{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1567 - 2024/1735<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1567 <br>KARAR NO\t: 2024/1735<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/347 E.  -  2022/163 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü  <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/05/2022 tarih ve 2021/347 E. - 2022/163 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı, davalılar ..., ... Şekerleme Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:  Davacı vekili,  müvekkilinin  2004/09656, 2005/51327 sayılı ve \"... ... şekil\", \"...\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin, \"... ...\" ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa tarafların markaları arasında ciddi düzeyde görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, markalar arasında emtia benzerliği koşulunun da gerçekleştiğini bu haliyle markaların ortalama tüketiciler tarafından ilişkilendirilmesi ve karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan somut olayda SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların da gerçekleştiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'ın 2021-M-7208 sayılı kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, davacının markalarının tanınmış olmadığını, dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraf markaları kapsamında yer alan malların \"pekmez\" emtiası dışında aynı/aynı tür  veya benzer olduğu, davacının itirazına mesnet 2004/09656 sayılı markası ile dava konusu başvurunun işaretler bakımında da benzer bulunduğu, uyuşmazlık konusu \"...\" ibaresinin özellikle çikolata, tatlı, pasta ve şekerleme ürünlerinin adı haline geldiği ve bu ve benzer ürünler yönünden tanımlayıcı nitelikte olduğu, buna göre dava konusu marka kapsamında yer alan “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Bal, Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül,Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar” malları yönünden \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, bu mallar yönünden markalar arasında iltibas bulunmadığı, ancak uyuşmazlık konusu marka kapsamında yer alan \"Arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.\" ürünleri yönünden tanımlayıcı ya da ürünün niteliğini belirten zayıf bir marka olmadığı,  sayılan mallar yönünden iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK'in 2021-M-7208 sayılı kararının 30. sınıf “Arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Çaylar, buzlu çaylar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” emtialar yönünden kısmen iptaline, dava konusu markanın sayılan mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu markanın başvuru kapsamında bırakılan mallar yönünden hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunu,  müvekkilinin “... ... şekil” ve \"...\" markası ile davalı şirketin \"... ...\" markaları arasında çok ciddi düzeyde görsel, işitsel ve kavramsal çok ciddi düzeyde benzerlik bulunduğunu, markaların kullanıldıkları emtialar da nazara alındığından bu haliyle markaların ortalama tüketicilerce ilişkilendirilmesi ve karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, \"...\" ibaresi mahkemece tanımlayıcı bir ibare olarak kabul edilmemişse de bu hususu kabul etmemekle birlikte müvekkilinin markalarından birisinin  \"...\" ibaresinden oluştuğunu, bu ibarenin tanımlayıcı olmadığını,  ayrıca  \"...\" ibaresinin tanımlayıcı olduğu kabul edilse dahi müvekkilinin anılan ibareyi SMK'nın 5/2. maddesi kapsamında ayırt edici hale getirdiğini, müvekkilinin markalarının tanımış olduğunu, davalı Şirketin bu tanınmışlıktan yararlanmaya çalıştığını, dava konu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>        Davalı ... vekili, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluşmadığını, dava konusu marka ile davanın kabulüne gerekçe olarak gösterilen itiraza mesnet marka arasındaki benzerliğin \"...\" ibaresinden kaynaklandığını, mahkemece hükme esas alınan 20/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunun tespit edildiğini,  markalarda yer alan “...” ibaresinin bir tatlı çeşidinin genel adı olup sektörde sıklıkla kullanıldığını,  aynı şekilde “...” ibaresinin de sektörde aynı tatlı çeşidini karşılar şekilde kullanıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddini istemiştir.<br> Davalı Şirket vekili, uyuşmazlık konusu olan \"...\" ibaresinin kısmi kabule konu olan ürünler yönünden de ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağladığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t:1-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br> 6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nın 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerektiği gibi gerekçenin de kendi içinde tutarlı olması zorunludur. Zira, gerekçeli kararın kendi içinde çelişkili olması halinde hükmün denetlenmesi mümkün olmayacaktır. Anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Öte yandan, kararın gerekçesi ile hüküm arasındaki ya da gerekçenin kendi içindeki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir.  <br>Somut uyuşmazlıkta da ilk derece mahkemesince, hükmün gerekçe kısmında uyuşmazlık konusu \"...\" ibaresinin  dava konusu marka kapsamında yer alan \"Çaylar, buzlu\" çaylar malları yönünde ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, bu nedenle bahsi geçen mallar yönünden tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluşmadığı belirtildikten sonra devamında bu sefer uyuşmazlık konusu \"...\" ibaresinin dava konusu marka kapsamında yer alan \"Çaylar, buzlu\" çaylar malları yönünden  tanımlayıcı ya da ürünün niteliğini belirten zayıf bir marka olmadığı, bu nedenle sayılan mallar yönünden tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesine yer verilerek, hem gerekçe içinde hem de gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye yol açılmıştır. Bu husus, az yukarıda açıklanan gerekçeli kararın kendi içinde çelişkili olmamasına ve  kararın gerekçesi ile hükmün  birbirine uyumlu bulunmasına ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırıdır. O halde, gerekçeli kararda yaratılan çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılması gereklidir.<br>Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda, mahkeme kararının gerekçesi kendi içinde çelişkili olduğu gibi gerekçe ile hüküm de çelişkili bulunduğundan, ortada hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle Dairemizce kararın gerekçesinde ve gerekçe ile hüküm arasında yaratılan çelişki giderilecek şekilde davanın yeniden görülüp yeni bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>2- İstinaf kararının neden ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.<br><br><br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/05/2022 gün ve 2021/347 E. - 2022/163 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA;<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı ve davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde taraflara ayrı ayrı iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 01/11/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4172217bf307a1e2","SID":"e316ca7689f97e39"}}