{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1394 <br>KARAR NO\t: 2024/1642<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/67 E.  -  2021/349 K.<br><br>DAVACI\t: \t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/11/2021 tarih ve 2020/67 E. - 2021/349 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin “...” ve “...” ibareli tanınmış markalarının bulunduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin 2019/24107 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa bu ibarenin müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, anılan markanın müvekkili markasını aynen içerdiğini, bu ibarenin bir anlamı bulunmadığından benzerliğin oluşacağını, dava konusu markanın müvekkili markalarının serisi niteliğinde olduğunu, “...” ibaresinin hem tanınmış hem seri marka olduğunu, müvekkili markalarının 1-45 sınıfların tamamında tescilli olduğunu, markalar arasındaki benzerliğin karıştırılma ihtimaline yol açacağını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2019-M-11118 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2019/24107 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, taraf markaları arasında sınıfsal, görsel, anlamsal ve bütüncül izlenimde farklılıklar bulunduğunu, davacı şirketin sonraki tarihli markalarının dikkate alınamayacağını, müvekkili markasının Rusça kökenli bir kelime olduğunu, “...” şeklinde telaffuz edildiğini, bu markaları taşıyan ürünlerin şekerleme olduklarını, youtube videoları izlendiğinde de müvekkili markasının telaffuzunun net olarak duyulabileceğini, anılan ibarenin Rusça’da tatlı-ekşi anlamına sahip olduğunu, davacının 30. sınıfta bir kullanımının da bulunmadığını, kötüniyet iddialarının dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı taraf markalarınından “...” markasının, dava konusu marka ile hiçbir ortak mal ya da hizmet sınıfı taşımamasının yanı sıra işaretsel olarak da dava konusu marka ile hiçbir benzerlik taşımadığı; “...” şeklindeki markalarının ise üç harf ve tek kelimeden oluşan, yazıldığı gibi okunan bir marka serisi olduğu görülmekle birlikte, dava konusu markanın görselinde “...” ibaresinin bağımsız bir şeklinde marka içerisinde konumlandırılmadığı, 7 harften oluştuğu görülen kelimenin son üç harfini meydana getirdiği rahatlıkla görülebildiği, söz konusu sözcük bilinen Latin harfleri ile değil Kiril alfabesindeki yazım biçimlerini temsil eder şekilde oluşturulmuş olduğundan görsel anlamda da davacı markaları ile hiçbir benzerlik taşımadığı; karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus karşılaştırılan işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal unsurlarının oluşturduğu bütün üzerinden bu değerlendirmenin yapılması gerekliliği olup, tüketicinin, karşılaştığı markalardaki kelimeleri anlamsız unsurlarına bölerek birbirleri ile benzeştirme amacıyla tercihlerini yönlendirmediği, tam tersi, karşılaştığı kelimelerdeki ilk izlenimleri doğrultusunda bu tercihlerini somutlaştıracağı, somut olaydaki gibi birbirleri ile görsel ya da sözel herhangi bir unsuru itibariyle yakınlık dahi göstermeyen iki işaret açısından, tüketicinin yanılgı yaşama ihtimalinin de mevcut olmayacağı , kaldı ki uygulamada da kabul edildiği üzere markaların başlangıç seslerini oluşturan ibareler normal şartlarda tüketicinin daha fazla dikkat edeceği kısımda yer aldığı, sunulan belgelerden davacı taraf markalarının tanınmışlığına kanaat getirilmesi mümkün olmadığı gibi taraf markaları bütünsel izlenimleri itibariyle zaten benzer görülmediklerinden, davacı markalarının tanınmış olup olmamasının da nihai anlamda varılan kanaate bir etkisi olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin \"...\" ibareli seri markaları bulunup, başvurunun bu markaların bir devamı niteliği taşıdığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davacının itiraza mesnet markalarının esas unsurunu oluşturan \"...\" ibaresi davaya konu markanın sonunda yer almak ise de, kiril alfabesiyle yazılan ve Rusça olduğu belirtilen “...” ibaresinin içinde \"...\" ibaresinin öne çıkmadığı, markanın bir bütün olarak algılandığı, başvuruda baskın bir şekil unsurunun da yer aldığı, dava konusu markanın yazım biçimi, kompozisyonu ve bütünsel algısı itibariyle davacı markalarından oldukça farklı olduğu, açıklanan nedenle taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/10/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/11/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d5444b873ad7fda","SID":"ec6039b32a45066f"}}