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46c26d434bf6032b","SID":"212415cdb233df24"}}