{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/978 <br>KARAR NO:2024/1502<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:27/10/2020<br>NUMARASI:2018/983 Esas -  2020/540 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/10/2024<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sigortalı dava dışı ... A.Ş ye, çalınan malın bedeli olarak 22.500 Euro ödendiğini, taşımada kullanılan aracın davalıya ait olduğunu, davalının tazminatın tahsili amacı ile yapılan takibe itiraz ettiğini beyan ile itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;kendisine ait araçta sürücü ...'nın yasalar çerçevesinde kullanarak şoförlük yapmakta iken taşınan emtiayı yerine ulaştırmadığını, sorumlunun sürücü ... olduğunu beyan ile davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Davaya konu taşımadaki mallar davacı ... şirketinin sigortalısına ait bir mal olmayıp, sigortalı ... A.ş tarafından taşınan taşınan dava dışı ... A.Ş tarafından yine dava dışı ... Şti'ye satılmıştır. Dolayısıyla rizikoya konu mallar davacı ... şirketine sigortalıya ait mallar değildir.Bu kapsamda öncelikli olarak davacı ... şirketinin kanuni halefiyet şartlarını haiz olup olmadığı ve davaya konu alacağı talep etmekte haklı olup olmadığının tartışılması gerekir.Yukarıda da anlatıldığı üzere poliçede Emniyeti Suiistimal Klozunun mevcut olduğu, söz konusu klozda sigortalıya ait para ve kıymetli evrak veya para ile ölçülebilen malları çalmak, hile dolandırıcılık veya sahtekarlık yolu ile bunlara sahip olmak sureti ile yapacakları emniyeti suiistimal hali için teminat verildiği ancak söz konusu malların davacı ... şirketinin sigortalısına ait mallar olmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde Davacı ... nın ödemesi, poliçe de yer alan Emniyeti Suistimal Klozuna uygun bir ödeme olmayıp bir hatır ödemesidir.Kanuni halefiyet için tarafların ayrıca bir ibraname veya temlik sözleşmesi yapmasına gerek olmayıp, sigorta poliçesinin hasarı ve ziyanı kapsaması ve söz konusu hasar bedelinin sigorta şirketi tarafından ödenmiş olduğunu gösteren delillerin ibrazı yeterlidir. Ancak taraflar ayrıca bir sözleşme yaparak aynı zamanda akdi halefiyet iradelerini de ortaya koymaları mümkündür. Bu nedenle her ne kadar davacı tarafın TTK 1472. Maddesi şartlarına uymadığı ve kanuni halefiyet sıfatını haiz olmadığı anlaşılmış olsa da akdi halefiyet şartlarının oluşup oluşmadığının da tartışılması gerekir.Davacı ... ile taşıyan sigortalı ... A.Ş arasında akdedilen 29/08/2016 tarihli İbraname/ Mutabakatname Ve Tazminat Makbuzu başlıklı delilin incelenmesinde dava dışı ... A.Ş'nin taşınma sırasında meydana gelen 22.500,00 Euro bedelli zarara ilişkin üçüncü şahıslara karşı olan takip ve dava haklarını, ödenen bedel tutarında... Sigorta şirketine TTK 1472. Maddesi gereğince temlik ettiğini kabul ve beyan etmiştir.Her ne kadar emtia dava dışı sigortalı ... A.Ş' ye ait olmasa da ... A.Ş tarafından mahkememizce yazılan müzekkereye verilen cevapta söz konusu zarar tutarının dava dışı...'in zararı kendilerine yansıttığını ancak söz konusu zararın cari hesap alacağından mahsup edilmek suretiyle tahsil edildiğini bildirerek, yansıtma faturası ile cari hesap ekstresini sunmuştur. Dolayısı ile zararı ödeyen ... A.Ş'nin, ödemiş olduğu zarara ilişkin olarak üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarını davacı ...'ye temlik ettiğini kabul etmek gerekir. Bu kapsamda dosya içerisindeki ekspertiz raporu, emtia bilirkişisi tarafından yapılan tespitler, ibraz edilen fatura ve cari hesap ekstresi ile tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda, davacının davalıdan 22.500 Euro talep etme hakkı olduğu, davacının davalı tarafı temerrüte düşürdüğüne dair herhangi bir delil ibraz etmediği ve işlemiş faiz talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır. Davalı tarafın tacir sıfatını haiz olmaması ve talebin TBK 183. Maddesi uyarınca kazanılan akdi halefiyete istinaden ileri sürülmesi ve zararın  haksız fiil hükümleri kapsamında doğmuş olması nedeniyle görevli mahkemenini Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu düşünülse de yargılama kapsamında TTK 1472. Maddesinin de tartışılması ve sonuca bağlanması gerekçesiyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile  davalı borçlu ...'in  ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın Kısmen kabulü ile takibin 22.500,00 Euro üzerinden devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanan 4a maddesi uyarınca Kamu Bankalarının 1 yıl süre ile Euro mevduatına açtığı en yüksek oranda faiz uygulanmasına, alacağın likit olmaması nedeniyle İcra İnkar Talebinin reddine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eldeki davanın  haksız fiilden kaynaklanan bir uyuşmazlık olması, davanın her iki tarafınında ticari işletmesini ilgilendiren bir dava olmaması ve müvekkilinin gerçek kişi olduğu düşünüldüğünde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, davacı ...  A.Ş. Tarafından sigortalısı ... A.Ş.'ye yapılan ödemenin emniyeti suistimal klozu deerlendirildiğinde sigorta poliçesi kapsamında yapılan bir ödeme olmayıp, bir hatır ödemesi olduğunu, davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanmış olan sigorta poliçesi sigortalının kendine ait olan malları teminat altına aldığını  ancak sigortalının taşımasını üstlenmiş olduğu malların güvencesini kapsamadığını, bu anlamda yapılan ödemenin sigorta poliçesi kapsamında olmayıp, davacı tarafından söz konusu mallarda meydana gelmiş olan zararın müvekkilinden tahsilini talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, meydana gelen zararın sigorta kapsamında kalması ve sigortacı tarafından sigorta kapsamında kalan bir mala gelen zararın tazmin edilmiş olması gerektiğini, eldeki davada malların sahibi (gönderici) ... A.Ş. Alıcısının ise .... Şti. olduğunu,  söz konusu malların sigortalı ...'a ait olmayıp, davacı tarafından yapılan ödemenin de sigorta kapsamında yapılmış bir ödeme olmadığını beyanla İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilmiş olan kararın kaldırılmasına, aksi kanaat hasıl olması halinde ise yerel mahkemece verilmiş olan kararın yapılacak olan istinaf incelemesi sonucu ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇ:Dava; sigorta şirketince yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda davanın  kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı, davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu ve dava dışı sürücü hakkında İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin 2017/3535 Esas sayılı takip dosyasında \"sigortalı ... A.Ş ile aralarındaki taşıma sözleşmesi gereği ... adlı sürücünün ... - ... plakalı tır (ruhsat sahibi ...) ile emtiayı İstanbul/Hadımköy'den Tuzla'ya nakletmek üzere teslim alıp, emniyeti suistimal yoluyla çalması sonucu  sigortalının uğramış olduğu zarar sebebiyle sigortalıya ödenen tazminatın rücu talebi\" sebebine dayalı olarak 22.500 Euro asıl alacak, 299,59 Euro işlemiş faizin tahsili istemiyle 08.02.2017 tarihinde  ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine icra takibi durmuştur.Davacı tarafından, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. Maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davanın dayanağı olan 01/07/2016 başlangıç-01/07/2017 bitiş tarihli yurt içi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesine göre sigortalının dava dışı ... A.Ş, araç başı teminat limitinin 150.000,00 USD olduğu, 3. Şahıslara ait emtianın sigortalıya ait öz mal olan veya olmayan araçlar ile sigortalının işlettiği depolardan veya 3. Şahıslara ait diğer lokasyonlardan müşteriye teslimi için yapılan yurtiçi taşımaların sigorta kapsamına alındığı, söz konusu poliçede yer alan emniyet suistimal klozu ile sigortacının, sigortalının emrinde ve hizmetinde çalıştırdığı ve doğrudan sigortalının bordrosuna kayıtlı kişi veya kişilerin veya taşeron şoförlerinin sigortalıya ait para ve kiymetli evrakını veya para ile ölçülebilen mallarını çalmak, hile ve dolandırıcılık veya sahtekârlık yolu ile bunlara sahip olmak suretiyle yapacakları emniyeti suiistimal halleri  için teminat verildiği anlaşılmaktadır.Dosya kapsamına göre  dava dışı satıcı-gönderen ....A.Ş'ya ait malların dava dışı alıcı .... Şti.'ne nakliyesine  ilişkin olarak  dava dışı sigortalı ... A.Ş ile davalı taşıyıcı arasında imzalanan taşıma sözleşmesi kapsamında malların 10.08.2016 tarihinde davalının sahibi olduğu dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ...-... plakalı araca yüklendiği, taşınan emtianın alıcısına teslim edilmediği, zarar tutarının dava dışı satıcı tarafından akdi taşıyıcı ... A.Ş'ye fatura edilmesi üzerine zararın cari hesap alacağından mahsup edilmek suretiyle tahsil edildiği, davacı ... tarafından 26.08.2016 tarihli ekspertiz raporunda tespit edilen hasar bedelinin 01.09.2016 tarihinde sigortalıya ödendiği ve sigortalı tarafından da makbuz ve ibraname belgesi düzenlenerek üçüncü şahıslara karşı olan takip ve dava haklarının  ödenen tazminat miktarına kadar davacı ... şirketine temlik edildiği ihtilafsızdır. Dava, dava dışı sigortalı ile davalı fiil taşıyıcı arasında yapılan taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan malın alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle sigortalı tarafından karşılanan zararın, davacı ... şirketine yöneltilmesi üzerine sigortalıya ödeme yapmak  suretiyle  üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların temlik alınmasından  kaynaklanmakta olup, uyuşmazlık taşıma sözleşmesine ilişkindir. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4. Maddesi  uyarınca TTK'da düzenlenen taşıma sözleşmesine ilişkin dava, mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan  görevli mahkemenin tayininde davanın  her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması ve tarafların tacir olup olmamasının bir etkisi bulunmamaktadır. Buna göre taşıma sözleşmesinde özel görevli mahkeme ticaret mahkemesi  olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf istemi  yerinde görülmemiştir.TTK'nın 875/1. Maddesine göre taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. TTK'nın 879.maddesine göre taşıyıcı, kendi adamlarının ve taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın \"fiili taşıyıcı\" başlıklı 888/1. Maddesinde taşımanın, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiilî taşıyıcı tarafından yerine getirildiği takdirde bu kişinin eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumlu olduğu, TTK'nın 876.maddesinde zıya, hasar ve gecikmenin, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmesi veya TTK'nın 878/1. Maddesinde sayılan hallerden birinin bulunması halinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı düzenlenmiştir. Somut olayda dava dışı sigortalı akdi taşıyıcı ... A.Ş. ile davalı arasında imzalanan taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan emtia alıcısına teslim edilmemiş olup, davalı fiili taşıyıcının, dava dışı satıcıda meydana gelen zararı cari hesap alacağından mahsup etmek suretiyle  karşılayan dava dışı sigortalı ... A.Ş'ye  karşı sorumluluğu bulunmaktadır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Teminat kapsamına ve poliçe hükümlerine uygun olmayan ödemeler ex gratia ödeme (hatır ödemesi) mahiyetinde olduklarından halefiyet kapsamında değerlendirilemezler. Ancak bu ödemeyi yapan sigortacı sigortalısından, zarar sorumlusuna karşı olan dava hakkını Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK)  183. ve devamı maddeleri kapsamında alacağın temliki yoluyla devralmışsa rücu hakkına sahip olabilir.Eldeki uyuşmazlıkta davaya dayanak sigorta poliçesinde yer alan emniyeti suiistimal klozu ile sigortalıya ait para ve kıymetli evrak veya para ile ölçülebilen malları çalmak, hile dolandırıcılık veya sahtekarlık yolu ile bunlara sahip olmak sureti ile yapacakları emniyeti suiistimal hali için teminat verilmiş ise de sigorta örtüsü altına alınan malların dava dışı sigortalıya ait mallar olmadığı, bu nedenle zararın teminat dışı olup, sigortalıya yapılan ödemenin ex gratia  ödeme olduğu açıktır. Bununla birlikte davacı ... şirketinin dava dışı sigortalı ... A.Ş'nin zararını karşıladığı ve davaya konu tazminata ilişkin TBK'nın 183.maddesi anlamında yazılı ve hakların temlik alındığına dair ibraname, mutabakatname ve tazminat makbuzu başlıklı belge sunduğu gözetildiğinde alacağı temlik alan davacı ..., sigortalıya ödediği ve bilirkişi raporu ile  kadri maruf bulunan  zarar bedelini davalıdan talep hakkına sahip olup, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 6.097,33 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 1.524,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.573,03 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b4c75ab53a2b60b8","SID":"1f276a1408b457e6"}}