{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t   TÜRK MİLLETİ ADINA<br>  GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t:  <br><br>BAŞKAN \t: ... ... <br>ÜYE \t: ... ... <br>ÜYE \t: ... ... <br>KATİP\t: ... ... <br><br>DAVACILAR \t: 1- ... - ... ...<br>\t  2- ... - ... ...<br>\t  3- ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVALI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>DAVA TARİHİ\t: 25/01/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 12/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 14/11/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davalı... Konut Yapı Kooperatifi 26/12/2021 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu olağan genel kurul toplantısında, hukuka aykırı birtakım nedenlerle, gerek toplantıya bizzat katılan üyeler, gerekse vekaletle toplantıya iştirak edenler ve ayrıca bakanlık temsilcileri ile divan heyeti üzerinde oluşturmuş olduğu hileli, gerçeği yansıtmayan beyan ve birtakım iş ve eylemlerle mezkur genel kurul kararının şaibeli ve tamamen hukuka aykırı olarak alındığını, davalı kooperatifçe gerçekleştirilen ve tamamen hukuka, iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırı olan genel kurul toplantı ve kararının iptalini talep etme zarureti hasıl olduğunu, davaya konu genel kurul toplantısında, toplantıya davet edilen üyelerden bazıları sadece toplantıda davalı kooperatif menfaatine uygun karar alınabilmesi amacıyla gerçek manada üye olmayan veya üye olma iradesi bulunmayan kişilerden oluştuğunu, toplantı tarihine yakın bir zamanda üyelik kayıtları yapılarak kooperatif ve yönetime yakın olan bazı kişilerin üye yapılmış, bu kişilerin toplantıya iştiraki sağlanarak hukuka aykırı olarak lehe karar alınması cihetine gidildiğini, Mahkemece davaya konu genel kurul hazırun listesi ve ayrıca gerek toplantıya katılan asil üyeler gerekse vekaleten katılım sağlayan üyelerin, üyeliklerinin ve vekalet etmiş oldukları kişilerin vekaletlerinin hukuka uygunluğunun araştırılması gerektiğini, Kayseri Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden 26/12/2021 tarihli genel kurul toplantı ve kararına iştirak eden tüm üyelerin listesinin celbini, toplantıya asaleten ve/veya vekaleten iştirak eden üyelerin tespiti ile vekaletnamelerinin hukuka uygunluğunun irdelenmesini diğer taraftan toplantı esnasında oy kullanan bazı üyelerin C Blok üyesi olduğu beyan edildiğini, bu konuda da ciddi hukuka aykırılığın söz konusu olduğunu, davalı kooperatifın A ve B bloktan oluştuğunu, C blok adı altında kooperatifin herhangi bir çalışmasının olmadığını, yaklaşık 13 yıldır 2 Blok'u bitirip teslim edemeyen kooperatif ve yönetiminin C Blok adı altında 3. bir yapılanmasının bulunmadığını, söz konusu C blok'u şayet evrak üzerinde oluşturulmuşsa da tamamen hukuka aykırı eylemlere zemin hazırlanması için oluşturulduğunu, Genel Kurul Toplantısı esnasında davacı üyelerin toplantı tutanağına şerh düşülmesini istedikleri muhalefet olunan konular hakkında olduğunu, 2018 yılında gerçekleştirilmiş olan genel kurul toplantısında ödenmeyen borçlara ilişkin %18 gecikme faizi işletilmesi kararlaştırılmışken, genel kurul kararı sonrası başlatılan bir kısım icra takibi ve itirazın iptali davalarında %9 gecikme faizi, bir kısmında ise %18 gecikme faizinin talep edilmesinin üyeler arası eşitlik kuralına aykırı olduğunu, A Blok üyelerinden alınarak B Blok'un yapımında kullanılmasına karar verilen aylık 1.000-TL kira bedelinin hakkaniyete uygun olmayacağını, ayrıca iptali talep edilen genel kurul kararında, A Blok üyelerinden alınan kira bedellerinin 1.000 TL ye çıkarılması ve geciken ödemelere ilişkin uygulanacak olan gecikme faizinin yıllık %18 olacağı kararlaştırılmış olduğunu, Bu hususta alınan kararda hukuka aykırı olduğunu, iptal davasına konu Kooperatif Genel Kurul kararının hukuka aykırılığına ilişkin başkaca diğer bir neden ise 4571 sayılı Kooperatifler Kanununun 56/3. maddesine aykırı olduğunu, iptali talep edilen davalı Kooperatif genel kurul kararında, yönetim kurulunun 3 yıllığına seçilmesi ve bu süre için yönetim kurulunun yetkilendirilmesi de hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturmakta olduğunu, yaklaşık 13 yıldır devam eden ve 2 Bloktan oluşan, A Blok'u teslim edilen ve B Blok'un %85'i tamamlanan bir kooperatifin, bugüne kadar B Blok'u tamamlayıp teslim etmemesi, içinde art niyeti barındırdığını, Dava dosyasına sunacakları A ve B Blok'un son halini gösterir fotoğraflarda da görüleceği üzere, yapımı %85 civarında bitmiş olan bir yapının tamamlanması için genel kuruldan 3 yıllığına yetki istenmesi ve bu minvalde yönetimin 3 yıl için seçilmesi hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı olup, bu durum farklı menfaatlerin güdülmesinin amaçlandığının en açık kanıtı olduğunu, Kooperatifler kanununun ayrıntılı ve spesifik bir kanun olmaması, genel kurul tarafından alınan kararların kapsam ve yürütülebilirliği açısından oldukça geniş bir marja sahip olması ve ayrıca yasal düzenlemelerdeki eksiklikler, günümüzde sadece davalı kooperatif için bir mağduriyet oluşturma unsuru değil, tüm yapı kooperatifleri için mağduriyet oluşturmaya uygun bir zemin hazırladığını belirterek davalı kooperatifçe davaya konu 26/12/2021 tarihinde gerçekleştirilmiş olan genel kurul toplantısı ve kararı açıkça hukuka, iyi niyet kurallarına ve ahlaka aykırı olduğundan bahisle mezkur genel kurulu karının iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA: Davalı vekili Cevap dilekçesinden özetle; Davacıların kooperatife kesin hesap maliyet borcu ve aidat borcu bulunduğunu, toplantıya katılan üyelerin kooperatifin aslı üyeleri olduğunu, tüm ortakların genel kurula katılma ve genel kurulda oy kullanma hakkı bulunduğunu, toplantıya katılan bağımsız bakanlık temsilcilerinin mevcut olduğunu, Genel kurul toplantısında kooperatif üyeleri, başkanları ve yönetim kurulu üyeleri dışında bağımsız ve tarafsız, kooperatif işlemlerini denetleyen ve tüm kararların hukuk düzeni içerisinde şeffaf olarak alınmasına ve yerine getirilmesine eşlik eden denetçi konumunda Bakanlık temsilcilerinin yer aldığını, hukuka aykırı asaleten veya velayeten iştirak eden üye bulunmadığını, davacı tarafın toplantı esnasında kararlara muhalefet şerhi düşmediğini, toplantıda alınan kararlara herhangi bir itirazı olmayan tarafın dava açma hak ve yetkisi bulunmadığını belirterek öncelikle usulü itirazlarının kabulü ile haksız ve kötü niyetli davanın usulden reddine, aksi halde haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER <br>Mahkememizin... sayılı kararı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nin ... - 06/03/2024 tarihli ilamı ile; ''Davalı taraf vekilinin mahkemece aldırılan 17/04/2023 tarihli bilirkişi heyet raporuna ayrıntılı itirazlarda bulunduğu, dosyaya rapor ibraz eden bilirkişilerden davalı yan itirazlarını karşılar şekilde yeniden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile kaldırılmakla'' yeniden esasa kaydı yapılarak Mahkememizin ... esası üzerinden yargılamaya devam olunmuştur. <br>Mahkememizce Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nin 06/03/2024 tarih ve ... sayılı kaldırma kararı doğrultusunda davalı tarafın itirazlarını karşılar şekilde ek rapor hazırlanması için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. <br>Mahkememizce alınan 27/08/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundan özetle; Kök raporda düşük ödeme yapan ve aynı zamanda iptali istenen genel kurula katılan 16 üye bulunduğu ve kooperatif üyesi ... yerine listede ismi bulunan... “in ve ... yerine de ...'un vekaleten oy kullandığı tespit edilmiştir. Fason üye olup olmadığı yönünde tespitte bulunulmamış takdir mahkemeye bırakılarak listede belirtilen 16 kişi ile birlikte 2 üye yerine de vekaleten oy kullanıldığı bu durumda 18 oy kullanıldığı tespit edilerek takdir mahkemeye ait olmak üzere mahkemece fason üye kabul edilmesi halinde 1163 sayılı Yasa 53. Maddesinin Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da genel kurul <br> toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını <br>iddia eden pay sahipleri, yönetim kurulu, kararların yerine getirilmesi yönetim <br>kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde <br>bunların her biri kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı <br>olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine dava açabilirler.’ şeklinde <br>düzenlendiği ve bu yönde Yargıtay 23. H.D. 2015/6627 esas 2015/5858 karar 2015/4615 esas 2015/6798 karar sayılı ilamlarının da bulunduğu bu sebeplerle kök raporlarında bir değişiklik olmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, davalı kooperatifçe yapılmış 26.12.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir.<br>Davacıların davalı kooperatifin ortağı olduğu tarafların kabulündedir.<br>1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında, yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin red oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir.<br>Dava açma koşulu olarak aranan muhalefetin, oylama öncesinde gündem ve görüşmelere yönelik düşünce açıklamak ve eleştiriyi getirmek suretiyle değil, oylama sonrasında ve oylama sonucuna yönelik olarak yapılması gereklidir. Ret oyu kullanılmasına rağmen, üyenin muhalefet şerhini oylama sonrasında yazdırmaması halinde, HMK.'nun 114/2. madde hükmü yollaması ile 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. ve anasözleşmenin 36. madde hükmünde aranan dava şartlarının gerçekleşmediği gözetilerek, HMK.'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekeceği de tartışmasızdır (Yargıtay 23. H.D. 2014/2404 Esas, 2014/5673 Karar).<br>Yine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 29/09/2014 T., E:2014/1847, K:2014/6026 sayılı kararında da da belirtildiği üzere; oylama öncesi yapılan görüşme sırasında sonradan alınacak karara esas olması muhtemel bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır. Muhalefetin, görüşülen öneriye değil, alınan karara karşı yapılması gerekmektedir. Diğer anlatımla, dava açma koşulu olarak aranan muhalefetin, oylama öncesinde gündem ve görüşmelere yönelik düşünce açıklamak ve eleştiri getirmek suretiyle değil, oylama sonrasında ve oylama sonucuna yönelik olarak yapılması gerekmektedir.<br>1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi hükmü uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet  kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla, toplantıda bulunan ortaklar red oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra  kararın iptali için toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açabilir. Bir üyenin iptal davasının bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması, katılıp da genel kurulda yapılan oylamada red oyu vermemesi, muhalefet şerhini yazdırmaması halinde, HMK'nun 114/2. madde hükmü yollaması ile 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. ve davalı kooperatifin anasözleşmesinin 68. madde hükmünde aranan dava şartlarının gerçekleşmediği gözetilerek, HMK'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Kooperatiflerde genel kurul toplantısına çağrının usulsüz yapılması veya yapılmaması halinin müeyyidesinin bu toplantıda alınan kararların yokluğu mu, yoksa iptal edilebilirliği mi olduğu hususu Türk ve yabancı doktrinde tartışmalı olup, çoğunluk düşüncesi, hukuki  işlemlere güvenlik getirme amacı da dikkate alınarak bu nevi sakatlıkların müeyyidesinin iptal edilebilirlik olduğu yönündedir.<br>1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. maddesi, \"Genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4' ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır.\" hükmünü; aynı Kanun'un 51/1. maddesi ise \"Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur\" hükmünü; anasözleşmenin 60. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi ''Toplantının gerçekleştirildiği tarihten 3 ay evvel kooperatife kaydolmuş olan ortakların 1/4'ü, ortak sayısı 5.000’in üzerinde olan kooperatiflerde ortakların 1/50’sinin bulunduğu anlaşılınca başkanlık divanı seçimine geçilir.'' hükmünü; 62. maddenin ilk fıkrası ''Kararlar hazır bulunan ortakların çoğunluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde tekrar oylama yapılır. Vekaleten oy kullanılmaz. Ancak birliklere girme veya birlikten ayrılma, anasözleşme değişikliği, dağılma, birleşme ve ayrılma hakkındaki kararlarda hazirun listesini imzalayan ortakların 2/3 nisabı aranır.''  hükmünü; 2. fıkrasının ilk cümlesi ''Ortakların şahsi sorumluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümlükleri hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4’ünün rızası gereklidir.'' hükmünü içermektedir. Anılan hükümler emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, batıl olup, bu kararlar baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların batıl olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir.<br>Bu ilke ve olgular doğrultusunda dosyanın değerlendirilmesi sonucunda; somut olayda dosya kapsamından; 26.12.2021 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının 107 ortaktan 30 ortağın asaleten, 16 ortağın ise vekaleten toplam 46 ortak ile toplanıldığı genel kurul tutanağında yer almaktadır. Davacı ... Kılıçaslan ve ... asaleten, davacı ... ise vekaleten  genel kurula ait hazirun cetvelinde isimleri mevcut olup genel kurul toplantısına katıldıkları anlaşılmaktadır. Öncelikle burada genel kurul toplantısına katılan 16 kişi yönünden davacıların bu kişilerin gerçek üye olmadığına ilişkin iddiasının incelenmesi gerekmektedir. Davalı kooperatifin 04/03/2022 tarihli dilekçesinde  2. Etaba üye olup genel kurula katılanlar olarak 16 kişinin ismini bildirdiği, bu kişilerden ... 04/01/2012 tarihli ve 191 nolu yönetim kurulu kararı ile ortaklığa kabul edildiği, ..., ..., ... 18/09/2013 tarihli 296 nolu yönetim kurulu kararı ile ortaklığa kabul edildiği, ..., ..., ..., ..., ... yine 18/09/2013 tarihli 297 nolu yönetim kurulu kararı ile ortaklığa kabul edildiği, ... 08/05/2013 tarihli, 350 nolu yönetim kurulu kararı ile..., ... 28/01/2016 tarihinde 378 nolu yönetim kurulu kararı ile ... 20/06/2013 tarihli, 281 nolu yönetim kurulu kararı ile ortaklığa kabul edildiği ve bu kişilerin tamamının 2. Etaba ortak olmak için müracaat ettikleri yönetim kurulu kararında belirtildiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi heyetince yapılan incelemede adı geçen kişilerin yapmış olduğu cüzi ödemeler bulunduğu tespit edilmiş ise de adı geçen üyelerin üyelik tarihlerinin davaya konu toplantıdan çok öncesine dayandığı gibi\t1163 sayılı Yasa’ya göre, kooperatife ortak olmada ‘açık kapı ilkesi’ geçerlidir. Ortaklığa kabul<br> de belli bir şekil şartı da bulunmamaktadır. Ortaklık ilişkisi, yönetim kurulu kararı ile kurulabileceği gibi, eylemli şekilde veya zımnen de tesis edilebilir. Öte yandan, ortaklığın sona erme nedenleri de yasa ve ana sözleşmede belirtilmiştir. Yasa ve ana sözleşmede belirtilen nedenler dışında ortaklığa son verilemeyecektir. Bir ortağın ortaklık koşullarını yitirmesi veya başka nedenlerle ortaklığının sona erdirilmesine kooperatif genel kurulu veya yetki vermesi şartıyla yönetim kurulu yetkilidir. Bir ortağın, ortaklık şartlarını taşımadığı veya başka bir nedenle ortak olma sıfatının bulunmadığını iddia ederek, diğer ortağın veya ortakların ortaklıklarının iptalini talep etme hakkı bulunmamaktadır. Bu durumda ödemelerine rastlanmadığı veya cüzi ödemeleri bulunduğu gerekçesiyle  26.12.2021 tarihli genel kurulda kullanılan oyların geçersiz sayılması olanaklı değildir.( Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin ...... Sayılı ilamı ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2017/2011 E. 2020/3317 K. Sayılı ilamı da bu yöndedir.)<br>Davacıların 26.12.2021 tarihli genel kurulda \" bu genel kurulda kira bedeli ve aidatları ödemeyenler ile ilgili alınan kararlarda belirlenen faiz oranlarının usul ve yasaya aykırı oluğunu ifade ederek ortaklar olarak muhalif olduğumuzu ve muhalefetimizin tutanağa derç edilmesini istiyoruz\" dedikleri ve bu beyanın tutanağa geçirildiği görülmektedir.<br>Davaya konu 26.12.2021 tarihli genel kurulun 14. maddesinde: 27.04.2014 tarihli genel kurul 14. maddesinde alınan <br>genel kurul kararının iptali ile B bloğun inşaatı bitmediğinden dolayı temin edilemeyen kira <br>alacaklarından kaynaklı proğramın bozulduğunu ve ek paraya ihtiyaç olduğunu bu sebeple 01.04.2014 tarihinden 30.12.2021 tarihine kadar alınabilmiş ve alınacak olan kira bedellerinin devam eden inşaatın yapımına kullanılmasına ve ödenmeyen kira bedelleri için aylık %1.5 oranında faiz uygulanmasına ve baştan itibaren ödenemeyen kira bedellerinin ise 2022 yılı ocak ve Şubat ayında iki taksit halinde tahsiline karar verilmiştir.<br> 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesinde; \"Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler\" ifadesine yer verilmiştir. Eşitlik ilkesi gereği tüm ortaklara konut tesliminin aynı tarihte ve emsal üyelerin ödemeleri nazara alınarak aynı nitelikte yapılması gerektiği Yargıtay içtihatları ile de benimsenmiştir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Bu durumda bütün üyeler aynı anda konutunu teslim almadığından kooperatif tarafından genel kurulda alınan kiraya yönelik kararın da ancak konutunu <br>teslim almayan ve kira bedeli talep eden ortaklara eşitlik ilkesi kapsamında ödenmesi için diğer üyelerden talep edilebileceği açıktır. Davacıların muhalefeti belirlenen faiz oranına yönelik olup, para borçları açısından borçlü temerrüdüne bağlanan sonuçlardan birisi, temerrüt faizi ödeme yükümlülüğüdür. Temerrüt faizi borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı müddetince varlığını sürdüren bir karşılık olması itibariyle, zamanında ifa etmeme olgusuyla doğrudan bir bağlantı içindedir. 1165 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesine göre genel kurul bülün üyeleri temsil eden en yetkili organ olup kanun veya anasözleşme ile genel kurula tanınmış olan konular hakkında karar verme yetkisini haizdir. Konut Yapı Kooperatifi Tip Anasözleşmesi'nin 23/1, maddesinin 6. bendi uyarınca ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek genel kurulun yetkisi dahilindedir. Yapılan açıklama doğrultusunda  26.12.2021 tarihli genel kurulun 14. Maddesi kapsamında faize yönelik alınan kararın yasaya ve ana sözleşmeye uygun olduğu, bu nedenle kararın iptaline karar verilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır, 14 nolu karar dışındaki kararlar yönünden tutanakta muhalefet şerhi olmaması, tutanağın aksi ispat edilinceye kadar delil niteliği taşıması genel ve muhalif oy kullanıldığı anlaşılmayan bir muhalefet şerhinin muhalefet şerhi olamayacağı gözönüne alındığında (Y. 23. H.D. 01/07/2019 tarihli 2019/412 E. 2019/3090 K. sayılı ilamı), bu beyana dayalı bir muhalefet şerhi de olsa davacıların, iptal davası açamayacakları kanaatine varılmaktadır.  <br>Emsal nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/3-12 Esas 2013/1012 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere aynı hukuki sebebe dayanarak dava açan davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunması, davalı vekilince her davacı yönünden ayrı ayrı mesai  harcanmaması ve aynı/tek hukuki sebeple davacıların davasının reddine karar verilmiş olması gözetilerek, davacılar aleyhine tek vekalet ücretine hükmedilmiştir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin ... K. Sayılı ilamı da aynı yöndedir.)<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Her bir davacı yönünden ayrı ayrı 427,60-TL karar ve ilam harcının alınması gerektiği ve dava açılırken sadece ...'den 80,70-TL peşin harç alındığı anlaşılmakla, davacı ... tarafından açılan dava yönünden alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından dava başında yatırılan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL karar ve ilam harcının davacı ... ...'den alınarak, diğer davacılar tarafından açılan davalar yönünden ise ayrı ayrı alınması gereken 427,60'ar TL karar ve ilam harcı ve 427,60'ar TL başvurma harcının davacılar ... ve ...'den ayrı ayrı alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacılar tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan 272,00-TL posta gideri ile, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 1.441,40-TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, <br>6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.  12/11/2024<br><br>Başkan ...<br> ¸E-imzalıdır <br>Üye ...<br>  ¸E-imzalıdır<br>Üye ...<br>  ¸E-imzalıdır<br>Katip ...<br>  ¸E-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2c04dbd1454834b9","SID":"eecc54c8cb2e4430"}}