{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/1624 <br>KARAR NO\t: 2024/1635<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/07/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/289 E.  -  2024/522 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18/07/2024 tarih ve 2024/289 E. - 2024/522 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dışı işçi ...’ın, ... Belediyesi bünyesinde çalışmakta iken 22.01.2012 tarihinde iş kazası geçirdiğini, Ankara 9. İş Mahkemesinin 2013/1134 E. sayılı dosyasıyla maddi ve manevi tazminat davası açtığını, hükmedilen tazminatın dava dışı ..., müvekkili şirket ve ...ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, kararın icraya konu edilmesinden sonra ...’nun, 54.759,14.TL fazla ödeme yaptığını ileri sürerek Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/454 Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine rücu davası açtığını, ihtiyati haciz kararının kaldırılabilmesi için müvekkili söz konusu tutarı ödemek zorunda kalmış ise de davanın asıl muhatabının ... olduğunu, zira, müvekkili ile davalı ... arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca dava dışı işçinin bizzat ... Belediyesi tarafından verilen talimatlar uyarınca çalıştığını ileri sürerek, müvekkilinin ödediği 65.216,50 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>      Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br><br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında 01.01.2012 - 30.09.2014 dönemi için akdedilen “katı atıkların toplanması, nakli, cadde ve sokakların el ve makine ile süpürülmesi ve yıkanması işi”ne ilişkin  hizmet alım sözleşmesi bulunduğu, anılan sözleşmenin 33. maddesinde \"yüklenicinin önlemler almasına rağmen olabilecek kazalarda çalışan işçi ve personelinden kazaya uğrayanların tedavilerine ilişkin giderlerle kendilerine ödenecek tazminatın yükleniciye ait olduğu, yüklenicinin bu hususta yürürlükte bulunan genel hükümlere uyacağı\"nın, 37. maddesinde ise, \"yüklenicinin kazaların, zarar ve kayıpların meydana gelmesini önlemek amacıyla gereken bütün önlemleri alacağı, doğabilecek her türlü hasar ve zararın ödenmesinden yüklenicinin sorumlu olduğu, bu konularda gerek idare gerekse yüklenicinin kendi arzusu ile uyguladığı güvenlik ve koruma önlemlerine ilişkin giderlerin tümünün yükleniciye ait olduğu\"nun hüküm altına alındığı, yine sözleşme eki özel teknik şartnamede de benzer hükümlerin bulunduğu; somut uyuşmazlıkta, Ankara 9. İş Mahkemesi'nin 2913/1134 Esas sayılı kararında, davacı ile davalı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğundan bahisle, tarafların maddi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına hükmedilmesi ve idarenin sorumlu tutulmasının İş Kanunu'ndan kaynaklanan bir zorunluluk olduğu, davacı tarafından ödenen kısmın rücuen tahsiline ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, sözleşmede tarafların sorumluluklarına dair hüküm bulunması halinde bu hükmün uygulanması gerekli olup sözleşmede işçi hak ve alacakları sebebiyle açıkça davacı yüklenicinin sorumlu olacağının belirtildiği, davacının ödemiş olduğu miktarı davalıdan rücuen tahsilini talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava dışı işçinin davalı belediyenin işçisi olduğunu, sözleşmeden doğan yönetim hakkının bizzat belediye tarafından kullanıldığını, Ankara 10. Asliye ticaret Mahkemesi tarafından davalı ile müvekkilinin müteselsil sorumlu olduğuna hükmedildiğini, müvekkilinin borçtan tek başına sorumlu olduğu yorumunun hukuki dayanağı bulunmadığını, iş kanununun da tarafların müteselsilen sorumlu olacağını söylediğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihalarına göre; hizmet alım sözleşmelerinin, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmeler olduğu, bu sözleşme türünde yüklenicinin hizmeti kendi işçisi ile yerine getirmeyi, işverenin de sözleşme bedelini ödemeyi üstlendiği, sözleşme kapsamında yapılması gereken işin yüklenici işçisi tarafından yerine getirildiği, hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu bulunmadığı, işveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olduğu, somut olayda da  yüklenicinin önlemler almasına rağmen olabilecek kazalarda çalışan işçi ve personelinden kazaya uğrayanların tedavilerine ilişkin giderlerle kendilerine ödenecek tazminatın yükleniciye ait olduğunun düzenlendiği, bu hale göre, davacının dava dışı işçisinin geçirdiği iş kazası sonucu ödediği tutarı davalıdan talep edemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 10/11/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fca7504dd9fadabd","SID":"48453376b564614f"}}