{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/1298 <br>KARAR NO\t: 2024/1640<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                 K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/103 E.  -  2022/18 K.<br><br>DAVACI\t<br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t:Marka Tescillerinin Yok hükmünde Olduğunun Tespiti<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/01/2022 tarih ve 2021/103 E. - 2022/18 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 25/07/2016 tarihinde,  davalı ...'in, müvekkili ile birlikte ortağı olduğu şirketin markasını kendi adına tescil ettirmek üzere 2016/60919 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu,  09/03/2017 tarihinde ise bu kez müvekkilinin, davalı ...'in talimatı dahilinde, kendi e-imzasını kullanarak, internet üzerinden 2017/20790 sayılı “...”, 2017/20791 sayılı “...” ve 2017/20876 sayılı “...” markaların başvurularını gerçekleştirdiğini, anılan üç başvuruda hem müvekkilinin hem de davalının marka sahibi olarak gösterildiğini, müvekkilinin davalı ile birlikte ortak olduğu şirketten ayrılmasından yaklaşık 9 ay sonra, davalının müvekkili ile birlikte ortak sahibi olduğu markalardan müvekkilinin tescillerinin kaldırılması istemiyle Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/172 Esas sayılı dosyasında hükümsüzlük davası açtığını, anılan davada 2016/60919 sayılı markasını dayanak olarak gösterdiğini, oysa 2016/60919 başvuru numaralı markanın işlem dosyasındaki 2016-GE-298750 sayılı marka tescil başvuru formunda başvuru sahibinin uyruğunun Yunanistan ve belirttiği adresin de Yunanistan sınırlarında olduğunu, davalının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmadığını, başvuru tarihinde Türkiye'de geçerli bir ikamet adresinin bulunmadığı, ancak Kurum'un yine de yapılan işlemi kabul ettiğini, 2016/60919 sayılı markanın tescil belgesinde belirtilen adresin davalı ile müvekkilinin ortak olduğu şirketin o zamanki işyeri olduğunu, yine anılan uyuşmazlık konusu markaların sicil kayıtlarında davacının adresi olarak belirtilen adresin de işyeri olduğunu, davalının Türkiye'de ikametgahı olmadan ve kanuna aykırı şekilde marka vekilsiz olarak işlem yaptığını, yine anılan hükümsüzlük davasındaki dayanak markası ve taraflar adına tescil edilen markalarda davalının uyruğunun Türkiye Cumhuriyeti olarak gözüktüğünü, anılan marka tescil başvuru formunda marka vekili bilgisinin boş bırakıldığını, Kurum'un internet sitesindeki sorgulama ekranından bakıldığında 2016/60919 sayılı marka başvurusuna 23.12.2016 tarihinde yayına itiraz başvurusunda bulunması için marka vekili atandığını, yani başvuru esnasında atanmış bir marka vekili olmadığı, davalının 2016/60919, 2017/20876, 2017/20791 ve 2017/20790 sayılı markalardaki başvurularının yapılmamış sayılması gerektiğini, davalının marka tescillerinin yok hükmünde olduğu ileri sürerek, davalının 2016/60919, 2017/20876, 2017/20791 ve 2017/20790 sayılı markalardaki tescillerinin yok hükmünde olduğunun tespit edilmesini, bu tescillerin iptal edilerek Kurum nezdindeki sicilden kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, davaya konu edilen dört marka başvurusunda da Kuruma bildirilen ülkemiz sınırları dâhilindeki yerleşim yerine, Kurumlarınca çeşitli defalar <br>tebligat yapıldığını, tebligatların iade olunmaksızın ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak <br>muhatabına ulaştırıldığını, bu kapsamda söz konusu başvurular açısından, 556 sayılı KHK'nın <br>80. ve 6769 sayılı SMK'nın 160/3. maddesi kapsamında başvuru işlemlerinin vekil aracılığıyla <br>yerine getirilmediğinden bahisle işlemlerin yapılmamış sayılmasının mümkün olmadığını savunarak, öncelikle davanın süresi içinde <br>açılıp açılmadığının tespiti ile süre aşımı halinde davanın usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Diğer davalı şahıs vekili, davacının davaya konu ettiği hususun muhatabının diğer davalı Kurum olduğunu, müvekkilinin marka başvurusunu yürürlükte olan mevzuatlara uygun olarak gerçekleştirdiğini, davanın müvekkili yönünden husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, ayrıca davacının işbu davayı açmasında herhangi bir hukuki yararının bulunmadığını, davanın kötü niyetli olarak açıldığını, müvekkiline açıkça husumet besleyen davacının müvekkilini zarara uğratmak adına çeşitli girişimlerde bulunduğunu, yine işbu davanın da yalnızca müvekkilini zarara uğratmak maksadıyla açıldığını, davacının dava konusu ettiği 2017/20876, 2017/20790 ve 2017/20791 sayılı markaların, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/172 E. - 2021/183 K. sayılı kararı ile davacı adına hükümsüzlüğüne karar verildiğini, hal böyleyken dürüstlük kurallarına tümüyle aykırı açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, ayrıca davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek, davanın öncelikle husumetten, hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde kötü niyetli olarak açılması nedeniyle reddine ve davacının 5.000,00TL idari para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2016/60919 sayılı marka başvurusunun 15/07/2016 tarihinde davalı ... tarafından yapıldığı, davalı şahsın marka vekili olmaksızın şahsen bu başvuruyu gerçekleştirdiği, marka tescil başvuru formunda uyruğunun \"GR\", adresinin \"...\" olarak beyan edildiği, marka başvurusunun yayımı sonrası dava dışı ...'ın marka vekili tarafından itiraz dilekçesi sunulduğu, bu itiraza karşı davalının marka vekili ... tarafından 14.02.2017 tarihli itiraza karşı görüş bildirme dilekçesi sunulduğu, itirazın neticeten Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun kararıyla reddedildiği ve 2016/60919 sayılı marka başvurusunun 13.10.2017 tarihinde davalı adına tescil edildiği, 2016/60919 sayılı marka başvurusunun davalı Kurum tarafından yürütülen işlemleri bakımından, bu markanın tescil edilmesini yok hükmünde sayacak ve buna bağlı olarak söz konusu markanın sicil kaydından kaldırılmasını gerektirecek hukuka aykırı bir yön bulunmadığı; dava konusu 2017/20876, 2017/20791 ve 2017/20790 sayılı marka başvuruları davalı ... ve davacı ... adına olup, başvuru kayıtlarına göre başvuru talebini davacının yaptığı; marka vekili olmaksızın tescil sürecinin işletildiği ve marka tescil belgelerinin verildiği, söz konusu markalar birlikte mülkiyete tabi olup, davacının yerleşim yerinin Türkiye olduğunun çekişme dışı olduğu;  6769 sayılı SMK'nın 160/3. maddesi hükmünde yer alan yerleşim yeri yurt dışında bulunan kişilerin ancak marka vekilince temsil edileceğine ilişkin hüküm, davalı Kurum nezdinde yürütülen idari süreci tebligat bakımından kolaylaştırmaya yönelik, gecikmeleri önleme amacına matuf, idari işlemlerin düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamayı amaçlar nitelikte olduğunu; somut olayda, davacının söz konusu marka başvurularının tescil müracaatında bulunduğunu, bizatihi kendi eylemi ile davalıyı marka başvuru sahiplerinden biri olarak gösterdiğini, dava konusu marka başvurularına ilişkin idari prosedürün işletildiği ve nihayetinde davalı Kurum tarafından davacı ve davalı şahıs adına birlikte malik sıfatıyla marka tescil belgeleri düzenlendiği; bu durumda tescil süreci tamamlandıktan sonra, davalını davacı aleyhine hükümsüzlük davası açması üzerine, davacı marka tescil başvuru formlarını davalı Kuruma bizatihi kendisi ilettiği halde, daha sonra davalı şahsın yurt dışında ikamet ettiği iddiasından bahisle marka vekili olmaksızın söz konusu markaları tescil ettirdiğine ilişkin iddiasının TMK'nın 2. maddesi hükmü uyarınca dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı, hukuk düzeninin bir hakkın kötüye kullanılmasını korumayacağı, bu nedenle söz konusu markalar bakımından, tescil işlemlerinin yok hükmünde olduğunun tespiti ile buna bağlı olarak bu markaların sicil kayıtlarından kaldırılması isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davacının hak arama özgürlüğü çerçevesinde eldeki davayı ikame ettiği anlaşıldığından HMK'nın 329. maddesi uyarınca davacı hakkında vekalet ücreti ve idari para cezası uygulanması istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 556 sayılı KHK'da yasal düzenleme bulunmadığı gerekçesinin hatalı olduğunu, KHK'nın 80. maddesinin aynı yönde hüküm içerdiğini, müvekkilinin talebinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesinin de hatalı olduğunu, müvekkilinin marka başvurusu sırasında davalı şahsın geçerli ikametgah sahibi olmadığını bilmediğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka tescillerinin yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava  konusu 2016/60919 sayılı marka başvuru aşamasında davalının marka vekili bulunmamakta ise de, ilerleyen süreçte davalının marka vekili atadığı, dava konusu başvurunun bu şekilde sonuçlandırılıp tescile bağlandığı, dolayısıyla markanın hükümsüzlüğünü gerektirecek bir hukuka aykırılığın bulunmadığı; dava konusu diğer üç marka yönünden ise, söz konusu marka başvurularının davacı tarafından bizzat gerçekleştirildiği, evrakların davacı tarafından sunulduğu, davacının, davalı ile arasında husumet oluşması üzerine, söz konusu başvuruların mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmediğini ileri sürerek, davalı adına olan tescillerinin yok hükmünde olduğunu ileri sürmesinin TMK'nın 2. maddesine aykırı olduğu, anılan madde uyarınca herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı, ilk derece mahkemesince davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/10/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 10/11/2024\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br>\t<br>\t  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ac83f2d2016034f","SID":"bd9e0c219695361e"}}