{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2015 - 2024/1254<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/2015<br>KARAR NO\t: 2024/1254<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/477 Esas 2022/316 Karar<br><br>DAVACILAR\t:<br>VASİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 18/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 05/11/2024<br>\t<br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili, 06.01.2014 tarihinde davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davalı sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile davacı yaya ...'a çarpması sonucu davacının ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, 25.07.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine tazminat talebiyle başvuru yapıldığını ancak olumlu bir sonuç alınamadığını, kaza nedeniyle davacı ...'ın sürekli şekilde bakıma muhtaç hale geldiğini, iyileşme ihtimali bulunmadığını, davacı yaralananın kızı davacı ...'ın kaza tarihinde 2 yaşında olduğunu, babasının sevgi ve ilgisinden mahrum büyümek zorunda kaldığını, davacıların manevi zarara uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 100,00 TL geçici, 100,00 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi için 25.07.2019 başvuru tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 06.01.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 200.000,00-TL, davacı ... için 100.000,00-TL manevi tazminatın 06.01.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’tan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminat talebini 339.363,17TL, bakıcı gider talebini 444.358,46TL olarak ıslah etmiştir<br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, davalı sigorta şirketinin 03.01.2014- 03.01.2015 tarihleri arası ZMMS poliçe teminat limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, meydana gelen kazada sigortalı sürücünün kusuru bulunmadığını, maluliyet durumu ve kaza ile illiyeti hakkında ATK’dan rapor alınmasını, aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanına dosyanın gönderilmesini, SGK tarafından yapılan rücuya tabi ödemelerin hesaplanan zarardan mahsup edilmesini talep ettiklerini, geçici iş göremezlik zararının sağlık giderleri teminatına alındığını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, olay tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde, arabuluculuk görüşmelerinin vesayet makamından izin almadan yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinin vasi aracılığı ile gerçekleştirilmediğini, kanunen yapılmış bir arabuluculuktan bahsedilmesinin mümkün olmadığı da dikkate alındığında davanın ... yönünden tefrik edilerek başka bir esasa kaydının yapılmasını ve dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 23.05.2018 tarihli rapora göre davacı ...’ın asli kusurlu, sürücü ...’ın ise tali kusurlu olduğunun bildirildiğini, olayın oluşumunda kusur durumlarının dikkate alınmasını talep ettiklerini, davacıların manevi tazminat taleplerini kabul etmemekle birlikte talep edilen manevi tazminat tutarlarının fahiş miktarda olduğunu, davanın reddine karar verilmesini, davanın ... Sigorta AŞ'ye ihbarını talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Başkanlığından alınan maluliyet raporu ve bilirkişi raporlarına göre, 06.01.2014 tarihinde sürücü davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile davacı yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında; davacının, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Başkanlığından alınan maluliyet raporuna göre çalışma ve meslekte kazanma gücünü %100 kaybedecek derecede ve sürekli birinin bakımına muhtaç olacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın %25, davacı ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, hesap bilirkişi raporuna göre kusur indirimi yapıldıktan sonra davacının 339.363,17 TL sürekli iş göremezlik zararı ile 444.358,46 TL sürekli bakıcı gideri zararının oluştuğu, oluşan zarardan araç sürücüsü olan davalı ...'ın kusuruna isabet eden zarar tutarından kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte sorumlu olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsünün kusurlu olması nedeniyle araç sürücüsü ile birlikte aracı ZMSS poliçesi ile sigortalayan davalı ... Sigorta Şirketinin de poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davacının zararlarından sorumlu olduğu, davacı tarafça 25.07.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine tazminat talebiyle başvuru yapıldığı, ödemede bulunulması için 15 gün süre verildiği, 15 gün sürenin bittiği 10.08.2019 tarihinde davalı sigorta şirketi açısından temerrütün oluştuğu, davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği anlaşıldığından davacının maddi tazminat talebinin ıslah dilekçesi de dikkate alınarak kısmen kabulüne, 339.363,17TL daimi iş göremezlik tazminatı davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti dahilinde 268.000,00TL ile sınırlı olmak kaydı ile ve 444.358,46TL bakıcı giderinin davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti dahilinde 268.000,00TL ile sınırlı olmak kaydı ile davalı ...'dan kaza tarihi olan 06.01.2014 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden 10.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 80.000,00TL; davacı ...'ın babasının yaralanması nedeniyle  manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 40.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\t1-Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükmedilen manevi tazminatların zarara uğrayanların manevi huzurunu sağlayacak nitelikte olmadığını, davacı ...’ın, kaza esnasında henüz 30 yaşında olduğunu, bitkisel hayata girdiğini, %100 sürekli maluliyeti olduğunu, konuşma kabiliyetini yitirdiğini, beslenme tüpü ile mama ile beslendiğini, tıbbi araçlar olmadan yutkunamadığını, kişisel ihtiyaçlarını karşılayamadığını, hasta bezi kullandığını, vesayet altına alındığını, evliliğinin sona erdiğini, görme duyusu ciddi şekilde zayıfladığını, vücudunun sol kısmı daimi felç geçirdiğini, felç nedeniyle cinsel bütünlüğü yok olduğunu, yüzü ve vücudunda nebde (iz) dokuları kaldığını, kafasını anlamsız bir tik ile hareket ettirmek dışında dış dünya ile iletişim kuramadığını, davacı kızının bağ kurabileceği bir babayı kaybetmiş olduğunu, ömrünün sonuna kadar babasının yok olan vücut bütünlüğü ile yüzleşme travmasına itildiğini, hükme esas alınan kusur raporunda hatalar bulunduğunu, değerlendirmenin hatalı olduğunu, \"olay mahallinin az ilerisinde yaya geçidi olduğu\" belirtilerek davacının kurallara uymadığının ifade edildiğini, trafik kazası tespit tutanağının ilgili bölümü olan geçit durumu kısmına bakıldığında kaza mahallinde veya yakınlarında yaya geçidi bulunmadığını, kaza mahalline ilişkin trafik kayıtları ve uydu görüntüleri de ilgili tespitin hatalı olduğunu kazanın üç yönlü kavşakta meydana geldiğini, KTK 74. maddesine göre; ‘‘Sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar.’’ hükmü düzenlendiğini, geçiş önceliğinin davacı yayaya ait olduğunu, ve davalı araç sürücüsü ...'ın aracını dikkatsiz, tedbirsiz ve hızlı şekilde kullandığını, 2918 sayılı Kanunun 52/b maddesi aykırı hareket eden, meskun mahal içerisinde iken, aracının hızını hava, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığını, görüş mesafesi içerisinde yayayı fark ederek hızını azaltmayan, sevk ve idaresindeki aracını kontrollü şekilde kullanmayan, davacıyı ses ve ışık ile ikaz etmekten imtina eden, olayda ağır kusuru bulunan davalının sadece %25 oranında kusurlu olduğuna kanaat getirilmesinin isabetli olmadığını, ceza davasının gerekçeli kararında da davalının sağ taraftan geçiş yapmak için kaplamaya girdiğini gördüğü mağdur yaya nedeniyle etkin fren tedbirine başvurması gerekirken, bu hususlara riayet etmemesi neticesi meydana gelen olayda; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davrandığının tespit edildiğini, güzergahta minibüs şoförlüğü yapan davalı araç sürücüsünün şoförlüğü meslek edinmiş, bölgeye ve bölge trafiğine sıradan bir sürücüye nazaran daha çok hakim olduğunun dikkate alınması gerektiğini, maddi tazminat davasının kabul edilen kısmına istinaden kendisini vekil ile temsil ettiren davacı ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretinin hatalı şekilde eksik hükmedildiğini, talebinin geçici iş gücü kaybı, sürekli iş gücü kaybı ve bakıcı gideri olmak üzere üç farklı kalemden oluştuğunu, her istemin kendi başına ayrı bir davanın konusunu oluşturduğu halde ayrı taleplere ilişkin toplu şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tek bir kalem olarak hesaplaması yapılan 53.686,08 TL olarak belirlenen vekalet ücreti hesaplamasının da A.A.Ü.T. ile uyumsuz olup eksik şekilde hesaplandığını, davacı ... yönünden red edilen kısım için kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... lehine hükmedilmiş vekalet ücretinin A.A.Ü.T. m.10/II hükmüne aykırı olduğunu, hükmün 13. bendinde ise hükme aykırı şekilde kendini vekil ile temsil ettiren davalı ... yararına davacı lehine hükmedilmiş manevi tazminat vekalet ücreti olan 6.000,00 TL'yi aşacak şekilde 11.200,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, hükmün 6. bendinde yer alan vekalet ücretine ilişkin maddenin mükerrer şekilde 18. bentte de tekrarlandığını, iki kez davalılar lehine aynı vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür.<br>\t2-Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, zamanaşımı itirazının değerlendirilmediğini, Gebze 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/661 E. sayılı dosyası incelendiğinde davacıların davayı katılan sıfatı ile takip ettiklerini, davacıların faili ve fiili 2014 yılında öğrendikleri halde bu davanın 2020 yılında açılmış olduğunu, bilirkişi raporunda hesaplanan bakıcı giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı taraf bakıcı tutulduğuna dair her hangi bir delil, belge dosyaya sunmadığını, mahkemece neden takdiri indirime gidilmediğine dair bir gerekçe gösterilmediğini, belirlenen bakıcı gideri miktarından uygun bir hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, her iki davacı yönünden de fahiş miktar manevi tazminata hükmedildiğini, kazanın oluşumunda davacının kusurunun %75 olduğu göz önüne alınması gerektiğini ileri sürmüş, 27.07.2022 tarihli dilekçe ile maddi tazminat davası yönünden istinaf incelemesi talebi olmadığını bildirmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDava trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>\tDavacılar vekili, davalıların sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacı yaya ...'a çarpması nedeniyle davacının ağır yaralandığını belirterek davacı ... için geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat ile yaralanan  ve kızı olan her iki davacı için  ayrı ayrı manevi tazminat talep etmiş, mahkemece maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDava konusu kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında, sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın Kuzey yan yol üzerinde İstanbul istikametinden Anibal kavşağı istikametine seyri sırasında 1207 sokak kavşağına geldiğinde aracının ön kısımlarıyla D-100 üzerinde plakası tespit edilemeyen araçtan inip yol üzerinden karşı tarafa geçmeye çalışan yaya ... ...’a çarpması neticesi yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza yeri incelemesi ve sürücünün beyanı ile anlaşılmış olup kazanın oluşumunda araç sürücüsünün KTK 51/1-a (kavşaklara yaklaşırken araçların hızını azaltmamak yayanın ise KTK yönetmeliğinin 138/b-3 (karşıdan geçişlerde ışıklı işaret ve yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerle kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve mesafelerine göre hızını göz önüne alarak uygun zamanda geçmek)kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir.<br>\tDava konusu kaza ile ilgili olarak davalı ...'ın sanık olarak yargılandığı Gebze 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/18 Esas, 2019/308 Karar sayılı dosyasında alınan 23.05.2018 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda, kazanın meydana gelmesinde sanık sürücü ...’ın alt düzeyde tali derecede, mağdur ...’ın asli derecede kusurlu olduğu bildirilmiş, mahkemece kusur raporu hükme esas alınarak sanık ...'ın üzerine atılı taksirle yaralamaya sebebiyet vermek  suçunu işlediği, sanığın kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, kazanın oluş şekli ile, mağdurun yaralanmasının bitkisel hayata girmesine neden olduğu dikkate alınarak neticede 400 gün karşılığı 8.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı sanık ve katılanlar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2019/1479 Esas 2019/2291 Karar sayılı dosyası ile sanık ve katılanların istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş, karar 06.11.2019 tarihinde kesinleşmiştir.<br>\tMahkemece trafik güvenliği uzmanı bilirkişiden alınan 21.06.2021 tarihli kusur raporu ile yaya ... ...'ın KTK 68/b, Yönetmelik 138.md ihlal ile D 100 devlet karayolu üzerinde araçtan indikten sonra orta refüj adasında beklemesi, iki yönlü trafiğe açık yan yol üzerinde her iki yönden gelen araç trafiğini kontrol etmesi, geçmeden önce güvenli geçiş için sol tarafını kontrol etmesi, yaklaşan ... plakalı aracın kendisine olan mesafesini dikkate alarak taşıt yoluna inmemesi, ilk geçiş hakkını ... plakalı minibüse vermesi gerekirken, yolu kontrol etmeden anayol yan yol refüjü üzerinden taşıt yoluna inerek, trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü olayda %75, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın ise KTK 52/1-b md ihlal ile %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği belirtilmiş, mahkemece tespit edilen kusur oranlarına göre karar verilmiş olması nedeniyle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, ceza yargılaması sırasında kesinleşen maddi vakıa ve bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa uygun olması sebebiyle benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.<br>\t2-Davalı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde, davacı vekili, davalının sürücüsü olduğu aracın davacı yaya ...'a çarpması sonucu ağır şekilde yaralandığını belirterek davacı ... için 200.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00TL manevi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile ... için 80.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00TL manevi tazminata hükmedilmiştir. <br>\t6098 sayılı TBK. md. 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. <br>\tManevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>\tDava konusu olayda, 06.01.2014 tarihinde meydana gelen kazada davalı sürücü %25, davacı yayanın %75 oranında kusurlu olarak tespit edildiği, Hacettepe Üniversitesi, Tıp fakültesi Adli Tıp Anabilim Başkanlığından alınan maluliyet raporuna göre  çalışma ve meslekte kazanma gücünü %100 kaybedecek derecede ve sürekli birinin bakımına muhtaç olacak şekilde yaralandığı, kazanın gerçekleşme biçimi, kazadaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2014) paranın alım gücü dikkate alındığında takdir olunan manevi tazminatların bir miktar fazla olduğu ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın kaldırılması gerekmiş, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan tahsiline dair  HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.<br>\t\tDavacılar vekili maddi tazminat yönünden davanın kabul edilen kısmına istinaden davacı ... lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığı, red edilen geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davalılar lehine mükerrer hüküm kurulduğunu, manevi tazminat yönünden davacı ...'ın red edilen tazminat miktarı üzerinden davalı ... lehine hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT 10/2 md. aykırı hesaplandığına yönelik istinaf itirazları bulunmaktadır.\tDavacılar ve davalılar yargılamada vekil ile temsil edildiğinden 14.04.2022 karar tarihinde 20.11.2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi yürürlükte olduğundan her bir davacı yönünden kabul edilen miktara göre, reddedilen miktar yönünden ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. Maddesi gereğince red sebebi ayrı olan davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi, 10/2 maddesi gereğince manevi tazminat davasının kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçmemesi, maddi tazminat davasının kabul edilen kısmına göre hükmedilecek ücretin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/1 maddesi gereğince davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenmesi gerekirken, reddedilen geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davalılar lehine birden fazla vekalet ücretine hükmedilmesi, davalı ...'ın reddedilen manevi tazminat davası yönünden davalı ... lehine belirlenen ücretin kabul edilen kısım üzerinden davacı lehine belirlenen ücretten fazla olarak belirlenmesi, davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı için hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplanması doğru görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik davalı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun  kabulü ile kararın kaldırılmasına, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince kesinleşen yönler ve istinaf sebebi yapılmayan hususlar korunarak  yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>\tI-Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>\tHMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>\tBuna göre;<br>\tA-)Maddi tazminat davası yönünden<br>\t1- Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile,<br>\t2- 339.363,17TL daimi iş göremezlik tazminatının (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti dahilinde 268.000,00TL ile sınırlı olmak kaydı ile) davalı ...'tan kaza tarihi olan 06.01.2014 tarihinden, davalı sigorta şirketinden 10.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>\t3- Davacı ...'ın geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, <br>\t4-Davacı ...'ın bakıcı gideri talebinin kabulüne; 444.358,46TL bakıcı giderinin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti dahilinde 268.000,00TL ile sınırlı olmak kaydı ile) davalı ...'tan kaza tarihi olan 06.01.2014 tarihinden, davalı sigorta şirketinden 10.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, <br>\t5-Davacı ...  vekile temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 md. gereğince maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 56.236,05 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketi 43.850,00 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,<br>\t6-Davalılar vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 md. gereğince maddi tazminat davasının red edilen kısmı üzerinden hesaplanan 100,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalılara ödenmesine,<br>\tB-)- Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile<br>\t1-Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00TL manevi tazminatın 06.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine , <br>\t2-Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00TL manevi tazminatın 06.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>\t3-Davacı ... bir vekile temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 md. gereğince manevi tazminat davasının kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalı ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>\t4-Davacı ... bir vekile temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 md. gereğince manevi tazminat davasının red edilen kısmı üzerinden hesaplanan 25.000,00TL vekalet ücretinin davalı ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>\t5-Davalı ... bir vekile temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/2 md. gereğince manevi tazminat davasının red edilen kısmı üzerinden hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>\t6-Davalı ... bir vekile temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/2 md. gereğince manevi tazminat davasının red edilen kısmı üzerinden hesaplanan 25.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>\t7-Maddi ve manevi tazminat davasının kabul edilen kısımları nedeniyle alınması gerekli 58.659,23 TL harçtan peşin ve ıslahla alınan 14.407,68 TL harcın mahsubu ile kalan 44.251,55 TL harcın (27.621,11 TL'sinden davalı sigorta şirketi sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir yazılmasına,<br>\t8-Davacı tarafından yatırılan 14.407,68 TL peşin harcın 8.993,04 TL'sinden davalı sigorta şirketi sorumlu olmak kaydıyla davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>\t9-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 2.250,00 TL bilirkişi ücreti, 313,00 TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.617,40 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 2.617,00 TL'sinin (1.633,48 TL'sinden davalı sigorta şirketi sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t11-Davalılar tarafından masraf yapılmadığından hükmedilmesine yer olmadığına,<br>\t12-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde iadesine,<br>\tII-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davacılar ve davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 97,75 TL yargılama gideri ile 441,40 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 539,15 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalı ...'a ödenmesine, <br>\t4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK’nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t5-Kararın taraflara tebliğine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki  haftalık süresi içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 18.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb28bd950191470f","SID":"67ac4d9ae638cc8d"}}