{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/561 Esas<br>KARAR NO:2024/1792<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/11/2021<br>NUMARASI:2020/647 E. - 2021/848 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  ... sayılı dosyası ile müvekkil firma aleyhine kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi başlatıldığını, takip mesnedi çek üzerinde müvekkil firmanın adı ve imzası mevcut olmadığı halde alacaklı olduğunu iddia eden şirketin neye istinaden bu icra takibini başlattığını, müvekkilinin icra dosyasında alacaklı görünen şirketle çek muhteviyatı borca ilişkin bir ticari alışverişi olmadığını,  müvekkilin bu mağduriyetine engel olmak açısından, dava karara bağlanıncaya kadar öncelikli olarak, teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalını haksız ve kötü niyetli dava konusu icra takibinden dolayı % 20 ' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının, davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin, ticari ilişki nedeni ile müvekkiline ciro edildiğini, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olup, kambiyo evrakları illetten mücerret olduğu nedeniyle davacı ve cirantalar arasındaki hukuki ilişkinin müvekkilimi bağlamayacağı nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, dava konusu çekin, müvekkilinin gerçekleştirdiği ticari ilişki neticesinde ciro edilmiş olup, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil durumunda olduğunu, kambiyo evrakları illetten mücerret olması nedeniyle senedin ne şekilde diğer cirantalara verildiğini bilmesi mümkün olmamakla birlikte çekte cirosu bulunan kendisinden önce gelen ciranta vizyon endüstriyel mutfak ekip ve .... Şti. ile aralarındaki cari hesap ilişkisi neticesinde ilgili çekin müvekkile verilmiş olup, diğer şirketlerin arasındaki hukuki ilişkinin müvekkilini bağlamayacağının da ortada olduğunu, kambiyo senedinde imzası bulunan herkesin hamile karşı sorumlu durumda olduğunu ve müvekkilinin takip haklarını etkilemediğini, müvekkilinin davaya konu çeki ticari faaliyetine karşılık elinde bulundurduğunu, çeki alacağına karşılık iktisap ettiğini, müvekkiline karşı borçlu olduğunu kabul eden karşı tarafın ikame ettiği davanın reddine, davacının % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ve para cezasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; \"Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça dava konusu çeke ilişkin hiçbir ticari alışverişlerinin olmadığını ayrıca alacaklı görünen şirkete hiçbir borçlarının olmadığını bu nedenle dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemiyle dava açılmış olup, davalı şirketin bu çeki çekte cirosu bulunan kendisinden önce gelen ciranta ... Şti. İle aralarındaki cari hesap ilişkisi neticesinde kendisine verildiğini, davacı şirketle aralarında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığı iki tarafın da kabulünde olduğu, dava konusu bonoya ilişkin davalı tarafından ... sayılı icra dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından dava konusu  çekin haklı olarak iktisap edildiğini ispata yarar belge ve ticari kayıtların sunulmadığı anlaşılmakla, düzenlenen dosya kapsamına uygun denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ile de davacı taraf ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı sabit olup, dava konusu çekin taraflar arasındaki mevcut ticari bir ilişki neticesinde  davalının eline geçmediği anlaşıldığından davacı tarafın dava konusu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığı anlaşılmakla Davacı .....Şti.'nin  ... sayılı icra dosyasında takip konusu alacaklısı davalı şirket borçlusu ....Şti Olan 01/08/2019  tarihli, 65.000,00-TL bedelli, ... seri numaralı çekten dolayı davalı .... Şti.'ye borçlu olmadığının tespiti \"şeklindeki gerekçeleri ile;Davanın KABULÜ ile, davacının ...   Sayılı icra takibine konu ... (... BANKASI A.Ş.) ... Şubesi ... IBAN numaralı “.... ŞTİ..”” hesabına ait, ... seri numaralı, “.... ŞTİ.” emrine yazılmış, keşide yeri “İSTANBUL” ve tarihi “01/08/2019” olan 65.000-ALTMIŞ BEŞ BİN TL bedelli çekten dolayı İİK 72. Maddesi uyarınca  BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı ve para cezası talebinin reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava dilekçesinde, teminat karşılığı icra dosyasına giren paranın alacaklı müvekkil şirkete ödenmemesine ilişkin tedbir talep edildiğini daha sonrasında  tedbir talebinin kaldırılmasını talep ettiğini, davacı taraf ile aralarında ki anlaşma gereği icra dosyasında yer alan 76.700,00 TL tutarındaki paranın  taraflarına verildiğini, davaya konu icra takibi olan .... sayılı icra dosyasında davacı borçlu adına davalı tarafından  gerçekleştirilen haciz işlemi sırasında istihkak  iddia eden  .... Şti. tarafından dosya borcu ikrar edilerek protokol yapıldığını ve tarafa dosya borcuna istinaden bono verildiğini, davacı taraf ile organik bağı bulunan ... firması tarafından dosya borcu ikrar edilerek tarafa bono verildiği, davacı şirket tarafından tedbir kararının kaldırılmasının talep edildiğini, dosyaya yatırılan paranın taraflarına geçmesinin sağlandığını,  davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, usuli itirazlara bir değerlendirme yapılmadan, davanın esasına girildiğini usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılması gerektiğini,  davaya konu olan çekin müvekkil şirkete ticari ilişki neticesinde ciro edildiğini, müvekkil şirketin  söz konusu çekin iyi niyetli meşru hamili olduğunu, bilirkişi incelemesinin dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine (...) ait olup olmadığı yönünde olduğunu,  bilirkişilerce yapılan  inceleme davacı şirket yetkilisi ...'in imzasının mevcut mukayese imzalarına ilişkin olarak yapıldığını, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğuna dair bir inceleme yapılmadığını, yerel mahkemece yapılan incelemenin eksik olduğunu, mahkemece yapılan itirazların dikkate alınmadığını, davaya konu çeki davacı şirketten değil .... Şti. firmasından ticari ilişki neticesinde ciro edilerek devraldığını, istinaf başvurusuna konu kararın dayanağı dava dosyasında mübrez 06.08.2021 tarihli bilirkişi raporu olsa da söz konusu rapora dayanılarak hüküm kurulmasının kabulü mümkün olmadığını, bilirkişi raporu gerekli dikkat ve özen gösterilmeksizin yeterli inceleme yapılmaksızın tanzim edildiğini, davacının çekinden önceki çeklerinin ve davacı şirketin 01.01.2019 ile 26.01.2021 tarihleri arasında şirket genel kurullarında atılan imzaların da incelemeye konu edilip bu incelemenin grafoloji dalında üç kişilik uzman bilirkişi heyeti ile yapılması gerektiğini, imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olmadığı düşünülse de imza incelemesine konu olan çek, borçlu şirket yetkilisi tarafından kendi adına başkasına imzalattırıldığının kabulü gerektiğini, davacının  davaya konu senetlerin altındaki imzanın sahte olduğunu iddia etmesine rağmen söz konusu senetlere ilişkin yapılan icra takibinde borca veya imzaya itiraz etmediğini,  ayrıca iddia ettiği sahteliğin suç oluşturması nedeniyle C. Savcılığa herhangi bir suç duyurusunda dahi bulunmadığını, davanın takip tarihinden  17 ay sonra açıldığını müvekkilinin alacağını engellemeye çalıştığını, davacının iddia ettiğinin aksine davaya konu olan senetler altındaki imzanın sahte olmadığı ve davacının iş bu davayı kötü niyetle açmış olduğunu, istinaf incelemesi neticesinde hukuka aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın usulden reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, İİK.  72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.... sayılı dosyasında, alacaklı tarafından borçlu aleyhine  ... (... A.Ş.) ... Şubesine ait  ... seri numaralı, davacının lehtar, davalının  hamil olduğu   “01/08/2019” keşide tarihli    65.000 TL. bedelli bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı  icra takibi başlatılmıştır.Davacı taraf icra takibine konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını davalı taraf  dava konusu çekin ticari ilişki nedeniyle ciro yolu ile devraldığını iyi niyetli meşru hamil olduğunu ileri sürmektedir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı  Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı bilirkişiye ait  06/08/2021 tarihli raporda özetle; \"Davacı şirket yetkilisi ...'E ait imzaların; ağırlıkla alt kesimden başlayarak yukarı çekilen hattın sivri veya ilmek dönüşü ile eğimli indiği sol kesim dönüşü ve sağa uzanımlı üçgen tamamlaması ve orta kesim çizgisi suretiyle oluşturuldukları, oldukça basit tersimli, kendi aralarında varyasyonlu (polimorf-çok şekilli) yapılandırılmaları, daha ziyade geometrik görünümlü paraf hareketleri arz etmeleri hususları incelemede dikkate alınmadığını, ayrıca vergi dairesinden elde edilen 29.12.2016 tarihli dilekçedeki imzanın ise diğer imzalara göre belirgin farklılık arz etmesi nedeniyle mukayesede yararlanılamadığını, inceleme konusu 65. 000 TL bedelli çek arka yüzünde “... Şti. ...” içerikli kaşe üzerinde bulunan 1. Ciro imzasının; sol orta kesimden başlayarak yukarı kavislenen hattın soldan düz inişi takiben sivri dönüşle orta kesimden sağa seyirli gramalar, orta kesimde ilmek yükseltisi ve sola aşağı kavisle devam dönüşü ile sağa kavisli uzanım ve biri bukle, diğeri sivri olmak üzere ikili grama bitişi suretiyle oluşturulduğunu, yapılan  analizlerle görüleceği üzere inceleme konusu çekteki 1. Ciro imzası ile adı geçen davacı şirket yetkilisi ...'E ait imzalar arasında: genel biçimsellikle işleklik derecesi, alışkanlıkları, tersim biçimi, ebat, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi  itibariyle uygunluk ve benzerliklere rastlanmadığını, çekteki imzanın; davacı şirket yetkilisi ... imzalarına göre farklı formatta resmedildiğini, rapor kapsamında  belirtilen bulgulara göre; inceleme konusu 65. 000 TL bedelli çek arka yüzünde “.... Şti. ...” içerikli kaşe izi üzerinde bulunan 1. Ciro imzasının; mevcut mukayese imzalarına kıyasla adı geçen davacı şirket yetkilisi Ümit Tek'in eli ürünü olmadığı sonucuna varıldığı\" belirtilmiştir.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. Davalı istinafında her ne kadar davacı tarafından tedbirin kaldırılmasını talep ettiğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüş ise de davacının tedbirin kaldırılmasına yönelik beyanı davanın reddi için gerekçe olamaz.Davalı istinafında cevap dilekçesinde bildirdiği davacı şirketin 01.01.2019 ile 26.01.2021 tarihleri arasında şirket genel kurullarında atılan imzaların da incelemeye konu edilmesini talep ettiği halde  incelenmediğini ileri sürdüğü imzaya itiraz davasında ispat yükümlülüğü üzerinde olan davalının bildirdiği emsallerin toplanması gerektiği toplanmadan bilirkişi incelemesi yaptırılmasının yerinde olmadığı ayrıca İlçe Seçim Kurulundan çek keşide tarihinden öncesine ait olmak üzere davacıya ait imza örneklerinin celbi de gerektiği ve  davalı tarafından  istinafında yapılan haciz esnasında davacı ile bağlantılı 3. Kişi şirket tarafından icra dosyasına konu borcun kabul edildiğini ileri sürmüş olması sebebi ile 3. Kişi şirket ile davacı şirket arasında organik bağ bulunup bulunmadığının da araştırılması gerekir iken mahkemece eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, aynı bilirkişiden EK rapor alınarak ve 3. Kişi şirket ile davacı şirket arasında organik bağ bulunup bulunmadığının da araştırılarak   sonucuna göre hüküm kurulması için  dosyanın  ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2021 tarih, 2020/647 E. 2021/848 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"92822a12bbd725ef","SID":"0d5fa251e9587c35"}}