{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/661 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/781<br><br>DAVA\t: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))<br>DAVA TARİHİ\t: 18/07/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 22/07/2024<br>KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 22/07/2024<br>Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Bankası A.Ş. .... Şubesi' nde bulunan çek hesabına kayıtlı kullanmakta olduğu çek karnesinden ..., ..., ... numaralı çekleri boş haliyle kaybetmiş olduğunu, şirket içerisinde yapılan tüm aramalara rağmen bu çekler bulunamadığından bu çeklerin kayıp olduğundan bahisle bankaya 18.07.2024 tarihinde başvuru yapılmışsa da banka tarafından bu çeklerin mahkeme kararı ile iptal ettirilmesi gerektiğinin müvekkiline bildirildiğinin, konuyla ilgili olarak ayrıca ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı' na da suç duyurusunda bulunulacağını, açıklanan sebeplerle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 818. maddesi yollamasıyla uygulanacak 757. maddesi hükmü doğrultusunda söz konusu müvekkilinin sahibi olduğu çekin dava sonuna  kadar ödenmemesi için ...bank A.Ş. ... Şubesi’ne müzekkere yazılmasına ve ...bank A.Ş. ... Şubesi’ne ait olan ..., ..., .... seri nolu çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:<br>Dava ; TTK'nın 818/1-s maddesi atfıyla aynı yasanın 757 ve takip eden maddelerine göre açılan zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin çekişmesiz yargı işidir.<br>Çekin iptali hususu TTK'nın 818/1-s maddesi atfıyla TTK'nın 757 ve 758. maddelerinde  düzenlenmiştir. <br>6102 Sayılı TTK' nın 757. maddesinde; \"(1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.<br>(2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir.\" <br>Aynı Kanunun 758. maddesinde; \"(1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir.<br>(2) Dilekçe sahibi verilen süre içinde davayı açmazsa, mahkeme, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır.\"<br>Yine aynı Kanunun 759. maddesinde; \"(1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesi istenebilir.<br>(2) İptal isteminde bulunan kişi, poliçe elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.<br>\" şeklinde düzenlenmiştir. <br>Bu nitelikteki davanın mutlak olarak çek hamili tarafından açılması gerektiği gerek yasadaki düzenlemeler ve gerekse de Yargıtay kararları ile belirgindir.  Davanın istemde bulunan sıfatı nedeniyle dinlenebilir (mesmu) olmaması halinde çekişmesiz yargı koluna dahil olan ve mutlak olarak reddi mucip bir istemin ele alınarak karar verilmesi Anayasa'nın 141/4 maddesindeki dava ve usul ekonomisi kurallarına uygun olduğu gibi 6100 sayılı HMK'nun 320.maddesinde mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği düzenlemesi de nazara alındığında somut olayın belirginliğine bağlı olarak hakim duruşma açmama yönündeki takdir hakkını kullanabilecektir. <br>Her ne kadar davacı vekili mahkememize açmış olduğu dava ile dava dilekçesinde belirttiği çeklerin iptalini talep etmiş ise de; dava dilekçesi ve dilekçe ekinde sunulan belgelerden açıkça anlaşıldığı üzere davacı şirketin iptali talep edilen çeklerin keşidecisi diğer bir ifadeyle hesap sahibi  olduğunun anlaşıldığı,  davacının meşru hamil ( alacaklı ) sıfatının  bulunmadığı, oysa kıymetli  evrak kaybından kaynaklanan hasımsız iptal davası açma hakkının alacaklı sıfatını taşıyan meşru hamile ait bulunduğu, keşideci-hesap sahibinin ise çekin hak sahibi değil borçlusu olduğu, kaldı ki boş çek yapraklarının TTK 780. maddesinde öngörülen unsurları taşımadığından kambiyo senedi niteliğini taşımayacağı, çeklerin dolu olması halinde ise ancak meşru hamil tarafından çek iptalinin talep edilebileceği, davanın hasımsız olduğu da gözetilerek hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine tensiben karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacının davasının HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, <br>2-Davacı tarafından harç peşin alındığından, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>3-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE,<br>4-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince davacının talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve  devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacının yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 22/07/2024<br><br>Katip ....<br>  ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"85b6170675a153c4","SID":"e02e005c1127d9ea"}}