{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/757 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1398<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>KATİP\t\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/128 Esas - 2023/14 Karar<br><br>DAVACI\t\t: ............<br>VEKİLİ\t\t: Av........<br>DAVALILAR\t\t: 1-... .... <br>\t                          2-........<br>                                                  3-........<br>\t\t  4-........  <br>VEKİLİ\t\t: Av. .....<br><br>DAVANIN KONUSU\t : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 13/10/2017<br><br>KARAR TARİHİ\t\t: 14/10/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 04/11/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın İzmit Şubesi ile Akarhan Petrol ve Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 24/12/2012 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesini diğer davalılar ... ve ...'nin müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, ADL Petrol Ürünleri Yemek Turz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin 10/10/2013 tarihli kefalet senedi ile genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borca müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduklarını, borçlular hakkında Kocaeli 4. İcra Müdürlüğü'nün 2017/7041 Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalı borçluların 26/07/2017 tarihli dilekçesi ile itiraz ettiklerini, davalı borçluların yaptıkları itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı banka ile aralarında imzalanan borçlusu ve kefili oldukları 24/12/2012 tarihli genel kredi sözleşmesinden doğan kredi borçlarını ödememeleri nedeniyle borçlu Akarhan Şirketi'ne Beyoğlu 24. Noterliği'nin 20/01/2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesini müşterek borçlu müteselsil kefillere de yine aynı Noterliği'nin 20/01/2017 tarih .... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnameleri keşide edilerek kredi borçlarının ödenmesinin ihtar edildiğini belirterek; davanın kabulü ile davalı borçluların icra takibeni yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin belirttikleri miktar ve takipteki temerrüt faiz oranı üzerinden devamına, davalı borçluların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalılar vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın farklı takip ve davalarla tahsil edilmeye çalışıldığını, davacının 20/01/2017 tarihinde Kocaeli 5. İcra Dairesi'nin 2017/568 sayılı takibi açtığını, haklı itirazlar sonucu icra konusu olan bononun sonradan doldurulduğu ve imzanın sahte olduğunu Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/61 sayılı jandarma kriminal raporunda tespit edildiğini, davacının yapılan usulsüzlüğün mahkemece tespiti üzerine bu davayı açtığını, davalının, davacı bankadan almış oldukları 25/05/2017 vadeli 50.000,00 TL ve 100.000,00 TL bedelli Aygaz A.Ş.'ye hitaben verilen iki adet teminat mektubu ile Opet Petrolcülük A.Ş'ye hitaben verilen 150.000,00 TL'lik teminat mektubu ve 63.000,00 TL nakdi KMH borcunun bulunduğunu, 31/12/2016 tarihinde tüm bankadaki kullanılan nakdi ve gayri nakdi krediler ile ilgili dönemsel yükümlülüklerinin yerine getirdiği, 31/01/2017 tarihinde dava dışı borç için Akarhançeki'nin karşılıksız işlemi gördüğünü, davacı bankanın 19/01/2017 tarihinde icra takibi başlattığını, ilk icra takibi olan 20/01/2017 tarihinde teminat mektubunun vadesine (4) ay kaldığını, davacının defter ve kayıtlarının incelenmesinde dilekçesinde bilgilerini verdiği ve mükerrer olduğunu ifade ettiği iki icra takibine konu olacak düzeyde bir nakit giriş çıkışının davalı ile davacı arasında olmadığının görüleceğini, Alacağın temelini oluşturan davacının, davalı lehine tanzim ettiği Aygaz ve Opet'e verilen teminat mektuplarının takip tarihinde vadesinin gelmemiş olduğunu, ikinci icra takibinin Kocaeli 4. İcra Dairesi'nin 2017/7041 Esas sayılı takip ile yapıldığını, konu ile ilgili yapılmış bir takip olduğu için de takibin derdest bir alacak için mükerrer tahsil anlamına geldiğini, ilk takip olan 2017/568 sayılı 5. İcra Dairesi'nden alacaklının haciz işlemine devam ettiğini, her iki dosyada da ayrı ayrı haciz kararları alınarak infaz ettiğini, ilk takibin konusu bononun davacı bankanın kredi sözleşmelerinin eki olarak davalının imzalattığını, genel kredi sözleşmesi imzalatıldıktan sonra sahtecilik yapılarak evrakın bonoya dönüştürüldüğünü, buna bağlı olarak müstakil bir takip yapılarak bir borcun iki defa tahsil edilmeye çalışıldığını belirterek derdestlik itirazları ve mükerrer alacak teşkil eden icra dosyaları bakımından davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... Davanın KISMEN KABULÜ ile <br>Davalıların Kocaeli 4. İcra Müdürlüğünün 2017/7041 Esas sayılı icra dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptali ile takibin \" Kocaeli 5. İcra Müdürlüğünün 2017/568 sayılı dosyası ile tahsilde  tekerrür olmamak kaydı ile\" temerrüt faizi ve BSMV yönünden 50.425,47 TL üzerinden devamına, <br>Hüküm altına alınan 50.425,47 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>9.870,00 TL depo bedelinin davalılar tarafından davacı banka hesabına depo edilmesine, <br>Fazlaya ilişkin talebin reddine ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bozma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporlarında istinaf incelemesinde çelişki olarak belirtilen hususları izahate kavuşturularak davalıların itirazlarının haksız ve hatalı olduğu sübuta erdiğini, davacı bankanın kalan alacağının asıl alacak olduğu hususunda hiçbir şüphe yokken davacı tarafça yapılmamış bir feragat sebebiyle takibin yalnızca temerrüt faizi ve BSMV yönünden devam ettirilmesi hatalı olduğunu, teminat mektubu tazmin tutarının kalanı asıl alacağı %40 oranında temerrüt faiz ile talep edilebileceği açıkken alınan bilirkişi raporunda davacı bankanın iradesin tam aksine salt bilirkişi yorumu üzerinden feragat çıkarımında bulunulması ile şekildeki gibi hüküm kurulması hatalı olduğunu, aynı alacaktan doğan takipler tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile açılmış olup itirazın iptali davasının açılmasından sonra yapılan ödemeler mahkemeye beyan edilmişse de hatalı kararla davalılar lehine reddedilen kısım oranında fahiş miktarda vekalet ücretine hükmedildiğini, yerel mahkemece kabul edilen miktar yönünden icra-inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olup işbu kalemlerin davaya konu alacak tutarının tamamından hesaplanması gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalılar tarafından, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.<br><br>   DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/01/2023 Tarih - 2022/128 Esas - 2023/14 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>DAVA;  genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. <br>Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelemesinde; davacı ile davalı ADL Petrol Ürünleri Yemek Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında 24/12/2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, aynı tarihte davalı ... ile ...'nin müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu, diğer davalı Akarhan Petrol ve Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 10/10/2013 tarihli kefalet senedi ile sözleşmeye müşterek borçlu, müteselsil kefil olduğu, sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine banka tarafından hesabın kat edilerek borçlulara hesap kat ihtarnamesi gönderildiği, borcun ödenmemesi üzerine bu kez Kocaeli 4. İcra Dairesi'nin 2017/7041 esas sayılı icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, davalıların davaya cevap vermedikleri, mahkemece 11/11/2018 tarihli bilirkişi raporu ile 29/03/2019 tarihli ek rapor ve 06/02/2020 tarihli raporların alındığı, taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına itiraz ettiği, mahkemece davanın kısmen kabulüne ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedildiği, karara karşı taraf vekillerinin ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 24/01/2022 tarih 2021/565 Esas - 2022/118 Karar sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. <br>İcra Takibine İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde)<br>İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).<br> Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas.  2021/377 Karar)<br><br>İtirazın iptali davası açıldıktan sonra yargılama devam ederken takip dosyasındaki kapak hesabını da kapsayacak şekilde (icra harç,faiz,masraf,icra vekalet ücreti)borcun ödenmesi durumunda dava konusuz kalır. Bu nedenle \"esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına\"şeklinde hüküm kurulur. Davadan sonra borcun kısmen ödenmesi durumunda ise bu tutar hükme bağlanan miktardan düşülmeksizin \"icra müdürlüğünce infaz aşamasında gözetilmesine\" şeklinde ibare düşülür. Yani dava açıldıktan sonra yapılan kısmi ödemelerin icra müdürlüğünce infaz sırasında gözetilmesi yönünde bir hüküm kurulur. Bu ödemeler ödemeler alacaktan mahsup yapılmaz.   <br>Genel kredi sözleşmeleri, kredi müşterisiyle banka arasında kurulan, müşterinin talebiyle kurulacak kredi sözleşmesinden bağımsız ancak kurulacak kredi sözleşmesinin koşullarını barındıran nitelikte sözleşmelerdir. GKS ile kredi müşterisi bankadan kendisine sözleşmedeki koşullara uygun olarak kredi kullandırılmasını talep etme hakkına sahip olurken , banka da kredi müşterisine sözleşmede kararlaştırılan koşullara uygun olarak kredi kullandırma borcu altına girer. Ancak taraflar arasında kurulan GKS, kredi müşterisini kredi kullanma borcu altına sokmaz.  <br>Kefalet, TBK'nın 581. maddesinde “Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Kefalet  sözleşmesiyle kefil, asıl borçlunun borcunu ödememesi durumda, söz konusu borçtan şahsen sorumlu olacağını taahhüt etmektedir. Kefaletin türleri ise TBK’nın 585 vd. maddelerinde düzenlenmiş ve uyuşmazlık konusu müteselsil kefaletle ilgili olarak da 586. maddesi; “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir” hükmünü içermektedir.<br>TBK’nın 583. maddesi gereğince; “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz” hükmünü içermektedir. Kefalet sözleşmesi için Kanun’da öngörülen bu şekil kuralı, bir ispat şekli olmayıp, geçerlilik şekli niteliği taşır. Bu nedenle, kefalet sözleşmesi Kanun’da öngörülen bu şekle uygun yapılmazsa, sözleşme TBK’nın 12/2. maddesi gereğince hükümsüz olacaktır. Zira; 12.4.1944 tarihli ve 1943/14 E., 1944/13 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu Kararında; sözleşmede kefilin ödeyeceği muayyen bir miktarın gösterilmiş olup olmadığının ve sözleşme içeriğinden böyle muayyen bir miktarın anlaşılmasına olanak bulunup bulunmadığının hâkim tarafından re’sen gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir.\t<br>Eldeki davada, davacı banka ile davalı Akarhan Petrol ve Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti  arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladıkları, borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edildiği, Beyoğlu 24. Noterliği'nin 20/01/2017 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesap özetinin ilgili kişilere gönderildiği ve   böylelikle alacağın İİK hükümlerine göre muaccel hale geldiği, dosya arasına alınan 27/05/2022 ve 05/12/2022 tarihli ek bilirkişi raporlarında; Kocaeli 6. İcra Müdürlüğü'nün 2017/7165 Esas sayılı dosyasına konu genel kredi sözleşmesinin asıl borçlusunun ADL Petrol Yemek Turizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne kullandırılan Kredili Mevduat Hesabından kaynaklandığı, icra takip tarihi itibari ile davacı banka alacağının 19.871,83 TL olduğunun belirtildiği, Kocaeli 4. İcra Müdürlüğü'nün 2017/7041 Esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinde takibe konu banka alacağının Akarhan Petrol Ürünleri ve San. Tic. Ltd. Şti.'ye kullandırılan krediden kaynaklandığı, ADL Petrol Yemek Turizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ise söz konusu kredide müteselsil kefil olarak sorumlu olduğu, Kocaeli 5. İcra Müdürlüğü'nün 2017/568 Esas sayılı icra takibi dosyasındaki takibe konu bono da, borçlunun Akarhan  Petrol Ürünleri ve San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, ADL Petrol Yemek Turizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalılar ... ve ...'ın müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğu belirtilmiş olduğu, belirtilen icra takibine konu alacakların birbirinden farklı olduğu, 05/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda, Kocaeli 5. İcra Müdürlüğü'nün 2017/568 E sayılı icra takibi dosyasında toplamda 471.404,86 TL tahsilat yapıldığı [07.05.2018 tarihinde 468.571,54 TL, 08.05.2018 tarihinde 1.000,00 TL, 18.08.2017 tarihinde 184,52-TL, 22.12.2017 tarihinde  1.648,80 TL, 4. İcra Müdürlüğünün 2017/7041 Esas sayılı icra takibine konu banka alacaklarına mahsup edilmesi sonucu davacı bankanın 08/05/2018 tarihi itibari ile 50.425,47-TL alacağının kaldığının bildirildiği, 5. İcra Müdürlüğü'nün 2017/568 Esas sayılı dosyasından yapılan tahsilatların öncelikle faiz ve ferilerinden mahsup edilme hakkından feragat olarak kabul edilmesi durumunda tekrar hesaplama yapmaya gerek bulunmadığı  kalan tutarın ''temerrüt faizi+BSMV'' den kaynaklanan banka alacağını ifade etmesi nedeni ile faiz işletilemeyeceği şeklinde  görüş belirtildiği anlaşılmış, mahkemece; her ne kadar davalı aleyhine icra takibine girişildikten sonra, davalı tarafından yapılan ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsubu mümkün ise de, davacı vekilinin 29/05/2018 tarihli celsede ''... tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılar hakkında Kocaeli 5. İcra Dairesinin 2017/568 Takip sayılı dosyasında muzam senet ile ilgili icra takibi yapmıştık, davalılar borç miktarını icra takip dosyasına ödediler. Yalnız o senetin konusunu oluşturan borçta genel kredi sözleşmesini oluşturduğundan ve genel kredi sözleşmesindeki faiz oranı daha yüksek olduğundan sadece genel kredi sözleşmesinden dolayı faiz ve diğer ferilere ilişkin alacak hakkımız kaldı.''beyanı doğrultusunda 2017/568 E sayılı dosyadan yapılan tahsilatların asıl borçtan mahsup edilmekle takibin \"Kocaeli 5. İcra Müdürlüğünün 2017/568 sayılı dosyası ile tahsilde  tekerrür olmamak kaydı ile\" temerrüt faizi ve BSMV yönünden 50.425,47 TL üzerinden devamına, alacak likit olmakla icra inkar tazminatına hükmedilmesine şeklinde karar verilmişse de verilen kararın isabetli olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda (27/05/2022 tarihli bilirkişi raporu) belirtildiği şekilde Kocaeli 5. İcra Dairesi'nin 2017/568 E sayılı icra takibi dosyasında; toplamda 471.404,86 TL tahsilat yapıldığı, yapılan tahsilatların  07.05.2018 tarihinde 468.571,54 TL, 08.05.2018 tarihinde 1.000,00 TL, 18.08.2017 tarihinde 184,52 TL, 22.12.2017 tarihinde 1.648,80 TL olduğu bildirilmiş, eldeki dava tarihinin 13/10/2017 olduğu gözetildiğinde  yapılan tahsilatların dava tarihinden sonra olduğu, bu nedenle de mahkemece davanın kısmen kabulüne ve Kocaeli 5. İcra Dairesi'nin 2017/568 Esas sayılı icra takip dosyasında yapılan tahsilatların infaz aşamasında dikkate alınmasına şeklinde karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne şeklinde karar verilmesi doğru olmamış açıklanan nedenlerle de verilen kararın kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır.<br>Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KISMEN KABULÜNE; Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/01/2023 Tarih - 2022/128 Esas - 2023/14 Karar Sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,<br>a-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalıların Kocaeli 4. İcra Dairesi'nin 2017/7041 Esas sayılı icra dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, Kocaeli 5. İcra Dairesi'nin 2017/568 Esas sayılı icra takip dosyasında yapılan tahsilatların infaz aşamasında dikkate alınmasına,<br>b-Hüküm altına alınan 358.221,82 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 71.644,36 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>c-9.870,00 TL depo bedelinin davalılar tarafından davacı banka hesabına depo edilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>ç-Alınması gerekli 24.470,13 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.928,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.541,9 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına (Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/986 Esas sayılı dosyasında yazılan harç tahsil müzekkeresi yazıldığından mükerrer işlem yapılmaması),<br>d-Davacının yaptığı toplam 1.473,40-TL yargılama giderinin 4.928,20-TL peşin harç ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>e-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>f-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 57.315,49-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>g-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a-İstinaf  Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,<br>b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,<br>c-Davacı tarafından yapılan 492,00-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 147,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 639,00 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>d-Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine, <br>e-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/10/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır. <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36a418cf56c7f18a","SID":"eefa35c7d99a6ee3"}}