{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/352 Esas<br>KARAR NO:2024/1728 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:13/01/2022<br>NUMARASI:2019/94 E. -  2022/11 K.<br>DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım (Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:07/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; temelleri 1965 yılından bu yana müvekkilinin ticari faaliyetini sürdürdüğünü, ürettiği, tanıttığı ve yarattığı fikri ve sınai hakların TPMK nezdinde tescillerini de sağladığını, halihazırda TPMK nezdinde otuzu aşkın markası birden çok tescilli tasarımlarının var olduğunu, müvekkilin özellikle işbu davaya konu olmak üzere TPMK nezdinde sahip olduğu tescilli marka ve tasarımları olduğunu, bunların bazılarının; .../... tescil numaralı endüstriyel tasarım, ...  tescil numaralı endüstriyel tasarım, .../ 2,3,5 tescil numaralı endüstriyel tasarım, ... tescil numaralı, \"...\" ibareli, 01 / 02 / 03 / 04 / 05 / 06 / 07 / 08 / 09 / 10 / 11 / 12 / 13 / 14 / 15 / 17 / 18 / 19 / 20 / 21 / 22 / 23 / 24 / 26 / 27 / 28 / 29 / 30 / 31 / 32 / 33 / 34 / 35 / 36 / 37 / 38 / 39 / 40 / 41 / 42 / 43 / 44 / 45 / sınıflarda tescilli marka, .... tescil numaralı, \"...\" ibareli,16. sınıfta tescilli marka olduğunu, davalı tarafın müvekkili tarafından yaratılan ve başvuru tarihlerinden çok daha önce müvekkili tarafından yıllardır kullanılan tasarımlarını, tasarım başvurularının kabulü sırasında Enstitü tarafından yenilik ve ayırt edicilik araştırılması yapılmamasından faydalanarak,  04.04.2012 ve 19.04.2013 tarihlerinde başvuru yaparak, ... ve ... tescil numaralarıyla TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, davalının TPMK nezdinde kendi adına tescil ettirdiği işbu tasarımlar nedeniyle, müvekkilinin ticari faaliyetinin sekteye uğradığını, davalı şirketin sahip olmadığı haklar üzerinden, henüz yeni tarihli tescillerine dayanarak müvekkiline karşı birçok dava ve talep dermeyan ettiğini, İzmir Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nde 2017/172 Esas,  İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde 2018/122 Esas, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde 2018/148 Esas ve  İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde 2018/41 Değişik İş dosyaları olduğunu, davalı şirketin kötü niyetli eylemleri nedeniyle davalı şirket aleyhine olmak üzere İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nda 2018/45873 Soruşturma numarasıyla mukim olmak üzere haksız rekabet nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, yine davalı şirket aleyhine haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle, İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2018/277 Esas numarasıyla mukim olmak üzere tazminat davası dermeyan edildiğini, davalının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda belirtilen hem \"yenilik\" ve \"ayırt edicilik\" kıstaslarına aykırı olarak, hem de müvekkilinin on sekiz yıl önce kullandığı  işbu tasarımları tescil ettirdiğini, davalı şirketin işbu tasarımları tescil ettirmekle kalmayıp, belirttikleri gibi çeşitli yollarla müvekkilini zor durumda bırakmaya çalıştığını, davalı şirketin amacının bir şekilde elde ettiği tescil belgeleriyle rakibi olan üreticiler üzerinde baskı kurarak, piyasada tekel olmaktan ve yalnızca yurt içinde değil, yurt dışında da tanınan, oldukça büyük bir firma olan müvekkili şirketin sahip olduğu konumunu sarsmaktan ibaret olduğunu, söz konusu tasarım tescillerinin hukuka aykırı olduğunu, anılan tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davaya konu hükümsüzlüğünü talep ettikleri 2012 ve 2013 tarihli tasarımların 2000 yılından beri müvekkili şirketin kataloglarında yer aldığını, bilindiği üzere, tasarımın tescil edilebilmesi için yenilik ve ayırt edicilik vasfını haiz olması gerektiğinin 6769 sayılı SMK ile açık bir şekilde düzenlendiğini, mevzuattaki açık hükümler ve Yargıtay kararları çerçevesinde, hükümsüzlüğünü talep ettikleri davaya konu tasarımların müvekkillerince daha önce tasarlandığı ve kamuya sunulduğu göz önüne alındığında, davalı tarafından yapılan başvuru ve tescil işlemlerinin kötü niyetli olduğunun anlaşıldığını belirterek, açıklanan nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle mevcut durumun muhafazası ile huzurdaki davanın etkinliğini temin etmek üzere dava konusu ... ve ... tescil numaralı tasarımların üçüncü kişilere devrinin ve davalının işbu tasarım tescil belgelerinden doğan haklarını müvekkili şirkete karşı kullanmasının önlenmesine amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı tarafa ait TPMK nezdinde tescilli, ... ve ... tescil numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, masrafı davalı tarafça karşılanmak üzere, hükmün yurt çapında yayın yapan en yüksek tirajlı gazetelerden birinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın davanın usulüne ve esasına yönelik iddialarının hiçbirinin kabul edilebilir olmadığını, 6769 Sayılı SMK hükümleri tescil sahibinin korunması anlayışı çerçevesinde düzenlendiğini, bu doğrultuda SMK m.156 gereğince, sınai mülkiyet hakkı sahibine karşı açılacak davalarda yetkili mahkemenin tescil sahibinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, davaya konu tasarımların Türk Patent nezdinde hala tescilli olarak korunduğunu, dolayısıyla davacı yanın hiç bir tescilli tasarımına dayanmadan açtığı söz konusu davanın, tescilli tasarımların hak sahibine ait adreste açılması gerektiğini, sunulu belgeler ve SMK hükümleri çerçevesinde lisans sahibi .... Sti.’nin dava açmaya ve taraf olmaya yetkisi olduğundan, mevcut dava açısından yetkili mahkemenin İzmir FSHHM’si olacağını, davacı ...’ın iddiaları yerinde olmadığından davanın yetki yönünden reddini, dosyanın yetkili İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesini talep ettiklerini, önemle üzerinde durulması ve dikkat edilmesi gereken hususun 1997’den bu yana Türk  Patent nezdinde tescilli olarak kullanılan \"...\" ibareli marka ve \"...\" ibareli markanın kullanıldığı tüp ve kutu tasarımlarının tescil sahibinin .... olduğunu, marka, tasarım ve patent tescil sahibi ....’nin Türk Patent nezdinde ki marka hakkının 1997, kutu tasarımı 2012, tüp tasarımı 2013 yılına dayandığını, ...’ın 2000’li yıllara ait görselleri Mahkemeye sunarak \"...\" ibareli markanın kullanıldığı tüp ve kutu tasarımlarının kendisine ait olduğunu ifade etmesinin açıkça müvekkiline ait haklara tecavüz ederek, kötü niyetli bir şekilde zarar verme kastıyla hareket ettiğini gösterdiğini savunarak, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuki mesnetten uzak ihtiyati tedbirin ivedilikle kaldırılmasını, yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, taraflara ait İzmir FSHHM’DE görülmekte olan davaların bekletici mesele yapılmasını, davacı yanın müvekkilinin haklarını daha fazla zarara uğratmaması için kötü niyetli davasının reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEMENİN İLK KARARI:İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/12/2018 tarihli 2018/321E. - 2018/283K. sayılı kararıyla; \"...bu dava dosyası ile İzmir Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/122 E. Sayılı dosyası arasında fiili ve hukuki bağlantısının mevcut olduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyebileceği anlaşıldığından usul ve dava ekonomisi de gözönüne alınarak her iki dosyanın birleştirilmesine...\" karar vermiştir.<br>KALDIRMA KARARI:Dairemizin  21/03/2019 tarih, 2019/460 Esas ve 2019/630 Karar sayılı kararıyla; \"...İlk derece mahkemesince birleştirme kararı verilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/122 Esas sayılı dosyasında davacılar ...Şirketi ve dava dışı ..... Şti'nin tescilli markaları ve tasarımlarından kaynaklanan haklarına dayalı olarak bu davanın davacısı şirket aleyhine, bu davaya konu tasarım tescillerinden kaynaklanan hakları ile bu davaya konu olmayan tescilli markalarından kaynaklanan haklarına da dayandığı, tasarım hükümsüzlüğü ve marka tasarım tesciline dayalı tecavüzün tespiti men-i refi ve tazminat davalarında toplanacak delillerin ve  yargılama usulünün, SMK 156. Madde de düzenlenen yetki kurallarının farklı olduğu, davaların birleştirilmesinde usul hukuku yönünden yarar bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü, birleştirme kararı verilen dosya hakiminin görüşünü açıkladığına yönelik gerekçeler yerinde görülmemişse de, HMK 166. Madde de düzenlenen birleştirme koşulları oluşmadığından, istinaf  talebin kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine…\" karar verilmiştir.  <br>KALDIRMA KARARI SONRASI MAHKEME KARARI:İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/01/2022 tarihli 2019/94E. - 2022/11K. sayılı kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı sunulan bilirkişi heyet raporları ve izahı yapılan mevzuat kapsamında kapsamında değerlendirildiğinde; davalıya ait ... no ile tescilli kutu ambalaj desen tasarımı ile ...no ile tescilli şişe tasarımlarının tescil tarihi itibarı ile yenilik vasfı taşımadığı, SMK 57/2 şartlarının da bulunmadığı...\" gerekçesiyle, \" Davanın kabulüne, davalı adına TPMK adına ...no ile tescilli kutu ambalaj desen tasarımı ile ... no ile tescilli şişe tasarımlarının HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, SİCİLDEN TERKİNİNE...\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; kök bilirkişi raporunda müvekkiline ait tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin mevcut olduğuna dair görüş bildirilmişken, aynı heyetten alınan ek raporunda ise, müvekkilinin tasarımları ile benzerliği dahi bulunmayan bir takım silik görüntülerden, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu sonucuna varıldığını, ek raporun denetime uygun olmadığını, davacı tarafın bildirdiği bazı linklere yer verildiğini, ancak bu linklerin ne zaman yüklendiğine dair bir açıklama yapılmadığını, ek raporda kök raporun tam tersi yönde görüş bildirildiğini, kök ve ek bilirkişi raporlarının kendi içerisinde çelişkili olduklarını, bu nedenle yeni bir heyetten rapor alınması gerektiği halde, ikinci raporun dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay'ın örnek kararlarında da belirtildiği gibi, birbirine tamamen zıt iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden, ek rapor tercih edilerek karar verilemeyeceğini belirterek, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 13/01/2022 tarihli, 2019/94 Esas, 2022/11 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... başvuru ve tescil tarihli, ... numaralı \"Kutu ambalajı deseni\" isimli tasarımın ve 19/04/2013 başvuru ve tecsil tarihli,... tescil numaralı \"Şişe\" tasarımlarının davalı  ... ..., LTD. adına tescilli oldukları, .... numaralı \"...\" markasının tüm sınıflarda, ... tescil numaralı \"...\" markasının 16. sınıfta \"Kırtasiye tipi yapıştırıcılar ve bantlar\" için, ..., ... tescil numaralı \"kutu deseni\" tasarımlarının  davacı ... ŞİRKETİ adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince endüstriyel tasarım ve ambalaj uzmanı ..., bilişim uzmanı .ve ... vekili ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 08/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda;  Davalı Taraf .... LTD. (...)'e ait;04.04.2012 tarih ve... nolu “...” ... 32.00 sınıfında, 16.05.2017 tarihli 1.Yenileme Başvurusunun kabulü ile 04.04.2022 tarihine,14.04.2013 tarih ve ... nolu “Şişe” ... 09, 01 sınıfında, 17.04.2018 tarihli 1.Yenileme Başvurusunun kabulü ile 14.04.2023 tarihine kadar, 67639 sayılı SMK kapsamında koruma altında olduğunun tespit edildiği, Davacı Taraf ... (TPE ETTB Sahibi Kod: 6379749)'e ait; 12.06.2014 tarih ve ... nolu \"...” ibareli ...sınıfında 12.06.2024 tarihine, Davacı Taraf ... (TPE ETTB Sahibi Kod: 6379749)'e ait; 18.12.2012 tarih ve ... nolu “...” ibareli ... O1, 02, 03, O4, O5, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45 nolu Mal ve Hizmet sınıflarında 12.06.2022 tarihine kadar 6769 sayılı SMK kapsamında koruma altında olduğunun tespit edildiği, davacı tarafın ... no Tescilli “...” Kutu Tasarımın raporda sunulan Resimler ile... no Tescilli Tasarımın incelemelerinde; Form, Çizgi, Şekil, Biçim, Kompozisyon, Konum, Renk/Ton, Malzeme, Yüzey Dokusu kriterleri analiz edildiği ve herhangi bir benzerliğe rastlanamadığı, Bunun yanı sıra; Grafiksel Yüzey Tasarımda yer alan “...” unsurların hem davacı hem de davalı tarafın... - ...nolu Ambalaj Deseni Tasarımında ortak kullanımlı olduğu, Kompozisyona hakim tüketici üzerinde yüksek oranda etkileşim sağladığının tespit edildiği, davacı tarafın ... - ...no Tescilli “...” Kutu Tasarımın raporda sunulan Resimler ile 2017 - 05234 no Tescilli Tasarım ile davalı Tarafa ait 17.12.2000 tarihli olduğu tespit edilen Tasarımın incelemelerinde; Form, Çizgi, Şekli, Biçim, Kompozisyon, Konum, Renk/Ton, Malzeme, Yüzey Dokusu kriterleri analiz edildiği ve ... - ... ibareleri dahil olmak üzere herhangi bir benzerliğe rastlanmadığını, bunun yanı sıra, Grafiksel Yüzey Tasarımda gerek üst yüzey gerekse Ön yüzey üst bantta birbirini tamamlayıcı olarak yer alan “...” unsurların hem Davacı hem de Davalı tarafın ... -... nolu Ambalaj Deseni Tasarımında ortak kullanımlı olduğu, Kompozisyona hakim tüketici üzerinde yüksek oranda etkileşim sağladığı tespit edildiği, dosya nazarında yer alan deliller doğrultusunda; davacı tarafın, davalı tarafa ait tasarımları bu tasarımların Türk Patent ve Marka Kurumu nezdindeki tescil başvuru tarihlerinden daha önce kullandığını ispat edemediği görüş ve kanaatinde olduklarını, davalı tarafa ait hükümsüzlükleri talep edilen dava konusu tasarımlarının yeni olmadığına dair dosyada başkaca delil olarak davacı tarafça 08.10.2019 tarihinde sunulan “bir takım delillerimizin sunulması” konulu dilekçenin ekinde “Ek 4” olarak yer alan Google çıktısı ve bu delilin değerlendirilmesi amacı ile bilişim uzmanı tarafından Google üzerinden yapıları araştırmalar raporumuz ekinde yer aldığını, Google'a “...” ibareleri yazılarak geçmişe dair araştırma yapıldığında bu ibarelerin yazılı olarak eskiden kullanıldığı tespit edilebilmekte ancak eskiden kullanılan tasarımlara, ambalajlara ve/veya görsellere ulaşmak ve/veya eskiden bu ibarelerin görseller üzerinde kullanılıp kullanılmadığını bilgisine ulaşmak teknik alarak mümkün bulunmadığını, internet üzerinden ulaşılan eski tarihli görseller ise raporun 8, 9 ve 10, sayfalarında yer alan 2001 ve 2009 tarihli fotoğraflar olup bu fotoğrafların gerek çok net olmaması, gerek tüm ambalajın görünmemesi, gerek tek açıdan çekilmiş olmaları nedeni ile davalının hükümsüzlüğü talep edilen ambalaj tasarımlarının Yenilik unsurunu ortadan kaldıracak nitelikle olmadığı görüş ve kanaatinde olduklarını, İnternet üzerinden yapılan araştırmalar sonucu ..., ..., ... ibarelerinin eskinden beri kullanılan ibareler olduğu ancak dava konusu davalıya ait ambalaj tasarımları olduğundan dosyada yer alan deliler ve internet üzerinde yapılan araştırmalar sonucu davalı tasarımlarının başvuru tarihlerinden daha eski tarihlerde piyasada kullanıldığının ispatlanamaması nedeni ile hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı görüş ve kanaatinde olduklarını, sonuç olarak; davacı tarafın dosya kapsamında bulunan deliller ile davalı tarafa ait dava konusu olan ve hükümsüzlükleri talep edilen tasarımları, tasarım tescil başvuru tarihlerinden önce kullandığını ispat edemediği / davacının üstün hak sahipliğine dayalı iddialarını ispat edemediği; davalıya ait tasarımların tescil tarihleri itibariyle yenilik vasıflarının bulunmadığının dosya kapsamında bulunan deliller ile ispat edilemediği, bu nedenden ötürü davalı tarafın hükümsüzlüğü talep edilen tasarım tescil belgelerinin Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı görüş ve kanaatinde olduklarını belirtmiştir.İlk derece Mahkemesince aynı heyetten alınan 08/02/2021 tarihli Bilirkişi Ek raporunda özetle; Dosya içerisinde bulunan taraf beyanlarının, delillerin, tescil belgelerinin, Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarının ve linklerin incelenmesi neticesinde ulaşılan tespitler ve teknik değerlendirme sonucunda; davacı tarafın dosya kapsamında bulunan delilleri özellikle sunulan linkler nedeni ile davalı tarafa ait dava konusu olan ve hükümsüzlükleri talep edilen TPMK nezdinde tescilli, ... ve ... tescil numaralı tasarımların tasarım tescil başvuru tarihlerinden önce kullandığı, davalıya ait mezkur tasarımların tescil tarihleri itibariyle yenilik vasıflarının bulunmadığı,  ...linkine bakıldığında videonun 23 Şubat 2013 tarihinde,... isimli hesapta yayınlandığı, sunulan ...isimli videonun 9 yıl önce yüklendiğinin yazdığı, ... linkine bakıldığında videonun 11 Ocak 2011 tarihinde, ... isimli hesapta yayınlandığı, Youtube hesabında hakkında menüsünde ayrıntılar kısmında ... mail adresinin yazdığı, ... linkli ekran görüntüsünde görüldüğü üzere 07/10/2009 tarihinin olduğu, bu nedenden ötürü davalı tarafın hükümsüzlüğü talep edilen  ... ve ... tescil numaralı tasarım tescil belgelerinin Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu görüş ve kanaatini bildirdikleri anlaşılmıştır.<br>GEREKÇE:Dava, davalı adına tescilli tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin bulunmadığı, kötüniyetle tescil edildikleri iddiasıyla açılan hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı vekili alınan iki bilirkişi raporunun çelişkili olduğu, bu çelişki giderilmeden karar verildiği, ayrıca yenilik kırıcı olarak gösterilen delillerin internete yüklenme tarihlerinin belli olmadığı, görüntülerinin silik olması nedeniyle ek raporun denetlenemediğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Davalının istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; davacının davalının tasarımlarından daha eski tarihli tescilli bir tasarımının mevcut olmadığı, ancak tasarımların kendileri tarafından çok daha önceden bu yana kullanıldıklarına dair Noter onaylı bir takım fiyat listeleri ve katalog örneklerinin dosyaya sunulduğu, bilirkişiler tarafından bu fiyat listelerinin ve katalogların basım tarihlerinin belli olmaması nedeniyle delil olarak incelenmedikleri tespit edilmiştir.SMK'nun 55/1. maddesinde; tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünüm olarak tanımlanmış, tasarımın tescilli olması halinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması halinde ise tescilsiz tasarım olarak korunacağı belirtilmiştir. Yine SMK'nun 56. maddesinde tasarımın korunabilmesi için yenilik ve ayırt edicilik niteliğine sahip olması gerektiği belirtilmiş, SMK'nun 77. maddesinde ise; tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerinin bulunmaması halinde tasarımın hükümsüz sayılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Bu yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, SMK’nun 77. maddesi ile mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, hükümsüzlük davasında bu yönün mahkemece re’sen dikkate alınarak, tarafların bildirdikleri delillerle birlikte anılan SMK’nun 56. maddesi hükmü göz önüne alınmak suretiyle ve somut uyuşmazlık koşulları itibariyle de bilirkişi görüşü alınarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir.Bu nedenlerle; hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında, Mahkemece davacı vekiline delil olarak bildirdiği 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2011, 2013 tarihli fiyat listeleri ve katalogların asıllarını ve hangi tarihte basıldıklarını gösteren fatura vs. delillerini dosyaya sunması için kesin süre verilerek, sunuldukları takdirde basım tarihleri tespit edilmek suretiyle davalıya ait tasarımların tescil başvuru tarihlerinden daha önceki tarihte kamuya arz edilip edilmedikleri konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde, bu deliller incelenmeden karar verilmesi yerinde olmamıştır.Ayrıca, hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda yenilik kırıcı olarak kabul edilen görseller ile davaya konu tasarımların denetime uygun şekilde karşılaştırılmadıkları, özellikle dava konusu ... tescil numaralı tasarımın 1.4 numaralı ve 1.5, 1.6 ve 1.7  numaralı şişe tasarımlarına benzer bir tasarımın bu görsellerde mevcut olup olmadığına dair ayrıntılı bir tespit yapılmadığı, raporun bu haliyle denetime uygun olmadığı anlaşılmıştır.Mahkemece eksik inceleme sonucunda hazırlanan ve denetime uygun olmayan bilirkişi kök ve ek raporuna göre davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece aralarında endüstriyel tasarım uzmanı ve bilişim uzmanı bilirkişinin de yer aldığı üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden davacı tarafa ait yukarıda belirtilen fiyat listeleri ve kataloglar ile daha önce incelenen internet linkleri de incelenerek, denetime uygun şekilde yeniden rapor alınarak, buna göre değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince,  İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 13/01/2022 tarihli 2019/94 E. - 2022/11 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren  ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davalı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davalı avansından kullanıldığı anlaşılan; 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 130,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, b)Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 07/11/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b224b52fc8382c2b","SID":"7c18ae2bd8a8f034"}}