{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/3937 <br>KARAR NO: 2024/4100<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/06/2024<br>NUMARASI: 2023/651 Esas -  2024/478 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar sebebiyle )<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 352.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi sebebiyle, Davalı Borçlu tarafından;18/05/2020 tarihinde, Zeytinburnu ilçesi, ... Cad adresinde, 07/05/2020 tarihinde Küçükçekmece ilçesi, ... mah. ... Cad.  No: ...  adresinde yapılan çalışmalar sırasında maddi hasar oluştuğu, meydana gelen  tesis hasarı ve enerji kesintisinin müvekkil şirketin yüklenici  şirketi tarafından giderildiğini, bu durumun müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, davalı tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine  hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz de dahil olmak üzere toplam, 11.191,36 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ..., ... esas sayılı  dosyaları ile  ilamsız takibe geçilerek borçluya  ödeme emri gönderildiğini, ancak ödeme emrini tebellüğ eden borçlunun; takibe konu borca, borç miktarına, külliyen itirazla takibi durdurduğunu, borçlu tarafından her ne kadar takibe, borca, borç miktarına külliyen itiraz etmiş ise de söz konusu hasara davalı tarafın ihmalinin neden olduğunu, tüm bu nedenlerle davalı tarafından İstanbul ...icra Müdürlüğüne başlatılan haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile takiplerin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağların %20'sinden aşağı olmamak üzere  davalı borçlunun; icra  inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; İcra dosyasında başlatılan takipte müvekkil idarenin borçlu gösterildiğini, takibe konu borçtan idarenin sorumlu olup olmadığı, talep edilen bedelin kadri marufunda olup olmadığı hususlarının yargılama gerektirmekte olduğundan işbu takibe süresi içerisinde itiraz edildiğini, itirazlarında takibe konu borçtan müvekkil idarenin sorumlu olduğu sonucuna ulaşmanın mümkün olmadığını,  takip başlatılan icra dosyalarındaki hasarların her birinin farklı firmalar tarafından verilmiş olması ve kim tarafından verildiği hususu taraflar arasında ihtilaflı olmasından dolayı itiraza konu herbir icra dosyasının ayrı yargılama gerektirmesi sebebiyle  tefrik edilmesini,  görev itirazında bulunduklarını, işbu davada adli yargı idari yargı yolu uyuşmazlığının söz konusu olup, tam yargı davası niteliği olan davalarda  yargı yolu idare mahkemesi olduğunu, yargı yolu itirazlarının yanı sıra adli yargı yolu  açısından da görev ve iş bölümü itirazsında bulunduklarını, davanın mahkeme tarafından ticari nitelik arz ettiğinin kabul edilmesi ihtimalinde davacının dava şartı olan arabuluculuk hükümlerinde düzenlenen şartları yerine getirmesi ve ticari arabuluculuğa başvurması gerekeceğini, söz konusu adreste idarelerinde personelinin herhangi bir çalışması bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazı  bulunduğunu, dava ve hukuki menfaat şartı olmadığını, davacı tarafça açılan davanın hukuki mesnetten y oksun olduğunu, icra takibine itirazları sebebiyle  idare aleyhine açılan bu davanın haksız fiile dayalı olduğunu, esasa ilişkin olarak ise dava konusu hasarın bizzat müvekkil idare tarafından verilen bir hasar olmadığını, söz konusu hasarın gerçekleştiği yerlerde idareleri tarafından bizzat herhangi bir çalışma yürütülmediğini, herhangi bir çalışma yapılmış ise de idarelerinin dava dışı üçüncü kişilerce verilen zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının dava  dilekçesinde ispat yükümü kapsamında davayı ispat etmeye yetecek delil sunmadığını, davacının söz konusu hasarın meydana gelmesinde  kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevut tesisatını yasada belirlenen şekilde  döşemediği, bu nedenle zaman zaman tesisatlarına zarar verilesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiğini, davacının icra inkar tazminatı istemine itiraz ettiklerini, tüm bu nedenlerle öncelikli olarak  müvekkil idare ilgili biriminden gelen yazı cevabı doğrultusunda davanın ... A.ş+ ... İnş. A.Ş adi ortaklığına ihbarına, davanın öncelikli olarak usulden reddine, dava usule ilişkin sebeplere reddedilmediği takdirde esasa ilişkin nedenlerle reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davacının faiz, icra inkar tazminatı ve sair tüm istemlerinin reddine,  karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; \"... sonuç olarak; davacı tarafın dava konusu hasarlara ilişkin olarak yalnızca karşılığında ödeme yaptığını ve ücret ödemek zorunda kaldığını kanıtladığı zararlarını talep edebileceği, dosyada buna ilişkin herhangi bir ödeme makbuzu vb. belge sunulmadığı için davacının oluşan hasarlara ilişkin yalnızca 78,30.-TL + KDV= 92,39.-TL’lik malzeme bedelini talep edebileceği anlaşılmış olup itirazın kısmen iptali ile  takibin 92,39 TL asıl alacak, 3,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 95,76 TL üzerinden devamına karar vermek gerekmiş, dava konusu likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine.... ....1-Davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 92,39 TL asıl alacak, 3,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 95,76 TL üzerinden devamına fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,  ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporuna karşı sundukları itirazlar karşılanmaksızın hüküm kurulduğunu,  davalı tarafından meydana getirilen hasar giderilirken ortaya çıkan montaj bedeli, araç ve personel bedeli ve hasarın sebebiyet verdiği etüd koordinasyon bedeli, eşik kesinti süresi aşım bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli alacaklarının da hasara neden olan davalı tarafından tazmin edilmesi gerekmekteyken, işbu bedellerin alacak kalemimine dahil edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının haksız fiili ile sebep olduğu bu zararların da tazmin edilmesi gerekirken mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ve  alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiil sebebiyle uğranılan maddi zararın tazmini için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 28.250,00 TL'ye çıkartılmıştır.Bu durumda, davacının istinaf talebine konu olan 4.870,20 TL tazminat,  miktar itibariyle kesin olup, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince itirazın iptaline dair icra takibindeki dava değerinin ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, itirazın iptali yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı 6100 Sayılı HMK'nın 346/1. maddesi gereğince miktar itibariyle ret kararının mahkemesince verilmesi gerekli ise de temyiz(istinaf) merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/06/2024 tarih, 2023/651 Esas  2024/478 Karar sayılı mahkeme kararına yönelik davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda, 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89470e15a76e70a2","SID":"91e9bfa74ae90dbd"}}