{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T. C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1728 <br>KARAR NO: 2024/1587<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/07/2023<br>NUMARASI: 2020/896 Esas,  2023/692 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>DAVA TARİHİ: 28.12.2020<br>İSTİNAF KARARININ <br>VERİLDİĞİ TARİH: 07.11.2024<br>YAZILDIĞI TARİH: 07.11.2024<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/896 Esas, 2023/692 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili, davalı ...A.Ş. vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvuruları nedeniyle Dairemize gönderilmiş olmakla inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffa ...'ın... tarihinde yaya olarak Kayseri ili ... Bulv. üzerinde karşıdan karşıya geçmek isterken davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS kapsamında sigortalanmış maliki ve işleteni ... olup kaza anında davalı ... tarafından kullanılmakta olan ... plakalı aracın çarpması sonucu ağır yaralandığını ve aynı gün hayatını  kaybettiğini, sürücünün hız sınırını aştığını, müteveffanın 02.10.2006 doğumlu olup 14 yaşını doldurmadığını, kaza yapan aracın kaza yerinden 200 m ileride durabildiğini, tampon, ön sağ  çamurluk ve ön camın hasarlardığını, sürücü ...'un tam kusurlu olduğunu, sonuç olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... plakalı aracın devir ve temliki için tedbir kararı alınmasını, müvekkili ...için 50,00TL, ... için 50,00TL, ... için 50,00TL, ... için 50,00TL, ... için 50,00TL olmak üzere şimdilik 250TL (belirsiz alacak) maddi tazminatın tüm davalılardan sigorta poliçesi poliçe limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ... için kaza tarihinden, sigorta şirketi için başvuru tarihinden itibren işleyecek yasal faiziyle tazminini, müteveffanın babası ...için 90.000TL manevi tazminatın, annesi ... İçin 90.000TL manevi tazminatın, kardeşleri ..., ... ve ... için 40.000'er TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 300.000TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren İşleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir, <br>Davalı...  ile ... vekilinin cevap dilekçesinden özetle; sürücü müvekkilinin kendisine yeşil ışık yanarken kavşağı transit geçtiğini, kavşağı geçtikten 30 metre kadar sonra kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin  yaya haldeki müteveffa ile yanındaki şahısları gördüğünde frene bastığını, selektör ve korna uyarısı yaptığını, yayaların durması nedeniyle yoluna devam ettiğini, müteveffanın son anda koşmaya başladığını, araca doğru ani hareket ederek kazanın oluşmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin çarpma sonrası 70 m kadar sonra durduğunu,  anne ve baba dışındaki davacıların destek taleplerinin reddi gerektiğini talep etmiştir. <br>Davalı ...A.Ş vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaati olmadığını,  kabul manasında olmamak üzere kusur durumunun tespiti bakımından mahkemece dosyanın ATK'na sevk edilmesini, kabul anlamında olmamak üzere hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılamayacağı açısından değerlendirme yapılmasını, davacıların destek zararının ispatı gerektiğini, davacı tarafa SGK tarafından rücuya tabii herhangi bir ödeme veyahut gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespitini, destekten yoksun kalma tazminatının uzman bilirkişilerce yapılmasını, kabul anlamında olmamak üzere müvekkilinin sorumlu olacağı limitlerin belirli olduğunu, bu limitlerin üzerinde bir bedelin talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin temerrüdünün söz konusu olmadığını, tüm nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; toplanan deliller, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, davacıların desteği konumundaki ...' ın yaya olarak yolun karşısına geçtiği esnada, davalı ...' un sevk ve idaresindeki otomobilin çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu yaşamını yitirdiği, dolayısıyla desteğin yitirilmesi nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma şeklinde oluşan maddi zararları bulunduğu, müteveffa ...' ın ...petrol istasyonundan hareketle, petrol istasyonunun önündeki yol üzerinden karşıdan karşıya geçiş yapmak istediği, bu amaçla yol kenarına banket kısmına 2 arkadaşı ile beraber geldiği, yoldan araçlar geçmeye başladığı için yol kenarında durakladıkları, yaklaşık 10 kadar aracın geçişini yaptıktan sonra müteveffanın arkadaşlarına göre 5-6 metre kadar önde olacak şekilde yol üzerinde yürümeye başladığı, bu sırada yol ortalarında olduğu, yayanın aracı son anda fark ettiği ve kaçmaya çalıştığı ancak çarpmayı engelleyemediği, 35 metre mesafede bulunan yaya geçişini kullanmadığı, karşıdan karşıya geçişte önce soluna sonra sağına ve en son tekrar soluna bakarak, araçların seyir hızını görerek ve yolun müsait olması durumuna göre geçişini yapması gerektiği, ancak gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle kural ihlalinin bulunduğu, müteveffanın ihlal ettiği trafik kurallarının niteliği dikkate alındığında  müteveffanın zararın artmasına sebebiyet veren tedbirsiz ve dikkatsiz davranışlarının ve kural ihlalinin açık olduğu bu çerçevede mahkememizce yapılan değerlendirmede, davacıların desteğinin kusuruna isabet eden oranda tazminattan indirim yapılması gerektiği, oluşan destekten yoksun kalma zararından  %75 oranında müteveffanın kusuru oranında indirim yapıldığında, tazmini gereken zarar tutarının davacılar vekilinin değer arttırım dilekçesi ile arttırdığı tutarların toplamı olduğu, bu tutarın davacı ...için 105.259,54-TL, davacı ... için 200.764,32-TL olduğu, toplam maddi zarar tutarının poliçe limiti olan 410.000-TL' nin altında kaldığı ve bu sebeple garameten hesaplama yapılmasının gerekmediği,  davacıların destekten yoksun kalma şeklindeki tazminat taleplerinin değer arttırım dilekçesi  ile birlikte arttırılan tutar kadar olduğu, diğer davacılar ..., ... ve ...' ın dava dilekçesi ile birlikte talep ettikleri 50,00-' er TL destekten yoksun kalma tazminatı talebi bakımından yerleşik Yargıtay uygulaması çerçevesinde kardeşlerin birbirine desteği bulunmadığı gözetilerek bu taleplerinin yerinde olmaması nedeniyle reddine, davacı anne...ve baba ... yönünden ise talepleri yerinde olduğu  anlaşılmakla  dava ve değer arttırım dilekçesi doğrultusunda davacıların destekten yoksun kalma şeklindeki maddi tazminat taleplerinin davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu poliçe limitinin altında kaldığı da gözetilerek, davacıların bu yöndeki taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede;<br>6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesine göre; \"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlâka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.\"<br>6098 Sayılı TBK'nun 56. maddesine göre; \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.  Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.\"<br>Meydana gelen trafik kazası sonucu desteği yitiren davacılar...ve ...' in oğlu, davacılar..., ... ve ...' nin kardeşi olması nedeniyle  davacıların duyduğu acıların karşılığının para olarak verilmesi olanaksızdır.Bu nedenle manevi tazminatın amacı davacıların duyduğu acıyı dindirmek ve içine düştüğü ruhsal sıkıntıyı gidermek, davacıların  zedelenmiş olan yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmamak, davalıları ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin daha dikkatli ve özenli olmaya sevketmek olmalıdır. Manevi tazminatın miktarının tayininde tarafların sosyal ve ekonomik koşulları değerlendirilmeli, davalının da acz içine düşmesi engellenmelidir. Manevi tazminat yönünden mahkememizce yapılan araştırma sonucu tespit edilen tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarihteki paranın alım gücü, meydana gelen kazada müteveffanın  birlikte  kusurlu bulunması, yine davacıların bu süreç içerisinde duyduğu üzüntü ile ruhsal dengelerinin bozulmuş olması gibi kıstaslar birlikte değerlendirilerek davacıların manevi tazminat taleplerinin yerinde olduğu gözetilerek, davacıların manevi tazminat taleplerinin  tümüyle kabulüne karar verilerek; davacı ...'ın maddi tazminat talebinin KABULÜ ile, 105.259,54-TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma) davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı ...A.Ş yönünden sigorta şirketine başvuru tarihi olan 09/10/2020 tarihinden 8 iş günü sonrası olan 22/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 410.000-TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak adı geçen davacıya verilmesine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile, 200.764,32-TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma) davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı ...A.Ş yönünden sigorta şirketine başvuru tarihi olan 09/10/2020 tarihinden 8 iş günü sonrası olan 22/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 410.000-TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak adı geçen davacıya verilmesine, davacılar ..., ..., ...' ın maddi tazminat (destekten yoksun kalma) taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı kabulü ile, davacı ...için 90.000,00-TL, davacı ... için 90.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, dair karar verildiği anlaşılmıştır. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacılar vekili süresi içerisinde sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, daha ayrıntılı incelenerek kusur, maluliyet ve hesap bilirkişi raporları Yargıtay kararları ışığında olması ve mahkemece bu yönde karar verilmesi gerektiğini, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-A maddesi gereğince eksik incelemenin başlı başına bir istinaf sebebi olduğunu, dosya kapsamında kusura ilişkin olarak alınan raporun hukuka aykırı olduğunu, söz konusu raporda kusur oranları oransal olarak belirtilmediğini, müteveffaya mahkemece atfedilen kusur oranının da hatalı olduğunu, müteveffanın söz konusu kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğunu, müvekkiline %50 üstünde kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, dosya kapsamında alınan hesap raporunun da hukuka aykırı olduğunu, hesap raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, dolayısıyla hesaplamanın eksik ve hatalı olduğu için dosya kapsamında tekrar hesap bilirkişisi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince hukuka aykırı şeklide yapılması sebebiyle verilen kararın hatalı olduğunu,  müteveffanın gelirine ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya kapsamına kazandırılmadığını, müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminatlarının eksik hesaplandığını, bu şekilde verilen kararın hatalı olduğunu, bu nedenlerle; davalı ...A.Ş.'nin istinaf taleplerinin reddine, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...A.Ş. vekili süresi içerisinde sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince kazadaki kusur durumunun hatalı ve eksik değerlendirme sonucu belirlendiğini, işbu hatalı raporun hükme esas alınarak karar verildiğini, kusur raporunda desteğin kusuru yüzdelik dilimler halinde tespit edilmediğini, kusur oranlarının yüzdelik olarak belirlenmesi için yeni bir kusur raporu alınmasına yönelik taleplerinin reddine karar verildiğini, davacı yanın sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunun kabulüyle dosyadaki aktüerya bilirkişi raporundaki hesaplamaları esas alarak dava değerini, söz konusu hesaplamaların %25'i oranında arttırdığını, hükme esas alınan aktüerya raporunun da eksik ve hatalı hazırlandığını, hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken %1,8 teknik faiz oranı ile %10 yetiştirme giderinin dikkate alınmamış olması ve destekten çıkan babanın payı anneye aktarılarak hesaplama yapılmış olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, hükme esas alınan hesap raporunda muhtemel bakiye ömür sürelerinin kaza tarihindeki yaşlara göre belirlenmiş olmasının hatalı olduğunu, muhtemel yaşam süresi hesaplanırken rapor tarihindeki yaşların dikkate alınması gerektiğini, her ne kadar destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken başlangıç tarihi olarak kaza tarihinin dikkate alınması isabetli ise de; davacı yanın zararının belirlenmeye çalışıldığı farazi bir hesaplamada rapor tarihinde davacıların hayatta olduğu bilinirken, kaza tarihindeki yaşlarına göre muhtemel ömür süresi belirlemek \"muhtemel ömür süresi\" teriminin anlamına ters düştüğünü, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalılar ... ve ... vekili süresi içerisinde sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacının \"tam kusur\" iddiasının ilk derece mahkemesince dikkate alınmadan manevi tazminata hükmedildiğini, davacıların \"tam kusur\" iddiasına dayandıklarını, oransal kusur raporu bulunmamakla birlikte davacıların, 09.05.2023 tarihli dilekçelerinde müteveffanın %75, davalı sürücünün %25 oranında kusuruna tekabül edecek şekilde tutar artırım dilekçesi sunduklarını, 30.05.2023 tarihli dilekçelerinde de davacının \"tam kusur\" iddiasında bulunduğu ve bu iddianın ilk derece mahkemesince manevi tazminatın takdirinde dikkate alınması gerektiğini, \"Taleple Bağlılık İlkesi\"nin ihlal edilmemesi gerektiğinin izah edildiğini, emsal içtihatlar sunulduğunu, tüm bu hususlara rağmen davacıların manevi tazminatlarının ilk derece mahkemesince talep doğrultusunda aynen kabul edildiğini, davacıların toplam tazminat talebi 300.000,00 TL. Olduğunu, en fazla davalının kusur oranına tekabül eden tutarda manevi tazminata hükmedilebileceğini, ilk derece mahkemesince maddi tazminatlar yönünden davalı sürücünün %25 kusuruna göre hüküm kurulduğunu, kabul etmemekle birlikte davalı sürücünün %25 kusurlu olduğunun kabulü halinde ilk derece mahkemesince en fazla ve toplam 75.000,00 TL. manevi tazminata hükmedilebileceğini, ilk derece mahkemesince fazlaca manevi tazminata hükmedildiğini, davalı sürücünün %25, yaşa olan müteveffanın %75 oranında kusurlu olduğunun kabulünün uygun olmadığını, farklı bir özellik arz etmeyen klasik yaya/araç kazalarındaki kusur oranları üzerinden hüküm kurulduğunu, aşağıda arz ettikleri davaya konu kazaya ve tarafların eylemlerine dair hususlar dikkate alındığında davalı sürücünün kusursuz kabul edilmesi ya da en azından daha az oranda kusurlu kabul edilmesi gerektiğini, gerek müteveffanın arkadaşlarının ifadeleri, gerekse kamera kaydı da müteveffanın yolu kontrol etmeden yola çıkış yaptığını, yol trafiğini kontrol etmediğini, şakalaşma, telefon kullanımı nedeniyle dikkatinin dağınık olduğunu, hakeza yolu kontrol etmek yerine arkası dönük bir şekilde yaya olan arkadaşlarına baktığını ispatlar mahiyette olduğunu, müteveffa ile yanındaki arkadaşları, 30 metre gerideki ışıklı kavşaktan geçiş yapmaları gerekirken kaza noktasında karşıdan karşıya geçmeye çalıştıklarını, ayrıca tüm yayaların, koyu renkli kıyafetli olduğunu, bu açıdan da kurallara uygun hareket etmediklerini, hız sınırının 50 km/saat olduğu belirtilmiş ise de kaza mahallindeki hız sınırının 70 km/saat olduğunu, müvekkilinin hız sınırlarını ihlal ettiğinin bilimsel bir tespitinin olmadığını, tüm bu hususların, davalı sürücünün kusursuz olduğunu, bir an için aksinin kabulü halinde de müteveffanın daha fazla oranda, davalı sürücünün ise daha az oranda kusurlu olduğunun kabulünü gerektiren hususlardan olduğunu, bilirkişi hesap raporunda hataların mevcut olduğunu, fazlaca maddi tazminata hükmedildiğini, kaldırma gerekçelerine göre yargılama giderleri ile arabuluculuk ücretlerinin takdirindeki hataların da düzeltilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede;<br>Dava, ölümle sonuçlanan trafik kazası nedeniyle açılan maddi (destekten yoksun kalma) ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre müteveffa ... ile sürücü davalı ...'un kural ihlalleri belirlenmiş, müteveffa ...'ın tam kural ihlalinin, sürücü ...'un ise tali kural ihlalinin bulunduğu anlaşılmış, mahkeme hakimi tarafından da gerekçeli kararda belirtildiği üzere müteveffa ...'ın %75 oranında, sürücü davalı ...'un ise %25 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılarak bu oranlar üzerinden destek tazminatı miktarları hesaplanmıştır. Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde ilk derece mahkemesinin kusura ilişkin değerlendirmesinde herhangi bir hata bulunmadığı, Kaza Tespit Tutanağı ile kusura ilişkin bilirkişi raporunun birbiri ile uyumlu olduğu anlaşılmakla tarafların bu hususa ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>Davacı baba ...ile davacı anne ...'ın destek tazminatlarının aktüerya bilirkişi tarafından Yargıtay kararlarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 iskonto yöntemine göre hazırlandığı anlaşılmakla tarafların bilirkişi raporlarına karşı istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>Kazadaki kusur oranları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, müteveffanın yaşı dikkate alındığında ilk derece mahkemesince manevi tazminat taleplerinin tam kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>Bu haliyle; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu vakıa ve hukuki değerlendirmede kanuna aykırılığın bulunmadığı, davacı baba ... ile anne ...'ün maddi tazminat taleplerinin kabulüne, davacılar..., ... ve ...'nin maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine ve davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulüne yönelik ilk derece mahkemesinin verdiği kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)<br>A-) 1-) Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,<br>2-) Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile  eksik kalan 157,75 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-) Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>B-) 1-) Davalı ...A.Ş. ve davalılar ... ve ...'un istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,<br>2-) a-) Maddi tazminat yönünden; istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 20.904,48 TL istinaf karar harcından davalı ...A.Ş. tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 5.226,12 TL harç ve davalılar... ve ... tarafından başvuru sırasında yatırılan 5.226,12 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 10.452,24 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalılar ...A.Ş. ile ... ve ...dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,<br>b-) Manevi tazminat yönünden; istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 20.493,00 TL istinaf karar harcından davalılar... ve ... tarafından başvuru sırasında yatırılan 5.123,25 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 15.369,75 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalılar ... ve ...dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-) Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>C-) 1-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>2-) Taraflarca istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE,<br>3-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1 - a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/11/2024<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a18c68d709580261","SID":"f12995f0a9fe7727"}}