{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA  ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/01/2024<br>NUMARASI\t\t:  Esas - Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 08/11/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 11/01/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin enerji sektöründe faaliyet gösteren firmalardan olduğunu, davacı şirketin ürettiği elektriği davalı şirketin kurulu tesisleri üzerinden geçirerek devlete sattığını, bu anlamda müvekkilinin, davalı şirketin tesislerini kullanması nedeniyle davalıya dağıtım bedeli katkı payı ödediğini, davalı şirket son dönemde yaptığı uygulamalarla 2018 yılı öncesinde devreye alınan güneş enerji santrallerinin (GES) dağıtım bedeli katkı payını 5,6882krş/kwh'tan 28,2765krş/kwh'a yükselttiğini, davalının müvekkili davacıya haber vermeksizin yapmış olduğu bu artışın müvekkili şirketin projelerinin kredilendirilmesinde büyük zorluklara sebep olduğunu, davalı şirketin yapmış olduğu bu hamlenin \"öngörülebilirlilik ilkesine\" aykırı olduğunu ve hukuki bir izahının olmadığını, davacı şirketin ürettiği elektriği davalı gibi elektrik dağıtım şirketleri yoluyla satmak zorunda olduğundan davalının bu durumu kendisi lehine fahiş ve haksız bir kâr elde etmek için kullanmaktan çekinmediğini, müvekkili şirketin davalı şirketin bu haksız kâr amacının mağduru olduğunu ileri sürerek   fazlaya dair her türlü yasal hakkı saklı kalmak kaydıyla; davalının davacı müvekkilinden talep ettiği şimdilik 1.000,00 TL tutarında dağıtım bedeli katkı payı borcunun olmadığının,  davalının dağıtım bedeli katkı payında yaptığı artışın yasalara ve sözleşmeye uygun olup olmadığının, günün ekonomik koşulları ve diğer hususlar dikkate alınarak adil bir dağıtım bedeli katkı payı miktarının ne kadar olması gerektiğinin ve bu hususlarla bağlantılı olarak davacının davalıya (güneş enerji santrallerinin dağıtım bedeli katkı payının 5,6882krş/kwh'tan 28,2765krş/kwh'a yükseltildiği tarihten itibaren) fazla ödeme yapıp yapmadığı ile yapmış ise bunun miktarının ne kadar olduğunun tespitine, davacının yapacağı ödeme işlemlerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 15/03/2022 tarihli tavzih dilekçesi ile de, dava dilekçesinde bahsi geçen 1.000,00 TL tutarındaki menfi tespit isteminin ocak/2022 ve Şubat/2022 dönemine ilişkin olduğunu, bu dönemlere ilişkin fatura bedellerinin davalıya ödendiğini, esasen bu döneme ilişkin fatura bedelleri ödendiğinden menfi tespit istemlerinin bulunmadığını, asıl talebinin dağıtım bedeli katkı payındaki artışın yasalara ve sözleşmeye uygun olup olmadığının tespiti ile adil bir katkı payı miktarının ne kadar olması gerektiğinin tespitine ilişkin olduğunu, fazla ödeme tutarının tespitine ilişkin talebin de asli talep niteliğinde olmadığını beyan  etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın idari yargının görevinde olduğunu, davanın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ve bir miktar paranın ödenmesiyle ilgili olduğunu, davacının asıl maksadı ve hukuki yararı fazla ödediğini iddia ettiği bedellerin geri alınması olmasına karşın davacı dava dilekçesinde sadece arabuluculuktan kaçınmak için davasını menfi tespit davası olarak gösterdiğini, fazla ödeme yaptığını ve bu fazla ödeme miktarının tespitini talep eden davacının fazla ödediğini iddia ettiği bedel yönünden istirdat talebi barındırmayan menfi tespit talebinde hukuki bir yararından söz edilemeyeceğini, hukuki niteleme mahkemeye ait olup davanın nihai olarak menfi tespiti değil, fazla ödediği iddia edilip katkı paylarınını miktarının tespiti ile istirdadını amaçlamakta olduğunu, davacı tarafından dava şartı sağlanmadan dava açılmış olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi halde davacının istirdat talebi olmadığına ilişkin açık beyanının alınmasını talep ettiklerini, söz konusu işlemin kendilerine bildirim tarihinden itibaren üç işgünü içerisinde itiraz edebileceğini, davacının görevli tedarik şirketine itiraz etmeden doğrudan dava açmasının mümkün olmadığını, davanın EPDK tarafından onaylanan tarifeye dayalı olarak yapılan faturalandırmalara karşı açılmış bulunduğundan husumetin EPDK'ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde talep sonucunun açık şekilde gösterilmediğini, mahkemenin EPDK'nın yerine geçerek dağıtım bedeli katkı payını belirleyemeyeceğini, davacı taleplerinin zamanaaşımına uğradığını, davacı taraf  şayet tarifelere dayalı bir hak iddiasındaysa öncelikle idari yargıda söz konusu idari düzenlemeyi yapan kuruma karşı dava açması, şayet iptali kararı alabilirse, sonra adli yargıda hakkını araması gerektiğini, aksinin kabulünün hukuken mümkün olmayıp hukuk mahkemelerinin, idari mahkemelerinin hatta Anayasa mahkemesinin görev ayrımını ortadan kaldırarak her mahkemeye herhangi bir alan sınırlaması olmadan her alanda karar verme yetkisi verilmesinin kabulü anlamına geleceğini, bu durumda hukuki belirsizliğin olacağını, idari yargıda dava açılsa ve tarife iptal edilse bile yine geçmişe dönük talepte bulunulmasının mümkün olamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 09/06/2022 T., ... E., ......K. Sayılı  KARARI: İlk derece mahkemesince;  \"... eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar olmadığı, somut olayda davacı tarafın  menfi tespit istemine ilişkin olarak 15/03/2022 tarihli tavzih dilekçesi ile ocak/2022 ve Şubat/2022 dönemine ilişkin fatura bedellerinin ödendiğini ifade ettiği, bu fatura bedellerinin de ödenmiş olması karşısında davacının isteminin dava tarihine kadarki süreçte davalıya yapılan fazla ödeme tutarının tespitine ilişkin olduğunun anlaşıldığı, ancak davacının istirdat (alacak) davası açma imkanı varken tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığını, her ne kadar davacıya tespit davası açmasındaki hukuki yararının ne olduğunu açıklaması için süre verilmiş ise de davacı yeterli bir açıklama yapmadığı, davacının tespit davası soncunda elde edilecek hüküm ile gelecek aylarda fazla ödeme yapılmasının önüne geçileceğini ifade ettiği, ancak eldeki davadan böyle bir kazanım elde edilmesinin mümkün olmadığı, zira, eldeki dava mevcut uyuşmazlık üzerinden değerlendirilmekte olup, ilerde ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümünün mümkün olmadığı, bu bakımdan davacının hukuki yararının bulunduğunu bu şekilde açıklaması yerinde görülmediği,  davacının eda davası açma imkanı varken tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle  davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizin 19/10/2022 T...... E. ......... K. Sayılı Kaldırma Kararı: <br>İlk derece mahkemesinin 09/06/2022 tarihli kararına karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 19/10/2022 T. ..... E. ...... K. sayılı kararı ile; \"Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre taraflar arasında bağlantı sistem kullanım anlaşması yapıldığı, davacının bu sözleşme kapsamında davalıya dağıtım bedeli katkı payı ödediği anlaşılmakta olup  davacı taraf, davalının  fahiş ve haksız dağıtım bedeli katkı payı talep ettiğini ileri sürerek  dağıtım bedeli katkı payındaki artışın yasalara ve sözleşmeye uygun olup olmadığının,  adil bir katkı payı miktarının ne kadar olması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmektedir.Davacının bu talepleri bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, davalı tarafça dağıtım bedeli katkı payı miktarı hususunda muaraza(çekişme) yaratıldığını iddia ederek bu muarazanın giderilmesini talep ettiği sonucuna varılmaktadır. Hukuk Genel Kurulunun 29.09.2004 tarih, 2004/13-417 E.-2004/442 K.sayılı ilamında da açıklandığı üzere; muarazanın men'i(çekişmenin önlenmesi) davaları, usul hukuku anlamında tespit değil, eda davası niteliğindedir. Bu tür davalarda hem muarazanın(çekişmenin) varlığının tespiti ve hem de onun önlenmesi(men'i) talep edilir. Bu durumda mahkemece davacının talebi hakkında davanın esası hakkında inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle  davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK 353/1-a-3 madde gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının taraflar arasındaki ihtilaf ile ilgili  esasa ilişkin delillerin toplanması ve değerlendirilmesi sonucunda karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine \" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 11/01/2024 TARİHLİ  KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; lisanssız elektrik üreticilerine uygulanacak dağıtım sistemi kullanım tarifelerinin EPDK tarafından belirlendiği, tarifenin belirlenmesi konusundaki yetkinin EPDK'ya ait olduğu, bu konuda davalının insiyatif alarak farklı tarife uygulamasının mümkün olmadığı, davalı tarafça uygulanan dağıtım bedeli katkı payı tutarının EPDK tarafından belirlenen tarifelere uygun olduğu, davacının uygulanan dağıtım bedeli katkı payı tutarının taraflar arasındaki anlaşmaya, EPDK uygulamalarına ve yasal düzenlemelere aykırı olduğu iddiasını usulünce ispatlayamadığı sonucuna varıldığından davanın reddine...\" şeklinde  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi incelemesi sonucu, davalının katkı payında yaptığı artışın yasalara ve sözleşmeye uygun olmadığı tespit edilmiş olmasına rağmen davanın reddine karar verildiğini, müvekkili şirket yönünden ilgili mevzuat ve tarifelerin mahkeme tarafından yanlış yorumlandığını, davalı tarafın, müvekkili şirket gibi lisanssız üretim tesisleri ile lisanslı üretim şirketleri arasında eşitlik ilkesine aykırı şekilde tarife uygulamasına gittiğini, mahkemenin gerekçeli kararında davalı şirketi sadece EPDK tarafından çıkarılan tarifeleri aynen tatbik etmekle yükümlü bir pozisyonda tanımlayarak davanın reddine karar verdiğini, ancak  tarife belirlemede yerel mahkemenin kabulünün aksine, dağıtım şirketlerinin sadece belirlenen tarifeleri aynen uygulamakla yükümlü pasif bir pozisyonda olmayıp, tarife belirleme sürecinin en baş aktörleri konumunda olduklarını, dolayısıyla müvekkile uygulanan fahiş dağıtım bedelinin sebebini, EPDK tarafından yayınlanan tarife değil, doğrudan doğruya davalı şirketin de aralarında bulunduğu dağıtım şirketlerinin bu yöndeki taleplerinin oluşturduğunu, davalı şirketin EPDK tarifesinin arkasına saklanarak müvekkil şirket ile arasındaki sözleşmeye aykırı haksız talebini meşrulaştırmaya çalıştığını, YHGK'nun 21/05/2014 tarihli ve E: 2013/2454, K: 2014/679 sayılı kararında bu hususun açıkça tartışıldığını, netice olarak \"EPDK'nın tarifeler üzerinden sınırsız bir fiyat belirleme yetkisinin olmadığı kabul edilerek idari tasarruf ve/veya tarife iptal edilmese dahi yargılama konusu olabileceği ve fazladan alınan bedellerin iadesinin gerekli olduğuna\" karar verildiğini, eldeki davada mahkemece hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olduğunu belirterek; ilk derece mahkemesinin 11/01/2024 tarih .... esas ve .... karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, muarazanın önlenmesi talebine  ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği,  yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere ve özellikle Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporuna göre taraflar arasında imzalanan \"Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Kullanım Anlaşması\" sözleşmesinde dağıtım sistem kullanım bedeli birim fiyatı ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı, anlaşma ile mevzuat ve mevzuat değişikliklerinin geçerli olduğunun kabul edildiği, Lisanslı ve Lisanssız GES'lerde üretilen enerji bedellerinin EPDK tarafından belirlendiği, davalı şirketin enerji fiyatını belirleme yetkisinin bulunmadığı, sadece EPDK'nın belirlediği birim fiyatlar üzerinden fatura tahakkuk etme yetkisinin bulunduğu, EPDK'nın ilgili kararları gereği Lisanslı ve Lisanssız GES'lerin ürettiği enerji bedellerinin birim fiyatlarının farklı olduğu, davacının da aralarında bulunduğu lisansız üreticiler tarafından lisansız üreticilerden alınacak dağıtım katkı bedelinin dayanağını oluşturan  Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 31/12/2021 tarih ve 31706 6. Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 30/12/2021 tarih ve 10699 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararıyla değiştirilen Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 16. maddesinin 2. Fıkrasının iptali talebi ile açılan davanın Danıştay 13. Dairesinin 28/12/2022 Tarih ve ...... esas, ....... karar sayılı kararıyla reddedildiği, sözkonusu karara karşı yapılan temyiz başvurulması üzerine   Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ...... Esas,...... Karar sayılı kararı ile Danıştay 13. Hukuk Dairesi kararının onanmasına karar verildiği,  EPDK kararlarını uygulamakla yükümlü olan davalının yapmış olduğu faturalandırma işlemlerinde fazladan yapılmış tahakkukun bulunmadığı, genel işlem koşuluna aykırılığın bulunmadığı, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin  ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece  delillerin  takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği,  davanın reddine ilişkin kararda  kamu düzenine aykırı  herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>6-Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  31/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan <br>e-imzalıdır<br>Üye<br>e-imzalıdır <br>Üye <br>e-imzalıdır <br>Katip <br>e-imzalıdır <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aea1615f5c21c423","SID":"287a6d4ec978d8d4"}}