{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2024/1317 Esas 2024/1071  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2024/1317<br>KARAR NO\t\t: 2024/1071<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 23/08/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/581 Esas (Ara  Karar) <br>İHTİYATİ HACİZ <br>TALEP EDEN DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>KARŞI TARAF<br>TALEP\t: İhtiyati Haciz<br>TALEP TARİHİ\t: 22/08/2024<br>KARAR TARİHİ\t:  10/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:   10/10/2024<br><br>\tİhtiyati haciz isteminin reddine yönelik olarak verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA VE TALEP<br>\tİhtiyati haciz isteyen davacı  vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin yüzde elli hissesi  ..., yüzde elli hissesi ...'a ait olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL sermaye ile 30.07.2012 tarihinde 317716 sicil numarası ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde kurulduğunu, yönetim kurulu başkanlığına ... getirildiğini, şirketin  kuruluşundan itibaren, tek malvarlığı olan ... parselde kayıtlı taşınmazın alınması hususunda  işlem gerçekleştirdiğini, taşınmaz,  03/08/2012, 22/08/2012, 20/09/2012, 26/09/2012 ve 17/01/2013 tarihlerinde farklı kişi  ve şirketlerden yapılan alım sonucu bir bütün olarak şirket malvarlığına kazandırıldığını, şirketin herhangi bir aktif faaliyeti, geliri ve mevcut sermayesi olmadığı için bu taşınmazın alımı, tamamen borçlanma yolu ile gerçekleştirildiğini, bahse konu şirkete ait tek malvarlığı olan, ... parselde kayıtlı taşınmazın satın alınması işlemi şirket tarafından farklı tarihlerde çekilen krediler ile sağlandığını, davalı şirket, Müflis ... Bankası A.Ş.'den; 22.08.2012 tarihinde 2.421.798,00 USD tutarında, 20.09.2012 tarihinde 4.580.417,57 USD tutarında, 26.09.2012 tarihinde 1.763.168,97 USD tutarında  ve 17.01.2013 tarihinde 709.084,82 USD tutarlarında geri ödemeli olmak üzere yüksek meblağlarda krediler temin ettiğini, müvekkilinin bizzat kendisinin ve ortağı bulunduğu grup şirketlerin kredi limitleri ve bankalar nezdindeki kredi imkanları üzerinden şirket bu menfaati temin edebildiğini,  davalı şirketin kuruluş tarihi itibariyle tüm borç ve ödemeleri USD para birimi üzerinden olduğunu, şirketin mevcut USD borç ödemelerine dair şahıs veya şirketlerden borçlanıldığı takdirde; borçlanılan şahıs veya şirket, Türk Lirası olarak borç gönderse dahi, USD olarak borçlanacağı şirket tarafından karar altına alındığını, borçlanılan paranın gönderildiği tarih USD kuru üzerinden hesaplanacağı ve şirkete ait muhasebeleştirmenin bu prensip doğrultusunda yapılacağının belirtildiğini,  müvekkilinin, davalıdan mevcut alacağı yukarıda izah edilen belgelerle açıkça ispatlanmış olup müvekkilinin davalıdan alacağı olduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmadığını, müvekkile tarafından yapılan ödemelerin tamamı ise şirkete ait tek malvarlığı olan ... parselde kayıtlı taşınmazın alımındaki kredi borçlarının kapatılması ve şirkete ait giderlerin ödenmesine ilişkin olduğunu, buna mukabil, davalı şirketin tek malvarlığı ve dava konusu tüm borçların alınma sebebi olan ... parselde kayıtlı taşınmaz, alacaklılardan ve  müvekkilden mal kaçırma amacıyla yakın zamanda davalı şirketçe satıldığını, davalı şirketin bu satış sonrası borcunu karşılayacak herhangi bir mal varlığı kalmadığını, bu hususta Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/358 E. Sayılı dosyası ile muvazaalı işlemin iptali davası açılmış olup taşınmaz üzerinde ihtiyati tedbir şerhi konulduğunu, davalının tek malvarlığını satmış olması ve şirketin herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmaması da gözetilerek; müvekkilinin, alacağını şirket hesaplarına geçen aktif gelir dışında temin etmesinin mümkün olamayacağının açık olduğunu iddia ederek  davalı şirket hesaplarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece 23/08/2024 tarihli ara kararı ile, talep eden alacağına dayalı olarak kredi sözleşmelerini ve banka dekontlarını göstermiş olup, bu belgeler alacağın varlığı için tek başına yeterli belge olmadığı, ihtiyati haciz talep edenin alacağının varlığı ile miktarının yargılamayı gerektirdiği, muaccel alacağın mevcut olduğu ve davalının mallarını kaçırma girişimiyle ilgili olarak da mahkemeye yeterli kanıt sunulmadığı, ihtiyati haciz koşullarının bulunmadığı gerekçeleriyle   ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ara  kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,  davalı şirketin, yüzde elli hissesi  ..., yüzde elli hissesi ...'a ait olmak üzere; toplam 1.000.000,00 TL sermaye ile 30.07.2012 tarihinde 317716 sicil numarası ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde kurulmuş olup yönetim kurulu başkanlığına ... getirildiğini, şirketin  kuruluşundan itibaren, tek malvarlığı olan ... parselde kayıtlı taşınmazın alınması hususunda  işlem gerçekleştirdiğini, taşınmaz,  03/08/2012, 22/08/2012, 20/09/2012, 26/09/2012 ve 17/01/2013 tarihlerinde farklı kişi  ve şirketlerden yapılan alım sonucu bir bütün olarak şirket malvarlığına kazandırıldığını,  şirketin herhangi bir aktif faaliyeti, geliri ve mevcut sermayesi olmadığı için bu taşınmazın alımı, tamamen borçlanma yolu ile gerçekleştirildiğini, bahse konu şirkete ait tek malvarlığı olan, ...parselde kayıtlı taşınmazın satın alınması işlemi şirket tarafından farklı tarihlerde çekilen krediler ile sağlandığını, davalı şirket, Müflis ... Bankası A.Ş.'den; 22.08.2012 tarihinde 2.421.798,00 USD tutarında, 20.09.2012 tarihinde 4.580.417,57 USD tutarında, 26.09.2012 tarihinde 1.763.168,97 USD tutarında  ve 17.01.2013 tarihinde 709.084,82 USD tutarlarında geri ödemeli olmak üzere yüksek meblağlarda krediler temin ettiğini, Genel Kredi Sözleşmeleri incelendiğinde de görüleceği üzere, müvekkilininin ve şirketin diğer ortağı olan ...'un borca ilişkin birinci dereceden kefilliği bulunmadığını,  1.000.000,00 TL sermaye ile kurulmuş yeni bir şirketin dava dilekçesinde bahsettikleri tutarlarda taşınmaz alımını temin etmek için kredi çekebilmesinin Bankacılık Usul ve Esasları Hakkındaki kanun ve yönetmelik hükümleri gereğince de mümkün bulunmadığını, müvekkilinin bizzat kendisinin ve ortağı bulunduğu grup şirketlerin kredi limitleri ve bankalar nezdindeki kredi imkanları üzerinden şirket bu menfaati temin edebildiğini, müvekkilinin bahse konu kredi borçlarında birinci dereceden kefilliği bulunduğunu ve  diğer ortak ... tarafından ödemeler yapılmadığı için, müvekkili tarafından davalı şirkete parçalar halinde yüklü miktarda borçlar verildiğini, şirket ticari defter ve kayıtlarından da şirketin herhangi bir faaliyetinin gelirinin olmadığı, tamamen borçlanma yolu ile tek malvarlığı olan taşınmazın alımını gerçekleştirdiğinin görüleceğini, müvekkilinin, dava dilekçesi ve delil dilekçesinde sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere  davalı şirketten toplam 2.513.341,71 USD ve 10.089.300,04 TL alacaklı olduğunu, şirketin tek malvarlığı olan ve dava konusu tüm borçların alınma sebebi olan ... parselde kayıtlı taşınmazın, alacaklılardan mal kaçırma amacıyla yakın zamanda davalı şirketçe satıldığını ve davalı şirketin borcunu karşılayacak herhangi bir mal varlığı kalmadığını, davalının, borçlarını ödeyeceği bir ticari faaliyeti de bulunmadığını, taşınmazın satış bedelinin de davalı uhdesinden çıkarılması halinde müvekkilinin borcunu tahsil edemeyeceğini, davalının tek malvarlığını satmış olması ve şirketin herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmaması da gözetilerek; müvekkilinin, alacağını şirket hesaplarına geçen aktif gelir dışında temin etmesinin mümkün olamayacağını belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. \t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; İİK'nın 257. maddesine dayalı ihtiyati haciz kararı istemine ilişkindir.\t<br>\tİhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır.  <br>\tSomut olaya gelince, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talep edenin alacağına dayalı olarak kredi sözleşmelerini ve banka dekontlarını göstermiş olup, bu belgeler alacağın varlığı için tek başına yeterli belge olmadığı, ihtiyati haciz talep edenin alacağının varlığı ile miktarının yargılamayı gerektirdiği, muaccel alacağın mevcut olduğu ve davalının mallarını kaçırma girişimiyle ilgili olarak da mahkemeye yeterli kanıt sunulmadığı, ihtiyati haciz koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle  ihtiyati haciz talebinin reddi karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ara kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; <br>\t1-İhtiyati haciz talep eden davacı  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 10/10/2024<br><br>Başkan-              Üye -                            Üye -                 Zabıt Katibi -<br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2fca1388f13ba8bb","SID":"b15bd195a1fea2d9"}}