{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/313 Esas<br>KARAR NO: 2024/1717 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/11/2022<br>NUMARASI: 2021/641 E.  -  2022/245 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 07/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ve yetkilisinin İstanbul'da yıllardır kahve dükkânları işletmeciliği yaptığını, 2019 senesi sonunda ... tescil no ile \"...\" markasını, Bakırköy ... sokak üzerinde bulunan dükkânına da aynı ismi vermek suretiyle TPMK'da tescil ettirdiğini, müvekkilinin yerel ve uluslararası kahve çeşitleriyle hizmet verdiği işletmesinde Avustralya'ya özgü bir kahve çekirdeği kullanması sebebiyle markasını 30 ve 43.sınıflarda tescil ettirdiğini ve koruma altına aldırdığını, işbu sınıfların kahve, kakao, kahve veya kakao esaslı içecekler, yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri olduğunu, davalının ise kahve dükkanı zinciri şubelerinde haksız rekabet hükümlerine aykırı eylem ve marka hakkı tecavüzüne neden olduğunu, ticaret unvanı \"... A.Ş.\"olan ve TPMK'da \"...\" şekil ibaresiyle tescilli markası bulunan davalı firmanın şubelerinde tescilli ticari unvanı ve markasıyla uzaktan yakından alakası bulunmayan bir şekilde \"...\" ibaresini kullandığını, mütecaviz firmanın giriş bölümünde, tabeladan bile daha etkili ve görünür bir şekilde göz hizasında, tezgah görüntüsünde ahşabın üzerine yapıştırma devasa harfler kullanarak \"...\" yazdığını, mütecaviz firmanın karıştırılma ihtimalini dahi aşan bir şekilde birebir aynı marka işaretini kullandığını, ortalama halk kitlesinden bir tüketici için çok rahat bir şekilde \"...\" şeklinde yanılgıya düşüp, karıştırma ihtimalinin yüzde yüz oranda doğduğunu ve müvekkilinin haksız bir şekilde aldatılan müşterilerini kaybederek maddi zarara uğradığını, mütecaviz firmanın \"...\" ibareli tescil edilmiş bir markasının bulunmadığını, dolayısıyla marka koruma hakkına sahip olmadığını, müvekkilinin tescilli markasındaki ayırt edici unsurun \"...\" ibaresi olduğunu, yanına, önüne arkasına tescil edildiği sınıfla ilgili aldığı eklerin marka ayırt ediciliğine etkisi bulunmadığını, mütecaviz firmanın 2021 Nisan ayı içerisinde Bakırköy ...Noterliği ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle uyarıldığını ve müvekkiline ait markaya, tecavüzünü durdurması istenmesine rağmen taraflarına gönderilen cevapta bu tecavüzün sürdürüleceğinin ısrarla belirtilmiş olduğunu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığında açılan 2021/47150 soruşturma numaralı dosyası ile şikayetin yapıldığını, ancak olumlu bir sonucun alınamadığını belirterek, davalı kahve dükkanı zincirinin şubelerinde davacı müvekkiline ait 11/11/2019 koruma tarihli, 2019/11619 \"... coffe shop\" şekil markasına yönelik marka tecavüzünün tedbiren önlenmesini, giderilmesini, ortadan kaldırılmasını ve müvekkilinin uğradığı zararın belirlenerek tazminine, davalının, davacı müvekkiline ait markayı haksız ve kötüniyetli kullanması sebebiyle tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, her türlü reklam afiş, görsel, fiziki veya internet üzerindeki faaliyetlerinin durdurulmasına, ürün ve hizmetlerin imhasına ve toplatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;  müvekkili şirketin 3. nesil Kahvecilik anlayışının ülkemizdeki öncülerinden olup, gerek toptan kahve satışı, gerekse nitelikli kahve sunumu ile tüketici nezdinde 2014 yılından bu yana büyük beğeni toplayan yurt içinde 17, yurt dışında 4 şubesi olan itibarlı ve köklü bir firma olup, \"...\" ve \"...\" markalarının sahibi olduğunu, müvekkilin cafe’lerinde kullanmış olduğu \"... \" ibaresinin \"Avustralyalı kahve kavurucuları\" anlamına gelen genel bir ifade olmakla birlikte, müvekkili firmanın toptan kahve kavurma işi ve ulusal ve uluslarası düzeyde satışını yapan bir firma olduğunu, yani müvekkilinin yaptığı \"...\" işinin niteliğini belirleyen kavramın kullanımının engellenmesinin mümkün olmadığını, yapılan işin niteliğini tanımlayan kavramların kullanımının yasaklanmasının istenemeyeceği ile ilgili Yargıtay kararlarının da mevcut olduğunu, \"... \" ibaresi ile \"... \" ibaresinin gerek anlam, gerek ise görsel açısından benzerlik barındırmadığını, her iki ifade arasında aynılık veya benzerliğin söz konusu olmadığını, anlamı, kelimeleri, şekli fonetiği kombinasyonun farklı olduğunu, \"... \" markasının şikayetçinin Türk Patent ve Marka kurumunda tescil ettirmiş olduğu bir marka da olmadığını, dolayısı ile muhatabın bu konuda herhangi bir talep hakkının da bulunmadığını, Türk Patent Enstitüsü kayıtları incelendiğinde \"... \" ibaresi ile ilgili başka bir firmanın başvurusunun bulunduğu görülebilecek iken, bu konuda tasarrufta bulunmadan müvekkili firma hakkında huzurdaki davanın ikame edilmiş olmasının haksız bir durum ortaya koyduğunu, kayda bakıldığı zaman davacının \"...\" ibaresini kullanıyor olmaları nedeni ile müvekkil firmayı dava edecek hukuki hak ve yarara sahip olmadıklarının da anlaşılacağını, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/47150 Soruşturma ve 2021/42612 Karar no.lu dosyasından \"Kovuşturmaya Yer Olmadığı\" kararı verildiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/11/2022 tarihli 2021/641 E. - 2022/245 K. sayılı kararıyla; \"...Somut olayda, davalının işyerinde ve tabelalarında, davacı markası ile benzerlik ve karıştırma ihtimali bulunmayan \"...\" ibareli markalarını kullandığı; dosyada yer alan ve bilirkişi raporunda yer verilen \"...\" şeklindeki kullanımın ise Avustralya menşeili ve çeşidi olan kahvenin veya oraya özgü kavrulma şekli ile çekilmiş kahvenin sunumunu tarif etme amacı kapsamında kaldığı, temel itibari ile kahve sunumu ve servisi yapıla davalı işyerinde sunulan ürün ve/veya hizmetin (kavrulma şeklinin) tanımı ve menşei kapsamında kalan söz konusu kullanımın SMK 7/2 anlamında \"dürüst ticari kullanım\" kabul edilmesi gerektiği, davalının daha büyük ve dikkat çekici ve markasal olarak kendisine ait \"...\" ibaresini kullanmasının da bu hususu doğrular mahiyette olduğu, marka tecavüzünün yasal unsurlarının oluşmadığı...\" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek, davalının marka kullanımının müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, Bakırköy C. Başsavcılığının 2021/128490 sayılı soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda buna ilişkin görüş belirtildiği halde, Mahkemece başka bir heyetten alınan raporda aksi görüş belirtildiğini, Mahkemece C. Başsavcılığınca alınan bilirkişi raporu dikkate alınmadan, keşif talepleri reddedilerek eksik inceleme ile hukuka aykırı bir karar verildiğini, TPMK'da \"...\" markasının tescili için yapılan başvuruya itiraz etmeleri üzerine, tescil talebinin reddedildiğini, Davalının ticaret unvanı ve tescilli markasıyla ilgisi bulunmadığı halde \"...\" ibaresini kullanmasının ortalama tüketiciler tarafından markaların karıştırılmasına neden olacağını belirterek, yerel mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde;11/11/2019 başvuru, 14/07/2020 tescil tarihli, ... tescil numaralı \"...\" markasının 30 ve 43. Sınıflarda davacı şirket adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. Bakırköy C. Başsavcılığının 2021/47150 Soruşturma sayılı soruşturma evrakı incelendiğinde; davacının şikayeti üzerine davalı şirket yetkilisi ... hakkında markaya tecavüz suçundan soruşturma başlatıldığı, şüphelinin markaya tecavüz suçunu işlediğine dair kesin delil bulunamadığından 04/08/2021 tarih ve 2021/42612 Karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiği tespit edilmiştir. Bakırköy C. Başsavclığınca marka uzmanı bilirkişi ...'dan alınan 18/05/2022 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; şüphelinin iş yerinde \"...\" ibaresini kullanmasının şikayetçinin \"...+Şekil\" markası ile karışıklığa neden olabileceği, eylemin SMK'nun 30. maddesindeki suçu oluşturabileceğine dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir. Davalı tarafça dosyaya sunulan ve marka uzmanı ...'den alınan uzman görüşü incelendiğinde; \"...Davacının ... tescil no'lu markasına, davalı tarafından marka hukuku nezdinde karıştırılma ihtimali yaratılmadığı, SMK. 29, 30, 149, 150 maddeleri uyarınca marka hakkı ihlali oluşmadığı, haksız rekabet yaratılmadığı, davacı markasında bulunan “...” “...” “...” ibarelerinin herkesin kullanımına açık olması gereken, genel ve ayırt ediciliği bulunmayan marka olduğu, SMK. 5. maddesince coğrafi kaynak belirten işaretlerin tescil edilmemesi gerektiği, zayıf markalar olduğu, aynı konuda açılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı varken, şikayetçinin tekrar aynı konuda yeni delil yokken şikayette bulunmasının CMK 172/2 gereği mümkün olmadığı, hukuk güvenliğini sarstığı…\" yönünde mütalaa bildirdiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince marka vekili ... ve gıda mühendisi ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 20/09/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; \"Davalı tarafın kullanımın, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, davalının karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanımı olmadığından, TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabetin söz konusu olmayacağı, tespit edilmiş olup, tespitlere ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve takdir mahkemeye ait olduğu\" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. <br>G E R E K Ç E: Dava; davalının, davacı markasından doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. Dosya incelendiğinde; davacının 30 ve 43. sınıflarda tescilli markasının \"...+Şekil\" olduğu, davalının ise \"...+Şekil\" ve \"...+Şekil” markalarının 43. sınıfta tescilli olduğu, davalıya ait işletmede kendisine ait tescilli markasının iş yeri tabelasında aynen kullanıldığı, ancak tezgahta ve işletmenin önündeki bir tabelada \"...\" ibaresinin kullanıldığı tespit edilmiştir. Davacı vekilinin davalıya ait iş yerinde keşif yapılmamasına ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davalının \"...\" ibaresini ne şekilde kullandığına dair taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı ve davalının kullanımına dair görsellerin de dosyaya sunulmuş olması nedeniyle Mahkemece davalıya ait işletmede keşif yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin Bakırköy C. Başsavcılığınca alınan bilirkişi raporundaki görüşe itibar edilmediğine dair istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; Bakırköy C. Başsavcılığınca yalnızca marka uzmanı bilirkişiden rapor alındığı, davanın niteliği gereğince Mahkemece gıda sektöründen bir bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporuna itibar edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.  Her ne kadar davacı tarafça, davalının \"...\" ibaresini kullanmasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini iddia ederek istinaf talebinde bulunmuşsa da, davacının markasını oluşturan İngilizce \"...\" ibarelerinin Türkçe anlamının \"...\" olduğu, dünyanın kahve üreticisi ülkelerinden biri olan ve kendine özgü kahveleriyle tanınan Avustralya’ya özgü kahve çeşitlerini tanımlayan bu ibarelerden oluşan davacı markasının zayıf marka olduğu, davalı tarafça kendisi adına tescilli markayla birlikte satışını yaptığı ürünlerin cinsini belirtmek amacıyla \"...\" ibarelerinin kullanılmasının SMK’nun 7/5-b maddesi uyarınca dürüst kullanım niteliğinde olduğu, davalının eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL eksik harcın  davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 07/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f40c28243d3a433","SID":"508807aeaf6dc2e4"}}