{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL   <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/2011 <br>KARAR NO:2024/1714<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:05/04/2024<br>NUMARASI:2024/197 Esas - 2024/283 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Araç İadesi ya da Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/11/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili vakfın ... plakalı toyota marka çift kabinli kamyonet ile ... plakalı ... Marka Minibüs'ün maliki olduğunu, Vakfın, İTÜ Ayazağa ve Maçka Kampüsleri içerisinde faaliyet gösterirken maliki olduğu bu araçları İTÜ Rektörlüğü'ne kullanılmak üzere bıraktığını, fakat İTÜ Rektörlüğü müvekkili Vakfı nedensiz olarak ve tahsis sürelerinden önce kampüsteki yerlerinden tahliye ettiğini, bu tahliye işlemlerinin mahkeme kararları ile iptal edilmiş olmasına rağmen mahkeme kararlarına aykırı olarak tahliyeler gerçekleştirildiğini, Vakfın faaliyetlerini sürdürebilmek için kampüs dışındaki yerlerde yeni yerleşim yerlerine taşındığını ve bu nedenle araçlara ihtiyacı olduğunu, 04.04.2022 tarihinde davalı rektörlüğe yazılan yazı ile araçların iadesinin istendiği, fakat 22.04.2022 tarihli Rektörlüğün cevabi yazısında araçların iade edilmediği gibi kendilerine bağışlanması şeklinde bir talepte bulunulduğunu, 25.04.2022 tarihinde yazılan ikinci bir yazı ile araçlar tekrar istenmiş ise de bu talebin de cevapsız bırakıldığını, bu kez İstanbul .... Noterliğinden keşide edilen ... yevmiye numaralı ve 08 Kasım 2023 tarihli iade isteminin de cevapsız bırakıldığını, araçların halen davalı rektörlüğün elinde bulunduğu gibi vakfa iade edilmediğini, araçların iade edilmediği gibi Motorlu Taşıtlar Vergisi ve Trafik cezalarının da vakıf tarafından ödendiğini, bunun üzerine araçların teslimi, ödenen cezalar ve haksız araç kullanım bedeli talebi ile arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla; davanın kabulüne, davalının uhdesinde bulunan müvekkiline ait .... Plakalı ... Kamyonet ve... Plakalı ...Marka Minibüs'ün müvekkiline iadesine, aksi takdirde ... Plakalı araç için şimdilik belirsiz alacak olarak 10.000-TL'nin, ... Plakalı araç için şimdilik belirsiz alacak olarak 10.000-TL'nin, Motorlu Taşıtlar Vergisi olarak müvekkili vakıf tarafından ödenen 2.135,00TL verginin ve trafik cezası olarak müvekkil vakıf tarafından ödenen 1.093,65-TL. Trafik Cezasının ki toplam 3.228,65-TL'nın da davalı rektörlükten tahsiline, ... plakalı toyota marka çift kabinli kamyonet için 04.04.2022 ilk talep tarihinden dava tarihine kadar fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000-TL, haksız kullanım bedeli tazminatının (araç kirası) davalı rektörlükten tahsiline,... plakalı ... Marka minibüs için de 04/04/2022 ilk talep tarihinden itibaren dava tarihine kadar fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL haksız kullanım bedeli tazminatının (araç kirası) davalı rektörlükten tahsiline, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; görülmekte olan davada, taraflarının tacir olmadığı, bu nedenle de görülmekte olan davanın nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı, davaya bakma hususunda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine ve dava dosyasının asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, davalı vekili tarafından; TTK'nın 19.maddesi kapsamında düzenlenen ticari iş karinesi gözetildiğinde, görülmekte olan dava bakımından görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu, mahkemenin görevsizlik kararının hatalı olduğu belirtilerek istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Görülmekte olan dava; dava konusu aracın davacıya iadesi, mümkün olmaması halinde bedelinin ve dava dilekçesindeki diğer alacak kalemlerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girdiği düzenlenmiş olup, ticari davalar TTK’nın 4/1.maddesinde tanımlanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.Somut olayda; davalının tacir olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda az yukarıda açıklanan TTK kapsamında mutlak ya da nispi ticari dava söz konusu olmadığından, taraflar arasındaki görülmekte olan davada, ticaret mahkemesinin görevli olmayacağı ve fakat davaya bakma hususunda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup, usul ve yasaya uygun bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca;1/Usul ve yasaya uygun olan ve bilgileri yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi  kararına yönelik davalı vekilinin stinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince  esastan reddine,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf aşamasında ki diğer giderlerin davalının üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbfd90fbddff7d1a","SID":"10db85e48559a6ae"}}