{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1293 <br>KARAR NO: 2024/1481<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2020<br>NUMARASI: 2018/1377 E. - 2020/1039 K.<br>DAVANIN KONUSU: Sözleşmenin İptali<br>Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali, bedelin iadesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı  vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yıllardır hasarlı  araç alım satım  işiyle uğraşmakta olduğunu ve sigorta şirketleri tarafından yapılan hasarlı araç ihalelerine girdiğini, davalı ... Şirketinin ihaleyi yapan aracı kurumlardan biri olduğunu, 15/06/2016  tarihinde açılan ve kasko sigortacısı davalı  ... adına olan ihalede davalı ...  üzerine kayıtlı ... plakalı  2014  model aracın  45.552,00-TL bedelle şahsen kullanmak üzere ihaleden aldığını, satış işlemleri tamamlanıp müvekkiline  gelen aracın tamiratına başladığı  sırada ihalede gözüken bazı orijinal parçaların söküldüğünün müvekkili tarafından fark edildiğini, aracın ... isimli şahsın  servisinden çekiciye yüklenip İstanbul'da  müvekkilinin adresine geldiğini, servis sahibi ...'ya otopark ve  ekspertiz ücreti olarak 753,00 TL ödeme yapıldığını, bu serviste iken tüm orijinal parçaların söküldüğünü, motorunun tamamen soyulduğu, iç döşemeler, airbağler, radyatör, as beyni, torido, radyo teyp, klima  kompresörü, koltuklar, koltuk başları, kapılar vs tamamen  söküldüğünü, müvekkilinin satış anında var olduğu belirtilen özellikleri taşımayan aracın bu haliyle ayıplı durumda olduğunu, 03/11/2016 tarihinde davalı ... ve dava dışı ...'ya çekilen İhtarname ile ayıplı araç nedeniyle 35.000,00 TL zararın karşılanmasının talep edildiğini, taraflarca cevap verilmediğini, müvekkilinin 20.000-TL  masraf yaparak aracı kullanılabilir hale getirmeye çalıştığını, ancak aracın muayeneden geçmediğini, bunun üzerine İstanbul Üniversitesi Makine Fakültesinde araç muayenesine sokulduğunu, buradan da aracın emniyetsiz olacağına, sadece yedek parça olarak kullanılabileceğine karar verildiğini belirterek ayıplı mal nedeniyle  sözleşmeden dönülmesi sebebiyle satış bedeli olan 45.552,00 TL 'nin iadesine, yapılan 20.000,00 TL masrafın tahsiline  karar verilmesine talep ve dava etmiştir. Davalı ... savunmasında özetle; Aracın ihale ile davacıya satıldığını, aracın hasarlı hali ile ihaleye çıkartıldığını, aracın hasarlı hali ile görülerek teklif verildiğini ve kontrol edilerek teslim alındığını, hasarlı araç alım satım işi  yapmadığını, hasarlı aracın  kendisine ait olduğunu, ... A.Ş. ile ... A.Ş. tarafından aracının ihaleyle davacı ...'e satıldığını, istenen tutar, masraf ve faize itiraz ettiğini belirtmiştir. Davalı ... AŞ vekili savunmasında özetle; Dava konusu araç üzerinde ... finansman A.Ş. adına dain i mürtehin kaydı bulunduğunu,  bu sebeple davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dain-i mürtehin kaydı nedeniyle ... A.Ş.'nin davaya muvafakatinin gerektiğini, davalı müvekkilinin davaya konu araca ait satış sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu nedenle müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, hasar dosyasından arcın tam ziya olması nedeniyle sigortalısı ...'e 56.185,00-TL ödeme yapıldığını, ödeme yapılarak poliçe kapsamında yükümlülüğün yerine getirildiğini, ayıp iddiasından sorumlu olmadıklarını, davacının aracı ihtirazi kayıt koymaksızın aldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili, savunmasında özetle; Davacının müvekkili firma ile akdettiği  10/08/2015   tarihli üyelik sözleşmesini tüzel kişi(tacir )sıfatıyla imzaladığından mezkur sözleşmenin tarafları içinde ticari iş niteliğinde olduğundan görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu, mahkemenin yetkili olmadığını, huzurdaki davada ayıp iddiası değil haksız  fiile dayalı bir iddia bulunulduğundan taraflarına husumet yönlendirilmesinin hatalı olduğunu, müvekkiline satışı  yapılan dava konusu araç ile  ilgili servis  sağlama yükümlüğü  olmadığını, yani sevisteyken aracın başına gelen fiillerle ilgili müvekkilinin sorumlu  tutulamayacağını, haksız fiilin yönlendirildiği ...'ya ait sevisin diğer davalı ... şirketince belirlenmiş olduğunu, müvekkilinin dava konusu iddialar yönünden hiçbir sorumluluğunun ulunmadığını, davacının aracın resimlerini görerek aldığını, kontrol yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının belirtiği ayıpların görünür ayıp olduğunu, davacının ayıp ihbar sürelerine uymadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesinin 2017/526 Esas, 2018/456 Karar ve 31.05.2018 tarihli kararı ile; mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının ihale ile satın aldığı aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı sözleşmenin iptali, bedelin iadesi ve araca yapılan masrafların tahsili ilişkin bulunmaktadır TTK 23/c maddesi hükmü uyarınca, ticari satışta maldaki ayıpla ilgili ayıbı ihbar süresi  2 gün olarak düzenlenmiştir. Maldaki ayıp açıkça belli değilse, alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde malı incelemeli veya incelettirmeli ve bu inceleme sonunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, bu sürede satıcıya bildirmelidir. Anılan kanun hükmünde diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmünün uygulanacağı düzenlenmiştir. TBK  223/2 maddesine göre, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 231.maddesinde; satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıka ayıptan doğan sorumluluğa ilişkin her türlü davanın ayıp sonradan ortaya çıksa bile satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zaman aşımına uğrayacağı, alıcının satılanın kendisine devrinden  başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan  def'i  hakkının bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmayacağı düzenlenmiştir. Ayıp ihbarının ne şekilde yapılacağı konusunda yasal bir düzenleme bulunmamakla birlikte ayıbın tespiti halinde alıcının sözleşmeyi fesih hakkı da bulunduğundan yani uyuşmazlık fesih sonucunu da doğurabileceğinden ticari satışlarda ayıp ihbarının  TTK'nın 23 maddesinde öngörülen usulde ve şekilde yapılması ispat bakımından önem arzetmektedir. Somut olayda, davacı 22/07/2016 tarihinde, davalı ... tarafından satışı yapılan araca ilişkin ayıp ihbarı  03/11/2016  tarihinde ... ve Murat Yapıcı'ya yapıldığını, ayıp ihbarında ihalede gözüken tüm orijinal parçaların söküldüğünü fark ettiğini, aracın ...'ya ait serviste iken tüm orijinal parçaların söküldüğünü, motorun tamamen soyulduğunu, iç döşemeler airbağ'ler radyatör, abs beyni, torpido, radyo teyp klima komresörü, koltuklar, koltuk başları, kapılar vs tamamen orijinal parçalarının sökülerek alındığını, belirtmiştir. Söz konusu parçaların eksikliği teslim anında gözle görünür nitelikte bulunmaktadır. Basiretli bir tacir olarak davacının satın alacağı  aracı önceden yerinde görüp incelemesi, gerekli ekspertiz ve  kontrolleri yaptırması, aracı teslim anında açıkça tespit edilebilecek ayıp ve kusurları derhal  taraflara ihbar etmesi  gerekirdi. Davacı taraf ayıptan haberdar olduğu halde davalılara süresinde ayıp ihbarında bulunmamıştır. Ayrıca davanın devamı esnasında aracı bir başkasına satarak elinden çıkarmıştır. Esasen bu durumda davacı, aracı davalılara iade edemeyeceğinden, ödenen araç bedelinin iadesini talep etmesi de olanaklı bulunmamaktadır. Bununla birlikte davacı iddiasına göre, aracın orijinal parçalarının, koltuk, kapı motor vs söküldüğüne dair de dosyaya delil sunulmadığı gibi, aracın tesliminden sonra eksik teslim ya da ayıp nedeniyle  yapıldığı belirtilen 20.000,00-TL masrafa ilişkin de fatura, bilgi , belge dosya içeriğinde bulunmamaktadır. Süresinde usulünce ayıp ihbarında bulunulmadığından ve dava konusu aracın satılması sebebiyle satış bedelinin iadesi istenemeyeceğinden ve de araç zaten hasarlı satıldığından satılan aracın satış anındaki parça ve özellikleri ile teslim edilmediğine, vaad edilene nazaran ayıplı ya da eksik bir ürün teslim edildiğine ilişkin inandırıcı, somut deliller sunulmaması sebepleri ile davacının davasının reddine karar verilmesi gerekmiş olduğundan... \" gerekçesiyle davanın reddine,  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalılardan ... AŞ tarafından kendisine ait www...com.tr internet sitesi üzerinden aracın kasko sigortasını yapan davalı ... şirketi adına olan ihalede davalı ... üzerine kayıtlı ... plakalı 2014 model aracın internet sitesi üzerinden detaylı tüm resimlerini ve açıklamalarını görerek 45.522,00 TL bedel ile ihaleden alındığını, satış işlemlerinin tamamlanıp aracın davacıya geldikten bir süre sonra araç tamiratına başlandığı sırada ihalede gözüken bazı orijinal parçalarının söküldüğünün davacı tarafından fark edildiğini, 05.11.2016 tarihinde davalı ... ve dava dışı gerçek kişiye ihtarname gönderildiğini ve ayıplı araç nedeniyle zararın karşılanmasının talep edildiğini, ancak her şeye rağmen aracın tamiratının bitirilip kullanılabilir hale getirilmek istendiğinde bu sefer aracın muayeneye girdiğinde tescil belgesinin verilmediğini, aracın trafiğe çıkamadığı için kullanılmaz duruma geldiğini, sonuç olarak aracın ihaleden alındığını, ilk başta ihalede gözüken resim ve açıklamalar gibi olmadığı, eksik parçaların olduğunun tespit edildiğini, ihtar gönderildiğini, sonradan beklenmedik bir durumun ortaya çıktığını, herşeye rağmen aracın eksik parçalarının tamamlanarak aracın muayeneden geçmemesi üzerine İstanbul Üniversitesi Makine Fakültesi tarafından düzenlenen rapora istinaden davalı ... Grup ile iletişime geçtiğini, mail ile durumun ve raporun gönderildiğini, davalının müvekkilini davalı ... şirketine yönlendirdiğini, sigorta şirketinin beyanları sonrasında sonuç alınamaması üzerine dava açıldığını, ilk fark edilenin aracın eksik parçaları olmayıp sonradan beklenmedik durumun ortaya çıkması olduğunu, mahkemece sonradan çıkan durumun hiç dikkate alınmayarak eksik çıkan parçalar iddiası üzerinde durulduğunu ve ayıbın süresi içerisinde yapılmamasının gerekçe gösterildiğini, gerekçenin yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, diğer yandan, davacının aracı dava dışı ...'a devrettiği, davacının bu durumda aracı davalılara iade edemeyeceğinden araç bedelinin iadesini talep etmesinin olanaklı bulunmadığının gerekçede belirtilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, aracın keşfe, iadeye hazır durumda olduğunu bu konuda açıklama yaptırılmadığını, aracın dava dışı kişiye devri ile iadesinin mümkün olmamasına dayanıldığını, asıl taleplerinin İstanbul Üniversitesi Makine Fakültesi tarafından düzenlenen rapor sonucu ortaya çıkan aracın trafiğe çıkmamasından kaynaklanan zarar sebebiyle aracın iadesi ve ihale bedelinin taraflarına ödenmesi olduğunu, her ne kadar aracın başkasına devri gerekçe gösterilse de iade hazır durumda olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE  Dava, ikinci el hasarlı aracın ayıplı olması nedeniyle satış sözleşmesinden dönülmesi, aracın iadesi ile bedelinin ve yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, davalılardan ... ile davacı arasında üyelik sözleşmesinin mevcudiyeti, davacı tarafça dava konusu ... plakalı aracın 15.06.2016 tarihinde ihaleden 45.552,00  TL bedelle satın  alındığı, davalı ... şirketinin aracın tüm oto sigorta poliçesi ile sigortalamış olan sigorta şirketi olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, aracın ayıbının satım sırasında bilinip bilinmediği, hükme esas alının bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığı ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.  Dosya kapsamından, davacı ile davalılardan .... AŞ arasında 11.08.2015 tarihinde bir yıl süreli üyelik sözleşmesinin imzalanmış olduğu, sözleşmede davacının üye olarak yer aldığı, sözleşmesinin konusunun 3.maddede portalda sunulan hizmetlerin bu hizmetlerden yararlanma şartlarının ve tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespitine ilişkin olduğu, sözleşmenin kapsamının sigorta şirketlerinin oto ve oto dışı poliçelerle sigortalanmış her türlü emtia ile özel ve tüzel kişilere ait 2.el ürün ve demirbaşların sovtaj ve rayiç değerlerini belirlemek teklif yeterliliği ve üye ödemesi sonucunda konu ürünleri teslim etmek üzere her türlü takip evraklarını yapmak buna yönelik sözleşme ve ekleriyle portal içerisinde yer alan kullanıma, üyeliğe ve hizmetlere ilişkin ... tarafından yapılmış olan uyarı, yazı ve açıklama gibi beyanlar olduğu, üyenin iş bu sözleşme hükümlerini kabul etmekle portal içinde yer alan kullanıma, üyeliğe ve hizmetlere ilişkin ... tarafından açıklanan her türlü beyanı da kabul etmiş olacağı, üyenin bahsi geçen beyanlarda belirtilen her türlü hususa uygun olarak davranacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiğinin belirtildiği, üyenin hak ve yükümlülüklerinin 5.maddede düzenlendiği, 5.1.f.maddede, üyenin oto branşında portalda ihale sonrası araç veya araçları almaya haz kazandığının kesinleştiği takdirde sonucunun istekleri veya ...  bu şirketler ile yapmış olduğu anlaşma ve sözleşme doğrultusunda araçların kati noter satışlarının üyeye, plakalı, hurda bedeli veya çekme bedeli belgeli olarak yapılabileceği, 5.1.8 maddesinde, oto branşında ihale sonrası araç satış sözleşmesi sonuçlandırıldığında alıcı üyenin masraflar kendisine ait olmak kaydıyla aracı bulunduğu adresten satış sözleşme tarihi itibariyle bir hafta içerisinde teslim almakla yükümlü olduğu, teslim aldığı tarihten itibaren 5 gün içerisinde masrafları ödemek şartıyla teslim alma, ...  karşıladığı bedelleri, tüm diğer masrafları ödemeyi peşinen kabul, beyan ve taahhüt ettiği, üyenin satın aldığı aracın trafik kaydının satış sözleşmesinin imzalanmasından itibaren bir hafta içerisinde satıma konu aracı kendi adına tescil ettirmek zorunda olduğu, aynı maddede ... Grubun ihaleye sunulan araç ve her türlü emtianın beyan ve koşulları hakkında hiçbir sorumluluk kabul etmeyeceği, üyenin ihaledeki her türlü ürün için vermiş olduğu teklifin ürünlerin üye tarafından belirlenen yerde bizzat görülmesi kaydıyla verilmiş olduğunu peşinen kabul, beyan ve taahhüt ettiği, üyenin ihale sonrasında ürünü görmediği konusundaki beyan ve itirazının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğinin üye tarafından beyan ve taahhüt edildiğine yer verildiği, 5.1.9.maddesinde, oto branşında üyenin ihale portalında teklif verdiği aracın 45 iş günü süresi boyunca almakla yükümlü olduğu, davacı tarafça üyelik sözleşmesi kapsamında davalı ... Grup ile yapmış olduğu sözleşmeye istinaden 10.000,00 TL tutarında teminat senedini verdiğini, davacının şahıs şirketi olarak faaliyet gösterdiği, dava konusu araca ilişkin olarak fotoğrafların yer aldığı, davacı tarafça, davalı ... Grup AŞ'ye ait satış portalı  http/www....com üzerinden davalılardan ... adına kayıtlı ... plakalı 2014 model ... aracı 15.06.2016 tarihinde ihaleye girerek 45.552,00 TL ihale bedeli ile satın aldığı, 22.07.2017 tarihli araç satış sözleşmesi ile aracın satıcı ... tarafından alıcı davacıya satıldığı, davacı vekili tarafından 03.11.2016 tarihinde Kartal Noterliğinde  davalılardan ... ve dava dışı ... adına ihtarnamenin düzenlendiği , ihtarnamede olay özetlendikten sonra, söz konusu aracın tüm detaylı resimlerinin görülerek ihaleye girildiği, işlemlerin tamamlanıp aracın müvekkiline geldiğinde ihalede gözüken tüm orijinal parçalarının söküldüğünün fark edildiğini, aracın ...'ya ait serviste iken tüm orijinal parçalarının söküldüğünü, motorunun iş döşemeler, radyatör, radyo, torpido vb tamamen orijinal parçaların sökülerek alındığını, müvekkilinin 35.000,00 TL zararının olduğunu belirterek bu zararın 3 gün içinde karşılanmasının talep edildiği, davacı tarafın talebi üzerine 20.03.2017 tarihinde İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Otomotiv Laboratuvarı tarafından düzenlenen özel raporda, ... plakalı muayenesi istenen 2014 model ... tipindeki beyaz renkli aracın muayene edildiği, aracın motor numarasının orijinal olduğunun tespit edildiği, sonuç olarak taşıtın motor ve şasi  numaralarının orijinal olduğu, sağ ön cam direğinin orijinal, ek yeri-sağ ön koltuk hizasından orta ekseninin ön göğüs orta hizasında kalan sağ ön kısmının anlamsız şekilde kaynakla kesilip sonra tekrar eklendiği, 4.maddeye göre taşıtın tamir ve tescilinin emniyetsiz olacağı, sadece yedek parça kullanabileceğinin belirtildiği, sigorta şirketi tarafından düzenlenen 17.06.2016 tarihli mutabakatname başlıklı belgenin sigortalı ... tarafından imzalanmış olduğu, söz konusu belgede, kasko poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın 03.06.2016 tarihinde ağır hasara uğradığı, piyasa rayiç bedelinin 95.700,00 TL olduğu, hasarlı hali için belirlenen 45.552,00 TL sovtaj bedeli üzerinde mutabık olduklarını, sovtaj bedelinin düşülmesi ile hesaplanan 50.148,00 TL'nin sigorta tazminatı olarak tarafına ödeneceğinin belirtildiği, davacı tarafça iş bu davanın 05.07.2017 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, taraf delilerinin dosyaya ibraz ve celbinden sonra bilirkişi raporu alınmıştır.  26.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda;  ihale evraklarının sunulmuş olduğu, davacı ile davalı ... arasında akdedilmiş sözleşmelerin bulunduğu, satışa çıkarılan hasarlı aracın fotoğraflarının bulunduğu, fotoğraflardan aracın çoğunlukla yan taraflarından ve ön taraftan hasar aldığının, airbaglerin açıldığının görüldüğü, davacı tarafça “motorun tamamen soyulduğu, iç döşemeler, airbagler, radyatör, abs beyni, torpido, radyo teyp, klima kompresörü, koltuklar, koltuk başları, kapılar vs. tamamen orijinal parçaların sökülerek alındığının” iddia edilmekte olduğu, dosyasında bu hususlara ilişkin ayrıntılı bilgi, belge vb. bulunmadığı, yine dava dilekçesinde 20.000,00 TL masraf yapılarak aracı kullanılabilir hale getirmeye çalıştığı hususlarına ilişkin fatura, bilgi, belge bulunmadığının anlaşıldığı, somut olayda, davacının kendine ait şahıs firması ile elektronik ihalelere katılarak hasarlı araçları satın aldığının anlaşıldığı, davalı ...'e ait aracın kasko sigortacısı ... Sigorta olup cevap dilekçesinde sigortalısına söz konusu kaza nedeniyle 56.185,00 TL ödeme yaptığını belirttiği, kaza tarihinde dava konusu aracın değerinin bu rakamın çok üzerinde olduğu dikkate alındığında sigorta şirketi tarafından sigorlalısına sovtaj bedeli düşülerek ödeme yapıldığı, sovtaj bedeli bakımından ise yine ... ile anlaşmalı olduğu düşünülen (Zira davalı ...'a ait web sitesi incelendiğinde referansların tamamının davalı ... ve diğer sigorta şirketleri ve filo kiralama şirketleri oluşturmaktadır.) davalı ...  (...com) sitesi üzerinden yapılacak satış sonucu ihale bedeli üzerinden belli bir komisyon vb. düşülerek sigortalıya ödeme yapıldığının düşünüldüğü, davacının ihale sonucuna istinaden 12.07.2016 tarihinde davalı ...(e-sovtaj.com) şirketine 45.552,00 TL ödeme yaptığı, otopark ve ekspertiz ücreti olarak 15.07.2016 tarihinde dava dışı ...'ya 753,00 TL ödeme yaptığı, 22.07.2016 tarihinde aracın satışının davalı ... tarafından davacıya noter satış sözleşmesi ile geçtiği, ayıp ihbarının 03.11.2016 tarihinde ..., ...'ya yapıldığı, ayıp ihbarında ihalede gözüken tüm orijinal parçaların söküldüğünü fark ettiğini, aracın ...'ya ait serviste iken tüm orijinal parçaların söküldüğünü, motorun tamamen soyulduğunu, iç döşemeler, airbagler, radyatör, abs beyni, torpido, radyo teyp, klima kompresörü, koltuklar, koltuk başları, kapılar vs. tamamen orijinal parçaların sökülerek alındığını, müvekkilinin 35.000 TL zararının olduğunu iddia ettiğinin anlaşıldığı, iddia edilen hususlar aracın teslim anında açıkça tespit edilebilecek hususlar olup 22.07.2016 tarihli noter satışından aylar sonra 03.11.2016 tarihine kadar neden beklenildiğinin anlaşılamadığı, ayrıca iddia edilen aracın orijinal parçalarının, koltuk, kapı, motor vs. söküldüğüne dair de dosyada delil bulunmadığı, aracın tesliminden sonra ayıp nedeniyle yapıldığı belirtilen 20.000,00 TL masrafa ilişkin de fatura, bilgi, belge bulunmadığı, satış tarihinden aylar sonra alınan 20.03.2017 tarihli İTÜ teknik raporunda da aracın kesilerek ayrılıp sonra tekrar kaynatılarak taşıtın sağ ön kısmının sonradan eklendiği, bu nedenlerle emniyetsiz olduğu ve sadece yedek parça olarak kullanılabileceği hususlarının da ayıp ihbarında belirtilen hususlarla ilgisinin olmadığının anlaşıldığı, bu işlemin kim tarafından yapıldığı belli olmayıp davacı tarafından da hasarlı olarak alınan aracın tamiri sırasında yaptırılmış olabileceği, basiretli bir tacir olarak davacının satın alacağı aracı önceden yerinde görüp incelemesi, gerekli ekspertiz ve kontrolleri yaptırması, aracı teslim anında açıkça tespit edilebilecek ayıp ve kusurları derhal tespit ederek taraflara ihbar etmesinin bekleneceği, ayrıca ağır hasarlı, pert araçların tamir edilse bile gerekli emniyet şartlarını sağlayamayacak durumda olanların trafik muayenesinden geçemeyeceği ve trafiğe çıkamayacağının mevzuat gereği ortada olduğu, dava konusu olayda da ağır hasarlı olduğu bilinen bir aracın davacı tarafından satın alındığı,  yapılan masraf ve onarıma rağmen trafiğe çıkması emniyetli bulunmadığından tescilinin yapılamadığı, dosya içeriğinden davacının iddialarını ispatlar nitelikte (Murat Yapıcı'ya ait serviste iken tüm orijinal parçaların söküldüğü, motorun tamamen soyulduğu, iç döşemeler, airbagler, radyatör, abs beyni, torpido, radyo teyp, klima kompresörü, koltuklar, koltuk başları, kapılar vs. tamamen orijinal parçaların sökülerek alındığına dair) delil bulunmadığı, mevcut durumda  herhangi bir hesaplama yapılamayacağı belirtilmiştir.  Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; bilirkişi raporunu kabul etmenin mümkün olmadığını, dava konusunun sadece araca yapılan masraf olmadığını, davalı ... Grup'un hasarlı araçları internet sitesi üzerinden ihale ettiğini, ihale edeceği araçların tüm özelliklerini hasara ilişkin açıklamalarını tüm resimlerini yayınladığını, satış işlemleri sonrasında araç müvekkiline geldiğinde ihalede gözüken bazı orijinal parçaların söküldüğünün fark edildiğini, müvekkilinin beklenenden daha çok masraf yapacağı anlamına geldiğini, müvekkilinin aracın ilanda belirtildiği gibi çıkmaması karşısında beklenenden daha çok parça alarak çok masraf yaparak aracın tamiratını gerçekleştirdiğini, muayeneden geçemediğini, gerekirse araçlı hasar üzerinde inceleme yapılabileceğini belirterek, yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir. Davalı ... Grup AŞ vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; bilirkişi rapor özetinde de anlaşıldığı üzere, davacının dava konusu taleplerinde tümüyle haksız olduğunu, müvekkili firmanın hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, gerek aralarındaki gerekse de TTK'dan kaynaklı sorumlulukların davacı tarafça yerine getirilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yeniden rapor alınması talebi reddedilerek, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, davalılarla arasındaki sözleşmelerden kaynaklı olarak birden fazla sözleşme ilişkisine dayanarak iddialarını ileri sürmüştür.  Davacının davalılardan ... AŞ ile arasındaki ilişki üyelik sözleşmesi, davalı ... ile arasındaki ilişki oto satış ilişkisi, davalı ... şirketi ile olan ilişki ise poliçeden kaynaklanan sigorta hukukuna yönelik ilişkidir. Bu durumda, davalı iddialarının üyelik sözleşmesi, satış sözleşmesi, sigorta hukuku yönünden ayrı ayrı değerlendirmek yerinde olacaktır. Ancak somut olayın özelliğininde göz önünde bulundurulması kaçınılmazdır. Çünkü, davacı şahıs şirketinin ihalelere katılarak hasarlı araçları satın aldığı anlaşılmaktadır. Davalılardan ... AŞ  ile davacının yapmış olduğu üyelik sözleşmesinde, özellikle sözleşmenin 5.1.8 ve ilgili maddeleri gereğince, davalı tarafından ihaleye sunulan araç ve emtianın beyan ve koşulları hakkında davalı şirketin hiçbir sorumluluk kabul etmeyeceği, davacı tarafça sözleşme imzalanarak kabul edilmiştir. Ayrıca ihale öncesinde araçların tüm bilgi ve fotoğraflarının davacı ihale alıcısı tarafından görülerek incelenmiş olduğu da tarafların kabulündedir. Diğer taraftan, ihale tarihi olan 15.06.2016 tarihinden, dava tarihine kadar adı geçen davalıya herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmamıştır. TTK'nın 23.maddesinde, ticari satış ve mal değişimi başlığı ile TTK 23/1-c bendinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi, açıkça belli değilse alıcının teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda TBK'nın 223. maddesinin 2. fıkrasının uygulanacağı belirtilmiştir. Somut olayda, ihalesi gerçekleştirilen aracın ağır hasarlı olduğu ve davacı alıcı tarafından bu durumun bilindiği tartışmasızdır. Davacının bu işle iştigal ettiği dikkate alındığında, araçtaki iddia edilen ayıpların, davacının iddiasına göre, ihalede belirtilen özelliklerinin, orijinal bazı parçaların mevcut olmadığının tespitinin en geç iki gün veya en geç sekiz gün içerisinde tespitinin  gerçekleştirilmesi gerekir iken bu hususun davalılardan ... adına gönderilen 03.11.2016 tarihli ihtarnameye kadar bildirilmediği,  22.07.2016 tarihli araç satış tarihinden itibaren yaklaşık dört ay, ihale tarihi 15.06.2016 tarihinden itibaren ise yaklaşık beş ay süre sonra gerçekleştirmiş bulunduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan süresinde ayıp ihbarı ve ihtarında bulunduğunun bir an için kabulünde dahi davacı tarafça ihale aşamasından sonra değiştirildiği iddia edilen parçalar ve yapılan harcamalar ispat edilememiştir. Bu durumda, gerek üyelik sözleşmesi, gerekse araç satış sözleşmesi kapsamında davalıların sorumluluğundan söz edilemeyeceği gibi davalı ... şirketi ise aracın önceki malikine ağır hasar sebebiyle sovtaj bedelini mahsup ederek hasar bedelini  ödenerek sorumluluğunu yerine getirmiştir. Davacının davalılara karşı yöneltmiş olduğu iddialarının davanın özelliği de dikkate alındığında sübuta ermediği, iddialarını ispat edemediği anlaşıldığından davacı vekilinin aksine  iddia ve istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden  yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı  tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0bd7006aad191ac7","SID":"edc403ba03e22e7e"}}