{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/1998 Esas 2024/1082 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1998 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1082<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TARİHİ\t\t: 06/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/441 Esas 2022/615 Karar <br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 15/06/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 04/11/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı temsilcisi tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Turizm İnşaat Peyzaj Temizlik Güvenlik Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin de içinde bulunduğu davalılar aleyhine açtığı hizmet tespiti davasında şirketin sicilden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine taraflarına ihya davası açmak için süre verildiğini belirterek ... Turizm İnşaat Peyzaj Temizlik Güvenlik Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP<br>\tDavalı temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin yasadaki prosedüre uygun olarak hukuka uygun şekilde kapatıldığını, ticaret sicilinin tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım olduğunu, yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, dayanak davanın 18/06/2010 tarihinde açıldığı, ihyası istenen şirketin geçici 7. maddeye göre ticaret sicilden re'sen terk edildiği 23/10/2014 tarihi itibariyle davalı sıfatı ile devam eden bir davasının bulunduğu, TTK'nın geçici 7/2. maddesindeki şartın mevcut olayda gerçekleştiği, bu nedenle ihyası istenen şirketin geçici 7. maddeye göre sicilden terkininin usulsüz olduğu, 5 yıllık hakdüşürücü sürenin mevcut olayda uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 164148 sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... Turizm İnşaat Peyzaj Temizlik Güvenlik Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, ihya kararının ticaret siciline tesciline ve ticaret sicil gazetesinde ilanına karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; ek tasfiye kararı verilip tasfiye memuru ataması yapılması gerekirken ilgili şirketin ihyasına karar verildiğini, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın usulden reddi gerektiğini, sicil kayıtları silinen şirket borçlarının şirketlerin unvanlarının silinmesine engel olmayacağı açık bir şekilde belirlendiğini, geçici 7. maddenin 12. fıkrası dikkate alındığında davacının alacağı sebebiyle işbu ihya davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bu sebeple dava şartı yokluğundan HMK'nun 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, şirketin terkin tarihinde derdest davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, dava konusu şirketin geçici 7. maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, TTK'nun Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının a bendinde tebliğ şeklinin belirtildiğini, ... Turizm İnşaat Peyzaj Temizlik Güvenlik Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin müdürlük tarafından bildirilen son adresine kapatılma nedenine ilişkin TTK'nun Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının a bendi uyarınca çıkarılan tebligatın taşınmış notuyla iade olduğunu, ihtarın sicil gazetesinde ilan edildiğini, şirketlerin adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmediğini, bu konudaki sorumluluğun şirket yetkililerine ait olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7'nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince ilan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla yapılmış sayılacağının belirtildiğini, yapılan ihtar hukuka uygun olduğunu, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde münfesih sayılacağı ilanen bildirilen şirketin süresi içinde başvuruda bulunulmadığı için sicilden re'sen terkin edildiğini, şirketin terkin tarihinde şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, dava konusu şirketin yasal prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, mahkemece ihya kararını ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak verilmesi gerekirken ek tasfiye kararı vermeyip tasfiye memuru ataması yapmamasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi bulunmadığını, ihya kararının ihyaya gerekçe olan alacak davasının görülmesi ile sınırlı olarak verilmesi gerektiğini, mahkeme şirketin TTK'nun Geçici 7. maddesindeki düzenlemeye göre terkin edilmemesi gerektiğine kanaat getiriyorsa, şirketin ihyasına karar vermesi gerektiğini, bu durumda ek tasfiyeye karar verilmeyip şirketin ihyası gerektiğini, resen terkinin hukuka uygun olduğuna kanaat getiriliyorsa TTK'nun 547. maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesi ve TTK'nun 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru atanması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; şirketin ihyası istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tİhyası talep olunan şirketin terkinine dayanak belgeler, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, Şanlıurfa 1. İş Mahkemesinin 2022/271 Esas sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tDavacı yan ... Turizm İnşaat Peyzaj Temizlik Güvenlik Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin de içinde bulunduğu davalılar aleyhine açtığı hizmet tespiti davasının yargılaması sırasında şirketin sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığını,  ihya davası açmak üzere mahkemece taraflarına yetki ve süre verildiğini belirterek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda terkinin mevzuata aykırı yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.<br>\t6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının \"a\"  bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise;  dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.<br>\tSomut uyuşmazlıkta, şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ihyası istenen şirkete bila tebliğ olduğu ve şirket yetkilisine tebligat çıkarılmadığı anlaşılmaktadır.  <br>\tİhyası talep edilen ... Turizm İnşaat Peyzaj Temizlik Güvenlik Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin münfesih sayılmasına rağmen TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca kendisine yapılan ihtar ve ilan üzerine süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 23/10/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, ihtarnamede infisah sebebi olarak 5174 sayılı kanuna göre odaca kaydı silinenler olarak yer aldığı dosya içeriğiyle sabittir. \t<br>\t6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının \"a\"  bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise;  dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.<br>\tİhyası talep olunan şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise şirketin adresten taşınması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır. <br>\tÖte yandan 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunun 10/3. maddesinde; \"Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği, hükmünü içermektedir.<br>\t30/12/2012 gün ve 28513 sayılı resmi gazetede yayınlanan \"Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin\"  Tebliğ'in 1. maddesinin \"d\" bendinde; \"18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler.\" ifadesi ile kanunda olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir. <br>\t6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde; \"01/07/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır\" denilmek sureti ile ancak kanun metninde sayılan halleri tespit edilen şirketin tasfiyesi TTK hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usule göre tasfiye edileceği belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla bu maddede belirtilen sınırlı hallere mühhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilmiştir. Bu nedenle tahdidi nitelikteki (numerus clausus) bu haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulünü uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında  anılan maddeki sayılan hallerin tahdidi olduğu ve genişletilmeye tabi tutulamayacağı veya genişletici yorumda bulunulamayacağı açıktır. Kanunun istisnai tasfiye usulüne (geçici 7. Maddeye göre) tabi olacağını belirtmediği bir hal ikincil bir düzenleme ile de olsa geçici 7. madde kapsamına alınamaz. Hukuk Genel Kurulu'nun 14/06/2017 tarih ve 2017/4-1358 esas  2017/1193 karar sayılı kararında; \"... Diğer taraftan normlar hiyerarşisi dikkate alındığında daha alt basamakta yer alan ve tamamen idarenin düzenleyici tasarrufu niteliğinde olan yönetmelikle, daha üst basamakta bulunan ve yasama organı tarafından objektif, soyut ve genel nitelikte bir yasama tasarrufu niteliğinde bulunan kanuna aykırı düzenleme getirilmesi mümkün değildir. Yönetmelik kaynağını kanundan alır ve ancak kanunun uygulanmasını gösterir. Kanunda bulunmayan bir düzenlemenin, yönetmelikle ihdası ve bu yolla kanunun önüne geçen bir uygulamanın benimsenmesi hukukun genel teorisine de aykırıdır\" denilmek sureti ile yönetmeliğin kanunla çelişen hükümlerinin değil kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.<br>\tÖzetle ikincil düzenlemeler dayandıkları kanun maddelerine aykırı olamaz ve çelişen hallerde ikincil düzenleme hükümleri dikkate alınmaz ve kanun hükümleri uygulanır.<br>\tDoktrinde de bu çelişkiye dikkat çekilerek tebliğdeki düzenlemenin kanuni dayanağının bulunmadığı ve kanundaki sayımın sınırlı olduğu vurgulanmıştır (Murat Kaderoğlu Anonim Şirketlerin  İnfisahı, sayfa 350-351, dipnot 251 atfı Çalışkan s. 200; Şengül Al Kılıç, Anonim Şirketlerde Tasfiyeden Dönme, sayfa 168 dipnot 418-aynı yöndeki atıf Karaman Coşgun s.316,).<br>\tDavalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tahdidi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işlemi bu nedenle de usul ve yasaya aykırıdır (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/12/2023 tarih ve 2023/6272 Esas 2023/7130 Karar, 04/12/2023 tarih ve 2023/6185 Esas 2023/7038 Karar sayılı ilamları). <br>\tİhyası talep olunan şirketin terkin tarihi olan 23/10/2014 tarihinden önce davacı tarafından terkin edilen şirket aleyhine 18/06/2010 tarihinde Şanlıurfa 1. İş Mahkemesinin 2022/271 Esas (Bozma öncesi 2010/572 Esas) sayılı hizmet tespit davası açılmıştır. Davalı sicil müdürlüğü, aleyhine derdest dava bulunan şirketi ticaret sicilinden terkin etmiştir.  <br>\tDava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplerle dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Eldeki dava ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği 23/10/2014 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 15/06/2022 tarihinde açılmıştır. Şu halde davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolmuş ise de, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün TTK'nun Geçici 7. maddesi kapsamında kalmayan şirkete bu maddeyi işlettiği anlaşıldığından karar tarihi itibarıyla yasada öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün görülmemiştir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/03/2023 tarih ve 2023/1394 Esas 2023/1520 Karar ve 27/09/2022 tarih ve 2022/5605 Esas 2022/6373 Karar sayılı ilamı).  <br>\tÖte yandan, dosyanın istinafa gönderildiği tarihten sonra, istinaf incelemesi sırasında 15/09/2023 tarihli resmi gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 22/06/20263 tarih 2023/33 Esas 2023/117 Karar sayılı kararıyla 6102 sayılı TTK'nun 7/15. Maddesinin 5. cümlesinde yer alan \"... silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde ... \" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.<br>\tHal böyle olunca mahkemece, davalı ticaret sicil müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususunun kanunda tahdidi olarak sayılan hallerden olmadığı, terkin tarihinde ihyası talep edilen şirket aleyhine açılan derdest dava bulunduğu, terkin işleminin usulsüz olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. <br>\tDavacı tarafından ihyası talep edilen şirket aleyhine açılan dava derdest bulunduğundan davacının ihya davası açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekir. <br>\tHak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, istinaf aşamasında da hak düşürücü süreye ilişkin 6102 sayılı TTK'nun 7/15. maddesindeki ibarenin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, davacının hukuki yararının bulunduğu davada esas yönünden inceleme yapılmasına gelindiğinde; yukarıda açıklandığı üzere davalı 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartları gerçekleştirmeden  ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etmiştir. İhyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tahdidi olarak sayılan hallerden olmadığı gibi, şirket hakkında derdest icra takibi bulunduğundan terkin işlemi usulsüzdür (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/03/2022 tarih ve 2021/7912 Esas 2022/2149 Karar sayılı ilamı). <br>\tÖte yandan, ihyası talep olunan şirket aleyhine Şanlıurfa 1. İş Mahkemesinin 2022/271 Esas (bozma öncesi 2010/572 Esas) sayılı dava dosyası bulunup, anılan davanın davacısı terkin edilen şirketin ortağı veya yetkilisi olmayıp 3. kişi konumundaki hizmet tespiti talep eden Ömer Çiftçi'dir. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece 6102 sayılı Kanunun geçici 7. maddesi 15. fıkrası gereğince eldeki davanın 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olduğu, bu hale göre açılan davanın kabulü ile Şanlıurfa 1. İş Mahkemesinin 2022/271 Esas (bozma öncesi 2010/572 Esas) sayılı dava dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) ve şirketin son yetkilisi ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. <br>\tDavalı temsilcisinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf itirazına gelindiğinde ise; yukarıda açıklandığı üzere davalı ticaret sicil müdürlüğü 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygundur. <br>\tTüm bu nedenlerle davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı temsilcisinin sair istinaf itirazlarının reddine, şirketin ek tasfiyesine, tasfiye işlemlerini yapmak üzere şirketin son yetkilisi ...'in şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, ek tasfiye kararı kesinleştiğinde kararın tescil ve ilanına, yargılama giderlerinin ve harcın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2022 tarih 2022/441 Esas 2022/615 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, davalı temsilcisinin sair istinaf itirazlarının reddine, <br>\tB)1-Davanın KABULÜNE, <br>\t2-Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 164148 sicil numarasında kayıtlı ... Turizm İnşaat Peyzaj Temizlik Güvenlik Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Şanlıurfa 1. İş Mahkemesinin 2022/271 Esas (bozma öncesi 2010/572 Esas) sayılı dava dosyasına ilişkin (dosyada verilecek kararın infazına ilişkin iş ve işlemlerde dahil olmak üzere) iş ve işlemler ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine, <br>\t2-TTK'nun 547/2. maddesi gereğince tasfiye işlemlerini yapmak üzere şirketin son yetkili temsilcisi ...'in (TC.No:...) tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, <br>\t3-Karar kesinleştiğinde Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescili ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanına, <br>\t4-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>\t5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın kaldırma gerekçesi de gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davacı tarafından posta ve tebligat gideri olarak yapılan 39,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t8-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>\tC)1-Davalı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,<br>\t2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davadaki haklılık durumu gözetilerek davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t3-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/10/2024<br><br>Başkan -                Üye -                  Üye -        Zabıt Katibi - <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a2d3129697d49271","SID":"f5680a35c5c30587"}}