{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1302 - 2024/1645<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1302 <br>KARAR NO\t: 2024/1645<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                     K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/167 E.  -  2022/22 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/01/2022 tarih ve 2021/167 E. - 2022/22 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin “...” asli unsurlu çok sayıda markanın sahibi olduğunu, davalı şahıs tarafından \"... ... ...\" ibareli marka için marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, markanın ilan edildiğini, akabinde müvekkilleri şirket tarafından 2020/56437 sayılı marka başvurusuna benzerlik, karıştırılma ihtimali, haksız rekabet, tanınmıştık ve kötü niyet gerekçeleriyle itiraz edildiğini, işbu itirazın ..., Markalar Dairesi Başkanlığınca incelenerek reddedildiğini, red kararı üzerinde Kurum kararına itiraz edildiğini, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından yapılan inceleme soncunda itirazın reddedildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkili markalarına ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davaya konu edilen marka ibaresinde esaslı unsurun “...\" ibaresi olduğunun kabulünün gerektiğini, başvurunun iltibasa yol açacağını, 3. kişilere karşı ikame edilen birçok davada, mahkeme tarafından müvekkilleri şirketin kendine has ayırt ediciliğini sağlayan “...” markası koruduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2021-M-2602 sayılı kararının iptaline ve dava konusu marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şahıs, davaya cevap vermemiş, bilahare sunduğu dilekçe ile hükümsüz kararı verilmesine bir itirazlarının bulunmadığını beyan etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu 2020/56437 sayılı davalı şirket marka başvurusunun tescili talep edilen 25. sınıfta yer alan mallarının tamamının, davacı yanın 2013/108895, 2013/52673 ve 2013/81561 sayılı markalarında yer alan mallar ile aynı/aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, davaya konu 2020/56437 sayılı davalı şahıs markası ile davacı şirketin itiraza dayanak markaları arasında halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali veya benzerlik bulunduğu, davacı yan markalarının, SMK’nun 6/5. madde kapsamındaki tanınmış marka koruma kapsamında olduğu, YİDK kararının yerinde olmadığı, YİDK kararının iptali şartlarının oluştuğu, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle,  YİDK'nın 13.04.2021 tarih ve 2021-M-2602 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.   <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, mahkeme kararında bütüncül değerlendirmenin hatalı yapıldığını, \"...\" ve \"...\" ibarelerini düşük ayırt ediciliğe sahip olduklarını, herkesin kullanımına açık ibarelerin marka olabilmesi yolunun kapatılmasının engellenmesi için zayıf marka nitelendirmesinin kabul edildiğini, zayıf marka seçenlerin bu ibarelerin küçük değişikliklerle başkaları tarafından kullanılmasına katlanmaları gerektiğini, dava konusu markanın doğrudan \"...\" olarak anlaşılmasının mümkün olmadığını, \"...\" ibaresinin diğer kelimelere göre daha ayırt edici ve esas unsur olduğunu, SMK'nın 6/4-5. maddesi koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava konusu başvuruda \"...\" ibaresinin ortaklığından kaynaklandığı, her ne kadar davamı kurum tarafından bu ibarenin zayıf bir marka olduğu savunulmuş ise de, dava konusu marka kompozisyonunda \"...\" ibaresinin \"...\" ibaresinin üzerinde değil, markanın solunda yukarıdan aşağı doğru yazıldığı, markanın bıraktığı bütüncül algıda \"...\" ibaresi öne çıktığı gibi, markada bu ibarenin altının da çizildiği, bu hale göre, taraf markaları arasında \".../...\" ibarelerinden kaynaklı görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu, taraf markalarının aynı/aynı tür/benzer mal ve hizmetlerde kullanılması SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek olup, emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.07.2024 tarih ve 2023/2936 E.-2024/5395 K. sayılı kararında \"... ...\" ibaresi; 06.06.2024 tarih ve 2023/1332 E.- 2024/4771 K. sayılı kararında \"... Bee\" ibaresi; 05.03.2024 tarih ve 2023/4828 E.- 2024/1744 K. sayılı kararında \"...\" ibaresi ve 20.06.2018 tarih ve 2016/13338 E.- 2018/4589 K. sayılı kararında da \"... ...\" ibaresinin davacının itiraza mesnet markalarıyla benzer bulunduğu, öte yandan, davacının itiraza mesnet markalarında birinin de \"... ...\" ibareli marka olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/10/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 08/11/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>             Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a4f94d837c3ab48","SID":"537ffc5f3a29c3de"}}