{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/360 Esas<br>KARAR NO: 2024/1713<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 24/09/2021<br>NUMARASI: 2017/1022 E. - 2021/635 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ... icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı taraf icra takibinin dayanağı olarak 600,00 TL bedelli 04/02/2013 tanzim tarihli farklı vade tarihli 24 adet senedi gösterdiğini, takip dayanağı senetlerin karşılığı olarak alacaklı davalı taraf ile müvekkili arasında herhangi bir borç ilişkisi kurulmadığını, müvekkilinin davalı alacaklıyı hiçbir şekilde tanımadığını, icra takibinde senet borcunun sebebi olarak bir fatura belge vs. gösterilmediğini, taraflar arasında herhangi bir mal alım satımı olmadığı gibi bir hizmet akdinin de bulunmadığını, takibin yapılmasının asıl sebebinin, müvekkilinin 2004 senesinde davalının babasıyla yapmış olduğu ticari ilişkiden dolayı alınan açık tarihli borç senetlerinden kaynaklandığını, davalının babası ve müvekkilinin ticari ilişkilerinden kaynaklı müvekkilinin vermiş olduğu açık tarihli senetlerin muhtelif zamanlarda müvekkili tarafından ödendiğini, geriye senetlerin müvekkiline tesliminin kaldığını, bedelsiz kalan senetler için davalının babasının hiçbir alacak kalmadığını ve senetlerin iade verileceğini belirttiğini ve söz konusu senetlerin kızı olan davalıda olduğunu açıkça yazdığını, ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın bu senetlerin gecikmesizin iadesinin sağlanacağını, kendisinin herhangi bir alacağı kalmadığını kendi rızasıyla, imzasıyla teyit ettiğini, davalının borcu yoktur yazılarını hiçe sayarak tamamen kötü niyetli olarak boş senetleri işleme koyma suçunu işlediğini, vefat etmiş olan davalının babası olan ...'e ait imzaların ve sonradan doldurulmuş olan açık senetlerdeki yazıların davalıya ait olduğunun ve senet tanzim tarihlerinden çok daha sonra doldurulduğunun bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, davalının babasının vefatından sonra boş senetleri doldurarak işleme koyduğunu, davalının haksız kazanç amaçlı icra takibi başlatarak müvekkilini yeterince mağdur ettiğini, icraya koyulan senetler için herhangi bir mal alım satımı yapılmadığını yada herhangi bir hizmet verilmediğini, davalı tarafın müvekkilini dolandırmaya çalıştığını, müvekkiline hacze gelip, haciz baskısı ve korkusu altında bahsedilen yeni icra takibine konulan yeni senetleri düzenlediklerini ve mal kaldırma tehdidiyle bu senetleri imzalattıklarını, senetlere bakıldığında bedelin malen ahzolunduğu ibaresinin görüldüğünü, daha önce davalının babasına verilen senetleri, davalının müvekkiline teslimini gerçekleştirmeyip üzerine doldurduğu senetlerle de İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile haksız ve kötü niyetli takip başlattığını, 12/12/2012 tarihinde İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/287 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, müvekkilinin davalı ile uzlaşma sağlandığını düşünerek bahsi geçen davadan feragat ettiğini, davalının uzlaşmayı hiçe sayarak feragat sebebiyle davanın reddinden faydalanarak tekrar bonolarla hacze geldiğini, müvekkiline yeni senetler imzalattığını, müvekkilinin ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/725 Esas sayılı dosyası ile itiraz ettiğini, gerekli incelemeler yapılmadan mahkemece iddiaların genel mahkemelerde yargılama gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddedildiğini iddia ve beyan ederek davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ve takip dayanağı senetlerle ilgili müvekkilinin  davalı tarafa bir borcu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; işbu davaya bakmaya Mahkememizin görevli olmadığını, davanın görev nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının, dava dilekçesinde bonodaki imzanın kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini, bu ikrar dolayısıyla icra takibine dayanak bononun İİK 68.maddesi anlamında kesin belge vasfı kazandığını, davacının kötü niyetli olarak ödemeyi geciktirme amacında olduğunu, davacının dava dilekçesinde davalıyı tanımadığını ve takip dayanağı bonoların davalının babası ile olan ticari ilişkiden kaynaklandığını bizzat kendisinin ifade ettiğini, müvekkilinin davacıya hiçbir zaman bonoların bedelsiz kaldığına dair belge vermediğini, 31/12/2006 ve 30/12/2010 tarihli yazıları kabul etmediklerini, bonoların tanzim tarihinin 04/02/2013 olduğunu, bahsi geçen yazı tarihlerinden 3 sene sonra bu bonoların bizzat davacı tarafından tanzim edilerek imzalandığını, müvekkiline verilen 1.500,00.-TL'lik ve İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına da konu bonoların bir kısmının ... Bankası Bahçekapı/İst. Gir. Şubesinde protesto edilerek davacıya tebliğ edildiğini, davacının bonolardan haberdar olmasına rağmen bunlara ilişkin zamanında menfi tespit davası açmadığını, davacı tarafından sunulan belgenin sahte olduğunu, bu konuda Savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını, davacı tarafından sunulan 31/12/2006 tarihli belgenin, sahteliği konusunda tereddüt olmayan bir belge olduğunu, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu bonoların düzenlenme tarihinin 18/12/2010 olduğunu ayrıca bonoların davacının bu 31/12/2006 tarihli kağıtta yazıldığı gibi 21 adet olmadığını, toplam 24 adet bono düzenlendiğini, bunların 3 tanesinin de müvekkiline ait ... Bankası A.Ş. Fındıkzade Şubesindeki hesabına ödendiğini, bu ödemenin dahi davacının müvekkilini tanıdığı ve kötü niyetini ispatladığını, davacı tarafından sunulan belgelerdeki yazı ve imzaların müvekkilinin babasına ait olmadığını, İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nce 2012/725 Esas ve 2012/1221 Karar sayılı davanın reddine dair karar verildiğini, bu kararın iddialarını doğrular nitelikte olduğunu, davacının, iddia ettiği gibi müvekkiline bedelsiz bono vermiş olsa idi İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasını ödememesi gerektiğini, hiç tanımadığı birine davacının ödeme yapmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, icra dosyasına konu olmayan 1.500,00.-TL bedelli bonoların ödenmesinde güçlük çekildiğinden bahisle davacının müvekkiline bonoların bedellerini düşürmeyi ve vadeyi uzatmayı teklif ettiğini, müvekkilinin iyi niyetli olarak davacı tarafından tanzim ve keşide edilen 600,00.-TL'lik bonoları alarak 1.500,00.-TL bedelli bonoları iade ettiğini iddia ve beyan ederek davanın reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinde az olmamak üzere kötü niyet ve inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İstanbul ... icra müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibine dayanak senetlerin konusunu İstanbul ... icra müdürlüğü ... e. sayılı icra dosyasına \"sonradan doldurularak takibe konulan\" senetlerin oluşturduğunu, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takip dayanağının davacı müvekkillin 2004 senesinde davalının babası ... ile yapmış olduğu ticari ilişkiden dolayı verilen açık tarihli borç senetlerinin davalı ... tarafından \"sonradan doldurularak\" takibe konulan senetler olduğunu, davalı taraf ile davacı arasında herhangi bir borç ilişkisi kurulmadığını, İcra takibine bakıldığında da senet borcunun sebebi olarak bir fatura, belge vs. gösterilmediğini, dolayısıyla ortada gerçek bir borç bulunmadığını, 19.11.2020 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkilinin ticari defterlerinin incelendiğini ve usulüne uygun tutulmuş olduğunun görüldüğünü, ancak böyle bir borca ait kayıt bulunamadığını, bu durumun açıkça müvekkilinin, davalıya herhangi bir borcu olmadığını gösterdiğini, Davalının babası ... tarafından düzenlenen 31.12.2006 tarihli belgede kendisinin de belirtmiş olduğu üzere 01/07/2004 tarihinde dükkanını kapatması üzerine elinde kalan triko kazakları müvekkiline satmış olup bu işlem karşılığında müvekkili tarafından açık tarihli senetlerin davalının babası ...'e  verildiğini, muhtelif zamanlarda ödenen borç neticesinde müvekkiline senetlerin teslimi gerçekleşmemiş olup bunun üzerine davalının babası ... tarafından 31.12.2006 tarihli ve 30.12.2010 tarihli belgeler verilerek müvekkilinin borcunu ödediğinin beyan edildiğini, ancak daha sonra müvekkili tarafından davalının babası ...'e verilen açık tarihli senetlerin kötü niyetli bir şekilde davalı ... tarafından doldurularak İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya ile icra takibine koyulduğunu, müvekkilinin icra takiplerinden dolayı daha fazla zarara uğramamak adına İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına konu bonolardan 3 tanesini 1500 TL, toplamda 4500 TL olarak ödediğini, bahsi geçen 3 adet bononun ödenmesinin sebebi ... Bankası tarafından protesto edilmesi ile birlikte bu durumun ticaretle uğraşan bir esnaf için yıkım olması olduğunu, davalı tarafından kötü niyetli bir şekilde başlatılan icra takibi neticesinde müvekkilinin işyerine haciz gelinerek haciz baskısı ve korkusu altında müvekkilin dükkanındaki malları kaldırmak tehdidiyle 600 TL'lik yeni senetler imzalatıldığını ve bu senetlerin daha sonra İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. dosyası ile haksız bir şekilde takibe koyulduğunu, 31.12.2006 ve 30.12.2010 tarihli borcu yoktur yazılı belgelerin bizzat davalının babası ... tarafından imzalandığını, Tanık dinletilmesine müsade edilmediğini, söz konusu belgelerin yazılı delil başlangıcı olduğunu, İstanbul ... İcra müdürlüğü ... E. Sayılı icra takibine dayanak olarak sunulan senetlerin davacı ve davalının babası ... arasında tanzim edilmiş olan açık tarihli senetler olup müvekkilinin borcunu ödemiş olmasına rağmen davalı tarafından sonradan doldurularak takibe koyulduğunu, açık senetlerdeki yazıların davalıya ait olduğunun ve senet tanzim tarihlerinden çok daha sonra doldurulduğunun bilirkişi aracılığıyla ortaya çıkacağı kanaatinde olmalarına rağmen mahkeme tarafından bu husususn bilirkişi aracılığıyla araştırılmadığını, 19.11.2020 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde görüleceği üzere müvekkilinin ticari defterlerinin incelendiğini, usulüne uygun tutulduğunun görülgdüğünü, ancak davalının icra takibine koyduğu senelerle ilgili olarak veya mal alındığına yönelik olarak herhangi bir kayda rastlanılmadığını, bunun sebebinin böyle bir borç ve malın olmaması olduğunu, zira ticaretle uğraşmayan biriyle tacir olan biri arasında \"MALEN\" yazılı senet düzenlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Davalının yalan yere yemin ettiğini, davalının dava sürecindeki beyanları ile yemin metni arasında çelişki bulunduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. İstanbul ... icra müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında davalı tarafından davacı aleyhine 600 TL bedelli 24 adet senet nedeniyle icra takibi başlatıldığı, senetler incelendiğinde; keşidecisi davacı, lehdarı davalı olan, çeşitli vade tarihli, 04.02.2013 düzenleme tarihli, 600 TL bedelli senetler olduğu, yine İstanbul ... icra müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasında; davalı tarafından davacı aleyhine 5 adet 1.500 TL bedelli senet nedeniyle icra takibi yürütüldüğü görülmekte olup, davacı; İstanbul ... icra müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibine dayanak senetlerin konusunu İstanbul ... icra müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyasına \"sonradan doldurularak takibe konulan\" senetlerin oluşturduğunu iddia etmiştir. Davacının; İstanbul ... icra müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibine dayanak senetlerin konusunu, İstanbul ... icra müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyasında takibe konulan senetlerin oluşturduğunu iddia ettiği,  ... icra müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyasında takibe konulan 1.500 TL bedelli senetler nedeniyle haciz tehdidi altında  İstanbul ... icra müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibine dayanak senetlerin verildiğini ileri sürdüğü, davalının da;  İstanbul ... icra müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibine dayanak 600 TL bedelli senetlerin, 1.500 TL bedelli senetlerin karşılığında alındığını kabul ettiği, borcun yenilenmesine ilişkin olarak ortada taraflarca açık bir mutabakatın bulunmadığı, zira davacının senetlerin haciz tehdidi altında verildiğini belirttiği, hale göre, 600 TL bedelli senetlerin düzenlenmesine dayanak olan 1.500 TL bedelli senetler yönünden borcun ödendiği iddiasının araştırılması gerektiği, bu hususta davacı yanca 31.12.2006 ve 30.12.2010 tarihli borcu yoktur belgelerinin delil olarak gösterildiği, davalı yanca bu belgelerdeki yazı ve imzaların sahte olduğunun ileri sürüldüğü, ancak Mahkemece bu yönde herhangi bir araştırmaya gidilmediği, her ne kadar davalı yanca, anılan belgelerin altında davalının babasının isim ve imzasının geçtiği ve bu durumun davalı açısından geçerli bir taahhüt oluşturmadığı ileri sürülmüş ise de; belge içeriği incelendiğinde, dava dışı  ...'in kızına emanet olarak verdiği senetlerden bahsettiği, aksinin dava dışı ...'in kızı olan davalı yanca savunulmadığı, belgede geçen senet bedellerinin ise, ... icra müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyasında takibe konulan senetlerle aynı olduğu, açıklanan nedenlerle,  davacı yanca, 600 TL bedelli senetlerin düzenlenmesine kaynaklık ettiği ileri sürülen 1.500 TL bedelli senetler yönünden borcun ödendiğine delil olarak sunulan 31.12.2006 ve 30.12.2010 tarihli belgeler altındaki imzaların  dava dışı  ...'e ait olup olmadığı hususlarının araştırılması gerektiği, diğer yandan davacının beyanında, İstanbul ... icra müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyası kapsamında İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/287 esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığı, ödediği bono asıllarının kendisine teslim edildiği, bu davadan uzlaşma sağlandığı düşünülerek feragat edildiğinin ileri sürüldüğü gözetilerek bahse konu dava dosyasının getirtilerek incelenmesi gerektiği anlaşıldığından, belirtilen eksiklikler araştırılmak suretiyle varılacak sonuç dairesinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince  esasa  münhasır  delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2021 tarih, 2017/1022 E. 2021/635 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbbb4ab9fb0d8245","SID":"e44ba46ca25c5f38"}}