{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t:<br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/09/2024<br>NUMARASI\t\t:  Esas Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av.<br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 12/11/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 13/11/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 25/09/2024  tarihinde tesis edilen  karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari alacağı için başlatılan icra takibinde, davalı hem yetkiye hem de borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk süreci sonuçsuz kaldığını ve anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, davalı vekili takibin Hatay Dörtyol’da yapılması gerektiğini belirterek yetki itirazında bulunduğunu, ancak fatura ile başlatılan icra takibinde, alacaklının bulunduğu yerin yetkili olduğunun kabul edildiğini, bu nedenle yetki itirazının yasal dayanağı olmadığını, müvekkili ile davalı arasında asansör parçası alım satımına dair iki ayrı tarihte yapılan sözleşmelere istinaden düzenlenen faturaların davalıya gönderildiğini, davalı tarafça bu faturaların içeriğine yasal süresi içinde itiraz edilmediğinden kabul edilmiş sayıldığını ve bu durum davalı aleyhine bir karine oluşturduğunu, davalı taraf fatura bedellerini ödemediğini, davalının borcunu ödediğine dair bir beyan ya da belgesi de olmadığını, müvekkilinin alacağını ödememek amacıyla kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu beyanla davalının Konya.. İcra Müdürlüğü 2.....Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ve %10'dan aşağı olmamak üzere  kötü niyet tazminatına hükmedilemsini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf, 27/08/2019 ve 25/09/2019 tarihli 2 adet toplam 58.787,60 TL tutarında iki fatura nedeniyle Konya 4. İcra Dairesi'nde takip başlattığını, taraflarınca takibe yetki ve borç itirazı yaptıklarını, yerleşim yeri olan Hatay Dörtyol’da yetkili mahkemede dava açılması gerektiğini, Konya mahkemesinin yetkisiz olduğunu ayrıca takibe konu faturalarda müvekkilinin imzasının bulunmadığını, bu noktada  faturada bulunan malların müvekkiline teslim edildiğinin ispatının davacı tarafta olduğunu, müvekkili ile davacı taraf arasında uzun süren ticari alış-veriş olduğunu, müvekkilinin , asansör bakım, onarım ve montaj hizmetleri vermekte olduğunu, davacı taraftan satın almış olduğu malları , asansör kurulum, bakım ve onarımlarında kullandığını, müvekkilinin yapmış olduğu işin ileri tarihli teslimi gereken işlerden olduğunu, bu nedenle davacı tarafla müvekkili arasında yapılan ticari işlemlerin , vadeli işlemler olduğunu, müvekkili ile davacı arasında açık hesap bulunduğunu, müvekkilinin hesaplarından, davacı tarafın hesabına farklı zamanlarda, birçok kez ödeme yapıldığını,  yapılan ticari işlemlerle alakalı, davacı firmadan mal alış verişi olduğunu, ancak davacı tarafın bu zamana kadar müvekkiline herhangi bir ürün faturası kesmediğini,  müvekkilinin ısrarları sonucunda davacı tarafın 2 adet fatura düzenlediğini, ancak düzenlenen faturalar, sipariş edilen ürünlere ait olmayıp,  sipariş edilen ürünlerden farklı içeriğe sahip olan faturalar olduğunu, faturaların farklı ürünleri içermesi nedeniyle, müvekkilinin ekte sundukları iade irsaliyesi düzenleyerek hatalı gönderilen ürünleri iade etttiğini, müvekkilinin davacı tarafa ödemesi gereken herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin en son davacının hesabına 06/09/2019 tarihinde 5.000,00 TL ödeme yaptığını,  ayrıca müvekkilinin 13/07/2019 düzenlenme tarih,30/09/2019,31/10/2019 29/11/2019 ve 29/12/2019 ödeme tarihli borçlusu ......, alacaklısı müvekkili olan ve  bedeli her bir bono için 10.000,00 TL olan toplamda 40.000,00 TL bedelli  4 adet bonoyu da cirolayarak davacı tarafa söz konusu faturalar nedeniyle gönderdiğini, davacı tarafın, işbu senetleri, borçlu ...'dan tahsil ettiğini, davacı tarafın, müvekkilinin yapmış olduğu bu ödemeleri inkar ettiğini ve haksız icra takibi yoluna gittiğini, bu nedenle müvekkili ile davacı taraf arasında herhangi bir alacak-borç ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafça takibe ve işbu davaya konu olan alacakların zaman aşımına uğradığını beyanla davanın reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu  sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3  ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davalı aleyhine açtığı İtirazın İptali davasının reddine, davalı yanın kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.'' gerekçesiyle  davacının, davalı aleyhine açtığı itirazın iptali davasının reddine, davalı yanın kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme bilirkişi raporu ve dosyadaki deliller ışığında, davacının davalıya açtığı itirazın iptali davasını reddetmiş; kötü niyet tazminatı talebinin ise ispatlanamadığı nedeniyle reddine karar verdiğini, öncelikle davacı taraf olarak kötü niyet tazminatının reddine dair bir itirazlarının olmadığını ancak davanın reddine yönelik kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olmadığını, sadece rapora dayanarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, karara esas teşkil eden bilirkişi raporunda müvekkiline ait ticari defterlerin kendisi içerisinde birbirini teyit eder nitelikte olmadığı, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı yönündeki tespitlerin hatalı olduğunu, müvekkilinin defterleri usulüne uygun tutulduğunu ve taraflar arasındaki ticari ilişkiyi açıkça ortaya koyduğunu, daha önce belirtildiği üzere bu husus davalının cevap dilekçesi ile ikrar edildiğini, müvekkili tarafından usule uygun tutulan yevmiye defteri de bu hususu ortaya koyduğunu, sonuç olarak  davacı müvekkilinin söz konusu faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu ve bilirkişi raporundaki aksi değerlendirmelerin dosya kapsamına aykırı olduğunu, verilen karar hatalı değerlendirmelere dayandığı için hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı mahkemece de kabul edildiğini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmediğini yine davalı tarafın ticari ilişkiye veya faturaların içeriklerine dair bir itirazı bulunmadığını dolayısıyla yasal süresi içeresinde itiraz edilmeyen fatura nedeniyle davalı tarafın müvekkiline borçlu olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulü ile  icra  inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dosyanın incelenmesinde; davacının istinaf talebine karşı, davalı vekilince cevap dilekçesi sunulduğu, istinafa cevap dilekçesinde yerel mahkeme kararının kötüniyet tazminatı yönünden düzeltilmesi talep edildiğinden söz konusu dilekçenin katılma yoluyla istinaf talebi niteliğinde olduğu, ancak yatırılması gereken 1.169,40 TL istinaf başvuru ve 427,60 TL istinaf karar harcının yatırılmadığı, ayrıca istinaf talebini içeren istinaf cevap dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği anlaşılmış olup; <br>İlk derece mahkemesince; istinaf talebinde bulunan davalı tarafın HMK'nın 344. maddesi gereğince istinaf başvuru ve karar harcını bir hafta içerisinde yatırması için davalı vekili adına usulüne uygun ve kesin süreyi içerir muhtıra düzenlenerek tebliğ edilmesi, <br>A)Yapılan uyarı üzerine gerekli harçların yatırılması halinde; istinaf talebine ilişkin dilekçenin davacı tarafa tebliğ edilerek yasada belirtilen süreler geçtikten sonra dosyanın tarafların istinaf taleplerinin incelenmesi için dairemize gönderilmesi,<br>B)Verilen süre içerisinde istinaf harçlarının yatırılmaması halinde; davalı tarafın istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi, kararın usulüne uygun olarak ilgililere tebliğ edilmesi, bu karara karşı istinaf talebinde bulunulup bulunulmaması durumuna göre işlem yapılması ve her halükarda davacı tarafın istinaf talebi incelenmek üzere dava dosyasının dairemize gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br><br>H Ü K Ü M  : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Dava dosyasının HMK'nın 352/1 maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi'ne GERİ ÇEVRİLMESİNE,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344 ve 347. maddeleri  gereğince işlem yapıldıktan sonra istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın dairemize gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 12/11/2024 tarihinde oy birliği ile  karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>  e-imzalıdır<br> <br>Üye <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Katip <br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"158a814c6fade45e","SID":"37110e7740063c0f"}}