{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/1814 <br>KARAR NO\t: 2024/1243<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/234 Esas 2021/990 Karar<br><br>DAVACILAR\t:  \t <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 18/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 07/11/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacılar vekili, 03.08.2019 tarihinde ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı traktör ve arkasına bağlı römorka arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların annesi ...’un vefat ettiğini,  davacıların destekten yoksun kalma zararının karşılanması için 25.11.2019 tarihinde, kazaya karışan ... plakalı traktöre ait zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunmadığından Güvence Hesabı'na karşı açtıkları davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.02.2021 Tarih 2019/629 Esas 2021/176 Karar sayılı ilamı ile ...’un %30, ...’ın %70 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, 05.01.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre de kusur indirimi yapılmaksızın ... için 60.351,18-TL, ... için 192.674,81-TL, ... için 163.996,56-TL, ... için 414.307,40-TL olmak üzere toplam 731.320 95 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanarak davanın kabulüne karar verildiğini, kazaya karışan ... plakalı araç Hollanda ülkesine tescilli olup, yeşil kart belgesi bulunduğundan davalı ... Taşıt Bürosunun ...'un vefatı nedeniyle çocukları olan davacıların destekten yoksun kalma zararından sorumlu olduğunu bu nedenle davalıya 09.02.2021 tarihinde yaptıkları başvuru ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ... için 50.070,81-TL, ... için 76.888,35-TL, ... için 136.060,98-TL, ... için 343.733,24-TL olmak üzere toplam 606.753,38 TL ödeme yapılması istenmesine rağmen ödeme yapılmadığını, davacılardan ...’ın üniversite öğrencisi, desteğin Hollanda da şirket sahibi olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla HMK’nın 107. maddesi gereğince davacılar ..., ..., ... ve ...'un anneleri ...'un desteğinden yoksun kalmış olmaları sebebiyle şimdilik her çocuk için ayrı ayrı 10 TL olmak üzere toplam 40 TL destekten yoksun kalma tazminatının diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61.ve 163., 2918 sayılı KTK'nın 88/1. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca temerrüt tarihi olan 23.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş,  21.12.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile ... için talebini 18.350,25-TL’ye,  ... için 29.962,55-TL‘ye, ... için 48.039,85-TL‘ye, ... için 62.519,71-TL ‘ye yükseltmiştir.<br>Davalı ... vekili, şartların mevcut olması halinde davacı çocukların annelerinin ölümünden kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkının bulunduğunu, ancak tazminat talebinin, erkek çocuklarda 18 yaşına, lise öğrenimi görüyorsa 20 yaşına, kız çocuklarında ise 22 yaşına kadar, kız-erkek ayrımı yapmaksızın yükseköğretim görüyorlarsa da 25 yaşına kadar yapılacak hesaplama ile değerlendirilebileceği, ... yabancı plakalı aracın sürücüsü ...'un kusurunun belirlenmesi için ceza dosyası istenerek ATK veya Karayolları Fen Heyetinden kusur raporu alınmasını, kusursuz olması halinde davanın reddini, zararın ispatlanmasını, SGK’dan davacılara yapılan ödemeler sorularak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DEDECE MAHKEMESİ KARARI <br>Mahkemece davanın; trafik kazası sebebi ile maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, kusur yönünden yapılan incelemede, kaza tespit tutanağında, 03.08.2019 tarihinde sürücü ...‘un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Karabük ili istikametinden Ankara İli istikametine seyir halinde iken km 41-750 geldiği sırada aracın ön kısımları ile yine aynı istikamete seyir halinde olan sürücü ...'ın sevk ve idaresinde ... traktör ve buna bağlı römork (römorkta ışık donanımı ve reflektör bulunmamaktadır) aracın arka kısımlarına çarpması sonucu ölümlü yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği,  kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 31/1a maddesinde belirtilen özelliklerine ve cinslerine göre yönetmelikte nitelik ve nicelikleri belirtilen gereçleri araçlarda bulundurmamak, kullanmamak veya kullanılır şekilde bulundurmamak ve yine 2918 sayılı KTK'nın 63.maddesinde belirtilen araç şartlarına uygun ışık donanımı bulundurmamak kuralını ihlal ettiği, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ... 2918 sayılı KTK'nın 52/1.b. Maddesinde belirtilen aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiği, kazanın saat 20.40 sularında meydana geldiği, Ankara 2. ATM tarafından Ankara Adil Tıp Grup Başkanlığı'ndan alınan kusur raporunda davalı sigorta şirketi sürücüsü ...'ın %70, davacılar murisi ...'un %30 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanağı, Ankara 2 ATM dosyası raporu da gözetilerek davalı sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının %30 olduğu, davacılar murisi ...'un davalı sigortalı araçta yolcu konumunda bulunduğu, kendisine bu nedenle kendisine herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği, 13.10.2021 tarihli kusur ve hesap bilirkişi heyet raporunda, ... plakalı traktörün sürücüsü ...'ın olayın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu olduğu, gece vakti, herhangi bir aydınlatma olmayan yolda seyir halinde iken hızını, hava ve yol durumuna (gece ve aydınlatma olmayan bir yol) göre ayarlamayarak ve seyir halinde iken dikkatini tam anlamıyla yola vermeyerek önündeki traktör römorkuna arkadan çarpan ... Hollanda plakalı otomobilin sürücüsü ...'un olayın meydana gelmesinde %30  oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...'un olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı,  dava konusu trafik kazası ile ilgili, ... plakalı araç için Güvence Hesabına dava açıldığı, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.02.2021 tarih ve 2021/76 sayılı Kararında özetle; ... plakalı traktör sürücüsünün %70, ... plakalı otomobil sürücüsünün ise %30 oranında kusurlu olduklarının mahkemece kabul edilerek, davacı ... için 250.297,70 TL, davacı ... için 10.280,37 TL, davacı ... için 15.786,46 TL, davacı ... için 27.935,58 TL, davacı ... için 70.574,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının her bir davacı için 16.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verildiğinin tespit edildiği, davacıların desteği müteveffa ...'un yolcu konumunda olduğu, olayın meydana gelmesinde kusurlu olmadığı tespit edildiğinden, davacılar lehine hesaplanacak zarardan kusur indirimi yapılmayacağı, ancak davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ... plakalı araç sürücüsünün %30 kusuru ile sınırlı olduğunun kabulü halinde, hesaplanan tazminatın % 30 oranına denk gelen tazminat tutarlarının tespit edileceği, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre müteveffanın  annesi ... ve  eşi ...'nun hayatta olduklarından destek payı ayrılarak hesaplama yapıldığı, ... lehine 61.167,49 TL, ... lehine 99.875,16 TL, ... lehine 160.132,84 TL, oğlu ... lehine 208.399,04 TL ve davadışı anne ... lehine 188.398,42 TL olmak üzere toplam 662.973,00 TL zarar hesaplandığı, ancak işbu davada, davalı ... Bürosundan, ... plakalı araç sürücüsünün %30 kusuruna göre tazminat talep edilebileceğinin kabulü halinde, davacılar; ... lehine 18.350,25 TL, ... lehine 29.962,55 TL, ... lehine 48.039,85 TL, oğlu ... lehine 62.519,71 TL ve dava dışı anne ... lehine 40.019,58 TL olmak üzere toplam 198.891,89 TL tazminat hesaplanmış olup, hesaplanan toplam tazminatın poliçe limiti (390.000,00) dahilinde kaldığı gerekçesi ile davanın kabulüne,  ... için 18.350,25 TL, ... için 29.962,55 TL, ... için 48.039,85 TL, ... için 62.519,71 TL destekten yoksun kalma tazminatının 23.02.2021 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş, davalı vekilinin muhtıraya rağmen süresi içinde istinaf harç ve giderlerini yatırmadığı gerekçesiyle 03.06.2022 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, ek karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmamıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  hükme esas alınan 13.10.2021 tarihli rapora itirazlarının değerlendirilmediğini,  raporda birinci seçenekte davacıların gerçek zararı olarak, davacı ... lehine 61.167,49 TL, ... lehine 99.875,16 TL, ... lehine 160.132,84 TL, oğlu ... lehine 208.399,04 TL ve dava dışı anne ... lehine 133.398,42 TL olmak üzere toplam 662.973,00 TL ;ikinci seçenekte davalı ... Bürosundan, ... plakalı araç sürücüsünün % 30 kusuruna göre tazminat talep edilebileceğinin kabulü halinde, ... lehine 18.350,25 TL, ... lehine 29.962,55 TL, ... lehine 48.039,85 TL, oğlu ... lehine 62.519,71 TL ve dava dışı anne ... lehine 40.019,53 TL olmak üzere toplam 198.891,89 TL tazminat hesaplanmış olup, hesaplanan toplam tazminatın poliçe limiti (390.000,00) dahilinde kaldığı görüş ve kanaatinin bildirildiğini, bilirkişi raporunda gerek bilinen dönemde hesaplamaya esas alınan değer, gerekse bilinmeyen dönemde hesaplamaya esas alınan peşin değer ve müteveffa ...'un gelir durumuna ilişkin verilerin hatalı olduğunu, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2019/629 Esas sayılı dosyası kapsamında düzenlenen 22.02.2021 tarih ve 2021/76 sayılı Kararına esas alınan 05.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda, müteveffa ...’un Hollanda’da yaşadığı tespit edilerek, zarar hesabında Hollanda asgari ücret düzeyi esas alınarak,  kaza tarihi itibariyle aktif dönemde, Hollanda asgari ücretinin Türkiye’de geçerli asgari ücrete oranının 4,9651 katı düzeyinde olduğu, kaza tarihi itibariyle pasif dönemde, Hollanda asgari ücretinin Türkiye’de geçerli asgari ücrete oranının 2,7015 katı düzeyinde olduğu tespit edilerek,  Mahkemece bu tespite göre hüküm kurulduğu anlaşılmış olup, tarafımızca bu tespitlere göre müteveffa ...’un gelir düzeyi tespit edilerek zarar hesabı yapılacaktır.\" denildiğini, ancak bilirkişi tarafından yapılması gerekenin; işlemiş (bilinen) dönem hesabı yapılırken bilinen dönemler için Hollanda asgari ücretinin bulunarak, ilgili dönem için TL cinsinden karşılığının bulunması, işleyecek (bilinmeyen) dönem açısından ise; rapor tarihi itibariyle Hollanda asgari ücretinin Euro olarak belirlenmesi, rapor tarihi itibariyle güncel Euro kuru üzerinden Hollanda asgari ücretinin TL cinsinden karşılığının bulunması, ardından Hollanda asgari ücretinin TL karşılığının Türkiye asgari ücretine göre katının alınması gerektiğini, hükme esas alınan 13.10.2021 tarihli raporda işlemiş dönem sonunun da hatalı belirlendiğini, raporda işlemiş dönem hesabının 13.10.2021 tarihine kadar yapıldığını bu tarihten sonra işleyecek dönem hesabına geçildiğini, bu şekilde yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, rapor tarihi itibariyle 2021 yılının sonuna kadar asgari ücret verilerinin bilindiğini,  13.10.2021 tarihli raporun 7. sayfasındaki tabloda bir kısım davacıların kaza tarihi itibariyle yaşlarının ve destek görecekleri sürenin hatalı belirlendiğini, dava dışı 01.05.1940 doğumlu ...'un kaza tarihi itibariyle yaşı 58,68 olarak belirlenmiş ise de 01.05.1940 doğumlu ...'un kaza tarihi itibariyle yaşının 79 (79 Yıl 3 Ay) ; davacılardan 25.12.1999 doğumlu ...'un kaza tarihi itibariyle yaşı 14 olarak belirlenmiş ise de 25.12.1999 doğumlu ...'un kaza tarihi itibariyle yaşının 20 (19 Yıl 7 Ay); 08.10.2010 doğumlu ...'un kaza tarihi itibariyle yaşı 8 olarak belirlenmiş ise de 08.10.2010 doğumlu ...'un kaza tarihi itibariyle yaşının 9 (8 Yıl 9 Ay) olduğunu,  bilirkişi raporunda davacıların ve dava dışı anne ...'nin destek paylarının hatalı şekilde ayrıldığını, tazminat hesaplaması yapılırken de destek dönemleri hatalı bir biçimde tasnif edildiğini, desteklikten çıkan her hak sahibinden sonra destek paylarının yeniden belirlenmesi gerekirken desteklikten çıkan hak sahiplerinden sonra geride kalan destek alacaklılarının paylarının fahiş düzeyde hatalı gösterildiğini,   huzurdaki davada davalı ... Taşıt Bürosuna karşı talepleri diğer kusurlu kişilerin kusuruna düşen kısım dahil olmak üzere, müştereken ve müteselsilen ileri sürülmüş olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından %30 kusura göre davayı ıslah etmek için süre verilmek suretiyle hükmün de %30 kusura göre hesap edilen tazminat miktarlarından kurulmuş olmasının hatalı olduğunu,  davacılar nezdinde olası red vekalet ücreti vb. hak kayıplarının oluşmaması açısından değer artırım dilekçesinde mahkemenin ara kararı doğrultusunda dava değerinin %30 kusura göre artırıldığını,  KTK 85. ve 88. Maddeleri uyarınca kazaya kusuruyla sebebiyet veren araçların sürücüleri işletenleri, Sigorta Şirketleri (Limitle Sınırlı olmak üzere) kanun gereği davacıların zararının tamamından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalının  poliçe limiti olan 390.000 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmaları kaydıyla tazminata hükmedilmesi gerekirken %30 kusura göre tazminata hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu,  hükme esas alınan bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, pay oranları, bakiye ömür tablosu, kusur oranları, gelire ilişkin veriler ve diğer veriler de hatalı olup hükme esas alınmasının yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>HMK 355 madde gereğince istinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. <br>Davacı vekili,  03.08.2019 tarihinde ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı traktör ve arkasına bağlı römorka arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların annesi ...’un vefat ettiğini,  davacıların destekten yoksun kalma zararının karşılanması için 25.11.2019 tarihinde, kazaya karışan ... plakalı traktöre ait Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi bulunmadığından Güvence Hesabı'na karşı açtıkları davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.02.2021 Tarih 2019/629 Esas 2021/176 Karar sayılı ilamı ile ...’un %30, ...’ın %70 kusurlu olduğu,  05.01.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre de kusur indirimi yapılmaksızın ... için 60.351,18-TL, ... için 192.674,81-TL, ... için 163.996,56-TL, ... için 414.307,40-TL olmak üzere toplam 731.320 95 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanarak davanın kabulüne karar verildiğini, kazaya karışan ... plakalı araç Hollanda ülkesine tescilli olup, yeşil kart belgesi bulunduğundan davalı ... Taşıt Bürosunun ...'un vefatı nedeniyle çocukları olan davacıların destekten yoksun kalma zararından sorumlu olduğunu bu nedenle davalıya 09.02.2021 tarihinde yaptıkları başvuru yapmalarına rağmen ödeme yapılmadığını, davacılardan ...’ın üniversite öğrencisi, desteğin Hollanda da şirket sahibi olduğunu belirterek teselsül hükümlerine dayanarak davacılar için destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş,  21.12.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile ... için talebini 18.350,25-TL’ye,  ... için 29.962,55-TL ‘ye, ... için 48.039,85-TL ‘ye, ... için 62.519,71-TL ‘ye yükseltmiş; mahkemece desteğin yolcu olduğu yabancı plakalı araç sürüsünün %30, dava dışı traktör sürüsünün %70 kusurlu olduğu kabul edilerek davalının kabulüne dair verilen karara karşı davacılar vekili hükme esas alınan bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, pay oranları, bakiye ömür tablosu, kusur oranları, gelire ilişkin veriler ve müşterek müteselsil sorumluluğa ilişkin istinaf sebepleri ileri sürmüştür.<br>Dosyadaki mevcut delillere göre, dava konusu kazaya ilişkin olarak kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağı, savcılık aşamasında alınan 11.11.2019 tarih bilirkişi raporu,  davacılar tarafından ... plakalı araç için Güvence Hesabı aleyhine açılan Ankara 6.Asliye Ticaret mahkemesinin 22.02.2021 Tarih 2019/629 Esas 2021/176 Karar sayılı dosyasında alınan 09.07.2020 tarihli bilirkişi raporu ile ATK’dan alınan 07.07.2021 tarihli kusur raporu ve eldeki davada alınan 13.10.2021 tarihli kusur raporlarından 03.08.2019 günü saat 20.40 sıralarında sürücü ...‘un sevk ve idaresindeki ... plakalı  aracı ile Karabük istikametinden Ankara İli istikametine seyir halinde iken km 41-750 geldiği sırada aracın ön kısımları ile yine aynı istikamette seyir halinde olan ışık donanımı ve reflektör bulunmayan sürücü ...'ın sevk ve idaresinde ... traktör ve buna bağlı römorka arka kısımlarından çarpması sonucu ölümlü yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği,  kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 31/1a özelliklerine ve cinslerine göre yönetmelikte nitelik ve nicelikleri belirtilen gereçleri araçlarda bulundurmamak, kullanmamak veya kullanılır şekilde bulundurmamak ve yine 2918 sayılı KTK'nın 63 araç şartlarına uygun ışık donanımı bulundurmamak kuralını ihlal ettiğinden %70 oranında,  ... plakalı otomobil sürücüsü ...’un 2918 sayılı KTK'nın 52/1b aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiğinden %30 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. <br>Davacılar vekili desteğin gelirine, destek paylarına, destekten yoksun kalanların yaşlarına,  hesaplama yönetimine,  tazminat miktarına ve davalının müşterek müteselsil sorumlu tutulmamasına itiraz etmiştir. <br>Desteğin geliri yönünden dava dilekçesinde desteğin Hollanda’da şirket sahibi olduğu belirtilerek 2018 yılı gelir vergisi beyannamesi sunulmuş, aynı kazayla ilgili davacılar tarafından Güvence Hesabı aleyhine açılan Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/629 Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan 05.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda, müteveffanın ölmeden önce Hollanda’da yaşadığı tespit edilerek, zarar hesabında Hollanda’daki asgari ücret esas alınarak,  kaza tarihi itibariyle aktif dönemde, Hollanda asgari ücretinin Türkiye’de geçerli asgari ücrete oranının 4,9651 katı düzeyinde olduğu, kaza tarihi itibariyle pasif dönemde, Hollanda asgari ücretinin Türkiye’de geçerli asgari ücrete oranının 2,7015 katı düzeyinde olduğu tespit edilerek bu miktarlar üzerinden hesaplama yapıldığından eldeki davada da hükme esas alınan 13.10.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda bu tespitlere göre müteveffa ...’un gelir düzeyi tespit edilerek (emeklik yaşı 65 kabul edilerek) zarar hesabı yapıldığından davacılar vekilinin gelire yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, Ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.<br>Destekten yoksun kalanların destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş ve çocukları ile anne ve babasına ayıracağı varsayılmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. <br>Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanmalıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş ve çocuklar ile anne - babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, anne ve babaya 1’er pay ayrılarak, böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile anne ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Anne ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, anne ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. <br>Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir.<br>Hükme esas alınan 13.10.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda yüksek öğrenim gördükleri sabit olan davacılardan ... ve ... için 25 yaş, yüksek öğrenim gördüğü belgelendirilemeyen davacı ... için 22 yaş, davacı ... için 18 yaşına kadar destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı,  Yargıtay  4. Hukuk Dairesi'nin kabul görmüş pay esasına göre (dava dışı eş ve anneye pay ayrılarak) Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararı gereğince tazminatın hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre kusur indirimi yapılmadan ve desteğin içinde bulunduğu araç sürücüsünün %30 kusur oranına göre alternatifli hesaplama yapıldığı ve davacılar vekili tarafından %30 kusur oranına göre bedel arttırım dilekçesi verildiği anlaşıldığından davacılar vekilinin destek paylarına, destekten yoksun kalanların yaşlarına, hesaplama yöntemine,  tazminat miktarına ve  davacıların talebi gibi kusur oranına göre karar verilmiş olmasına ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>Dosya kapsamına, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemenin gerekçesine göre yerel mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacılardan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar ilam harcından peşin alınan 80,70 TL’nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf kanun yoluna müracaat eden davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>5-Davacılar tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacılara iadesine, <br>5-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki  haftalık süresi içerisinde  TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 18/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>.<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb1665253045cd75","SID":"8710455ef67f63b1"}}