{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1440 <br>KARAR NO: 2024/1739<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/05/2021<br>NUMARASI: 2017/163 Esas -  2021/385 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Sebebiyle )<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  05/08/2016 tarihinde, sigortası bulunmayan, dava dışı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın  müvekkilinin kullandığı bisiklete çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak üzere 3.200,00-TL maluliyet (daimi sakatlık) tazminatının ve 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı kuruma başvuru tarihi olan 07/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan  tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 25/11/2020 tarihli dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebini 8.770,00-TL, sürekli iş göremezlik  tazminatı talebini 51.734,35-TL olarak  artırmıştır. Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından eksik belgeler temin edilmeden doğrudan dava yoluna başvurulduğundan dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinden ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''..  İstanbul Adil Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen raporda sürücü ...'ın, %80 (yüzde seksen) oranında, davacı sürücü ...'in %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nce düzenlenen raporda, kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği; dosya kapsamında alınan  aktüer raporu denetime elverişli olmakla itibar edilerek 8.770,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 51.734,35-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği'' gerekçesiyle, DAVANIN KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ İLE, 1-8.770,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının 20/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-51.734,35-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,  karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: Davalı vekili; maluliyet raporunun hatalı yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi  hakkında yönetmelik hükümlerine göre hazırlanması gerektiğini, dosya kapsamında alınan ve ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 27.11.2018 ve 23.01.2020 tarihli maluliyet raporları arasında çelişki giderilmeden karar verildiğini, eksik belge ile başvuru yapıldığından başvuru şartının yerine getirilmiş sayılamayacağını ve davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, sağlık gideri teminatına dahil edilen geçici iş göremezlik tazminatından müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, SGK'nın sorumlu olduğunu, davacının SGK'dan geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi alıp almadığının araştırılması gerektiğini, davacının bisiklet kullanırken koruyucu tertibat kullanmaması nedeniyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.  Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve kalıcı iş göremezlik (maluliyet) tazminatı istemine ilişkindir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle;  davacı tarafça davalı tarafa 07.10.2016 tarihinde başvurulduğu anlaşılmakla dava ön şartının gerçekleştirilmiş olmasına, Dairemizce de benimsenen Yargıtay'ın güncel içtihatlarına göre bedensel zararın bir türü olan ve sağlık gideri teminatı kapsamında bulunan geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmasına; kaza tarihi olan 05/08/2016 tarihinde  Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri yürürlükte olup dosya kapsamında alınan ve anılan yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan 15.01.2020 tarihli ATK 2. İhtisas Kurulu raporunun hükme esas alınmasında bir yanılgı bulunmamasına , yine dosya kapsamında alınan ve ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 23.11.2018 tarihli rapor kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunmayan  Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olduğundan yerel mahkemece hükme esas alınmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, açıklanan nedenlerle maluliyet raporları arasında bir çelişkiden de bahsedilemeyecek olmasına; kaza tespit tutanağında davacının koruyucu tertibat kullanımı belirsiz işaretli olup vertebra ( göğüs kafesi kemiği) kırığı şeklide oluşan yaralanması nedeniyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasında hata bulunmamasına; her ne kadar dava dışı SGK'dan davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı sorulmamış ise de, yargılama sırasında ileri sürülmeyen bir hususun ilk kez istinaf aşamasında ileri sürülmesi halinde dairemizce dikkate alınamayacak olmasına; davalı, davacının kendisine  başvuru tarihi olan 07.10.2016 tarihinden itibaren 8. iş günü sununda temerrüde düşmüş olup, yerel mahkemece hükmedilen tazminata davacının temerrüde düştüğü 20.10.2016 tarihinden itibaren faiz işletilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı vekilinin  istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve  kanaatine varılmıştır. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken  4.133,05-TL harçtan peşin yatırılan 1.033,26-TL harcın düşümü ile bakiye 3.099,79-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan  tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama  giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b86fa90c89f72ca","SID":"a4259f7ddb3c5ef6"}}