{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2023/284<br>KARAR NO:2024/741<br><br>DAVA:Tespit<br>DAVA TARİHİ:24/04/2023<br>KARAR TARİHİ:17/10/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına konu alacağın teminatında yer alan ipotek ile birlikte ... Anonim Şirketi'ne temlik edildiğini, ... Ltd vekili tarafından 17/09/2018 tarihinde icra dosyasına bildirildiğini ve bu temlik sebebi ile takibe konu alacakların talep, tahsil, ahzu kabza münhasır ve kesin surette alacağı temlik alan ... Anonim Şirketi'nin yetkili olduğunun bildirildiğini, dosyadan alacaklıya ipotekli taşınmaz 18/09/2018 tarihli ihalede 97.860.000,00-TL bedelle alacağına mahsuben temlik alacaklısı olan ... Anonim Şirketi'ne ihale edildiğini,  söz konusu ihale hakkında .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasına kayden ihalenin feshi davası açıldığını, ihalenin feshine dair verilen istinaf mahkemesi kararının Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında alacaklı tarafın sonradan dosyayı temlik alan ... Anonim Şirketi olduğunu, ... Anonim Şirketi'nin yeni unvanı ile ... Turizm Anonim Şirketi'nin söz konusu icra dosyasına konu alacağı müvekkili bankaya 25/10/2018 tarihli taaahhütname başlıklı belge ile temlik ettiğini, ihalenin feshi davasına ilişkin Yargıtay bozma kararından sonra İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi tarafından yapılan yargılamada ... karar sayılı karar ile ihalenin feshine karar verildiğini, bu karar nedeni ile icra dosyasına temlik şartının gerçekleştiği belirtilerek talepte bulunulduğunu, icra müdürlüğü tarafından temliknamenin noterden düzenlenmiş halinin talep edilerek taleplerinin reddedildiğini, temliğin sadece yazılı şekil şartına bağlı olduğu noterden düzenleme şartı olmadığı ve taahhütname başlıklı belgede yer alan şartın da gerçekleştiğinden bahisle icra müdürlüğü kararına karşı yapılan şikayetin ... icra Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı kararı ile kabul edildiğini, yerel mahkeme kararına karşı temlik eden davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 2021/2906 esas 2022/605 karar sayılı kararı ile istinaf talebinin kabulüne karar verildiğini, istinaf kararının temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2022/7860 esas 2023/470 karar sayılı kararı ile istinaf mahkemesi kararının onandığını, temlik ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi' ve Yargıtay kararında alacağın temlik edildiğine dair yetkili icra mahkemesi tarafından inceleme yapılayacağının belirtildiğini, temliğin geçerli olmadığı iddiasında olan tarafın genel mahkemelerde dava açması gerektiğinin belirtildiğini, karar ile birlikte müvekkili bankanın dava açma zorunluluğu doğduğunu ve bu davayı açmak zorunda kaldıklarını beyanla 25/10/2018 tarihli taahhütname başlıklı temlik sözleşmesine konu .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip alacağı ve teminatında yer alan ipoteğin müvekkili bankaya temlikinin gerçekleşmiş olduğunun, müvekkili bankanın işbu takip dosyasına konu alacağın alacaklısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Turizm A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; davacı Bankanın, huzurdaki davada müvekkili şirket ile davacı Banka arasında 25/10/2018 tarihli temlikname imzalandığını ve bu temlikname uyarınca müvekkili şirketin .... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında mevcut alacaklarını davacı Bankaya temlik ettiğini iddia etmekte olduğunu,  söz konusu belgenin \"temlikname\" vasfı taşımadığına dair itirazlarımız saklı kalmakla dosyaya ibraz edilen sözde taahhütnamenin müvekkili şirket yetkililerince imzalanmamış olduğunu, taahhütnamedeki imzaya itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirket ile davacı banka arasında herhangi bir temlikname imzalanmadığını, müvekkili şirket tarafından davacı Bankaya alacağın temliki vaadinde bulunulmadığını, temlikname vasfı taşıdığı iddia edilen belgenin taraflar arasında imzalanmadığını, belgede davacı Bankanın imzasının bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirket yetkililerinin alacağı temlik etme iradesi de bulunmadığını, alacağın devri (temliki) sözleşmelerinin TBK m. 183 vd. maddelerinde düzenlendiğini, buna göre, alacağın temliki sözleşmelerinin tıpkı diğer sözleşmelerde olduğu gibi tarafların karşılıklı irade beyanları ile kurulacağını, bununla birlikte, temlik sözleşmelerinin geçerliliğinin sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış olması koşuluna bağlı olduğunu, dolayısıyla, tarafların karşılıklı irade beyanlarını içermeyen ve yazılı şekilde yapılmayan sözleşmelerin hukuken geçersiz olduklarını, tarafların geçersiz sözleşmeye dayanarak hak iddia etmelerinin mümkün olmadığını, taahhütname incelendiğinde alacağın temlikinin hem geciktirici şarta bağlandığı hem de sözleşmenin ivazlı olarak tanzim edildiğinin görülmekte olduğunu, taahhütnamenin, dava dışı üçüncü kişi şirketlerin kredi sözleşmelerinin eki olarak düzenlenmiş ve işbu kredi sözleşmelerine teminat olarak kabul edilmiş olduğunu, sözleşme uyarınca bir tarafın alacağı temlik etmeyi vaad ederken, sözleşmenin diğer tarafı olan Bankanın işbu taahhütnameyi muhtelif kredi sözleşmelerinin eki ve sözleşmede devri vaad edilen alacağı ise kredi sözleşmelerinin teminatı olarak kabul etmeyi, yani müşteriye kredi limiti açmayı ve yeni krediler için teminat olarak kabul etmeyi vaat etmekte olduğunu, bu kapsamda, dava konusu \"sözde alacağın temliki\" işleminin hem geciktirici şarta bağlandığı hem de ivazlı olarak düzenlendiğinin açık olduğunu, hukuki tanım itibariyle eldeki sözde sözleşmenin ivazlı olduğundan her iki tarafa da borç yükleyen sözleşme niteliğini haiz olduğunu, söz konusu taahhütname ile taahhütname taraflarının her birinin borç ve yükümlülük altına gireceğinden sözleşmenin, yükümlülük altına giren tarafların tümü tarafından imzalanmış olmasının gerektiğini, halbuki, her ne kadar taahhütnamenin davacı Bankayı da borç ve yükümlülük altına sokmaktaysa da davacı Banka yetkilileri tarafından imzalanmamış, alacağın temlikine karşılık gelen ivazın davalı Banka tarafından taahhüt edilmemiş olduğunu, dolayısıyla, eldeki dosyada tarafların karşılıklı iradeleriyle imza altına alınan herhangi bir taahhütname bulunmadığını, bu kapsamda, davacı Banka'nın imzasını içermeyen sözde taahhütnamenin, davacı Banka yetkililerince imzalanmadığından hukuken geçersiz olup işbu sözleşmeye dayanarak dava açılamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafın, 25/10/2018 tarihli taahhütname başlıklı belgeye dayanarak .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip alacağı ve teminatında yer alan ipoteğin kendisine temlik edildiğinin ve davacı bankanın temlik alacaklısı olduğunun tespiti talebiyle açtığı davada müvekkili şirkete de husumet yöneltip, müvekkili şirketi davalı olarak göstermiş olduğunu, müvekkili şirketin davaya dayanak belge olan taahhütname başlıklı belge ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, belgenin tarafı veya muhatabı olmadığını, bu nedenle huzurdaki davada davalı sıfatı bulunmayan müvekkili şirket yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekmekte olduğunu, davacının, alacağı temlik aldığı iddiasına dayanak yaptığı belge incelendiğinde, “TAAHHÜTNAME” başlıklı bir belge olduğu ve ihalenin iptali halinde icra dosyasından doğan hakların temlik edileceğinin taahhüt edildiğinin görülmekte olduğunu, taahhüt etmenin hukuktaki karşılığının “vaat etme”, “söz verme” olduğunu, taahhütte bulunmanın, bir hakkını gelecekte bir zaman diliminde devredeceğine dair vaatte bulunma anlamına gelmekte olduğunu ve hakkını hemen, şu an kayıtsız şartsız bir devretme amacı veya niteliği taşımamakta olduğunu, alacağın devrinin, TBK’nun 183 vd. maddelerinde düzenlenmiş olduğunu, TBK’nun 183. maddesinde “kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklının, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceği” belirtildikten sonra, TBK’nun 184. maddesinde “devrin şeklinin” öngörülmüş olduğunu, buna göre; alacağın devrinin geçerliliğinin, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı olduğunu, alacağın devri sözü vermenin, şekle bağlı olmadığını, dava konusu “TAAHÜTNAME” başlıklı belgenin, TBK’nun 184/2. maddesinde bahsi geçen “Alacağın Devri Sözü Verme” olduğunu, yani dava konusu belgenin temlikin vaat edildiği bir belge olduğunu, bu nedenle bu taahhüde dayanılarak alacağın temlik edildiğinden söz edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının, .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasının önceki alacaklısı diğer davalı ... A.Ş.(yeni unvanı: ... Turizm A.Ş.)’den dosya alacağını temlik aldığından bahisle temlik alacaklısı olduğu iddiasıyla, icra dosyasından talepte bulunduğunu ve dosyaya sunulan sözleşmenin temlik işlemi olmadığı gerekçesiyle icra müdürlüğü tarafından talebinin reddedilmiş olduğunu, bunun üzerine bu yöndeki müdürlük kararının kaldırılmasını dava ettiğini, .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin .... sayılı kararı ile şikayetin kabulüne karar verilmiş ise de, İstanbul BAM 23. HD’nin 2021/2906 E.- 2022/605 K. sayılı ve 08.04.2022 tarihli kararı ile “sözleşmenin alacağın temliki sözleşmesi olmadığı, alacağın temlikinin şartlara bağlı olarak taahhüt edildiği bir sözleşme olduğu, bu taahhüde dayanılarak alacağın temlik edildiğinin dar yetkili icra mahkemesince değerlendirilemeyeceği” gerekçesiyle icra mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine karar verilmiş olduğunu, temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay 12. HD’nin 2022/7860 E.- 2023/470 K. sayılı kararıyla, BAM kararının usul ve yasaya uygun olduğundan onanmasına karar verildiğini, böylelikle, davaya dayanak belgenin alacağın temliki belgesi olmadığı, davacı ....’nun alacağı temlik almadığı ve icra dosyasında alacaklı sıfatının olmadığının kesinleşmiş olduğunu, alacaklı/müvekkili İstmar tarafından icra dosyasına sunulan talep ile davacı Bankanın alacaklı sıfatının kaldırılmasının talep edilmiş olup, talepleri gibi karar verilmemesi üzerine Müdürlük işleminin iptali/kaldırılması talebiyle .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... E sayılı dosyasıyla dava açıldığını, .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... E.-... K. sayılı ve 22/06/2023 tarihli kararı ile, şikayetin kabulü ile .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında şikayet konusu 31/03/2023 tarihli müdürlük kararının iptaline, dosyada alacaklı sıfatı bulunmayan ....’nun alacaklı kaydının silinmesine karar verilmiş olduğunu, görüldüğü üzere, davacının davasına dayanak yaptığı TAAHHÜTNAME’nin alacağın temliki niteliğinde olmadığı ve kesinleşmiş mahkeme kararı doğrultusunda alacaklı sıfatının bulunmadığının bir başka mahkeme tarafından da aynı şekilde hüküm altına alınmış olduğunu, davacının, temyiz merci ve istinaf mahkemesince temliğin geçerliliğine ilişkin bir karar verilmediğini, sadece dar yetkili icra mahkemesi tarafından bu hususta bir karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunun belirtildiğini, bu nedenle genel mahkemelerde temliğin geçerliliği için işbu davayı açtıklarını ileri sürmekte olduğunu, davacının iddiasının aksine istinaf incelemesini yapan İstanbul BAM 23. HD’nin 2021/2906 E.- 2022/605 K. sayılı ve 08/04/2022 tarihli kararında davaya dayanak belgenin içeriği konusunda esasa girilmiş ve bu konuda görüş bildirilmiş olduğunu, İstanbul BAM 23. HD’nin 2021/2906 E.- 2022/605 K. sayılı ve 08/04/2022 tarihli kararı ile, “…Şikayetçi  tarafından dosyaya sunulan 25/10/2018  tarihli \"Taahhütname\"  başlıklı  adi nitelikte  belgede şikayetçinin imzasının bulunmadığı, ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ...A.Ş. ve ... tarafından imzalandığı, belgenin içeriği incelendiğinde, TBK'nın 184.maddesinde karşılığını bulan alacağın devri sözü verme niteliğinde olduğu ve mevcut haliyle alacağın temliki sözleşmesi değil alacağın temlikinin şartlara bağlı olarak taahhüt edildiği sözleşme olduğu, bu taahhüde dayanılarak alacağın temlik edildiğinin dar yetkili icra mahkemesince değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, icra müdürlüğünün şikayete konu işleminin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu dikkate alınarak Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, şikayetin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.” şeklinde oluşturulan gerekçeyle işin esasına girilerek “belgenin TBK’nun 184. maddesinde karşılığını bulan alacağın devri sözü verme niteliğinde olduğunun ve mevcut haliyle alacağın temliki sözleşmesi olmadığının, alacağın temlikinin taahhüt edildiği bir sözleşme olduğunun” açık ve net olarak belirtildiğini, buna ilave olarak İstanbul BAM 23. HD’nin vermiş olduğu bu kararla icra mahkemesinin temliğin geçerli olduğuna dair verdiği kararı kaldırmış olması ve icra müdürlüğünce dosyaya ibraz edilen taahhütnamenin temlik sözleşmesi olmadığına dair ret gerekçesini onaylayacak şekilde icra müdürlüğünün şikayete konu işleminin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunu belirtmesinin de esasa ilişkin görüşünü bildirdiğinin bir başka  göstergesi olduğunu, Yargıtayca da kararın içeriğine hiç dokunmaksızın, aynen onanmasının da BAM ile aynı görüşü benimsediklerini göstermekte olduğunu, davaya konu olayda alacağın, üzerinde her türlü tasarruf hakkına sahip alacaklı şirket tarafından müvekkili davalı şirkete yasaya uygun şekilde temlik edilmiş olduğunu, müvekkili şirket ile diğer davalı ... Turizm A.Ş. arasında TBK’nun 184/1. maddesine uygun şekilde .... Noterliği’nin 30/01/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı “Alacağın Temliki Sözleşmesi” imzalandığını, noterde yapılan resmi temlik sözleşmesinin icra dosyasına da ibraz edilmiş olduğunu, davacıya temlik edilmiş bir alacak söz konusu olmadığından ve alacak müvekkiline temlik edildiğinden, eldeki davada alacağın davacıya temlik edildiğinin tespiti iddiasının dinlenebilirliğinin bulunmadığını belirterek, müvekkili hakkında açılan davanın öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Dava, davacı bankanın, 25/10/2018 tarihli \"Taahhütname\" gereğince, .... İcra Müdürlüğü'nün  ... E.(Eski ... E.) Sayılı dosyasına konu alacağın alacaklısı olduğunun tespiti talebine ilişkin bulunmaktadır.<br>Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerledirilmiştir. Buna göre; davaya konu 25/10/2018 tarihli \"Taahhütname\" başlıklı belgede davalı ... ve Ticaret Anonim Şirketi'nin imzasının bulunmaması nedeniyle taraf olarak yer almasa da,  .... İcra Müdürlüğü'nün ... E.(Eski ... E.) Sayılı dosyasına konu alacağın, .... Noterliği’nin 30/01/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı “Alacağın Temliki Sözleşmesi” ile ... Turizm A.Ş. tarafından davalı ... ve Ticaret Anonim Şirketi'ne temlik edilmiş olması, davalı ... ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından bu durumun icra dosyası kapsamına bildirilerek, verilen kararlar sonrasında icra dosyası alacaklısı olarak dosyaya kayıt edilmesi nedeniyle, davacı bankanın, taahhütname gereğince, dosya alacağının kendisine devredilmiş olduğu iddiasını davalı ... ve Ticaret Anonim Şirketi'ne karşı ileri sürmesine bir engel bulunmamasına, icra dosyası kapsamında davalı ... ve Ticaret Anonim Şirketi'nin de alacaklı sıfatıyla yer alması nedeniyle eldeki dava açısından davalı ... ve Ticaret Anonim Şirketi'nin pasif husumet ehliyetinin bulunmasına, davalı ... Turizm A.Ş. Vekili tarafından, 25/10/2018 tarihli taahhütnamede yer alan imzaların müvekkili şirket yetkili temsilcilerine ait olmadığı yönünde iddiada bulunulmuşsa da, Mahkememizin 25/04/2024 tarihli duruşması 1 ve 2 nolu ara kararları ile davalı ... Turizm A. Ş. vekiline, \"...ticaret sicil kayıtlarına göre davalı ... Turizm AŞ (eski ... A. Ş.)'nin 25/10/2018 tarihi itibariyle yetkilileri olarak görülen ... ile ...'ın imza örneklerinin alınması amacıyla kendilerinin 1 aylık  kesin süre içerisinde mahkememizde hazır edilmelerinin istenilmesine, bu süre içerisinde  müşterek yetkili oldukları anlaşılan şahısların mahkememize hazır edilmemesi halinde davalı ... Turizm AŞ nin taahhütnamedeki imzaya itirazdan vazgeçmiş sayılacaklarının...\", \"... taahhütname  tarihi  25/10/2018 tarihi itibariyle şirketin müşterek imzaları ile temsile yetkili olan ... ile ...'ın 01/04/2017 ila 25/10/2018 tarihleri arasında  tatbike medar imzalarının bulunabileceği kurum ve yerlerin bildirilmesi hususunda iki haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde  imzaların bulunabileceği yerlerin bildirilmemesi halinde davalı tarafın taahhütnamedeki imzaya itirazdan vazgeçmiş sayılacağının...\" ihtar edilmesine rağmen, davalı tarafça söz konusu ara kararı gerekleri yerine getirilmediğinden, Mahkememizin 26/09/2024 tarihli duruşma ara kararı ile, \"... davalı ... Turizm... A.Ş vekilinin 25/10/2018 tarihli taahhütname altındaki imzaların müvekkili şirket yetkili temsilcilerine ait olmadığı itirazından vazgeçilmiş sayılmasına...\" karar verilmiş olması karşısında, davaya konu 25/10/2018 tarihli \"Taahhütname\" başlıklı belgedeki ... Turizm A. Ş. (eski ... A. Ş.) adına atılı imzaların bu şirket yetkililerine ait olduğunun kabul edilmesi gerekmesine, dava dışı... Limited tarafından, ... ve Tic. A. Ş. aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... E.(Eski ... E.) Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine konu alacağın, teminatında yer alan ipotek ile birlikte 10/09/2018 tarihli devir sözleşmesi ile ... Anonim Şirketi'ne temlik edilmesi sebebi ile takibe konu alacakla ilgili her türlü hakkın alacağı temlik alan ... Anonim Şirketi'ne devredilmiş olmasına, icra dosyası kapsamında alacaklıya ipotekli taşınmazın 18/09/2018 tarihli ihalede 97.860.000,00-TL bedelle alacağına mahsuben temlik alacaklısı olan ... Anonim Şirketi'ne ihale edilmiş olmasına, söz konusu ihale ile ilgili olarak 24/09/2018 tarihi itibariyle ... A. Ş. tarafından, davalılar... Limited Şirketi ve ... A. Ş. aleyhine, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile ihalenin feshi davası açılmış olmasına,  ihalenin feshi davası devam ederken, davaya konu 25/10/2018 tarihli \"Taahhütname\" başlıklı belgenin düzenlenmiş olmasına, söz konusu taahhütname içeriğinde birbirinden farklı taahhüt ve beyanların düzenlenmiş olmasına, taahhütname bütünü dikkate alındığında, açılmış olan ihalenin feshi davası sonucuna göre, icra dosyası kapsamında satışa çıkarılan taşınmazın, ... A. Ş. adına tescil edilmesi veya edilmemesi durumlarına ilişin olarak banka lehine ne gibi işlemler yapılacağının düzenlendiğinin anlaşılmasına, taahhütnamedeki amaç ve kullanılan ifadeler dikkate alındığında, ihalenin feshi/iptali halinde, icra dosyası kapsamındaki alacağın davacı bankaya temlik edilmiş olduğunun taahhüt edildiğinin açık bulunmasına, bu anlamda ihalenin feshi halindeki hukuki işlemin, alacağın devri vaadi değil, alacağın devri olduğunun  sabit olmasına, 6098 Sayılı TBK'nun 184/1. maddesine göre, alacağın devrinin geçerliliğinin, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlı bulunmasına, ayrıca resmi bir makamın düzenleme yapması veya onayının gerekmemesine, yine 6098 Sayılı TBK'nun 189/1. maddesindeki, \"Alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer.\" düzenlemesi dikkate alındığında, alacakla birlikte alacağın teminatında bulunan ipoteğin de devralana geçeceğinin, bunun için tapu sicil müdürlüğünde veya başka bir resmi makam önünde ayrıca bir işlem yapılmasına gerek olmadığının açık bulunmasına, \"taahhütname\" başlıklı belge içeriği dikkate alındığında, alacağın bir ivaz karşılığı devredilmediğinin anlaşılmasına, bu anlamda, taahhütnamede sadece borç altına giren ... A. Ş.'nin imzasının bulunmasının yeterli olmasına, davacı bankanın imzasının bulunmasının gerekmemesine, kaldı ki temlikin ivaz karşılığı olduğu kabul edilecek olsa dahi, davacı bankanın, kendisini taahhütname ile bağlı sayması, taahhütname içeriğini kabul etmesi karşısında, yani irade beyanını bu şekilde açıklaması karşısında mutlaka imzasının bulunmamasının gerekmemesine, alacağın temlikinin şarta bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmasına, somut olayda bu şartın ihalenin feshedilmesi olmasına, ihalenin feshi talebiyle açılan dava sonucu .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 21/03/2019 tarih ve .... Sayılı kararı ile ihalenin feshine karar verilmesi ve dahi bu kararın kesinleşmiş olması karşısında, taahhütnamedeki geciktirici şartın gerçekleşmiş olmasına, taahhütnamenin, ihalenin feshi davasının açıldığı 24/09/2018 tarihinden bir ay sonra 25/10/2018 tarihinde düzenlenmiş olması karşısında, taahhütnamede geçen \"ihalenin iptali\" şeklindeki ifadenin, taahhütnamenin bütünü de dikkate alındığında esasen ihalenin feshi davasını ifade etmek için kullanıldığının açık olmasına, teknik anlamda, taahhütname tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2004 Sayılı İİK'nun 133. maddesindeki ihalenin feshi(iptali)nin kastedilmemekte olduğunun sabit olmasına, kaldı ki taahhütnamenin bütünü ile güdülen amaç dikkate alındığında, geciktirici şart bakımından ihalenin feshi veya iptali arasında bir fark bulunmamasına, yukarıda belirtildiği gibi, taahhütnamedeki amacın, icra dosyası kapsamında satışı gerçekleştirilen taşınmazın ... A. Ş. adına tescil edilmesi veya edilememesi hallerinde yapılacak işlemlerin neler olduğunun belirlenmesi olmasına, ihalenin feshi nedeniyle, taşınmazın ... A. Ş. adına tescil edilememesi halinde, icra dosyası alacağının davacı bankaya devredilmesi olduğunun açık bulunmasına, İcra Hukuk Mahkemesi kararlarının, ihalenin feshi, zamanaşımı nedeniyle icranın geriye bırakılması ve istihkak davaları dışında maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemesine, bu anlamda Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2023 tarih ve 2022/7860 E., 2023/470 K. Sayılı ilamı ile onanmasına karar verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 08/04/2022 tarih ve 2021/2906 E., 2022/605 K. Sayılı kararı ile, taahhütnamenin, \"...TBK'nun 184. maddesinde karşılığını bulan alacağın devri sözü verme niteliğinde olduğu ve mevcut haliyle alacağın temliki sözleşmesi değil alacağın temlikinin şartlara bağlı olarak taahhüt edildiği sözleşme olduğu...\" şeklindeki nitelendirilmesinin Mahkememiz açısından bağlayıcı bir yönü bulunmamasına, bu nitelemenin dar yetkili icra mahkemesince yapılmasının mümkün bulunmamasına, kaldı ki mahkeme gerekçesinin, hüküm fıkrası ile sıkı sıkıya bağlılık göstermedikçe, yani iç içe geçmedikçe gerekçede tespit edilen hususların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemesine göre, davacı bankanın, 25/10/2018 tarihli \"Taahhütname\" başlıklı belgeye istinaden, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E.(Eski ... E.) Sayılı dosyasına konu alacağın alacaklısı olduğu sonucuna varılarak, açılan davanın kabulüne yönelik aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı tarafça davalılar aleyhine açılan davanın KABULÜ ile, davacının, 25/10/2018 tarihli \"Taahhütname\" başlıklı belgeye istinaden, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E.(Eski ... E.) Sayılı dosyasına konu alacağın alacaklısı olduğunun TESPİTİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 116.590.397,92-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 29.147.599,48-TL' harcın mahsubu ile fazladan yatırılan 87.442.798,44-TL harcın davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 29.147.599,48-TL harcın davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan ve 179,90-TL başvurma harcı ile 329,00-TL posta giderinden ibaret toplam 508,90-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine,<br>4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 17.675.837,50-TL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine,<br>5-6100 sayılı kanunun HMK 333. maddesi gereğince; varsa taraflarca yatırılan gider avansı ile varsa delil avasının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/10/2024 <br><br>Başkan ...<br><br>Üye ...<br><br>Üye ...<br><br>Katip ...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f7fe3a531adcb779","SID":"c01f21a68c27ff30"}}