{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/1073 <br>KARAR NO: 2024/1752<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 12/12/2023<br>NUMARASI: 2023/87 Esas - 2023/646 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 16/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/06/2011 tarihinde meydana gelen  trafik kazasında ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin davacının sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde kamyonet sürücüsünün birinci derecede ve asli kusurlu olduğunu, davacının Erdemli Devlet Hastanesine kaldırıldığını ve tedavisinin yapıldığını, kazaya karışan ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş.'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin iş gücü kaybını talep ettiklerini  belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 6100 sayılı Yasanın 107. maddesine göre belirlenecek 1.000,00 TL maddi tazminatının (iş gücü kaybı) davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile birlikte ödemesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirket sigortalısının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ödemelerin sorularak poliçe limitinin belirlenmesi ve ödemelerin poliçe limitinden indirilmesi gerektiğini, aktüerler siciline kayıtlı kişilerden rapor alınması gerektiğini, davacının maddi tazminat talebinin açıklatılması gerektiğini, müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespiti gerektiğini, davacının ancak yasal faiz talep edebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulüne, 155.470,73TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; usulüne uygun olarak yapılmış bir başvuru olmadığını, bilirkişiler tarafından hazırlanan kusur oranının hatalı olduğunu, işbu kazada istiap haddinin aşıldığını, müterafik kusurun hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, aleyhe bozma yasağı gereğince ilk kararda hükmedilenden daha fazla tazminata hükmedilemeyeceğini, verilen kararı kabul etmediklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 28/12/2022 tarih, 2022/1048 Esas ve 2022/2397 Karar sayılı kararı ile \" ...15/09/2021 tarihli celsede mahkemece davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilip de duruşma gün ve saatinin UYAP sistemi üzerinden öğrenilmesine karar verilmiş olan davacı vekiline, dosyadaki gider avansı kullanılmak suretiyle duruşma günü ve saatinin tebliği ile yargılamaya devam edilmesi gerekirken, aksinin kabulü ile yazılı şekilde dosyanın işlemden kaldırılarak HMK'nın 150/6 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır...\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ilk kararın HMK 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ilişkin olması, karar öncesinde mahkemece alınan bilirkişi raporuna davacı vekilinin itirazlarının bulunması nedeni ile Dairemiz tarafından kararın kaldırılmasından sonra bilirkişi raporu alınarak karar verilmiş olması usuli kazanılmış hakların ihlali niteliğinde olmayacaktır. Dava açılış tarihi olan 28/12/2015 tarihinden sonra  14/4/2016 tarihi itibariyle KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlüğe girmiş olması nedeni ile kaza tarihinde KTK'nın 97. maddesi gereğince sigorta şirketine dava açılmadan önce başvurulması zorunlu değildir.Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalı sigortalı araç  sürücüsünün %75  davacı sürücünün ise % 25 oranında kusurlu olduğu, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ve maddi olgu bakımından hukuk mahkemesi için bağlayıcı olan  Erdemli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/454 Esas ve 2015/223 Karar sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporuna göre davalı sigortalı araç  sürücüsünün  asli derecede, davacının tali derecede kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacının kask, gözlük  takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 10.620,20 TL harçtan peşin alınan 2.656,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.964,20 TL harcın davalıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.16/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"046718af5ee7e968","SID":"bc7e688395819a25"}}