{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1675 - 2024/1516<br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br><br>ESAS NO\t: 2024/1675 <br>KARAR NO\t: 2024/1516<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 03/07/2024<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/264 E.-2024/463 K.<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; davalının sorumluluğu dahilindeki sabit işyerlerinin malzemeli yemek hazırlama, sunum ve sonrası hizmet alımı işine ilişkin ihalenin 06.12.2022 tarihli sözleşme ile müvekkili şirket tarafından üstlenildiğini, işçilik maliyeti %70’in altında olması nedeniyle personel çalıştırılmasına dayalı olmayan hizmet alımı niteliğindeki işbu ihalenin, kesilen faturalar ve işin hallinden de görüleceği üzere, esasen Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı işi olduğunu ileri sürerek, 2022/747725 İhale Kayıt Numaralı ihalenin Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı işi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili; 2022/747725 İhale kayıt no'lu \"36 Ay Süre İle Malzemeli Yemek Hazırlama, Sunum ve Sonrası Hizmet Alımı\" işlerinin davacı tarafından yürütüldüğünü, 4734 sayılı Kanunun 62. maddesinin (e) bendinin, \"Bu bendin uygulanmasında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı; bu Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca ihale konusu işte çalıştırılacak personel sayısının ihale dokümanında belirlendiği, bu personelin çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı, yaklaşık maliyetinin en az %70'lik kısmının asgari işçilik maliyeti ile varsa ayni yemek ve yol giderleri dahil işçilik giderinden oluştuğu ve niteliği gereği süreklilik arz eden işlere ilişkin hizmet alımlarını ifade eder.\" düzenlemesini içerdiğini, dava konusu ihalenin yaklaşık maliyeti içerisindeki personel giderinin % 65,6 olduğunun hesaplandığını, bu nedenle sözleşmenin 4734 sayılı Kanunun 62. maddesi kapsamında \"Personele dayalı hizmet alımı sözleşmesi\" niteliğinde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini  istemiştir. <br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>İlk derece Mahkemesince; \"...Bir tespit davasının kabule şayan olabilmesi için, bu davanın konusunu oluşturan hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının menfaatinin (hukuki yararının) bulunması gerekir. Tespit davasında, eda davasından ve inşai davadan farklı olarak, davacının böyle bir menfaatinin bulunduğu varsayılmaz. Tespit davasında davacı, kendisi için söz konusu olan tehlikeli veya tereddütlü durumun ortaya çıkaracağı zararın ancak tespit davası ile giderilebileceğini kanıtlamalıdır. Çünkü tespit davası, hukuki bir durum ya da hak henüz inkar ya da ihlal edilmeden, yani herhangi bir zarar doğmadan açılabildiğinden, menfaatin doğmuş ve güncel olması gereğinin bir istisnası olarak ortaya çıkmıştır. İşte davacının hukuki ilişkinin derhal tespitinde menfaatinin (hukuki yararının) varlığı için öncelikle, davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel (halihazır) ve ciddi bir tehlike ile tehdit edilmelidir. Bu tehdit çoğunlukla davalının davranışları ile ortaya çıkar. Söz konusu bu tehdidin davacı için bir tehlike oluşturabilmesi, bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olmasına ve bu hususun, davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmasına bağlıdır.<br>Davacı tarafça taraflar arasındaki sözleşmenin hizmet alım sözleşmesi olduğunun tespitine karar verilmesi istenilmiş olup; taraflar arasında  2022/747725 ihale kayıt numaralı 06.12.2022 tarihli ihale sözleşmesi bulunduğu, dava dilekçesi ile taraflar arasındaki bir hukuki ilişkinin varlığı veya yokluğunun tespitinin talep edilmediği gibi talep ve iddialar çerçevesinde  davanın konusunu oluşturan hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının kendisi için var olan tehlikeli ve tereddütlü durumun varlığının ve tespit davası ile ortadan kaldırılması gerektiğinin  iddia ve ispat edilemediği\" gerekçesiyle, davanın hukuki yarar yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece hukuki yarar kavramının yanlış değerlendirildiğini, ihale sürecinde yaşanan belirsizlikler ve hukuki sonuçların doğrudan müvekkilinin mali haklarını ve yükümlülüklerini etkilediğini tespit etmek amacıyla bu davanın açıldığını, müvekkilinin davalı TPAO ile imzaladığı sözleşmeye uygun şekilde ihale sürecinde çalıştığını, fakat ihalenin devamı sırasında davalı tarafından işbu ihalenin yaklaşık maliyetiyle oynandığının, personel maliyetinin çok daha yüksek olduğunun anlaşıldığını, personel çalıştırılmasına dayalı ihalelerde toplu sözleşmeden doğan hak ve alacaklar müvekkilinin üzerinde kalmazken, işbu ihale türünde kaldığını, bu durumun söz konusu işin personel çalıştırılmasına dayalı bir hizmet alımı olduğunun tespiti ile çözüme kavuşacak nitelikte bir hukuki sorun yarattığını, bu tespit yapılmadan müvekkilinin haklarının güvence altına alınabilmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla hukuki yararın var olduğunun açık olduğunu, dava konusu ihalenin işçilik bedelinin, müvekkili şirket tarafından sunulan faturalarda her ay %70'in üzerinde seyrettiğini, bu oranın 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 62. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde belirtilen personel çalıştırılmasına dayalı bir hizmet alımının göstergesi olduğunu, 2018 ve 2021 yıllarında gerçekleştirilen benzer ihalelerin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımları olduğunun kabul edildiğini ve bu doğrultuda toplu iş sözleşmeleri çerçevesinde sendikal farklar ve ücretlerin ödendiğini, ancak 2022 yılında müvekkilince yürütülen dava konusu ihale sürecinde kişi sayısı 57’ye çıkarılmış olmasına rağmen yemek sayısının yaklaşık 100.000 adet azaltılarak 161.731 adet olarak belirlendiğini, bu yanıltıcı rakamların, hizmetin niteliğini saptırmaya yönelik bir girişim olduğunu, müvekkilinin personel çalıştırma esasına dayalı bir hizmet sunduğunu ancak davalının haksız şekilde bu işin personel çalıştırılmasına dayalı olmadığını iddia ettiğini ve müvekkilinin haklarını ihlâl ettiğini, toplu iş sözleşmesinden doğan haklardan kaçınarak müvekkili şirketi mali açıdan zor durumda bıraktığını, mahkemece esasa girilerek ihalenin personel çalıştırılmasına dayalı bir hizmet alımı olup olmadığı hususunda tespit yapılması gerektiğini belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için geri gönderilmesine, aksi halde davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>\tDava, davalı ile imzalanan sözleşmeye konu işin Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı işi olduğunun tespitine karar verilmesi istemine  ilişkindir. <br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM\t                       :<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;  <br>\t1-HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,     <br>\t06.11.2024 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br><br>      GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  07/11/2024\t\t<br>    <br>Başkan <br> e-imza<br>Üye<br> e-imza<br>Üye<br> e-imza<br>Katip <br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b9acebc3767a3070","SID":"5e21a51cd2ffaa54"}}