{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1258 <br>KARAR NO: 2024/1702<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 26/06/2024 (Tarihli Ara Karar)<br>NUMARASI: 2024/79 E.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil adına ... numaralı “...” ibareli, ... numaralı “...” ibareli, ... numaralı “... + ŞEKİL” ibareli, ... numaralı “... + ŞEKİL” ibareli markaların, TPE nezdinde tescilli olduğunu, Müvekkilin davalıların müvekkile ait ... numaralı “...” ve diğer markalar ile iltibas teşkil eden “...” ibareli markasal kullanımda bulunduğu duyumu alması üzerine, İstanbul 3.FSHHM’ nin 2024/26 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti isteminde bulunduğunu,  13.03.2024 tarihli bilirkişi raporu  ile, davalıların ortak oldukları, vergi kaydı ... adına olan şahıs işletmesinde davalıların organik bağ içerisinde “...” ibaresi ile müvekkilin markalarının tescilli olduğu 25 sınıf kapsamında kalan ayakkabı emtialarını satmak, bulundurmak, depolamak, teşhir etmek faaliyetlerinde bulundukları tespit edildiğini, Davalı tarafından her ne kadar  “...” ibareli marka kullanımının ... numaralı 25. Sınıftaki marka tesciline dayanmış  ise de, müvekkilin 25. Sınıfta tescilli olan ... numaralı “...” markası ve diğer marka tescillerinin davalının tescilinden önce olduğunu, SMK 155. Maddesine göre  müvekkilin gerçek hak sahipliği ve eski tarihli marka tescilleri karşısında davalının ... numaralı  marka tescilini savunma gerekçesi yapamayacağını, Kaldı ki ... numaralı 25. Sınıftaki marka tescili “...” şeklinde iken, “...” ibareli marka kullanımının tescil dışı kullanım olduğunu ve her halükarda davalının tescilli marka kullanımında bulunduğu iddiasının hukuki dinlenirlikten yoksun olduğunu  belirterek davanın kabulü ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekilinin tedbire itiraz dilekçesi ile; mahkemece davacı yanın işbu davayı açarken HMK gereği zorunlu olan  arabuluculuk  yoluna başvuru zorunluluğunu yerine getirmediği hususu dikkate alınmaksızın tedbir kararına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin, \"...\" markasını TPMK  nezdinde 25. Sınıfta, ... numarasıyla hukuka uygun bir şekilde tescil ettirdiğini,  müvekkil tescilli markalarını 2016'dan bu yana kullanmakta olup, müvekkilin marka hakkına ilişkin kullanımlarının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilin tescilli markası olan ...markası için tedbir kararı verilmesi müvekkilin meşru hakkını hukuk eliyle hukuka aykırı bir şekilde kısıtlamak  olacağı gibi ayrıca müvekkilin ekonomik olarak mahvına neden olabilecek nitelikte olduğunu, davacı yanın her ne kadar \"...\" ve \"...\" ibarelerinin internet alanından çıkarılmasını talep etmişse de müvekkilce zaten internet satışı yapılmadığını, bu nedenlerle ihtiyati tedbir talebine itirazlarının kabulü ile ihtiyati tedbirin teminat yada teminatsız olarak kaldırılmasını, karar verilmesini talep etmiştir..n tefhim tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibrazı halinde ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile;  -Karşı tarafın ... Mah. .... Sok. No:... Sultangazi/İstanbul adresindeki \"...\" ve \"...\" ibareli ürünlerin üretiminin ve satışının tedbiren  durdurulmasına ve \"..\" ve \"..\" ibareli ürünlere, ambalajlara, tabelasına ve her türlü ticari emtiasına tedbiren el konularak yed-i emine teslimine,-Davacı vekilinin \"davalıya ait her türlü internet alanından davalının \"...\" ve \"... şeklindeki marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan kullanımın tedbiren çıkartılmasına, bu durum teknik olarak mümkün değil ise söz konusu davalıya ait internet alanlarına tedbiren erişimin engellenmesi talebinin reddine, -Teminat yatırıldığında ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına\" karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"Buna göre, değişik iş dosyası üzerinden alınan rapor ve tüm dosya kapsamına göre davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi için yaklaşık ispat koşulları  oluşmuş olmakla, davalının ihtiyati tedbir kararına karşı yapmış olduğu itirazın reddi\" şeklindeki gerekçeleri ile; 1-Davalı vekilinin mahkememizce verilmiş tedbir kararına yapmış olduğu itirazın reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davalı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davacı yanın davayı açarken gereği zorunlu olan ara buluculuk yoluna başvuru zorunluluğunu yerine getirmediğini, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken ispat şartı gerçekleşmeksizin müvekkilinin  ticari hayatını bitirmeye yönelik olduğunu, mahkemenin 04/04/2024 tarihli arar kararında müvekkilin marka ve ürün kullanımlarının haksız rekabete yol açtığı kanaatiyle tedbir talebinin kabulüne itiraz yolu açık olarak karar verildiğini, yaklaşık ispat gerçekleşmeden hukuka aykırı karar verildiğini, müvekkilin TPMK nezdinde hukuki bir temele dayanarak,  tescil ettirdiği  markasını hukuka ve yasaya uygun olarak kullandığını, müvekkil, \"...\" markasını TPMK nezdinde 25. Sınıfta, ... numarasıyla hukuka uygun bir şekilde tescil ettirdiğini, müvekkil tescilli markalarını 2016'dan bu yana kullandığını, müvekkilin marka hakkına ilişkin kullanımlarının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunu,  müvekkil tarafından kullanılan markaların hükümsüzlüğüne ilişkin herhangi bir karar verilmediğini, davacının müvekkile ait markanın hükümsüzlüğüne ilişkin dava ikame etmek yerine davayı haksız rekabetten  kötü niyetle açtığını, müvekkilin hukuka ve yasaya uygun tescilli markasını kullandığını, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceğinin açık olduğunu, müvekkil tescilli markası olan ... markası için tedbir kararı verilmesi müvekkilin meşru hakkının kısıtlandığını, ekonomik maddi ve manevi haklarını kısıtladığını, maddi ve manevi haklarının saklı olduğunu, müvekkilin üretici olduğunu, internet aracılığıyla veya AVM lerde satışını yapmadığını, davacı yan her ne kadar \"...\" ve \"...\" ibarelerinin internet alanından çıkarılmasını talep etmişse de müvekkilce zaten internet satışı yapılmadığını  müvekkilce ürünlerde kullanılan \"...\" ibareleri gerek şekil gerek yazım itibariyle davacı markasından farklı olduğunu, müvekkilin, 8 yılı aşkın bir süreden beri çocuk ayakkabılarında ... markasını kullanmakta olduğunu davacı tarafından son zamanlarda ve henüz çocuk ayakkabısı satılmaya başlandığnını, müvekkil markasına karşı hiçbir \"hükümsüzlük\" talebinde bulunmayan davalının zamanaşımı süresinin geçmesinin ardından işbu davayı ikame etmesinde hukuki yararı bulunmadığı ve kötü niyetli olduğunu, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/79 E. 26.06.2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına ihtiyati tedbir talebine itirazın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının, marka tecavüzü, haksız rekabet eylemlerinin, müdahalenin tespitine, men’ine, Ref’ine ve sonlandırılmasına karar verilmesi talepleri olduğunu, davalı, her ne kadar hükümsüzlük davası açılmadan huzurda görülen davanın açılmasının kötüniyetli bir davranış olduğunu, zararın tazmini için hükümsüzlük davası açmaya gerek bulunmadığını, “...” hem oluşturulan koleksiyonlar ile hem de dizayn çizgisi ile özellikle gençler arasında çok rağbet gören bir marka halini almış, bu durum maalesef haksız kazanç elde etmek isteyen kişilerin de ilgisini çektiğini,  müvekkil, davalıların müvekkile ait ... numaralı “...” ve diğer markalar ile iltibas teşkil eden “...” ibareli markasal kullanımda bulunduğu duyumu alması üzerine, İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ nin 2024/26 D.İŞ sayılı dosyası ile delil tespiti isteminde bulunduğunu,. İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ nin 2024/26 D.İŞ sayılı dosyası ile yapılan delil tespiti ve alınan 13.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ile, davalıların ortak oldukları, vergi kaydı ... adına olan şahıs işletmesinde davalıların organik bağ içerisinde “...” ibaresi ile müvekkilin markalarının tescilli olduğu 25. sınıf kapsamında kalan ayakkabı emtialarını satmak, bulundurmak, depolamak, teşhir etmek faaliyetlerinde bulunduklarını, davalı taraf her ne kadar “...” ibareli marka kullanımının ... numaralı 25. Sınıftaki marka tesciline dayandığını ileriye sürse  de, müvekkilin 25. Sınıfta tescilli olan ... numaralı “...” markası ve diğer marka tescillerinin davalının tescilinden önce olduğunu, müvekkilin gerçek hak sahipliği ve eski tarihli marka tescilleri karşısında davalının ... numaralı  marka tescilini savunma gerekçesi yapamayacağını, müvekkilin markasının Türkçe okunuşunu marka tesciline konu ettiğini,  tescilinde yer almayan, müvekkilin logosu ile benzeşen “...” ibaresini kullanması, davalının en baştan beri iltibas amacı ile hareket eden, kötü niyetli marka tescili yapan bir kişi olduğununu, müvekkilin 25. sınıftaki ... numaralı “...” markası ve diğer marka tescilleri ile davalıya ait “...” şeklinde gerçekleşen markasal kullanımı kıyaslandığında, marka kullanımının müvekkilin markalarının tescilli olduğu sınıfta gerçekleştiğini, markalar arasında görsel, fonetik ve anlamsal benzerlik bulunduğu, davalının “...” şeklinde gerçekleşen markasal kullanımının müvekkilin logosunun taklidi ve markasının Türkçe okunuşundan başka bir şey olmadığını, bu durumun iltibasa ve tüketici nezdinde kafa karışıklığına sebebiyet olduğunu, davalının bu kullanımının müvekkilin markasının ayırt edici karakterini zedelediğini davalının müvekkile ait ... numaralı “...” markası ve diğer marka tescillerine olan tecavüzünün ve haksız rekabet eylemlerinin menini, maddi ve manevi tazminat talep etmek hakkı bulunduğunu bu sebeple davalının istinaf başvurusunun reddine ve kararın onanmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıdır. 6769 sy. SMK'nun 159/1.md'sine göre; Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir. İstanbul 3. FSHHM'nin 2024/26 D.İş dosyasından alınan bilirkişi raporunda özetle; \"... Mah. ... Sok. No:... Sultangazi İstanbul adresinde; her biri içerisinde 8 çift ayakkabı bulunan toplamda 500 kolide ... ibareli ayakkabı ürünü tespit edildiği, mahaldeki vergi levhasına göre mükellefin; adı soyadının ..., İş yeri adresinin ... MAH. ....SK. NO:... İÇ KAPI NO: .. SULTANGAZİ İSTANBUL, vergi numarasının ... olduğu, mahalde paylaşılan marka tescil belgesine göre; ... tescil numaralı ... markasının, mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğin 25. Sınıfında ... adına tescilli olduğu, mahalde hazır bulunan ...’ın söz alarak; \"Ben bu iş yerinin ortağıyım, bir adet vergi levhası, bir adet kartvizit ve bir adet marka tescil belgesi ibraz ediyorum. ... markası TPE nezdinde ... marka numarasıyla ayakkabı emtiasında tescillidir. Biz bu tescile dayanarak ayakkabıları üretiyoruz. Üretimimiz 6-7 yıldır devam etmektedir.\" Dediği, tespit talep eden vekilinin söz alarak; \"Açıkça görüldüğü üzere müvekkilin tescilli markaları hukuka aykırı bir biçimde karşı tarafça kullanılmaktadır. Hukuk kötü niyeti korumaz ve kimse yolsuz tescile dayalı olarak hak iddia edemez. Karşı tarafa karşı her türlü kanuni haklarımız saklıdır.\" Dediği, mahalde aynı zamanda ayakkabı üretimi yapıldığı ve üretimi devam eden ... ibareli ürünlerin görüldüğü, 05/03/2024 tarihli kararın 4 numaralı ara kararı taraflara okunduğu, aleyhine tespit talep edenin marka tescil markası sunmuş olması sebebiyle konunun tüm hal ve şartlarda esas yargılama ile çözüme kavuşturulabileceği kanaatine varıldığı, tespit mahallinde yapılan incelemeler sonucunda, ayakkabı emtialarının üretimlerinin yapılarak satışa sunulduğu, ürünler üzerinde ... markasal kullanımına yer verildiği, tespit talep eden yan markasının ... kelime unsurundan meydana geldiği, okunuşunun ... şeklinde olduğu; tespit mahallinde yer alan kullanımların mahalde paylaşılan marka tescil belgesine göre ...tescil numarası ile tescilli markaya dayandırıldığı; bu yönüyle konunun her hal ve şartta ancak esas yargılama sonucunda nihayete kavuşturulabileceği\" belirtilmiştir. Somut olayda, davalı  kendi adına tescilli markasının kullandığını haksız rekabet ve markaya tecavüzün oluşmadığını ve davanın ara buluculuğa başvurulmadan açıldığı için ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini ileri sürmüş ise de, dava konusu itibarı ile zorunlu ara buluculuğa tabi olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi gerektiği,6769 sayılı SMK' nun 155.maddesine göre, Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği ve D.İş dosyasından alınan bilirkişi raporu ile davalının  “...” ibaresi ile 25 sınıf kapsamında kalan ayakkabı emtialarını satmak, bulundurmak, depolamak, teşhir etmek faaliyetlerinde bulundukları tespit edildiğinden yaklaşık ispatın gerçekleştiği anlaşılmakla mahkemece ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin   26/06/2024 tarih ve 2024/79 E. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  17/10/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e177df46ec05b0fc","SID":"21de4737622a06df"}}