{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2023/1644 <br>KARAR NO:2024/1544<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:14/04/2021<br>NUMARASI:2019/338 Esas - 2021/304 Karar<br>DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>Dairemizce verilen kararın Yargıtay 11. HD tarafından bozulması üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; müvekkili ...'in geçirdiği beyin kanaması nedeniyle bilincini yitirdiğinden eşinin vasi olarak atandığını, davalı şirketin  220.000 adet hamiline yazılı toplam 2.200.000-TL'lik sermayesini temsil etmek üzere bastırılan hamiline yazılı pay senetlerinin tamamının müvekkili ... 'e ait Türkiye ... Bankası ... Şubesi nezdinde ki kiralık kasada mevcut olduğunun 05.07.2018 tarihinde yapılan keşifte bilirkişi tarafından tespit edildiğini, davalı şirketin genel kurulunun 26.03.2019 tarihinde şirket merkezinde yapıldığını, yönetim kurulunun pay defteri kayıtlarını esas alarak hazırladığı hazirun cetvelinde müvekkilinin sermaye tutarının 149.820-TL olarak gösterildiğini, haz,run listesinin hamiline yazılı pay senetlerinin zilyetliğine aykırı olduğunu, kısıtlı paydaşın  davalı senetlerinin 36.674 adetlik kısmına şahsen, geri kalan 183.326 adetlik kısmına ise yönetim kurulu başkanı olduğu ... ve ... A.Ş.'nin nam ve hesabına zilyet olduğunu belirterek 26.03.2019 tarihinde yapılan genel kurul kararının iptaline, yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep  etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili; genel kurul kararının ve hazır bulunanlar listesinin kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına uygun olduğunu, müvekkili şirkete ait pay senetlerinin şirketin yönetim kurulu başkanı ve diğer pay sahiplerinin amcası olan ... tarafından pay sahipleri adına banka kasasında muhafaza edilmiş olup hiçbir zaman pay sahiplerine teslim edilmediğini,kayıtlar kapsamında genel kurul ve yönetim kurullarının oluşturulduğunu, davacının şirket sermayesinin %6,81'ine sahip olduğunu, erteleme talep hakkı olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, davacının TTK'nin 420. maddesinin 1 fıkrası uyarınca toplantının ertelenmesi yönündeki talebinin reddinin davalı şirketin kayıtları ve ticaret sicil dosyasındaki ortaklık yapısına uygun olarak düzenlenen hazirun cetveline göre pay oranının yüzde onun altında olması nedeni ile usul ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafın toplantıda her ne kadar olumsuz oy kullanmış ise de muhalefet beyanını zapta geçirtmediği, bu nedenle işbu davanın açılması için TTK 446. Maddesinde belirlenen gerekli yasal koşulun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, müvekkilinin 183.326 adet payı temsil eden hisse senetlerine  ...A.Ş. nam ve hesabına geri kalan 34.674 adet payı temsil eden hisse senetlerine ise şahsen zilyet olduğunun ihtilafsız olduğunu, müvekkilinin davalı şirket sermayesinin %16,67'sine tekabül eden 36.674 adet payı temsilen oy hakkı bulunduğunu, buna karşın iptali istenen 26/03/2019 tarihli genel kurulda düzenlenen hazır bulunanlar listesinde müvekkilinin sahip olduğu pay adedinin 14.982 olarak gösterildiğini, bu pay adedi ile sınırlı olarak oy hakkı tanındığını, TTK'nin 415 maddesinin 3.fıkrası gereği şirketin payları hamiline yazılı ise ve bu payları temsil etmek üzere hamiline yazılı hisse senetleri bastırılmış ise zilyetlik esas alınmalı ve senede zilyet olduğunu ispat edenlerin genel kurul toplantısına katılma ve oy kullanma hakkını haiz olduğunun kabulü gerektiğini, müvekkilinin oy hakkının %10'un üzerinde olduğunu, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE VE SÜREÇ:Davacı vekilinin kararı istinafı üzerine Dairemizin 2021/1529 Esas - 2021/1368 Karar sayılı 28/09/2021 tarihli kararıyla; \"Davacının davalı şirketteki ...'a ait hamiline yazılı payların feri zilyedi bulunduğu, bu paylara ait oy hakkının adı geçen şirkete ait olduğu, daha evvel eski YK başkanı tarafından temsilci sıfatıyla oy hakkının kullanıldığı tespit edilmiştir. Davacının davalı şirketin 1/10 dan fazla pay sahibi olmadığı anlaşılmakla TTK'nin 420(1) maddesi uyarınca erteleme talep hakkı bulunmamaktadır. Genelde kurulda yönetim kurulu seçiminin yapıldığı, gerekli nisap ile karar alındığı anlaşılmakla davacının iptal talebi yerinde bulunmamaktadır.Davacı paydaşın oy oranı itibariyle erteleme talep hakkının olmadığı anlaşılmakla iptal talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmış  ise de; ilk derece mahkemesince davacının muhalefet şerhi bulunmadığı da iptal davası açma hakkı olmadığına da gerekçede yer verilmiştir. Ancak hazirun cetvelinde, pay oranına itiraz edilerek \"yasal hakların saklı tutulduğu\" belirtildiği, davacı vekilinin muhalefet şerhi yazdırdığı anlaşılmakla  davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Hükmün gerekçesi bu yönüyle yerinde olmadığından  kaldırılarak, yapılan hata/eksiklik nedeniyle yeniden yapılmasına ihtiyaç bulunmadığından yeniden karar verilerek davanın reddine\" karar verilmiştir.Dairemiz kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. HD.'nin 2021/8752 Esas - 2023/3036 Karar sayılı 17/05/2023 tarihli ilamıyla; \"Somut olayda davayı vesayet altındaki davacı ...'i temsilen açmış olan vasinin, böyle bir davayı açma konusunda 4721 sayılı Kanun'un 462. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca vesayet makamından izin aldığı ileri sürülmemiş ve dosyaya buna dair bir ilam sunulmamıştır. Bu durumda, Mahkemece vasiye, eldeki davayı açması konusunda vesayet makamından izin alması ve buna dair ilamı dosyaya sunması için uygun bir süre verilmesi; bu nitelikte bir ilam alınıp sunulduğu takdirde davaya devam edilip esas hakkında hüküm kurulması, aksi takdirde esasa girilmeksizin davanın salt bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği halde anılan husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararının bozulmasına\" karar verilmiştir.Usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur. Kısıtlının 26/09/2023 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, UYAP'ta yapılan nüfus kaydı sorgulamasında; davacı mirasçıları; kardeşi ..., müteveffa kardeşi ...  kızı ... ve oğlu ..., müteveffa kardeşi ... oğlu... olduğu tespit edildiği, UYAP kaydı yapılarak adlarına tebligat çıkartılmıştır. Davacı vasisi ...'in kısıtlının eşi olmakla mirasçı sıfatını haiz olduğu, açılan davaya diğer mirasçıların  katılmadığı,davanın reddini talep ettikleri , aynı zamanda davacıyı temsilen dava açan vasi ...'in davalı şirketin yönetim kurulu başkanı seçildiği sicil kayıtlarından anlaşıldığı, davalı şirketin temsilcisinin davacı vasisi  olması ,kısıtlının ölümü ile davacı vasisi  mirasçı olduğundan şirketin davada temsilinde menfaat çatışması doğduğu, ancak öncelikle davaya devam edilebilmesi için vesayeten hareket eden davacı kısıtlı vasisi ... vekiline Dairemizin 26/06/2024 tarihli ara kararıyla hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı gereği  dava açmaya izin kararı ibraz edilmesi için kesin mehil verilmiş ise de , ara karar yerine getirilmemiştir.Açıklanan nedenlerle,vasinin vesayet makamından izin almadan dava açtığı ,kısıtlının vefatı üzerine izin kararı ibraz edilmediği ,diğer kısıtlı mirasçıları davaya muvafakat etmediklerinden  davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,kaldırılmasına,davanın usulden reddine, davanın diğer mirasçıları davaya muvafakat etmediğinden, diğer mirasçılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/338 Esas - 2021/304 Karar sayılı 14/04/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği gerekçesi nedeniyle KALDIRILMASINA; \"Davacı ... tarafından vesayeten açılan davanın husumete izin kararı ibraz edilmediği ve diğer mirasçılar tarafından açılan davaya muvafakat edilmediğinden davanın usulden reddine,Davacının diğer mirasçıları davaya muvafakat etmediğinden, diğer mirasçılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına,\"İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;Alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile kalan 383,20-TL'nin davacı mirasçısı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 28,90-TL yargı giderinin davacı mirasçısı ...'den alınarak davalıya verilmesine Davalı lehine takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacı mirasçısı ...'den alınarak davalıya verilmesine,Talep halinde ve karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\"Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 387,50-TL yargı giderinin davacı mirasçısı ...'den alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 30/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"934b88f620fac2e1","SID":"583415682cabdaa8"}}