{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2024/1129 <br>KARAR NO:2024/1154<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/05/2018<br>NUMARASI:2016/1407 Esas, 2018/587 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ:24/10/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 2022/1839 E - 2022/104 K sayılı kararıyla, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. Maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş olup, bu karara karşı davacı vekili tarafından yapılan temyiz başvurusu neticesinde Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/179 E - 2024/2339 K sayılı 27.06.2024 tarihli kararıyla Dairemiz kararının bozulması üzerine HMK'nın 373/3. Maddesi gereğince duruşma açılarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşmeler ile montaj işlerinin yapımının kararlaştırıldığını, düzenlenen faturalar kabul edildiği halde bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, dava konusu bedelin teminat olarak tutulmasının mümkün olmadığı gibi davalı tarafından müvekkilinin borçlu, üçüncü şahsın alacaklı olduğu ... sayılı dosyası üzerinden gönderilen haciz ihbarnamesi gereği yedi gün içinde ödeme yapılmadığını, beyanda da bulunulmadığını ileri sürerek takibe vaki itirazın 346.814,17 TL bakımından iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili ile davacı arasında düzenlenen sözleşmenin 7. maddesi  uyarınca davacının hakediş bedeline hak kazanabilmesi için işin dava dışı iş sahibi ve müşavir tarafından kabul edilmesi gerektiğinden bakiye iş bedelinin muaccel olmadığını, öte yandan dava dışı ... tarafından davacı aleyhine kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle müvekkiline haciz ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkilinin davacı şirkete olan borcunu bu dosya alacaklısına ödediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesince; davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 346.814,17 TL alacağı bulunduğu, ancak davalının ... sayılı takip dosyasından gönderilen haciz ihbarnamesi uyarınca takip dosyasının alacaklısı 3.kişiye toplamda 340.754,48 TL ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 6.059,69 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında, davalı tarafından üçüncü kişiye yapılan gayri resmi ödemelerin geçersiz olduğunu, üçüncü şahsa doğrudan yapılan ödemelerin geçerli bir ödeme olarak davalının borcundan mahsup edilemeyeceğini, bu durumun İİK'nın 89. maddesine aykırı olduğunu, tarihte herhangi bir ödeme mevcut olmadığını, takip ve davadan sonra 3. kişi ... ile işbirliği içerisinde delil oluşturmak maksadıyla harici tahsil beyanlarında bulunduklarını, icra dosyasına bir resmi ödeme bulunmadığını, ayrıca ... tarafından bu dönemde müvekkili aleyhine haciz işlemleri de yapıldığını, \"kötü ödeyen iki kez öder prensibi\" gereğince davalı tarafından bu şekilde ödeme yapmasının müvekkilini bağlamayacağını, davalı şirketin dava açıldığı tarihte 3.kişinin alacaklı olduğu takip dosyasından gönderilen haciz ihbarnamesinde bir cevap vermemiş olduğunu, davalı şirket tarafından sunulduğu iddia edilen beyan üzerinde havale veya alındı belgesi bulunmadığı gibi sunulduğu tarihi belirlemeye elverişli bir vekalet harcı makbuzu da bulunmadığı, mahkeme tarafından resmi olarak sunulmamış bir cevaba istinaden, tarihi araştırılmaksızın karar verildiğini, haciz konulan alacağın haciz koyan merciye veya kuruma ödemeyle son bulacağını, İİK'nın 89/1.maddesinin kişilere kamu gücünü kullanıp alacığı temlik alma yetkisi tanımadığını, yeddinde bir mal veya alacak bulunan davalının haczedilen şeyi icra dairesine vermekle borçtan kurtulacağını, kanuna aykırı olarak dava dışı 3.kişi ile yapılan sözleşmenin hükümsüz olduğunu, ayrıca ileride doğacak muhtemel bir hakkın haczinin mümkün olmadığını, müvekkili tarafından icra takibi başlatıldığında davalının haciz ihbarnamesi gereği ödeme süresi dolmuş olmasına rağmen ödeme yapılmadığını, ancak müvekkilinin başlatıldığı takibe itiraz ettiğini, ayrıca davalı tarafından 3.kişiye yapılan ödemeler geçerli kabul edilse dahi, yapılan ödemeler dava açıldıktan sonra yapıldığından davalının yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve icra inkar tazminatından sorumlu tutulması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı şirket aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafında, ihbar olunan ... ile yapılan 19/12/2016 tarihli protokol ile haciz ihbarnamesine ilişkin kendisine ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını ve ...'in ödemelere ilişkin bilgilendirmeyi icra dosyasına yapacağını taahhüt ettiğini, dava konusu bedelin tamamının yasal zorunluluk gereği ...'e ödendiğini, gerek haciz ihbarnamesi gereği yapılan ödemelerin, gerekse davacı şirkete yapılan ödemelerin müvekkili şirketini ticari defterlerinde yer aldığını, bu nedenle müvekkilinin ticari defterleri incelenerek karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ticari defterleri incelediğinde söz konusu borcun olmadığını ve borcun tamamının ödendiğini anlaşılacağını, tüm ödeme dekontları ile ilgili ticari defter kayıtlarının istinaf incelemesi aşamasında dosyaya ibraz olunacağını belirterek, kısmen kabul kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, TBK'nın 470 vd. Maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali talebine ilişkindir.Tarafların kararı istinaf etmesi üzerine, Dairemizin 06.04.2021 tarih, 2018/2011 Esas ve 2021/727 Karar sayılı kararı ile, davalının icra takibine, takip konusu  borcun tamamına, işlemiş faize ve tüm fer'ilere itiraz ettiği, borcu kabul etmediği, davaya konu takibe ilişkin borcun tamamının takip tarihi itibariyle mevcut ve muaccel olduğu hususunun yargılama sırasında belirlendiği, davalının 3.kişiye ilk ödemesini takibe itiraz süresini geçirdikten sonra 20/12/2016 tarihinde, diğer 3 ödemesini ise dava tarihinden sonra yapmış olduğu, davacının 3.kişiye ödenen bedeller bakımından da bu itirazın iptali davasını açmakta haklı olduğu, söz konusu ödemelerin davaya konu takipte tahsil ve infaz sırasında dikkate alınmaları gerektiği gerekçesi ile davalının istinaf talebinin reddine, davacının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, takibe vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 346.814,17 TL asıl alacak üzerinden devamına, hükmolunan asıl alacağın %20'si oranında 69.362,83 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Dairemizin bu kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14.04.2021 tarih, 2021/4091 Esas ve 2022/2132 Karar sayılı kararı ile, davalı yüklenicinin ... sayılı takip dosyası kapsamında İİK 89/1. maddesi gereğince 29.11.2016 tarihinde tebliğ edilen haciz ihbarnamesine itiraz etmediği ve borcun uhdesinde kaldığı, davaya dayanak icra takip dosyasına sunduğu 12.12.2016 tarihli itiraz dilekçesinde tebliğ alınan haciz ihbarnamesi gereği ödeme yapacağını belirttiği, davalı ile dava dışı ... arasında 19.12.2016 tarihinde ödeme protokolü düzenlendiği ve 20.12.2016 tarihinde borcun ilk taksidinin ödendiği, davalının davaya konu takip konusu borcu ...sayılı takip dosyasına ödemeyi düzenlenen protokol ile kabul etmesi ve takibe itiraz dilekçesinde de bu durumu belirtmiş olmasına rağmen 29.12.2016 tarihinde işbu davanın açılmış olması karşısında davalı tarafça İİK 89/1. maddesi gereğince yapılan tüm ödemelerin bakiye iş bedelinden düşülerek karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bu bozma ilamına uyulması sonrasında Dairemizin 29.09.2022 tarih, 2022/1839 Esas ve 2022/104 Karar sayılı kararı ile, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine  karar verilmiştir.Dairemizin bu kararının davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 27.06.2024 tarih, 2023/179 Esas ve 2024/2339 Karar sayılı kararı ile, bozma ilamı doğrultusunda ulaşılacak sonuca uygun şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin diğer temyiz nedenleri incelenmemiştir.Bu bozma illamı sonrasında dosya Dairemizin yukarıda yazılı esasına kaydedilmiş ve usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.Bozma ilamı doğrultusunda Dairemizce yeniden yapılan yargılama neticesinde dosya kapsamı yeniden değerlendirildiğinde, taraflar arasında A tipi basınç düşürme ve ölçüm istasyonu saha mekanı montaj işlerinin yapımı konulu sözleşmeler düzenlenmiş olup, davacının taşeron, davalının ise yüklenici olduğu, davaya konu... sayılı icra takip dosyasında; davacı taşeron tarafından davalı yüklenici aleyhine 29.11.2016 tarihinde 347.711,60 TL asıl alacak, 38.308,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 381.020,47 TL bakiye iş bedeli alacağının tahsili için genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, davalının 12.12.2016 tarihinde borca, ödeme emrine konu tutarın sözleşme kapsamında kesin teminat olarak tutulduğunu, ayrıca 29.11.2016 tarihinde alacaklının borçlu konumda olduğu .... sayılı takip dosyası sebebiyle haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, ihbarname uyarınca davacı şirketin alacaklısı olan ...'e faiz ve masraflar hariç 340.754,48 TL borcu olduğunun bildirilerek nezdinde bulunan alacak miktarı üzerine haciz konulduğunu, bu nedenle 340.754,48 TL’nin işbu takip dosyasına ödeyeceğini bildirerek itiraz ettiği,... sayılı takip dosyasında ise; dava dışı ... tarafından davacı şirket aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile 25.10.2016 tarihinde 322.250,00 TL senet alacağı, 18.504,48 TL işlemiş faiz olmak üzere 340.754,48 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, İİK’nun 89/1.maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi tebliğ edildiği, davalı yüklenici tarafından işbu icra dosyasındaki alacağa karşılık olmak üzere 20.12.2016 tarihinde 30.000.00 TL, 13.01.2017 tarihinde 100.000.00 TL, 20.02.2017 tarihinde 100.000.00 TL ve son olarak 17.03.2017 tarihinde 110.754,48 TL olmak üzere toplam 340.754,48 TL ödeme yapıldığı, buna göre Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere, incelemeye konu itirazın iptali davasına ilişkin olarak davalı tarafça İİK 89/1. maddesi gereğince yapılan tüm ödemelerin bakiye iş bedelinden düşülerek bir karar verilmesi gerektiği, davaya konu takipte talep edilen bakiye iş bedeli borcu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, davalı vekilince yargılama sırasında 28/02/2018 tarihli duruşmada \"müvekkilim borcun tamamını ... takip alacaklısına ödemiştir\" şeklinde, 16/05/2018 tarihli karar duruşmasında ise \"müvekkilim davacıya olan borcunu... kendisine gönderilen haciz ihbarnamesi uyarınca ilgili icra dosyasının alacaklısına ödemiştir borcu kalmamıştır\" şeklinde beyanda bulunulmak suretiyle, davaya konu takibe ilişkin borcun İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün alacaklısına yapılan ödemelerle kapatılmış olduğunun belirtildiği, bu beyanlarda geçen \"borcun tamamını\" ve \"davacıya olan borcunu\" ifadelerinin, davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına konu olup, işbu itirazın iptali davasıyla sadece bu yönden devam ettirilen 346.814,17 TL asıl alacak borcunu kapsamakta olduğu, bu nedenle, davalı vekilinin bu beyanları doğrultusunda davaya konu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına konu olup, işbu itirazın iptali davası ile sadece 346.814,17 TL asıl alacak bakımından itirazın iptali talep edilen borcun davalı tarafça ödenmiş olduğu savunmasının sadece ...sayılı takip dosyasının alacaklısına İİK'nın 89/1 haciz ihbarnamesi kapsamında yapılmış olan ödemelerle ispatlanabileceği, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde de sadece bu ödemelerden bahsedilmiş olunduğu, bu ödemelerin ise yukarıda açıklandığı üzere toplam 340.754,48 TL olduğu, davalı tarafça İİK 89/1. maddesi gereğince yapılan bu ödeme miktarı, 346.814,17 TL bakiye iş bedelinden düşüldüğünde geriye 6.059,69 TL kaldığı, ilk derece mahkemesince de bu miktar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğu, buna göre verilen kararın Yargıtay bozma ilamı ile usul ve yasaya uygun bulunduğu, ayrıca, bozma ilamı gereğince haciz davalı tarafından ihbarnamesi kapsamında 3.kişiye yapılan tüm ödemeler hesaplamada dikkate alındığından bir kısım taksitin dava açıldıktan sonra ödenmiş olması yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve icra inkar tazminatı değerlendirmesi bakımından bir önem arz etmeyeceği için davacı vekilinin davalının yargılama giderleri, Avukatlık ücreti ve icra inkar tazminatından sorumlu tutulması gerektiğine yönelik istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddi ile birlikte, son bozma ilamı doğrultusunda, Dairemizce ilk derece hükmü ile aynı doğrultuda davanın kısmen kabule dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Her iki tarafın istinaf talebinin REDDİNE,2-Davanın KISMEN KABULÜ ile; tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalının ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 6.059,69 TL yönünden İPTALİ İLE, takibin 6.059,69 TL asıl alacak üzerinden yıllık %10,50 ve değişen oranlarda avans faizi de yürütülmek sureti ile DEVAMINA, ancak avans faiz oranının yıllık %10,50 den fazla olması halinde talep gibi yıllık %10,50 oranının esas ALINMASINA,3-Fazla istemin REDDİNE,4-Alacak miktarı bilinir ve belirlenebilir olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si oranında 1.211,94 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,5-Reddedilen miktar yönünden davalının kötü niyet tazminat isteminin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE,B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:1-Alınması gereken 413,96 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.017,62 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 3.603,66-TL harcın karar kesinleştikten sonra ve talep edilmesi halinde yatıran davacı tarafa İADESİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvuru harcı ile 413,96 TL peşin harç toplamı 443,16 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı tarafından yapılan 289,50 TL tebligat ve posta gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.289,50 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 57,47 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı tarafça yapılan bir gider bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 6.059,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 54.520,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 35,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 391,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davalıdan alınması gereken 427,60 TL nispi (maktu) istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 139,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 287,70 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerilerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açıldığından ve davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, sadece bir duruşma yapıldığından, 16.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açıldığından ve davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, sadece bir duruşma yapıldığından, 16.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 24/10/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9ad9383feb9950f","SID":"986df2f9d0038363"}}