{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2030 - 2024/1257<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/2030 <br>KARAR NO\t: 2024/1257<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/251 Esas 2022/401 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 18/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 21/10/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 17.11.2020 tarihinde, davalı ...'nin işleteni,  davalı ...'nin sürücüsü olduğu, davalı şirkete zorunlu mali  sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın davacı yayaya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davacının kolunda parçalı kırık ve vücudunda yaralanmalar olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL tedavi ve bakıcı gideri olmak üzere 300,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken,100.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatını 203.006,15 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 10.509,61 TL, tedavi ve bakıcı gider zararını 5.576,90TL olmak üzere maddi tazminat talebini toplam 219.092,66 TL olarak artırmıştır.<br>\tDavalı ... Sigorta Şirketi vekili, davacının usulüne uygun başvuru yapmadığını, teminatların limitli olduğunu, manevi tazminatın poliçe teminatına dahil olmadığını, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının kabul edilemez olduğunu, davalının sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, davacının maluliyetinin tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, TRH 2010 tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiğini, vergilendirilmiş bir geliri yoksa sürekli sakatlık tazminatı belirlenirken asgari ücretin baz alınması gerektiğini, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olmadığını, olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>\tDavalılar ... ve ... vekili, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın kusurunun bulunmadığını, kazaya karışan her bir tarafın kusur oranının tek tek belirlenmesi gerektiğini, ceza dosyasında alınan kusur raporunun hukuk mahkemesini bağlayıcı olmadığını, davanın kasko şirketine ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>\tMahkemece, dava konusu trafik kazasının oluşumunda davacı yayanın kusursuz, davalı sürücü ...' nin  % 100 oranında kusurlu olduğu, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının bedensel özür oranının %11, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay, geçici bakıcı ihtiyacının 2 ay olduğunun tespit edildiği, kazadan kaynaklı maddi zarardan davalıların, davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu, bilirkişi raporunda geçici iş göremezlik zararının hesaplanmasında maddi hata yapıldığı, geçici bakıcı ihtiyacının ve tedavi giderinin oluştuğu, bilirkişi raporunda davacının 203.006,15 TL sürekli iş göremezlik, 10.509,61 TL geçici iş göremezlik, 5.576,90 TL tedavi ve bakıcı giderinden kaynaklı maddi zararının hesaplandığı,  davacının yaralanması nedeniyle elem ve üzüntüye hünkar olduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana geliş şekli, zararın ağırlığı vs. hususlar gözönüne alınarak manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü gerektiği belirtilerek maddi tazminat davasının kabulüne,  203.006,15 TL sürekli iş göremezlik, 10.509,61 TL geçici iş göremezlik, 5.576,90 TL tedavi ve bakıcı giderinden kaynaklı olmak üzere toplam 219.092,66 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden 29.12.2020 temerrüt tarihinden diğer davalılar yönünden 17.11.2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,  40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den 17.11.2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı sigorta şirketi vekili istinaf  başvuru dilekçesinde; mahkeme tarafından davalı şirket aleyhine hükmedilen geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı zararının SGK sorumluluğunda olduğunu, davalının sorumluluğu bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, TRH 2010 tablosu + %1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiği halde progresif rantın esas alınmasının hatalı olduğunu, davacı tarafından davalı şirkete yapılan başvuruda gerekli belgelerin iletilmediğini, davalının temerrüde düşmediğini, davacının ulaşım gideri talebi olmamasına rağmen ulaşım gideri hesabı yapılmış olduğunu, söz konusu kalemin tedavi gideri altındaki alacak kalemine eklenerek hüküm kurulmasının kanuna ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacı yayaya çarpması nedeniyle yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi ve bakıcı gideri zararının davalılardan, manevi tazminat talebinin davalı işten ve sürücüden tahsilini talep etmiş, mahkemece maddi tazminat talebinin kabulü, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>1-Davalı vekili, davacı tarafından davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK’nın 97. Maddesinde; “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş, bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre, davalının da kabulünde olduğu gibi, dava açılmadan önce, davacı tarafından, davalı sigorta şirketine 16.09.2019 tarihinde yapılan başvurunun davalıya 17.09.2019 tarihinde tebliğ edilerek 130145-1 sayılı hasar dosyasının açıldığı anlaşıldığından, KTK’nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir. <br>2-2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak belirlenmesi gerekir. Somut olayda, hükme esas alınan aktüerya raporunda, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alındığı görüldüğünden davalı vekilinin aktüer bilirkişi raporuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>\t3-Davalı vekili, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da;  geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin 2918 sayılı KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK'nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK'nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>Davacı vekilinin dava dilkeçesindeki talepleri arasında tedavi ve ulaşım giderinin de bulunduğu, mahkemece adli tıp uzmanı bilirkişiden alınan raporda davacının kaza nedeniyle ortaya çıkan ulaşım giderinin 566,00TL olarak tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda ise geçici iş göremezlik zararı hesaplama hatası ile 6.564,41TL bulunmuşsa da, raporda hesaplanan 14.607,90TL'den SGK tarafından yapılan 4.098,29 TL'nin mahsup edilmesi ile 10.509,61TL'ye ulaşıldığı, davacının 2 aylık bakıcı ihtiyacı için hesaplanan 5.010,90TL ile birlikte değerlendirildiğinde davacı lehine hüküm kurulan 10.509,61TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 5.576,90TL tedavi ve bakıcı gideri zararının davalılardan tahsiline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, dosya kapsamına kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, olaya ilişkin alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun olmasına göre davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ve ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden yasaya uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 14.966,21 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2.900,00 TL'nin mahsubu ile kalan 12.066,21 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Davalı tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b9fc1c75ca8d30ec","SID":"3be953d1d8e44fe1"}}