{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/1216 <br>KARAR NO\t: 2024/1665<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                       K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP \t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/09/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/312 E.  -  2020/184 K.<br><br>DAVACI\t:\t<br>VEKİLİ<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile İlgili Yidk Kararının İptali Ve Tescil İstemi<br><br>\tDairemizce verilen 01/12/2022 tarih ve 2021/76 Esas 2022/1535 sayılı kararı Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 ve 2023/676 Esas  2024/3737 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:          <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin Eskişehir’de sahip olduğu işletmede “...” markası altında yiyecek içecek sağlama/restoran hizmetleri verdiğini, hatırı sayılır bir müşteri portföyü olduğunu, “...” ibareli markanın kendi adına tescili için 26.07.2018 tarihinde başvuruda bulunduğunu, 2018/69856 nolu markanın tescil edilmek üzere ilanına davalı şahsın “...” ismi üzerinde eskiye dayalı kullanım hakkına dayalı olarak itiraz ettiğini, bu itiraz neticesinde davalı Kurumun davacının markasının kapsamından 43. Sınıfa giren hizmetleri çıkardığını, 29 ve 35. Sınıflara giren emtia açısından ise davalının itirazın reddedildiği, bu kısmen kabul-kısmen ret kararı üzerine her iki tarafın da itiraz ettiği, bu itirazların YİDK tarafından değerlendirilmesi sonucunda davacının itirazlarının reddettiği, davalının itirazının ise kabul edilerek davacının marka başvurusunun ilave bir kısım emtia açısından da reddedildiğini, bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira somut olayda SMK'nın 6/3. maddesi hükmünde aranan şartların oluşmadığını, davalının “...” ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliğini ispat edemediğini, zira bu ibarenin aynısının dava dışı bir şahıs adına 2012 103814 numara ile tescil edilmiş bir marka olduğunu, bu markanın 43. Sınıfa giren hizmetler için tescilli olduğunu, davalının bu ibare üzerinde önceye dayalı kullanımından bir hak elde ettiğinin iddia edilemeyeceğini, davalının başkası adına tescilli bir markanın birebir aynısını kötü niyetli olarak kullanarak bu ibare üzerinde gerçek hak sahipliğini elde edemeyeceğini, ayrıca davacının markanın yoğun kullanımına ilişkin yeterli delil de sunamadığını, davalının marka kullanımının Eskişehir ili ile sınırlı olduğunu, geniş bir coğrafyaya yayılmadığını, davalının esasen markasal bir kullanımının da bulunmadığını, davalının sunduğu delillerden davalının bu ibareyi sadece ticaret unvanı olarak kullandığının sabit olduğunu, markasal kullanıma dair delil sunamadığını, davacının tescil ettirmek istediği markası ile “...” markasının da iltibasa yol açacak derecede benzer olmadığını ileri sürerek YİDK’nın 2019-M-4257 sayılı kararının iptalini ve davacının 2018/69856 sayılı markasının başvuruda belirtilen tüm sınıflarda davacı adına tescilini talep ve dava  etmiştir.  <br>Davalı ... vekili, müvekkilinin 2010 yılından beri “...” markası altında Eskişehir’de yiyecek içecek sağlanması hizmetleri verdiğini, Eskişehir’in meşhur köftecilerinden olduğunu, davacının eşinin bir süre davalının yanında çalıştıktan sonra kötüniyetli olarak davalının yan sokağında köfteci dükkanı açarak davalının markası ile iltibas yaratacak şekilde “...” markasını kullanmaya başladığını, davacının sosyal medya hesabında da “es” ibaresini küçük “...” kelimesini büyük harflerle yazarak markasını kullandığını, bütün bu hususlarının davacının kötüniyetinin tezahürleri olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davalının \"...\" ibareli tescilsiz marka kullanımı arasında başvuru markasının kapsamından çıkartılan mallar/hizmetler (29, 35 ve 43. Sınıf) açısından görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu,  işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davacının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalıya  ait \"...\" ibareli kullanımı olan işaretten  farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilsiz markası arasında yargılama konusu mal/hizmetler için işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/ hizmetler algısı oluşabileceği, davalı tarafın \"...\" ibaresini dava konusu markanın başvurusundan çok önce tanıtıcı işaret ve işletme adı olarak  et, köfte, yemek  ürünlerinde ve bunların satışı işlerinde kullandığının anlaşıldığı, davacının ise \"... ...\" şeklindeki kullanımının da aynı yerde olduğu, her iki tarafın da Eskişehir'de aynı mahallede et ürünlerinin satışı işi ile uğraştıkları, davalı tarafın \"...\" ibaresi üzerinde gerek işletme adı, gerekse tanıtıcı işaret olarak SMK'nın 6/3. maddesi anlamında tescilsiz marka kullanımı şeklinde önceye dayalı hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin bilirkişi raporuna neden itibar etmediği hususuna dair gerekçe yazmadığını, bilirkişi raporuna iştirak edilmemesinin sebebinin, her iki tarafın da Eskişehir’de aynı mahallede et ürünlerinin satışı işi ile uğraşmaları ve bu sebeple gerçek hak sahipliği kriterlerinin doğru şekilde değerlendirilemediği hususu olarak anlaşıldığını, oysa bu hususun bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak tartışıldığını ve tarafların kullanımlarının birbirlerine çok yakın muhitlerde gerçekleşmesinden dolayı “yerelden daha geniş bir coğrafyada kullanılması gerektiği” yönündeki Yargıtay görüşünün somut olaya uyarlanmasının mümkün olmayacağının belirtildiğini, raporda SMK'nın 6/3. hükmünde aranan “markasal kullanım”, “ciddi kullanım” ve “geniş bir coğrafyada kullanım” şartlarının bir arada olması gerektiği vurgusu ile değerlendirme yapıldığını, müvekkilin markası incelendiğinde davalının markasından oldukça farklı olduğu ve hiçbir şekilde benzer yönlerinin olmadığının belirgin olduğunu, davalı ... tescilsiz ibareye kullanım yolu ile hukuken korunması gereken bir ekonomik değer kazandırdığını ispatlayamadığından gerçek hak sahipliğini de ispatlayamadığını, huzurdaki uyuşmazlıkta gerçek hak sahipliği yönünden “geniş bir coğrafyada kullanım” şartının da gerçekleşmesi gerektiğini, ancak davalının bu şartı da yerine getirmeyerek her üç şart yönünden de SMK'nın 6/3. maddesi kapsamında markanın tescilini engelleme imkanını taşımadığını, davalının hiçbir şekilde gerçek hak sahibi olmadığını, davalının kullandığını iddia ettiği bu markanın aynısı olan “...” ibaresi, 43. Sınıfta Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2012/103814 tescil numarası ile dava dışı ... isimli bir kişi adına tescilli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.      <br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 01/12/2022 tarih, 2021/76 Esas, 2022/1535 Karar sayılı kararı ile; davalının “...” ibareli tanıtma vasıtasını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının  gerektirdiği derecede, yoğun, yaygın ve dahi markasal anlamda kullandığını kanıtlayan yeterli delil olmadığı, markaya hukuken korunması gereken ekonomik bir değer kazandırıldığının dosya kapsamında bulunan delillerden anlaşılamadığı, bu nedenle de davalının anılan maddeye dayalı iddialarının davacının 2018/69856 sayılı markasının kısmi redde konu emtia açısından tesciline engel olamayacağı gerekçesi ile mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, Türk Patent ve Marka Kurumunun 2019-M-4257 sayılı YİDK kararının iptaline, davacı vekilinin marka tescil talebinin reddine karar verilmiştir.<br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 09/05/2024 TARİH 2023/676 E. - 2024/3737 K. SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davalılar vekillerince temyizi üzerine anılan Yargıtay ilamı ile özetle, dosyaya davalı tarafından ibraz edilen ve davalı Kurum dosyasında da renkli örnekleri bulunan fiyat listesi, broşür gibi belgelerde yer alan tescilsiz kullanımların, yeme içme hizmetlerinde gerçekleştiği, hizmet markası kullanımlarının mal üzerinde değil, ilgili hizmetin müşteriye sunumunu gösterir şekilde olmasının tabii bulunduğu, davalının tescilsiz markasının bu şekilde kullanımının markasal kullanım niteliğinde olduğunun kabulünün gerektiği,  tescilsiz kullanılan bir işaret üzerinde gerçek hak sahibi olmak için tescil veya tescil başvurusundan önce söz konusu işaretin ticaret sırasında markasal kullanımının yeterli olduğu, başka bir şart aranmasına gerek bulunmadığı, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kararının isabetli olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali ve tescil istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tDairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. <br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden,  davacının 26.07.2018 tarihinde 29, 35 41. sınıfa giren mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere ‘’...’’ ibareli marka başvurusunda bulunduğu, marka başvurusunun 13.08.2018 tarih ve 306 sayılı Resmi Marka Bülteni'nde ilanı üzerine davalı şahsın  6769 sayılı SMK'nın  6/3 ve 6/9.madde hükümlerine  dayalı olarak itiraz ettiği, bu itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı'nın  17.01.2019 tarihli kararı ile ve “itiraz sahibi tarafından itiraza konu işarete benzer nitelikteki “...” ibaresinin, başvurudan önce ilgili mallar/hizmetler üzerinde Türkiye'de yaygın, fasılasız ve ticari etki doğuracak şekilde kullanıldığı tespit edildiğinden...” gerekçesiyle 6769 sayılı SMK'nın  6/3. maddesi gereğince  kabul edilerek başvurunun 43. sınıfa giren “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” açısından kısmen reddedildiği, bu kısmi kabul-kısmi red kararı üzerine hem davacının hem de davalı şahsın itiraz ettiği ve bu itirazın da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun dava konusu edilen 23.07.2019 tarihli ve 2019-M-6267 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği, diğer yandan, “...' ibaresinin kullanıldığı mal/hizmetler göz önüne alındığında, başvurunun sınıf 29: Et, balık kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. sınıf 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir. )” bakımından da 6769 sayılı SMK'nın  6/3.maddesi uyarınca reddinin gerektiği sonucuna varılarak yayına itiraz sahibi tarafından yapılan itirazın haklı bulunduğu görülmüştür.<br>\tDavacının başvuru konusu yaptığı “...” ibaresi ile davalı şahsın önceki kullanımlarına konu “...” ibaresi arasında, “...” kelimesinin ortak olarak bulunduğu, davalının kullandığı ibarede geçen “...” kelimesinin, ayırt edici nitelikten yoksun bulunması nedeniyle davalının tescilsiz olarak kullandığı tanıtma vasıtasının markasal anlamda esas/ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğu, davacının markasında ek olarak bulunan “ES” hecesinin ise bu ibarelerin benzerliğinin önüne geçebilecek nitelikte baskın/ön planda/ayırt edici bir unsur olmamasının yanında tarafların yerleşik olduğu Eskişehir ili için kullanılan bir ek olması nedeniyle de ayırt edicilik sağlamadığı, davalının “...” ibaresini gören ve tanıyan bir tüketicinin, davacının “...” markasını davalının işletmesi ile karıştırması, en azından bu işletmeler arasında idari-ekonomik bir bağlantı olduğunu düşünmesinin pek muhtemel olduğu, diğer yandan karşılaştırılan markalar/işaretler açısından, “emtiaların aynı/aynı/benzer tür olması” şartının da gerçekleştiği,  Yargıtay bozma ilamında da vurgulandığı üzere dosyaya davalı tarafından ibraz edilen ve davalı Kurum dosyasında da renkli örnekleri bulunan fiyat listesi, broşür gibi belgelerde yer alan tescilsiz kullanımların yeme içme hizmetlerine ilişkin bulunduğu, hizmet markası kullanımlarının mal üzerinde değil, ilgili hizmetin müşteriye sunumunu gösterir şekilde gerçekleşmesinin tabii olduğu, davalının tescilsiz markasının bu şekilde kullanımının markasal kullanım niteliğinde kabul edilmesinin gerektiği,  tescilsiz kullanılan bir işaret üzerinde gerçek hak sahibi olmak için tescil veya tescil başvurusundan önce söz konusu işaretin ticaret sırasında markasal kullanımının yeterli olduğu, başka bir şart aranmasına gerek bulunmadığı, bu doğrultuda verilen dava konusu YİDK kararı yönünden usul ve yasaya  aykırılıktan söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davanın REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 44,40-TL’nin düşümü ile kalan 383,20-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, <br>\t3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 maddesi uyarınca belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br><br>\t4-Davacı tarafından  yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,  <br>\t5-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan, 397,80-TL temyiz yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalı Kurum'a verilmesine,  <br>\t6-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan,  397,80-TL temyiz yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,  <br>\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),<br>\t8-Davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcından, istinaf başvurusunda peşin yatırılan 54,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 373,20-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t9-Davalılar kendilerini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden ve bir duruşma yapıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre (2/4.m) hesaplanan 16.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,<br>\tDair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, davalı şahıs vekilinin yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 23/10/2024 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/10/2024<br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ab9fbe2df4629065","SID":"cd9335dcd81e9944"}}