{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   17. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t              : 2024/144 <br>KARAR NO\t              : 2024/277<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/10/2021<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ve ... Karar<br><br>DAVACI\t: ... SÜPERMARKETÇİLİK İNŞ. TEKS. TRZM OTOM. TİC. VE<br>                                                  SAN. LTD. ŞTİ.<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ AŞ<br>                                                   ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - Av. ... <br>İHBAR OLUNAN\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Reaktif Enerji Tüketim Bedelinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t               : 31/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 31/10/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/10/2021 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:<br> Müvekkili şirkete ait elektrik faturalarına 27/09/2014 tarihinde 5.184,00TL, 14/05/2015 tarihinde 1.221,92 TL, 12/07/2016 tarihinde 211,85 TL, 12/07/2016 tarihinde 12,63 TL ve 05/2017 fatura döneminde 469,53 TL olmak üzere toplam 7.099,93 TL reaktif ceza bedeli yansıtıldığını, söz konusu bedelin hukuka ve mevzuata açıkça aykırı olduğunu ve iptalinin gerektiğini, bildirim yapılmadan reaktif bedelin yansıtılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle hukuksuz tahsil edilen 7.099,93 TL reaktif bedelin avans faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ DAVAYA CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:<br>Dava dilekçesine konu edilen reaktif enerjinin elektrik devrelerinde, akımla gerilimin aynı fazda olmaması sebebiyle kaybedilen enerji miktarına verilen isim olduğunu, Reaktif Ceza Bedelinin ise, bir tüketicinin aktif elektrikten hariç olarak elektrik sisteminin şebekeden çektiği düzensiz güç için gündeme gelen bedel olduğunu, daha açık bir anlatımla abonelik başında belirlenen güç sınırına göre bunu aşan bir güç çekildiği hallerde çektiğiniz bu yüksek elektrik sisteme geri verildiğinde sistemin düzeninde asimetri yarattığını ve özetle sisteme zarar verdiğini, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler ve görevli tedarik şirketlerinin tarife uygulamalarına ilişkin usul ve esasların reaktif enerji tarifesi uygulamasının kapsamı başlıklı 13. maddesi gereğince \"mesken aboneleri, aydınlatma aboneleri, tek fazla beslenen aboneler, bağlantı gücü 9 (dokuz) kW’a (dâhil) kadar olan aboneler dışında tüm tüketicilere reaktif enerji tarifesi uygulandığını, kurulu gücü 50 KVA’nın altında olan müşterilere çektikleri aktif enerji miktarının yüzde otuzüçünü aşan şekilde endüktif reaktif enerji tüketmeleri veya aktif enerji miktarının yüzde yirmisini aşan şekilde kapasitif reaktif enerji vermeleri halinde kurulu gücü 50 KVA ve üstünde olanlar ise çektikleri aktif enerji miktarının yüzde yirmisini aşan şekilde endüktif reaktif enerji tüketmeleri veya aktif enerji miktarının yüzde onbeşini aşan şekilde sisteme kapasitif reaktif enerji vermeleri halinde, Reaktif enerji tüketim bedeli ödemekle yükümlüdür...\"  davacının söz konusu bedeli ödemek zorunda olduğunu,  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarifeler Dairesi Başkanlığı'nın 17.08.2015 tarihli yazısında \"dağıtım şirketinin belirlenen bir bölgede elektrik dağıtımı ile iştigal eden tüzel kişiyi\" ifade ettiğini, dağıtım bölgesinin ise bir dağıtım şirketinin lisansında tanımlanan bölgeyi ifade ettiğini, bu kapsamda Türkiye'nin 21 dağıtım bölgesine ayrıldığını, 2005 yılı itibariyle Mersin, Adana, Gaziantep, Kilis; Hatay, Osmaniye Elektrik Dağıtım Müesseselerini bünyesinde toplayan ... Elektrik Dağıtım A.Ş faaliyetlerine devam ettiğini, 2013 yılı itibariyle özelleştirme kapsamında ... elektrik dağıtım A.Ş'nin tamamının ... Grubu tarafından devralınarak tüm hak ve sorumlulukların ... Grubu'na geçtiğini, ...  bölgesinin dağıtım bölgesi olarak ... Elektrik Dağıtım A.Ş'nin sorumluluğuna girdiğini, bu nedenle müvekkili şirket yönünden davanın öncelikle husumet nedeniyle reddini, bunun dikkate alınmaması halinde davanın ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, öncelikle görev, zamanaşımı, husumet derdestlik yönünden davanın reddine haksız olan davanın esas yönünden de reddiyle yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>İHBAR OLUNAN ... ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş. VEKİLİ BEYAN DİLEKÇESİNDE;<br>Dava konusu faturalardan 27.09.2014 tarihli faturada % 22 endüktif, 14.05.2015 tarihli faturada % 76 kapasitif, 12.07.2016 tarihli faturada % 33 kapasitif ve 05.2017 tarihli faturada % 747 kapasitif oranı ile cezaya girildiğinin görüldüğünü,  bu nedenle faturalara yansıyan bedellerde usul ve yasaya aykırı herhangi bir durum söz konusu olmadığını, davacı tarafça belirtilen 12/3 madde düzenlemesi, EPDK'nın önceki tarihli kararında bulunan bir düzenleme olup yukarıda ifade edilen kararın 24. maddesinde yer alan \"28/12/2012 tarihli ve 4193 sayılı Kurul kararı ile onaylanan Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Perakende Satış Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar yürürlükten kaldırılmıştır.\" hükmü ile yürürlükten kaldırıldığını, mülga maddeye dayanarak bu aşamada talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, bir an için bunun aksi düşünülecek olsa dahi maddenin davacı şirket yönünden uygulanmasının mümkün olmadığını, zira düzenlemede görüleceği üzere maddenin sadece ilk defa reaktif enerji uygulamasına giren kullanıcıları kapsadığını, davacı şirketin ise abonelik başlangıcından itibaren kurulu gücünün 103,94 kw'dır ve mevzuat gereği 50 kw üstü ticarethane kullanıcıların kompanzasyon sistemi kurmalarının zaten zorunlu olduğunu, bu hususu gösteren sistem çıktısının ekte olduğunu, bu nedenle davacı tarafın ilk defa reaktif enerji uygulamasına girmesinden bahsedilmesinin mümkün olmayıp abonelik başlangıcından itibaren bu uygulama ve zorunluluk kapsamında olan davacı şirkete ayrıca bildirimde bulunma zorunluluğunun da söz konusu olmadığını, bu nedenlerle davacı tarafın iddia ve taleplerini kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etikleri anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br> Mahkemece \"...Davanın alacak davası olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları ve toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı şirketin elektrik faturalarına 27/09/2014 tarihinde 5.184,00TL, 14/05/2015 tarihinde 1.221,92TL, 12/07/2016 tarihinde 211,85TL, 12/07/2016 tarihinde 12,63TL ve 05/2017 fatura döneminde 469,53TL kadar olmak üzere toplam 7.099,93TL tutarında davalı firma tarafından reaktif ceza bedeli yansıtıldığı, EPDK reaktif enerji tarifesi uygulamasına ilişkin madde 12/3 ve 13/3 maddeleri gereğince davalı şirketin müşterilerinin çektikleri aktif enerji miktarının öngörülen sınırı aşmaları halinde abonelerine bu durumu yazılı bildirimde bulunmaları gerektiği,  davalı şirketin reaktif kullanım nedeniyle cezalı duruma düşmemesi için müşteriye yazılı bildirim yapmadığı ve bu sebeple reaktife giren müşterisini uyarmayarak kendisine düşen edinimi ifada ihmali olduğu gerekçesiyle kusurlu olduğu ve faturalardaki reaktif enerji kullanım bedelinin usulsüz olduğu anlaşılmakla 6.405,92 TL üzerinden davanın kabulün karar verilmiştir. Ancak EPDK kararına uygun olarak düzenlenmiş 12/07/2016 tarihli 211,85 TL, 112/07/2016 tarihli 12,63 TL 05/2017 nolu 469,53 TL lik faturulardan ise davacının sorumlu olduğu, alınan son bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla alınan bilirkişi raporuna Mahkememizce itibar  edilmiş ve davacı şirketin davalı enerji tedarik şirketinden alacaklı olduğunun anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. 6.405,92 TL reaktif bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ....\"  şeklinde karar verilmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: <br>Mahkeme dosyasına esas alınan bilirkişi raporunda ve yerel mahkemece husumet itirazının dikkate alınmamakla birlikte davanın esası hakkında yapmış oldukları açıklamada 12.07.2016 ve 05.2017 dönemine ilişkin faturalardan davacının sorumlu olduğunu belirtmiş olup bu yönden bir söylemde bulunmadıklarını, bu faturalar yönünden davacı tarafın talebinin yerinde olmadığının da dosya kapsamıyla netleştiğini ancak raporda ve mahkeme kararının gerekçesinde 27.09.2014 ve 14.05.2015 tarihli faturalar yönünden ise EPDK'nın o dönemdeki 28.12.2012 tarihli kararı gereğince kullanıcıya yazılı bildirimde bulunulmaması sebebi ile edimi ifada ihmal bulunduğunu, reaktif bedellerinin usulsüz olduğunun belirtildiğini, mahkeme kararına dayanak teşkil eden raporda davaya konu 2.07.2016 ve 05.2017 dönemine ilişkin faturalarda  belirtilen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 31.12.2015 tarihli kararının geçerli olduğunu ve davacının sorumlu olduğu belirtilmiş olup 27.09.2014 ve 14.05.2015 tarihli faturalar için ise Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 28.12.2012 tarihli kararına istinaden kullanıcıya yazılı bildirimde bulunulmaması sebebi ile edimi ifada ihmal bulunduğunu, reaktif bedellerinin usulsüz olduğunun belirtildiğini ancak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 28.12.2012 tarihli kararının sadece ilk defa reaktif enerji uygulamasına giren veya girecek kullanıcılar için getirildiğini, davacı şirketin ise abonelik başlangıcından itibaren kurulu gücünün 103,94 kw'dır ve mevzuat gereği 50 kw üstü ticarethane kullanıcılarının kompanzasyon sistemi kurmalarının zaten zorunlu olduğunu, bu nedenle mevzuat gereği kurmak zorunda olduğu kompanzasyon sistemini kurmayarak reaktife düşen davacı şirketin, sanki sonradan ve ilk defa reaktif enerji uygulamasına girmiş gibi yazılı şekilde uyarılmadıklarından bahsedilerek bedelin usulsüz olduğunun belirtilmesinin yerinde olmadığını, davacı şirketin abonelik başlangıcından itibaren bu uygulama ve zorunluluk kapsamında olduğundan ayrıca uyarı veya bildirimde bulunma zorunluluğundan bahsedilmesinin yersiz olduğunu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 28.12.2012 tarihli kararının bu aşamada yürürlükte olmadığından kabul anlamına gelmemek kaydı ile yürürlükte olmayan karara dayanarak bu aşamada talepte bulunulmasının da mümkün olmadığını, dolayısıyla bilirkişilerce yapılan bu tespitin yerinde olmadığını, rapora bu hususta da itiraz edilmesine rağmen yerel mahkemece bu hususta yapılan  itirazların dikkate alınmadığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 13.10.2021 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararının öncelikle istinaf incelemesi ile kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini ve yahut bozularak yeniden yargılama yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesini, tehiri icra talebinin de kabulü ile tehiri icra belgesinin düzenlenmesini vekaleten talep etmiştir.<br>İSTİNAF DİLEKÇESİNE CEVAP VEREN DAVACI VEKİLİ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: <br>... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş.'nin husumet itirazı ise dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, faturalandırmayı yapan şirketin ... olduğundan dolayı davalı taraf olarak ...'nın olması gerektiğini zira Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'nin hisselerini 30.09.2013 tarihinde Elektrik Perakende Satış A.Ş’ye devrettiğini, Elektrik Perakende Satış A.Ş ile Elektrik Anonim A.Ş arasındaki devir işlemlerinin iç ilişkiyi ilgilendirdiğini, faturaların ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş tarafından gönderildiğini ve fatura bedellerinin de ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş tarafından tahsil edildiğini, dolayısıyla işbu görülmekte olan davanın da ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş’ye açıldığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile de 28.12.2012 tarihinde uygulamaya giren EPDK 4193(3007) sayılı kurul kararı doğrultusunda 27.09.2014 ve 14.05.2015 tarihli faturalarda davalı şirketin bildirim yükümlülüğünü ihlal ettiği ve kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı yanın iddialarının aksine mevzuatın değiştiğinden bahisle davalının bildirim yükümlülüğünün kalktığı çıkarımının hatalı olduğunu, zira mevzuat değişikliğinde davalının bildirimi yükümlülüğünün kalkmadığı, dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar; 2. Bölümde reaktif enerji ve reaktif enerjiden faydalananlara uygulanacak tarifeyi düzenlendiğini dava konusu olan reaktif enerjiye dair güncel olarak yürürlükte bulunan iş  bu mevzuatta 23. Madde ile davalı şirketin bu hususta bildirim yükümlülüğünün devam ettiğinin düzenlendiğini ve bu madde kapsamındaki iş ve işlemler için bildirim yapma yükümlülüğünün davalı kuruma yüklendiğini, mevzuat kapsamındaki iş ve işlemlerden birinin ise mevzuatın 2. Bölümünde düzenlenen ve aynı zamanda dava konusu olan reaktif enerji kullanımı olduğunu, buradan açıkça anlaşılmaktadır ki davalı şirketin reaktif enerjiye yönelik bildirim yapma yükümlülüğünün güncel mevzuatla devam ettiğini ancak davalı şirket tarafından müvekkiline hiçbir şekilde yazılı bildirim yapılmamasına rağmen faturalarına reaktif bedel tahakkuk ettirildiğini, öte yandan vurgulamak gerekirse davalı tarafın iddialarını kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için mevzuat değişikliği sonucu sonradan yazılı bildirim yükümlülüğü kaldırıldığı düşünülse dahi fatura tarihlerinde uygulamada olan hükümler doğrultusunda hareket edilmesi gerekeceğinden diğer bir ifadeyle özellikle sözleşme ilişkilerinde eski kanun zamanında doğmuş ve yeni kanun zamanında süregelmekte olan hukuki durumlar bakımından eski kanun varlığını ve etkilerini sürdürür nitelikte olacağını, bu nedenle davalı tarafın iddiaları hukuka aykırı yersiz olduğunu, 28.12.2012 tarihinde uygulamaya giren EPDK 4193(3007) sayılı kurul kararının 12/3 maddesi gereğince; ilk defa reaktif enerji uygulaması kapsamına giren abonelere, yapılacak yazılı bildirim ile 30 (otuz) gün süre verilerek reaktif enerji ölçü sistemlerini tesis etmeleri istendiği, davalı şirket tarafından iş bu yükümlülüğün ihlal edildiğini, yapılan ihlal neticesinde reaktif enerji kullandığının farkında olmayan müvekkile 5 faturada reaktif enerji bedeli yansıtıldığını, söz konusu bildirim yapıldığı takdirde müvekkilin komponzasyon tesisi kurulması için davalı kuruma başvuracağı, bu kapsamda kurulan tesis sayesinde elektrik şebekesine ek güç yüklenmeyeceği ve reaktif enerji bedelinin faturalara yansımayacağını, tüm bu nedenlerle davalı yanın hukuka aykırı, haksız ve mesnetsiz itirazlarının tamamının reddi ile yerel mahkeme tarafından verilen kararın onanmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>DAVA; Reaktif enerji tüketim bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi, dairemizce 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı ... Süpermarketçilik İnş Tekstil Ltd. Şti. Tarafından ... ... Perakende Satış A.Ş. Aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası  üzerinden açılan davada davalı şirket tarafından tahakkuk ettirilen elektrik faturalarına  27/09/2014 tarihinde 5.184,00 TL, 14/05/2015 tarihinde 1.221,92 TL, 12/07/2016 tarihinde 211,85 ve 12,63 TL ile 05/2017 döneminde 469,53 TL olmak üzere toplam 7.099,93 TL reaktif ceza bedeli yansıtıldığını, kendilerine bu konuda bildirim yapılmadığını ifade edilerek 7.099,93 TL bedelin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteminde bulunulduğu, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 13/10/2021 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı karar ile \"6.405,92 TL reaktif bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verildiği, davalı vekili tarafından süresi içinde İstinaf kanun yoluna müracaat edilerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.<br>Davalı vekilinin husumet itirazları yönünden yapılan incelemede;<br>Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukukî koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. <br> Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Zira bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı ancak davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir ve bu durumda dava ret veya kabul ile sonuçlanır. Başka bir anlatımla dava şartların işin esasının incelenmesine engel teşkil eder mahiyetteyken, bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümüne girilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir. Sıfat, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de teşkil etmediğinden davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (KURU, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.I., İstanbul 2001, s. 1157 vd.)<br>Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 27.09.2012 tarih 28424 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 12.09.2012 tarihli 4019 sayılı kurul kararı ile Elektrik Piyasası Kanunu'nun 3/1(c) bendi hükmü çerçevesinde, dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin dağıtım şirketleri tarafından 01/01/2013 tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesine ilişkin hazırlanan, “Dağıtım Ve Perakende Satış Faaliyetlerinin Hukuki Ayrıştırılmasına İlişkin Usul Ve Esaslar”ın kabul edilerek, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin 01/01/2013 tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesine karar verilmiştir. <br>Davaya konu uyuşmazlıkta davacı taraf elektrik tüketim faturalarına yansıtılan reaktif enerji tüketim bedelinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte olup tüketim faturalarının tahakkuk ve faturalandırma işlemi ... ... Perakande Satış A.Ş tarafından yapıldığından (benzer mahiyette Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 17/02/2022 Tarih,  ... Esas ve ... Karar sayılı Perakende şirketi tarafından açılan itirazın iptali davasının esastan incelenmesine yönelik kararı) davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu kanaatine varılarak davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.<br>Davalı vekilinin reaktif enerji tüketim bedelinin tespitine ilişkin itirazlarının incelenmesinde;<br>Konuya ilişkin yasal düzenlemelere bakıldığında;<br>09/01/2007 Tarihli ve 26398 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan EPDK tarafından Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 16/4. maddesinde \"Reaktif enerji miktarını ölçmek üzere gerekli ölçme düzeneği, mevzuat hükümleri çerçevesinde mesken abone grubu dışında kalan müşteriler tarafından tesis edilir. Bu müşterilerden bağlantı gücü 50 kVA’nın altında olanlar çektikleri aktif enerji miktarının yüzde otuz üçünü aşan şekilde endüktif reaktif enerji tüketmeleri veya aktif enerji miktarının yüzde yirmisini aşan şekilde kapasitif reaktif enerji tüketmeleri hâlinde; bağlantı gücü 50 kVA ve üstünde olanlar ise, çektikleri aktif enerji miktarının yüzde yirmisini aşan şekilde endüktif reaktif enerji tüketmeleri veya aktif enerji miktarının yüzde on beşini aşan şekilde sisteme kapasitif reaktif enerji vermeleri hâlinde reaktif enerji tüketim bedeli ödemekle yükümlüdür. Endüktif ve kapasitif enerji tüketimleri itibarıyla söz konusu sınırların ikisini birden aşan veya reaktif enerji ölçme düzeneğini kurma yükümlülüğü bulunmasına rağmen kurmayan ya da mevzuat hükümlerine uygun olarak kurmayan müşterilerin ödemeleri gereken reaktif enerji bedeline ilişkin usul ve esaslar Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği ve ilgili tebliğleri çerçevesinde kuruma sunulan tarife önerilerinde yer alır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br>Aynı yönetmeliğin geçici 8. maddesinde ise, \" 01/01/2007 tarihinden itibaren bağlantı gücü 50 kVA ve üstünde olan müşteriler çektikleri aktif enerji miktarının yüzde otuz üçünü aşan şekilde endüktif reaktif enerji tüketmeleri veya tükettikleri aktif enerji miktarının yüzde yirmisini aşan şekilde sisteme kapasitif reaktif enerji vermeleri hâlinde, reaktif enerji tüketim bedeli ödemekle yükümlüdür. Bu müşteriler için 01/01/2008’den itibaren Yönetmeliğin 16. maddesi hükümlerinde yer alan oranlar uygulanır.\" hükmü getirilmiştir.<br>Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 31. maddesine göre; müşterilerin yeterli, verimli, güvenli, sürekli ve ekonomik hizmet almalarını ve hizmet seçeneklerini öğrenmelerini teminen her türlü bilgilendirme fâaliyeti ilgili tüzel kişiler tarafından ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilir. Müşterilerin bilgilendirilmesi görevi ilgili tüzel kişinin müşteri hizmetleri merkezleri tarafından yürütülür. İlgili tüzel kişiler müşterilere ücretsiz olarak verilmek üzere film, kitap, broşür, katalog gibi araçlar hazırlar.<br>EPDK tarafından yayınlanan “21 Dağıtım Şirketi İçin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslarına İlişkin” 3002 sayılı kararın 8. maddesinin Reaktif Enerji Tarifesini ilişkin bölümünde ve 28/12/2012 tarihli ve 4193 sayılı  kurul kararının 12/3 maddesinde “ilk defa reaktif enerji uygulaması kapsamına giren abonelere yapılacak yazılı bildirim ile 30 gün süre verilerek reaktif enerji ölçü sistemlerini tesis etmeleri istenir. Reaktif enerji ölçü sistemini tesis eden aboneye şirketçe yapılacak buna ilişkin tespit tarihinin içinde bulunduğu fatura döneminden sonraki ilk fatura dönemi itibariyle reaktif enerji tarifesi uygulanır. Yapılan bildirime rağmen reaktif enerji ölçüm sistemini tesis etmeyen abonelere bildirimin yapıldığı fatura döneminden sonraki ikinci faturalama döneminde bu maddenin (A.2.) ve (B.2) alt bentlerine göre reaktif enerji uygulaması yapılır” hükmü getirilmiştir.<br>31/12/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren EPDK 5999-3 sayılı Kurur Kararı'ndaki Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 13. maddesi göre; <br> (l)Mesken aboneleri, aydınlatma aboneleri, tek fazla beslenen aboneler, bağlantı gücü 9 (dokuz) kW'a (dahil) kadar olan aboneler ile sisteme enerji veren üreticilere veriş yönünde 17 nci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen durumlarda reaktif enerji tarifesi uygulanmaz.<br>(2)Yukarıda belirtilenler dışında, tüm dağıtım sistemi kullanıcıları ile sisteme enerji veren üreticilere çekiş yönünde 17 nci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen durumlarda aşağıdaki şartlar dahilinde reaktif enerji tarifesi uygulanır. Reaktif enerji ölçüm sistemleri dağıtım şirketi tarafından tesis edilir. Reaktif enerji ölçüm sistemi tesis edilmemiş abonelere reaktif enerji bedeli uygulanmaz.<br>(3)Kurulu gücü 50 kVA'nın altında olan müşteriler, çektikleri aktif enerji miktarının yüzde otuzüçünü aşan şekilde endüktif reaktif enerji tüketmeleri veya aktif enerji miktarının yüzde yirmisini aşan şekilde kapasitif reaktif enerji vermeleri halinde; kurulu gücü 50 kVA ve üstünde olanlar ise, çektikleri aktif enerji miktarının yüzde yirmisini aşan şekilde endüktif reaktif enerji tüketmeleri veya aktif enerji miktarının yüzde onbeşini aşan şekilde sisteme kapasitifreaktif enerji vermeleri halinde, reaktif enerji tüketim bedeli ödemekle yükümlüdür.<br>(4)Endüktifreaktif enerjiye İlişkin oranların aşılmaması halinde reaktif enerji bedeli alınmaz. Bu sınır aşılırsa, çekilen reaktif enerjinin tamamına (endüktif sayaçta ölçülen değer) reaktif enerji tarifesi uygulanır.<br>(5)Kapasitif reaktif enerjiye ilişkin oranların aşılmaması halinde reaktif enerji bedeli alınmaz. Bu sınır aşılırsa, sisteme verilen reaktif (kapasitif sayaçta ölçülen değer) enerjinin tamamına reaktif enerji tarifesi uygulanır.<br>(6)Endüktif ve kapasitif reaktif sınırların ikisini birden aşan müşteriye, endüktif reaktif ve kapasitif reaktif sayaçlardan en yüksek değeri kaydeden sayaç değerinin tamamına reaktif enerji tarifesi uygulanır.<br>Somut olaya gelince; Davaya konu ödemeler reaktif tüketim ile ilgili olup davacı bu ödemeyi aktif tüketim nedeniyle değil reaktif oranlarını aşması nedeniyle ödemiştir. Reaktif güç, elektrik enerjisi ile çalışan motor ve trafo gibi sistemlerin şebekeden çektiği faydalı çalışma yükü (aktif güç) yanında, sahip oldukları karmaşık yükleme etkileri nedeniyle aynı şebekeden çektiği faydasız ve zararlı bir yükü (gücü) ifade eder. Reaktif güç kompanzasyon sistemleri ile sisteme kapasitif güç eklenerek söz konusu olumsuzluk azaltılır ve tümüyle giderilir.<br>Her ne kadar mahkemece 31/12/2015 tarihinden önce tahakkuk ettirilen reaktif tüketim bedelinden davalının  ve bu tarihten sonrasına ilişkin yapılan tahakkuk işleminden ise davacının sorumlu olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de;<br> Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 31. maddesinde müşterilerin verimli, güvenli ve ekonomik hizmet almalarını ve hizmet seçeneklerini öğrenmelerini teminen bilgilendirme fâaliyeti davalı tarafından ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilmesi gerekli olup dosya kapsamındaki belgelerden davalı tarafından davacının usulüne uygun şekilde yazılı veya sözlü olarak bilgilendirilmediği sabittir. Ancak davalı şirketin yukarıda açıklanan yönetmelik hükümleri çerçevesinde kendisine düşen edimi ifada ihmal göstermesi Borçlar Kanunu'nun 114/2 maddesi delaletiyle sözleşme ilişkilerine de uygulanması gereken aynı Kanun'un 52 maddesi uyarınca müterafik kusur teşkil etmekte olup (benzer mahiyette Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 03/04/2014 Tarih, 2014/2671 Esas ve 2014/5375 Karar) bu doğrultuda yapılan hesaplamaya göre  31/12/2015 tarihinden önce davacı için tahakkuk ettirilen 5.184,00 TL ve 1.221,92 TL reaktif enerji tüketim bedelleri yönünden 6098 sayılı TBK'nın 114/2 delaletiyle aynı Kanun'un 52. Maddesi uyarınca % 50 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davalının davacı taraftan toplam 3.202,96 (5.184,00 TL+1.221,92 TL=6.405,92 ve 6.405,92/2 (% 50)=3.202,96) talep edebileceği, bu nedenle davacının fazla yaptığı 3.202,96 TL ödemeyi iade alma hakkının bulunduğu anlaşılmıştır.<br> Davalı tarafından davacı aboneye reaktif ölçüm sistemi tesis edilmemiş olup 31/12/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren EPDK 5999-3 sayılı Kurur Kararı'ndaki Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar'ın  13/2 maddesindeki reaktif enerji ölçüm sistemi tesis edilmemiş abonelere reaktif enerji bedeli uygulanamayacağı hükmü dikkate alındığında ise davacıya 12/07/2016 tarihinde 211,85 ve 12,63 TL ile 05/2017 fatura döneminde 469,53 TL olarak tahakkuk ettirilen toplam 694,01 TL reaktif enerji tüketim bedelinden de davacının sorumlu tutulamayacağı ancak bu miktarlara ilişkin davacı tarafından yapılan aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından  belirtilen eksikliğe değinilmekle yetinilmiştir.<br>Netice olarak davacının davalı şirketten 3.202,96 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile saptanan aykırılıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gözetilerek HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılıklar düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>A-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/10/2021 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>B-Esasa ilişkin aşağıdaki şekilde YENİ HÜKÜM TESİSİNE,<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE 3.202,96 TL reaktif enerji bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 125,25 TL harcın mahsubu ile 302,35 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,  <br>3-Davacı tarafından yapılan toplam 554,30TL yargılama giderinin kabul red oranına (kabul % 45-red % 55) göre hesaplanan 249,45 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davanın kabul edilen kısmı yönünden; Davacı yargılama sırasında bir vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 3.202,96 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>5-Davanın reddedilen kısmı yönünden; Davalı yargılama sırasında bir vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan  3.896,97 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 35,90 TL başvuru harcı ve 125,25 TL peşin harç olmak üzere toplam 161,15TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde  davacıya iadesine,   <br>C-İstinaf yargılaması yönünden;  <br>1-Davalıdan tahsil edelin 162,10 TL İstinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine, <br>2-İstinaf incelemesinde duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>3-İstinaf yargılaması aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, <br>4-Kararın tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 31/10/2024<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır  <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır * <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"76a7af99a5d1e57a","SID":"baa08119481c5b5a"}}