{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/679 - 2024/1264<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/679 <br>KARAR NO\t: 2024/1264<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/03/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/798 Esas 2024/171 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 23/10/2024<br><br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 11/11/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 20/12/2017 tarihinde davalı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ...’nun sevk ve idaresindeki aracın gerçekleştirdiği tek taraflı trafik kazası sonucunda araç içerisinde yolcu olan davacının yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebini 12.250,40-TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 40.076,88-TL olarak artırmış, istinaf incelemesi sonrası yapılan yargılamada talep sonucunu toplam 75.937,88-TL'ye yükseltmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece yapılan ilk yargılama sonunda; davanın kabulü ile 12.250,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 40.076,88 TL kalıcı maluliyet tazminatı olmak üzere toplam   53.327,28 TL tazminatın 28.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. HD. yapılan istinaf incelemesi sonucu 2022/306 Esas - 2022/292 Karar nolu ilamı ile; \"mahkemece istinafa gelenin sıfatına göre davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek aktüer bilirkişiden davacının TRH 2010 tablosuna göre belirlenecek bakiye ömür süresi sonuna kadar bakiye ömür süresi sonuna kadar aktif ve pasif çalışma sürelerinin belirlenmesi, işlemiş (bilinen) aktif dönem zarar hesabının kaza tarihinden hesap tarihine kadar yürürlükte bulunan asgari ücretler (AGİ dahil) dikkate alınarak yapılması, işleyecek (bilinmeyen) aktif dönem hesabında zarar görenin hesap tarihinde bilinen son geliri nazara alınarak muhtemel gelirinin esas alınıp işleyecek aktif dönem tazminat hesabının yapılması, pasif dönem hesabında ise AGİ hariç asgari ücret baz alınarak zarar hesabının yapılmasıyla ek rapor alınması, mahkemece dava konusu kazada hatır taşıması ve müterafık kusur indirimi gerektiren durumların oluşup oluşmadığının denetlenmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı üzerine mahkemece yapılan yargılamada mahkemece davanın kısmen kabulü ile geçici ve kalıcı iş göremezlikten kaynaklı toplam 48.600,24 TL maddi tazminatın 28/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf edilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davacının maluliyetinin artarak devam ettiğini, asgari ücrete yapılan zam neticesinde ve asgari ücretin kamu düzeninden olması sebebiyle tazminat hesaplamasında güncel asgari ücretin dikkate alınarak ek bilirkişi raporu düzenlenmesi gerektiğini, mahkemece belirlenen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasının yerinde olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve diğer tedavi giderlerinin belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğini, davanın geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve diğer tüm tedavi giderleri bakımından reddi gerektiğini, davacı tarafça davadan önce davalı sigorta şirketine eksik evrakla başvuru yapıldığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın trafik iş kazası olup olmadığı, SGK tarafından davacıya rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığı araştırılmaksızın, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi süresince ortaya çıkan bakici giderleri ve tedavi dönemine ilişkin talep edilen diğer tüm giderlerin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanabilmesi için öncelikle gelir getiren bir işte çalıştığının ispatlanması gerektiğini, hükme esas alınacak aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, hükmedilen tazminat tutarına 28.08.2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde olmadığını, hükmedilen tazminata ancak yasal faiz işletilebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>İstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>Dava, trafik kazasında yaralanmaya bağlı maddi tazminat talebine ilişkindir.<br>Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca 20.12.2017 tarihinde sürücü ...’nun sevk ve idaresindeki minibüsle seyri sırasında sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen tek taraflı kazada sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, Ankara CBS’nin 2018/78294 soruşturma nolu dosyasında alınan kusur raporu uyarınca sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara 13.ASCM’nin 2018/828 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu sanık ...’nun taksirle yaralamaya neden olmak suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kaza yapan aracın ZMM sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edildiği, kaza neticesi araçta yolcu olan davacının yaralandığı, mahkemece H.Ü.Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı’ndan alınan Özürlülük Ölçütü …Yönetmeliği’ne göre düzenlenen rapor uyarınca davacının kaza sonucu nazal kemik kırığı, maksilla kemik kırığı, vertebra kırığı niteliğindeki yaralanması sonucu vücut genel çalışma gücünden % 10 oranında kaybettiği, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının belirlendiği, istinaf incelemesi sonrası mahkemece alınan aktüer bilirkişi raporu uyarınca davacının %10 maluliyet oranı esas alınarak hesaplama yapıldığında, davacı lehine 66.553,02 TL sürekli iş göremezlik zararı hesaplandığı, davacı lehine 9.384,76 TL geçici  iş göremezlik zararı hesaplandığının belirlendiği, mahkemece belirlenen tazminat miktarları üzerinden % 20 şer oranda yapılan hatır ve müterafık kusur indirimi neticesinde tüm delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>1-Davacı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde; davacı vekili her ne kadar istinaf dilekçesi ile hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, asgari ücrete yapılan zam neticesinde ve asgari ücretin kamu düzeninden olması sebebiyle tazminat hesaplamasında güncel asgari ücretin dikkate alınarak ek bilirkişi raporu düzenlenmesi gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiş ise de, mahkemece verilen ilk hükmün davacı tarafça istinaf edilmediği, anılan hususların davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği, buna ilaveten dava konusu kaza nedeniyle yapılan ceza soruşturmasında tespit edilen ifadelerde   davacının kaza esnasında üzerini değiştirmek üzere arka koltuğa geçtiği esnada kazanın meydana geldiğinin anlaşılmasına göre davacının zararın meydana gelmesinde/artmasında müterafik kusuru bulunduğu, yine ceza dosyası kapsamında alınan ifadelerden davacının olay tarihinde sigortalı araç sürücüsünün aracına, çalıştığı inşaata gitmek üzere iş arkadaşlarıyla birlikte binmiş olduğu,bu suretle hatır taşımacılığı hususunun da olayda sabit olduğunun anlaşılması karşısında mahkemece belirlenen tazminattan hatır ve müterafık kusur indirimi yapılmış olmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2-Davalı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde; dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesinde göre mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağı, olayın oluşu ve ceza yargılamasında belirlenen kusur durumu ile uyumlu bulunmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun belirlenmesine, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun, denetime elverişli bulunmasına, buna göre davacının kaza sonucu nazal kemik kırığı, maksilla kemik kırığı, vertebra kırığı niteliğindeki yaralanması sonucu vücut genel çalışma gücünden % 10 oranında kaybettiği, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının belirlenmesine, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve diğer tedavi giderlerinin belirsiz alacak olarak talep edilebileceği gibi bu kalem alacakların sigorta poliçe teminatı altında bulunmasına, davacı tarafça davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış olması nedeniyle usuli şartın yerine getirildiğinin anlaşılmasına, mahkemece SGK tarafından davacıya rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmış olmasına, iş göremezlik tazminatı bir çalışmanın karşılığı değil aynı zamanda ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin yerine getirilmesine (efor tazminatı) ilişkin olduğundan davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatı hususundaki istinaf isteminin yerinde bulunmamasına, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, raporda yerleşik Yargıtay uygulamaları uyarınca TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, sigortalı aracın ticari araç olduğu anlaşılmakla beraber mahkemece kaldırma kararından önce verilen hükümde hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmesine karar verildiği, anılan kararın davacı tarafça istinaf edilmediği, kaldırma kararından sonra yapılan yargılama neticesi verilen hükümde de davacı tarafça kararın istinaf edilmiş olmasına karşın faize yönelik istinaf talebi bulunmadığı, bu kapsamda mahkemece davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Bununla birlikte somut olayda; davalıyı davadan önce temerrüde düşürdüğünü ispat yükünün davacıda olduğu, davacının eldeki davadan önce davalı sigorta şirketine  başvurduğu anlaşılmakta ise de eksik evrakla başvurulduğu ve maluliyet raporunun eklenmediği anlaşıldığından artık sigortanın temerrüt tarihinin dava tarihi olan 20.12.2018 olarak kabulü gerektiği anlaşıldığından, davalı vekilinin bu hususa yönelik istinafının kabulü gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca  kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve faiz başlangıç tarihi yönünden hükmün düzeltilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>II-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun  KABULÜ İLE;  Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 21/03/2024 tarihli, 2022/798 Esas - 2024/171 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br> HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>1-Davanın kısmen  kabulü ile geçici ve kalıcı iş göremezlikten kaynaklı toplam 48.600,24 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 20.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 3.319,88 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 35,90 TL harç ve 165,06 TL,  165,07 TL ve 100,00 TL  tamamlama harcı toplamı 466,03 TL'nin mahsubu ile noksan olan 2.853,85 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>3-Davacı tarafça yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL peşin harç, 165,06-TL, 165,07 TL ve 100,00 tamamlama harcı olmak üzere toplamı 501,93 TL'nin  davalıdan tahsili  ile  davacıya ödenmesine,<br>4-Davacı tarafından BAM kararı öncesi yapılan 712,90 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı, bilirkişi ücreti, 1.140,00 TL H.Ü. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı maluliyet tespiti ücreti, olmak üzere toplam 1.852,90 TL, BAM kararı sonrası 3.048,00 TL  tebligat/posta/müzekkere masrafı, bilirkişi ücreti masrafı toplamı 4.900,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan  17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,<br>6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,<br>İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>II-İstinaf eden davacı tarafından yatırılması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>III-İstinaf talebi kabul edilen davalıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davalıya iadesine, <br>III-İstinaf talebi kabul edilen davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 310,00 TL istinaf yargılama giderinin  davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>IV-Davacı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderinin  kendi üzerinde bırakılmasına,<br>V-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>VI-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2114b3750a47454d","SID":"feb5f695149bb24c"}}