{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL     <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1999 <br>KARAR NO:2024/1716<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:20/05/2024<br>NUMARASI:2024/306 Esas - 2024/358 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/11/2024<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R: Davacı vekili dava açan dilekçesinde; davalı ...Ş'ye (Kasko) İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı, davalı ...'ın işleteni ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu... plakalı aracın, 03/08/2023 tarihinde sürücüsünün tam kusurlu olarak müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini ve kaza sonucunda müvekkiline ait araçta hasar oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere (HMK.m.107) 100,00-TL araç hasar bedeli, 100,00-TL araç değer kaybı bedeli ve 100,00-TL aracın kullanılamamasından kaynaklanan zararların davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı ile davalı arasında sigorta ilişkisi bulunması nedeniyle davaya bakma hususunda görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gerekçesiyle, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine ve dosyanın tüketici mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, davacı vekili tarafından; kararın usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Eldeki dava; trafik kazasına bağlı araç hasar bedelinin, hasara bağlı olarak meydana gelen değer kaybı bedelinin ve aracın kullanılamamasından kaynaklanan zararların tahsili istemine ilişkindir.Öncelikle belirtilmelidir ki, taraflar arasında sigorta sözleşmesi bulunmaması nedeniyle, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olmayacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Hal böyle olunca da, ilk derece mahkemesinin; davaya bakma hususunda görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu yönündeki belirlemesi doğru olmamıştır. Davaya konu zararlandırıcı eylem 03/08/2023 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 17/05/2024 tarihinde  açılmıştır. Dava tarihi olan 17/05/2024 tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar mutlak ticari davalardır. TTK'nın 5/1.maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3.maddesi gereği Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.İthiyari Mali Sorumluluk Sigortası 6102 sayılı TTK da düzenlenmiş olup, bu tür davalar TTK'nın 4.maddesi kapsamında mutlak ticari dava olarak kabul edilmiştir. Somut olayda görülmekte olan dava, davaya konu zararlandırıcı eyleme neden olduğu ileri sürülen aracın ... sigortacısına da yöneltilerek açılmıştır. Bu durumda; TTK'nın 4.maddesi kapsamında mutlak ticari dava niteliğindeki davaya bakma hususunda Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olması nedeniyle, usul ekonomisi de gözetilerek, tüm davalılar yönünden yargılamaya devamla toplanan ve toplanacak delillere göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, usul ve yasaya aykırı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.(-bkz..Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/06/2020 gün ve 2019/3270-2020/3380 sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.HD'nin 2022/981 esas, 2022/892 karar sayılı ve 24/06/2022 tarihli kararı-)Hal böyle olunca da, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Bilgileri karar başlığında yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karış davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a/3. maddesi hükmü uyarınca kaldırılmasına,2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,3/İstinaf karar harcının istek halinde istinaf yasa yoluna başvuran davacıya iadesine,4/Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf aşamasında davacı tarafça yapılan diğer giderlerin, ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararla değerlendirilmesine,HMK'nın 353/1-a/3.maddesi hükmü uyarınca dosya üzerine yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"28afbd041775c4a6","SID":"66e45b5d6311b7bc"}}