{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R <br>ESAS NO:2023/231 <br>KARAR NO:2024/1682<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:30/11/2022<br>NUMARASI:2020/738 Esas - 2022/1062 Karar<br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ:14/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin murisi ...'in 24/11/2017 tarihinde  meydana gelen kazada vefat ettiğini, davacılardan ...'in kaza sonucu vefat eden ...'in eşi, diğer iki davacının ise müşterek küçük çocukları olduğunu, kaza nedeniyle müvekkillerinin müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... A.Ş. tarafından ... poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminatı için davalı ... şirketine başvurduklarını, davalı ... tarafından 54.654,00 TL ödeme teklifinde bulunulduğunu ancak bu miktarın düşük olduğunu, bu nedenle kabul etmediklerini belirterek, belirsiz alacak davalarının kabulüyle her bir müvekkili için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının işlemiş ve işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini  davacı ... için 217.466,11 TL, davacı ... için 83.244,81 TL ve davacı ... için 29.289,08 TL olarak  arttırmıştır. Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, davacı tarafça eksik evrak ile başvuru yapıldığından dava şartı eksikliği bulunduğunu, ZMMS genel şartlarına göre hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispatlanması gerektiğini dava tarihi itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile; 217.466,11TL destekten yoksun kalma tazminatının 07/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, 83.244,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e velayeten davacı ...'e verilmesine, 29.289,08 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e velayeten davacı ...'e verilmesine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Talep edilen tazminata ilişkin ilgili genel şartlarda tahdidi olarak sayılan belgelerin eksiksiz bir şekilde müvekkil şirkete iletilmediğinden, yapılan başvurunun öncelikle usulden reddi gerektiğini, tazminat miktarının ZMMS Genel Şartlarınca (yeni genel şartlar)  benimsenen ... kadın/erkek tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplanması gerektiğini, karara esas alınan kusur raporunda sigortalı araç sürücüsüne %25 kusur oranı verilmesinin hatalı olduğunu, dosyadaki evraklardan anlaşılacağı üzere sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, tüm dosyanın savcılık evrakları da eklenerek İTÜ öğretim üyelerinden oluşan üçlü bilirkişi  heyetine gönderilmesi gerektiğini, müteveffanın anne babasının sağ olup olmadığı belirlenmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ana-baba için pay ayrılmadan hesap yapıldığında ileride hem müvekkili şirket açısından hem de destekten yoksun kalanlar açısından mağduriyetler doğacağını, tazminat ödenmesi gerektiğine karar verilmesi halinde; ana-baba, eş ve diğer çocuklar için de destekten yoksun kalma payının ayrılması gerektiğini, davacılar vekilinin beyanına  göre müteveffanın gelirinin 15.000,00TL olarak esas alınamayacağını, müteveffanın gelirinin SGK hizmet dökümü esas alınarak asgari ücret olduğunun kabulü ile teknik faiz oranlarını da içerir tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 24/11/2017 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla seyir halinde iken aracının ön kısımlarıyla sağındaki kavşaktan kavşak müşterek alanına giriş yapan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı otomobilin sol ön ve arka kapı kısmından çarpması neticesi meydana gelen trafik kazasında sürücü ...'in vefat ettiği, müteveffa sürücünün mirasçıları olan davacıların aracın ... poliçesini düzenleyen davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talep ettikleri anlaşılmıştır.Somut uyuşmazlıkta davacılar vekili, davalı ... şirketine 26/01/2018 tarihli dilekçe ile KTK'nın 97.maddesi gereğince yazılı başvuruda bulunmuş, sigorta şirketi 06/02/2018  tarihli e-posta ile 54.654,00 TL ödeme teklifinde bulunmuş, davacı taraf düşük olduğu gerekçesi ile ödemeyi kabul etmediğini bildirmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin başvuru koşulunun yerine getirilmediğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.Trafik Kazası Tespit Tutanağı; \" Olay mahalli meskun mahal dışı, 3,5 metre şerit ve 10 metre platform genişlikli, 2 şeritli bölünmüş yol ve kavşak olup devlet karayolu sınıfındadır. Hava açık, zemin asfalt kaplama ve yüzeyi kuru, vakit gece ve aydınlatma bulunmayan, yatay güzergah düz ve düşey güzergah eğimsiz olan mahalde hız limitinin 110 km/h olduğu, çarpma noktasına 7,5 metre mesafede orta refüj levhası, çarpma noktasına 300 metre mesafede anayol tali yol levhası bulunduğu, müteveffa sürücünün seyir yönü hitaplı DUR işaret levhası bulunduğu belirtilmiştir.\" şeklinde düzenlendiği görülmüştür.Ceza yargılamasının yapıldığı Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasına sunulan bilirkişi raporunda; sürücü ...'in 1. derecede asli kusurlu olduğu, sürücü ...'ın 2. derecede tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.İlk Derece Mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 02/08/2021 tarihli kusur raporunda; olayda sürücü ...'ın % 20 oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'in % 80 oranında kusurlu olduğu;İTÜ öğretim üyelerinden oluşan  bilirkişi kurulundan alınan 14/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise ... plakalı otomobilin ölen sürücüsü, davacıların murisi ...'in hatalı sevk ve idaresinin kazanın meydana gelmesinde birinci (asli) derecede ve takdiren % 80  oranında etkili olduğu, davalı ... şirketine sigortalı ... plakalı otomobilin dava dışı sürücüsü ...'ın hatalı sevk ve idaresinin ise ikinci (tali) derecede ve % 20  oranında etkili olduğu bildirilmiştir.Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan 26/08/2022  tarihli ek aktüerya  raporda; Trafik Kazası sonucu 24/11/2017 tarihinde hayatını kaybeden müteveffa ...'in gelirinin seçenekli olarak tespit edilerek müteveffanın %20 kusuru oranında hak sahiplerinin destekten yoksun kalma tazminatlarının ... yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre,  müteveffanın anne ve babasının daha önce vefat ettikleri de dikkate alınarak 1. seçenekte davacılar vekilinin iddiasına itibar edilmesi durumunda müteveffanın kaza tarihinde gelirinin 15.000,00 TL olduğunun kabulü ile  2. seçenekte ise  müteveffanın gelirinin asgari ücret kadar olduğunun kabulü ile davacı hak sahiplerinin destekten yoksun kalma tazminatları belirlenmiştir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel kararları gereğince Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne  alınarak davacılar için ... Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminat hesaplaması gerekmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2023/585 E.-  2023/8309 K., 2021/3033 E- 2021/1560 K. sayılı kararları).Aktüer bilirkişi hesaplamasını zaten ... yaşam tablosu ve progresif rant formülü kullanılarak tazminat hesaplaması yaptığından, müteveffanın anne ve babasının  müteveffadan önce vefat ettikleri tespit edildiğinden, davalı vekilinin \"ZMMS Genel Şartlarınca benimsenen .... Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması ile müteveffanın ana ve babasının sağ olup olmadıklarının araştırılması gerektiğine\" ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir.Davacılar vekili müvekkillerinin desteği ...'in vefatından önce ve vefatına kadar ...Küçükçekmece İstanbul adresinde faaliyet gösteren ... isimli işverene ait işyerinde iş yeri sorumlusu sıfatıyla sigortalı olarak çalıştığını,  aynı zamanda ortağı ve yetkilisi olduğu .... Şti. ünvanlı şirket ile perde işi yaptığını, 2 adet çiğ köfte dükkanı işlettiğini beyan ederek desteğin gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğu, müteveffanın kaza tarihinde gelirinin 15.000,00 TL olduğunun kabulü ile hesaplama yapılmasını talep etmiştir.Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi ve çalışma gücü kaybı zararının hesabında yaralanan veya malul olanın gelirinin belirlenmesi   tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Desteğin ve malul kalanın  kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer desteğin, malul kalanın  gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir iş yerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir.  İlk Derece Mahkemesince  müteveffanın kaza tarihinde gelirinin 15.000,00 TL olduğunun kabulü yapılan hesaplama sonucu belirlenen destekten yoksun kalma tazminat tutarlarına hükmedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince müteveffanın gerçek gelir durumu araştırılmadan sadece davacılar vekilinin bildirdiği ücret  hesaplamaya esas alınarak tazminatın belirlenmesi eksik incelemeye dayalı olduğu gibi, mahkeme kararının gerekçesi de yeterli değildir. Bu durum Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibi ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair anayasa ve yasa hükümlerine de açıkça aykırıdır.O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken desteğin  kazadan önce ve kaza tarihi itibariyle çalıştığı belirtilen \"...\" isimli işverene ait SGK kayıtları ile   işyerinden kaza tarihi ve öncesine ait maaş bodroları  getirtilmesi ile bu işyerinden elde ettiği gelirin belirlenmesi; Desteğin işlettiği belirtilen 2 adet çiğ köfte dükkanının ruhsat ve vergi kaydı getirtilerek müteveffa tarafından işletilip işletilmediğinin denetlenmesi, desteğin hizmet akdiyle değil de fiilen işlettiğinin tespiti halinde işletmenin kazadan önceki net kazancının vergi dairesi kayıtları ve işletme ticari defterlerine göre belirlenmesinden sonra, bu kazancın elde edilmesinde desteğin şahsi katkısı kadar olan gelirinin belirlenmesi (asgari ücret altında kalmamak kaydıyla); Yine desteğin kaza tarihi itibari ile sahibi veya ortağı olduğu \".... Şti.\" ünvanlı şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğünden sicil dosyasını getirtilmesi, desteğin bu şirketin ortağı veya yetkisi/müdürü olup olmadığını denetlenmesi, desteğin şirket ortağı olduğunun belirlenmesi halinde öncelikle şirkete yazı yazılarak desteğe ücret ödemesinin nasıl yapıldığının sorulması, desteğe banka yolu ile ücret ödemesi yapılıyor ise ücret adı altında yapılan ödemeleri gösterir hesap hareketlerini ilgili Bankadan istenmesi,  gelen yazı cevapları ve Banka  kanalı ile ya da desteğin imzası ile ücret ödemesinin belgelenememesi halinde desteğin kişisel yetenek ve emeğinin şirket gelirine katkısının belirlenmesi, desteğin geliri tespit edilemediği halde aynı nitelikteki bir şirkette aynı nitelikte çalışan bir kişinin elde edeceği gelir araştırılarak müteveffanın kaza tarihinde şirketten elde ettiği gerçek gelirinin tespit edilmesi; kaza tarihi itibariyle belirlenen gelirlerin toplamı desteğin geliri kabul edilerek hesaplama yapılması için aktüerya bilirkişisinden hükme esas alınan rapor tarihine (25/04/2022) kadar hesaplama yapılması için  ek rapor alınması,  usulü kazanılmış haklar da gözetilmesi kaydıyla sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de7cb13e8e02c192","SID":"c88cdd70fe4bd1a3"}}